Tag Archives: eskirock metal fest vol I

Hope To Find – Still Constant

Gecikmiş bir yazı olacak bu. Zira günlerdir internet bağlantım yoktu.

Hope To Find

Eskişehirimizin çıkardığı güzide, yegane ve kaliteli gruplardan birisi olan Hope To Find‘ın Still Constant isimli EP’sini inceleyeceğim bu yazıda. Neredeyse 1 sene gecikmiş bir inceleme olacak ama kısmet böyleymiş sevgili okur.

Dediğim gibi bu çalışma 2009’un hemen sonunda, Aralık ayı içerisinde yayınlamış. Albüm kayıtları ve mix işleri Volkan Yırtıcı tarafından Ankara’da Detay Müzik Stüdyoları‘nda yapılmış. Bu albümle ilgili bir ilginç detay da mastering işlemlerinin Rick O’neil tarafından Avustralya Sidney’de Turtle Rock  Mastering Studios‘ta yapılmış olmasıdır. Özellikle mastering konusunda ülkemizdki pek çok grubun yurtdışıyla anlaştığını biliyordum da açıkçası bu kadar uzağını duymamıştım. Ancak albümü dinlediğinizde adamlar işlerini yapmış diyorsunuz. Çok başarılı zira.

Still Constant (büyütmek için tıklayın)

Şarkılara geçmeden albümün görsellerinden ve tasarımından da bahsedeyim. Albüm digipack olarak basılmış. Çok şık olmuş açıkçası. Grafik tasarımlar Ebru Baranseli tarafından yapılmış. Gerçekten bir EP’den çok öte, bandrollü bir albüm kalitesinde yapılmış. Şanslıysanız bir tane edinebilir ve arşivinize koyabilirsiniz 🙂

EP’de 4 parça var. Bunlar sırası ile;

  1. The Grand Opening
  2. Walking Walls
  3. Witness Of Happiness
  4. City Soul

Şunu tüm samimiyetimle söylüyorum sevgili okur, boş parça yok! Dörtte dört! İnan bana. Ancak kişisel favorim Witness Of Happiness‘tır. Bu albümün bir diğer önemli yönü de son parça olan City Soul‘a klip çekilmiştir. İnanın, Eskişehir’de yaşıyorsanız bu video, bu 7 dakika size çok fazla ve farklı duyguyu yaşatacaktır. Çok başarılı olmuş. Şarkıya çok paralel olmuş. Grubun albüm boyunca tüm şarkılarda ön plana çıkardığı (en azından bana göre) geride duran ama herşeyin merkezindeki o ruh halini bu videoda tüm çıplaklığı ile izleyebiliyorsunuz. Dediğim gibi başarılı olmuş.

EP, The Grand Opening’la başlıyor. Şarkı adını hakediyor ve albümün sonuna kadar sürecek olan bu 28 dakikalık serüvende sizi nelerin beklediğini bir anlamda haber veriyor. Grup sanki bu parçada bugünlere nasıl geldik ve bundan sonra ne yapmak istiyoruzu anlatıyor. Zafer Abi, “all those years past…” diye başladığında ilk tepkim “vay anasını” olmuştu. Vokal olarak en etkileyici parça bu. Bu arada albümde tüm vokalleri grubun gitaristi Zafer Yüksel yapmış. Sadece City Soul’un sözleri hariç, tüm söz ve müzikler de gruba ait. The Grand Opening’i sevmemin bir nedeni de 3:40 civarında başlayan o harika güzellikteki klavye kompozisyonu da olabilir. Bu kadar yumuşak bir melodinin yükselerek normal akışa bağlanması çok başarılı. Bzen olur ya hani zorlama gelir böyle geçişler. Bu albüm de o his yok işte, çok doğal.

İkinci parça Walking Walls, albümde en az sevdiğim parça oldu. Bu parçadaki vokaller özellikle diğerleri kadar etkileyici değil. Ancak bu parçada da gövde melodisi çok başarılı, ayrıca davul ve bas akışı on numara. Albümün süre olarak en kısa parçası. Sözleri gayet başarılı.

