Tag Archives: Erkin Koray

Çağının Ötesinde İşler

Geçen gün evde otururken aklıma geldi, hemen not aldım sevgili okur. Türkiye’de geçmişte yapılmış, ancak ülkemizin o zamanki sosyal, ekonomik ve kültürel durumlarını düşünecek olursak, çağının çok ötesinde diyebileceğimiz işler var yahu. Elbette bu işlerin hemen hepsinde bir Avrupa etkisi var ama cesaret etme bakımından her biri ayrı ayrı takdire layık işler bunlar. Bundan 40 sene önce yurtdışına gidip, gördüklerinizi gelip bu ülkede aynen kopyalasanız, hiç kimse kalkıp da itiraz edemezdi. Çünkü ne internet vardı ne de Türkiye’nin dış dünyayla çok canlı bağlantıları. İşte bu yüzden Türk sinema sektörü yıllarca telif ödemedi. Örneğin yeşilçam filmlerinde kullanılan filmlerin müziklerinin pek çoğu aynı dönemlerde yurtdışında vizyona giren filmlerin müzikleri. Pek çoğu izin alınmadan kullanılmış. Cüneyt Arkın‘ın başrolünü oynadığı Küçük Kovboy isimli filmin müzikleri baştan sonra Ennio Morricone‘a aittir. Peki kaç para telif ödenmiş? Tek bir kuruş bile ödenmemiş 🙂 Şimdi o gün evde otururken aklıma gelen ve not aldığım “çağının ötesindeki o işlere” bakalım.

Barış Manço‘nun oynadığı ilk ve tek film olan Baba Bizi Eversene (1975) filminde bir sahnede evin genci ağlayan bebeğin sesini bastırmak için bir parça açıyor. Yıllar önce biraz araştırınca bu parçanın bizzat Barış Manço’ya ait Trip Fairground isimli parça olduğunu keşfetmiştim. Daha sonra bu parçanın da aslında taa 1968’de kaydedilen “Trip” isimli parçanın bir yeniden düzenlemesi olduğunu öğrenmiştim. Dikkat edini, yıl 1968, Barış Manço Türkiye’de böyle bir parça yapıyor 🙂 Bu arada 1968’de bu parçayı Kaygısızlar isimli grupla kaydediyor Manço. Bu grubun kadrosunda kimlerin olduğunu öğrendiğinizde epey şaşıracaksınız 🙂

Yetmişli yıllar beni her zaman şaşırtmıştır sevgili okur. Müziğiyle, filmleriyle ve kitaplarıyla. Yetmişler dünya müziği zaten her tarzında aşmış, coşmuş, çığır açmış, öncü olmuştur. O yıllarda Türkiye’de çığır açtı denilebilecek müzisyen sayısı çok azdı ne yazık ki. İşte Osman İşmen, bu müzik adamlarından biriydi. Devir tek kanallı televizyon, devlet radyolu radyo devri iken Türkiye’de jazz yapmaya çalışan biri vardı, Osman İşmen ve orkestrası. 1978 yılında çıkan Diskomatik Katibim albümü Türkiye’de daha önce yapılmamış bir işti. Her ne kadar bugün bu albüm “oyun havaları” kategorisi altında geçse de kesinlikle bir oyun havası değildi. Biri ekşisözlük’te çok güzel bir yorum yapmış: “Bu albümün neden komedi filmlerin kullandıldığını anlıyorum. O zaman ki ülkeye bakın, tüp yok, gaz yok, bunalım var. İnsanlara böyle eğlenceli bir şey lazımdı.” Bu albüm, Osman İşmen’e o sene yılın aranjörü ödülünü kazandırıyor. Dinleyince anlayacağınız üzere o dönem çekilen pek çok filmde kullanılıyor. Hemen ardından gelen Disko Madımak‘la çıta hiç düşmüyor, çok daha yükseğe çıkıyor. O dönem Türkiye’sinden çok ötede, çağının ötesinde bir iş oluyor özetle.

1974 yılında Erkin Koray, Fesupanallah / Komşu Kızı isimli bir kırkbeşlik yayımladı. Yaylılar ile başlayan bir parça ilk dakikasından itibaren herkesin inanılmaz ilgisini çekti ve şarkı o günden beri nerede çalmaya başlasa teybin sesi biraz daha açıldı. O kırkbeşliğin bir özelliği daha vardı: Kapağındaki Erkin Koray. Türkiye’de ilk defa bir müzisyen, albüm kapağına makyajlı olarak çıkıyordu ve bunun için herhangi bir açıklama yapmak gereği duyuyordu. Aynı dönemde Dünya’da bir Kiss örneği vardı ama Türkiye’de makyaj geleneğinin ilk temsilcisi (tarzında pek çok şeyde olduğu gibi) Erkin Koray olmuştur. Ona boşuna “Türk Rock’ının babası” demiyoruz. Keşke o dönemde insanların bu makyaja ne tepki verebildiğini yaşayıp da öğrenebilseydim.

Bu yazı aslında burada bitiyordu. Ancak bir son saniye kararıyla birkaç cümle daha ekleyeyim istedim. Şu an başucumda Saatleri Ayarlama Enstitüsü isimli baş yapıt duruyor. Günlerdir okuyorum, yavaş yavaş, tane tane, tekrar tekrar okuyorum. Farkettim ki açık ara en iyi Türk yazarı olarak kabul ettiğim İhsan Oktay Anar‘ın üslübuna çok benziyor bu eserin üslübu da. İhsan Hoca, ilk kitabını 1994’te yayımladı. Bu kitap ise 1961’de çıkmış. Ahmet Hamdi Tanpınar, 30 sene önce bu üslubun temelini atmış. İhsan Hoca ise almış, zirveye taşımış.  Tanpınar’ı çağının çok ötesinde bir iş yaptığı için efsaneleştirmekten daha doğal ne olabilir ki?

Erkin Koray Meçhul Plağım

100_8328Erkin Koray, Türk Rock müziğinin babası; yıllardır albüm yapmıyor, yeni şarkı bestelemiyor. Son zamanlarda politik duruşunu, aslında hayatı boyunca yaptığı gibi, biraz daha fazla ön plana çıkartıyor. Ancak siyasi görüşü ne olursa olsun, toplumun her tabakasından insanlar tarafından seviliyor ve saygı duyuluyor.  Türkiye’ye pek çok ilki getiren adam dersek herhalde haksızlık etmemiş oluruz kimseye. Türkiye’de bırakın Rock müziği, doğru dürüst gitar müziğinin bile yapılmadığı yıllarda Saykodelik Rock‘ın, Folk Rock‘ın ve balladların ilk temsilcisi olmuş Koray. Dönemdaşlarından da çok keskin bir çizgiyle, tarzıyla, söylemiyle ve zamanının ötesinde fikirleriyle ayrılmıştır.

Erkin Koray’a çok kızıyorum aslında. Yaşadığı sürece albüm yapması gereken, üretmeye devam etmesi gereken bu müzik adamının yıllardır devam eden suskunluğu beni üzüyor. Kendisi son olarak 2010’da Orphaned Land‘in The Never Ending Way Of ORwarriOR albümünde Estarabim coverına eşlik etmişti. Bu benim bildiğim son müzikal çalışması oldu Erkin Koray’ın. Hatta grup bu çalışmanın kısa bir özetini “The Father Of Turkish Rock” isimli bir teaserla yayınladı. Bugün özellikle Orta Doğu ülkelerinde Erkin Koray’ı adı önemli kitlelerce biliniyor. Kendi ülkemizdeki durum da ortadadır: şu yazıyı okuyan herkesin en az bir Erkin Koray parçası bildiği gibi.

 

Bundan birkaç ay önce, IDEA Magazine için aylık yazımı hazırlarken gözüme Erkin Koray’ın yeni bir albümünün sınırlı sayıda plak formatında ve sadece Amerika’da yayımlandığını okudum. Üstelik yayım tarihi Temmuz 2011’di. Aradan geçen bunca zamana rağmen haberim olmamıştı. Çok heyecanlandım. Hatta dergiye de o şekilde yazmıştım. O zaman, albümün yurtdışında çıktığını öğrenince Türkiye’de bulmanın çok zor olacağını; kolay olsa da fiyatının uçuk olacağını anlamıştım. Ancak zaman geçti ve çeşitli imkanlarla bu albüm uygun fiyatlarla ülkemizde de bulunabilir hale geldi ve ben de hiç kaçırmadan aldım. Albüm’ü ülkemize Equinox Music firması getirdi.

Meçhul, Erkin Koray diskografisinde yeni bir çalışma. Ancak içeriğinde yeni işler yok malesef. Albüm, Erkin Koray’ın 1970 ile 1979 yılları arasında yayımladığı Single’larından bir toplama albüm. Toplamda 11 parçalık bir derleme. Ancak elbette öyle alâlâde bir iş kesinlikle değil.

100_8332

Albüm Amerikan Subilime Frequencies firması ile Erkin Koray’ın işbirliği sayesinde hazırlanmış. Parçalar, Erkin Koray tarafından bizzat kendi plak koleksiyonundan ve olabilecek en kaliteli şekilde derlenmiş ve hazırlanmış. Albüm, gatefold yani açılır kapak tasarlanmış. Klasik 180 gram siyah vinil (evladiyelik) üzerine basılmış parçalar 5 tanesi bir yüzde 6 tanesi diğer yüzde olacak şekilde. Ön kapakta Erkin Baba’nın 1974 yılında çıkan Krallar kırkbeşliğinin orijinal kapağı yer alıyor. Arka kapak ise yine Baba’nın 1986 yılında çıkardığı kırkbeşliği Gaddar‘ın albüm kapağı. İç kapakta 1970 yılında çekilen ve The Underground Four isimli Erkin Koray’ın o zaman ki grubuna ait iki siyah beyaz fotoğraf yer alıyor. O zamanki grubun kadrosu da detaylı olarak belirtilmiş.