Albümün üçüncü parçası benim Allah’lık diye adlandırdığım Witness Of Happiness. Parçayı dinleyen ve olayla alakası olmayan pek çok eşimin dostumun “Aaa Türkler mi?” diye tepki verdikleri bir parça bu. Albümdeki en uzun eser. Yedi buçuk dakikalık bir mükemmeliyet. Söz olarak da en derin ve en başarılı parça bu. Vokaller çok yerli yerinde. Davulun ve klavyenin zirve yaptığı eser bu işte. Özellikle 1:30 da giren Dream Theatervari o kısım, grubun adını koyduğu o progressive yanını en iyi yansıtan kısımlar. Buralardaki bass yürüyüşleri, klavye partisyonları inanılmaz sevgili okur. Zaten 3. dakikadan itibaren başlayan bir kısımda var ki grubun klavyecisi Alper abiyi görseniz tutar ellerinden öpersiniz! Bu kadar açık bak! Burada tüm grubun harikalar yarattığını söyleyebilirim. İşte tüm bu sebeplerden dolayı bence albümün en sağlam parçasıdır Witness Of Happiness.

Ve son parça da klibi de çekilen City Soul. Bu parçaya sözleri Özge Yavuzer Koyuncu yazmış. Klibinin Eskişehir’de çekilmesi sebebiyle ve şarkının adında “şehir” sözü geçmesi sebebiyle bu şarkıya ben “Eskişehir’in şarkısı” diyorum. City Soul, bass gitarın en ciddi efor sarfettiği parçalardan birisi. İyi bass veren bir kulaklıkla dinlediğinizde anlayabilirsiniz ne dediğimi. Bu parçada da çok ciddi progressive ögeler var. Hatta pek çok kişiye göre de albümün en iyi şarkısı bu. City Soul, sevgilinize sarılarak dinleyebileceğiniz bir şarkı. City Soul, çok üşüdüğünüz bir gece de bir an önce evinize varmak isterken dinleyebileceğiniz bir şarkı. City Soul, aşık olduğunuz kız yanınızda habersizce otururken sizin çaktırmadan onun yüzüne bakarken dinleyebileceğiniz bir şarkı. City Soul, sınavınız kötü geçtiğinde son kısmını dinleyerek koşmaya başlayacağınız bir şarkı. Böyle bir şarkı işte.

En başta dediğim gibi bu EP’de boş yok sevgili okur. Albümün sınırlı sayıda basılan kopyalarından edinmeniz çok zor olabilir. Albümü şu aşağıda verdiğim link üzerinden (grup üyeleri tarafından yollanmıştır) indirebilirsiniz. Dağıtımı da serbesttir. Sıkıntı yaşayan olursa bana ulaşabilir.

http://www.bunalti.com/?p=102227

Albümdeki kadro şu şekilde:
Zafer Yüksel – Guitars, vocals
Seçkin Can Koyuncu – Guitars
Alper Dağalp – Keyboards
Erdem Korkmaz – Bass
Orkun Şen – Drums

Seçkin Can Koyuncu, şu an ki kadroda yok. Ayrıca artık vokallerini Bursa’dan Mert Erdem yapıyor. Eskirock Metal Fest Vol. I‘de sahnede o vardı. O festivale katılanlar izleyebilmişlerdi.

Grubun myspace adresi: http://www.myspace.com/hopetofind
Grubun internet sitesi: http://www.hopetofind.net
Grubun facebook sayfası:  http://www.facebook.com/hopetofind#!/pages/Hope-To-Find/171619490495

Hope To Find’a destek ver sevgili okur! Bu, boynumuzun borcudur.

Ancient Town Fest

Ancient Town Metal Fest

Vize haftasına kurban edilen bir güzel organizasyon daha! Black Omen‘la, Carnophage‘la ve en son Eskirock Metal Fest Vol. I‘de Garmadh grubu ile izlediğimiz canımız ciğerimiz kardeşimiz Onur‘un düzenlediği bir festivaldi bu.