100_8330

Bu müthiş plakta yer alan bir diğer önemli detay ise içerisinde şarkı adları haricinde hiç bir Türkçe sözcüğün yer almaması ve baskının tamamen İngilizce olarak yapılması. Şarkı adları Türkçe orijinal adı, parantez içerisinde İngilizce yazılmış Türkçe okunuşları ve Türkçe adlarn İngilizce çevirileri şeklinde yer alıyor iç kapakta. Yani şu şekilde:

A Yüzü

A1. Meçhul (Maetch Hool) (Unknown) 1970
A2. Ve… (Waeh) (…And…) 1970
A3. Kendim Ettim Kendim Buldum (Candym Attym Candym Booldom)
(I Did It – The Fault, I Got It – The Punishment) 1970
A4. Gün Doğmuyor (Gyun Dough Moo Yoar) (No More Daybreak) 1970A5. Goca Dünya (Gocha Duen Yuah) (Oh, Big World) 1974
A6. Krallar (Crull Laar) (Kings) 1974

B Yüzü

B1. Cümbür Cemaat (Cuembuer Cae Maaht) (All Together “With Happiness”) 1976
B2. Hadi Hadi Ordan (Hudy Hudy Or Done) (Go Away “You Liar”) 1977
B3. Düşünüş (Dhyschy Nysch) (The Thought) 1977
B4. Olmayınca Olmuyor (All Mauynncha All Mooy Or) (Somehow It Doesn”t Realize) 1977
B5. Sevdigim (Saewdee Eem) (My Loved One) 1976

100_8331

Albümde yer alan parçalar, Koray’ın Avrupa’da (Almanya’da) çıkan ancak ülkemizde yayımlanmayan ve ülkemizde çok sınırlı sayıda yayımlanan albümlerinden derlenmiş ve birkaç tanesi haricinde genelde az bilinen parçalar.

Albüm pekçok farklı sitede de hem Türkçe hem de İngilizce olarak konuşuldu, yorumlandı. Değerlendirmeler ve verilen puanlar çok iyi genel anlamda. Özellikle meşhur Pitchfork müzik sitesinin verdiği 8.1 puan çok iyi bir puan.

Türkiye’de Rock müziğin ikonlarından Erkin Koray, son yıllarda Batı’ya da derleme çalışmalarıyla ulaştırılmaya başlandı. Böylece yeni dinleyiciler, Anadolu’ya Rock müziğini getiren adamı tanımış oluyor…Bu eşsiz koleksiyonu, Hendrix, Amon Duul gibi isimleri seven dinleyiciye tavsiye ediyoruz. Othermusic internet sitesi

Erkin Koray Türkiye’de rock müzik yapan ilk isimlerden biri. ABD’de dinleyicileriyle buluşacak olan Koray, birer kopyasını da imzalayacak. Kaçırılmaması gerekir.
San Francisco Chronicle

Albümdeki ’Kendim Ettim Kendim Buldum’, ’Hadi Hadi Ordan’ gibi parçalar insanı mutlu ediyor. Acaba Koray’ı turneye çıkarsalar çok mu fazla şey istemiş oluruz.
Aquarius  Records

 Albümü aldığım gün 5 kez dinledim. Erkin Koray, Elvis Presley, Jimi Hendrix ve Beatles’ı bir araya toplayan bir sanatçı.
Blastitude

Koray’ın ’Meçhul’ albümünü dinlemek, müziğin farklı dönemlerine tanıklık etmek gibi bir şey.
Blurt

100_8333

Orphaned Land Sürprizi

The Never Ending Way Of Orwarrior

Severek sayarak dinlediğimiz İsrailli bir grup Orphaned Land. Kendileri hastası olduğumuz death metalin oryantal bir versiyonunu icra ediyorlar ve çoğu şarkılarında “lan ben bu melodiyi biliyorum” hissiyatı yaşatıyorlar. 2004’teki Mabool albümleri ile tanıdım. Tanıdıkça eskiye doğru albümlerini taradığımda mükemmel şeyler keşfettim. Her neyse.

Orphaned Land’in bu sene (2010) çıkan yeni albümün adı: The Never Ending Way Of ORwarriOR. Albüm grubun en olgun, en pişmiş albümlerinden birisi olmuş. Henüz yeni yeni dinlememe rağmen çok melodisi falan aklımda yer etmeye başladım. Ancak bu yazıya söz konusu olan albümün kendisi değil bonus track’i. Bu sabah şans eseri buldum bu track’i. Orphaned Land konserine gittiyseniz (ben gitmedim ama gidenleri tanıyorum 🙂 ) grubun Erkin Koray‘a ait Estarabim‘i nasıl coverladıklarını bilirsiniz. Grup tutmuş bu cover’ı koymuş işte albümüne. Ve söyleyebileceğim tek şey: harika olmuş! Konser videolarında falan böyle güzel gelmiyor tabi. Ancak tertemiz kayıdı dinleyince mest oldum yeminle. Albümü bir şekilde edindiyseniz 16. parçanın bu olması gerek. Eğer yoksa sizde NEREDEN BULABİLECEĞİNİZİ bilemiyorum doğrusu 🙂