Pazartesi günü Akışkanlar Mekaniği ve Çevre Modelleme vizelerim olmasına rağmen dayanamadım, pazar günü bir kaç saatliğine de olsa uğradım konsere. Volkan ve Halil de sağolsunlar eşlik ettiler bana. Şu açıdan iyi oldu, uzun süredir göremediğim pek çok insanı gördüm, hasret giderdim. Hepsine buradan selamlar. Murat Abi‘nin en son bizim konserde benimle kafa salladığını tescil etmiş oldum ayrıca zira kendisi saçları kestirmiş. Uzun süre sonra ilk defa Aygün‘le de birlikte olduk. Volkan ve Aygün’le küçük sevimli muhabbetlerimiz oldu. Bakalım Aygün yakında fotoğraflarımızı da verir inşallah 🙂

Konser, 31 Ekim Pazar günü Hayal Kahvesi, yeni adıyla Fabric Performance Hall‘da yapıldı. Ancak mekan sağolsun (!), adını değiştirmesine rağmen zihniyetini hiç bozmamış ve organizasyonu Onur için elinden geldiğince zorlaştırmış. Aynı mekanın önceki metal konserlerinde sahne önüne masalar koyup üzerlerine rezerve yazarak insanların sahne önüne gelmesini engellediğini zaten biliyorduk da sahnenin ışıklarını açmayacak kadar düştüğünü bilmiyorduk. Aynen bunu da yaptılar.

Tüm aksaklık ve olumsuzluklara rağmen Onur’un özverisi sayesinde sıkıntı seyirciye yansımadan devam etti organizasyon. Dediğim gibi erken ayrılmak zorunda kaldığım için sadece 3 grup izleyebildim. Onları da aklımda kalanlarla yazacağım buraya. Yanlışım eksiğim olursa lütfen uyarın yorumlarda.

Bleeding Serenade

İlk grup Bleeding Serenade isimli Ankaralı metal grubuydu. Hafızam beni yanıltmıyorsa cover ağırlıklı çaldılar. Grubun kaçıncı sahnesiydi bilmiyorum ancak az daha, çok az daha çalışarak iyi şeyler yapabileceklerini düşünüyorum. Ses sisteminin, daha doğrusu mekanda ses ile uğraşmakla yetkili kişinin azizliğine uğradılar. Ancak herşeye rağmen moral bozmadan çalıp bitirdiler tebrik ederim kendilerini de.

Ascension

İkinci grup her an kalp krizi geçirecekmiş gibi söyleyerek yüreğimi ağzıma getiren ama çaldıkları Dark Tranquillity ve Death parçaları ile de yardıran grup Ascension idi. Lethe‘yi çaldılar aynen kaydettim bende 🙂 İlk gruba görebu arkadaşlar daha hoşuma gitti benim.

Carnophage

Son izlediğim grup ise tamamını dahi izleyemediğim, dostum Onur’un grubu Carnophage. Vokalistleri Oral‘ı tanıyamadım önce. Aaa vokali değişmiş, dedim. Sonra Black Omen’dan Tolga düzeltti beni. İyi baktım evet Oral’mış hakkaten. Carnophage her zamanki Carno’ydu. Carno’nun Bone Nails‘ini severim ben. Konserde baktım başladılar çalmaya hemen açtım bunu da kaydettim. Harika da oldu sevgili okur. Bu arada basçıları Bengi ile de görüştük konuştuk selam buradan.

Daha sonra mekandan ayrıldım eve gelip Akışkanlar Mekaniği ile Çevre Modelleme çalıştım. En üzüldüğüm şey de o gece Black Omen’ın yeni parçalarını dinleyememek oldu. Cidden üzüldüm.

Adı geçen grupların myspace adresleri:

Bleeding Serenade: http://www.myspace.com/bleedingserenade
Ascension: http://www.myspace.com/ascensiontr
Carnophage: http://www.myspace.com/carnophageturkey

Eskirock Metal Fest Vol. I Teaser

18 Ekim’de yapacağımız konserimizin teaser’ını hazırladım dün gece. Herkes izleyebilsin diye de bilimum video paylaşım sitesine upload ettim. Çok kral oldu değil mi 🙂

Myspace Video: http://vids.myspace.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&videoid=106724532

Vimeo: http://www.vimeo.com/15545143

Youtube: http://www.youtube.com/watch?v=RB2I61sjG-A

Facebook: http://www.facebook.com/video/video.php?v=1412644681552&ref=mf