Tag Archives: exlibris

Gelişmeler: Tel Zımba, Exlibris, Fren, Matrakçı Nasuh

İnkar etmek boşuna! Mert‘in varlığı hayatımızın eksenini yavaş yavaş değiştiriyor. Ancak tüm bu süreçte blogu ihmal etmeyi düşünmek söz konusu bile olamaz. Devam ediyoruz. Devam ediyoruz ve yazılmayı bekleyen irili ufaklı olaylar var. Şöyle tek bir yazıda toparlayayım istedim.

HEIFER ZIMBA MAKİNESİ

zimba01Yanılmıyorsam Bilecik’te çalışırken BİM‘den almıştım bu Heifer markalı zımba makinesini. Aradan geçen sürede ufak tefek işlerde epey bir işime yaradı. Birkaç ay önce de Erhan Abilere lazım olunca onlara götürdüm. Makinenin yanında verilen zımba telleri böylece bitti.

zimba_02Ulan biz sonradan farkına vardı ki meğer bu makinenin içerisinde olan zımba telleri piyasada yok! Bir yerde buldum sanmıştım ancak deneyince o da olmadı. Nasıl bir standart ise artık bırak Eskişehir’i, internette bile bulamadım. Ufak bir araştırma yapınca da o dönem BİM’in millete müthiş bir kazık attığını anlamış oldum. Eskişehir’deki zımba teli bayisi de daha önce gelen giden olduğu için konuyu biliyormuş ve bana güldü 🙂

Şansımı denemek için sağdan soldan birkaç farklı ebatta tel buldum ancak nafile. Makinenin şarjör kızağına olmuyor hiçbirisi. Olanların ise tel kalınlığı ince olduğundan, çakma işlemi yapamıyor makine. Böylece elimde patladı. Eğer uygun tel bulamazsam yeni bir mekanik zımba bulmak zorundayım 😦

EXLIBRIS ve FERİT

exlib_mesut2Hiç beklemediğim bir anda, haberim bile yokken bir kargo geldi geçen hafta. Öyle ufak tefek bir paket. Açınca insanı daha da meraklandıran bir zarf gördüm. Üzerinde “NBR?” yazıyordu. Göndericinin Ferit olduğunu anlayınca heyecanım daha da arttı. Zarfın içerisinde çok kaliteli bir baskıyla üretilmiş bir sürü exlibris çıktı. Ferit sağ olsun benim için çizmiş ve bastırmış. Hepsi sticker şeklindeydi.

Aradım hemen nereden esti diye? O da bir süre önce, özellikle de eski dönemlerde basılan kitapların önlerindeki her biri neredeyse kitapla yarışacak kadar güzel çizimleri araştırdığını, exlibris adı verilen bu çizimlerden bir tane de benim için yapmak istediğini söyledi.

Elimde bir deste var. Kullanmaya kıyamıyorum bile. Ferit’in her yıl çok sınırlı sayıda yapıp hediye ettiği takvimlerden sonra bu da hem tasarımı hem de yarattığı sevinç dalgası sayesinde unutulmaz bir hediye oldu. Sağ ol Feritcim!

exlib_mesut

BİSİKLET FRENİ

frenvidaKorona mevzusu ülkeye yayılmaya başladığından beri, yaklaşık iki aydan uzun bir süredir işe bisikletle gidip geliyorum. Toplu taşıma kullanmıyorum. Durum böyle olunca, eskiden haftada ayda bir bindiğim bisikletimle her gün yol yapmaya başladım. Biraz daha zaman geçince arka frenlerin iyice işlevsiz kaldığını fark ettim.

Aslında sorun da basitti. Fren kolunun dibindeki vida yalama olduğundan fren teli istenen gerginlikte kalmıyor ve fren pabuçları istediğim kadar sıkı kavrayamıyordu. Sürekli gittiğim bir bisikletçi var. O vida var mı diye sormaya gittim geçen gün. Yokmuş, onun yerine tam takım fren vereyim dedi. Tam takım fren 100 lira? Yok dedim, kalsın. internetten araştırdım. Ancak bu basit vidanın bazı sitelerde 15 lira, bazı sitelerde de çift olarak 15-20 tl civarlarında satıldığını gördüm.

Durum böyle olunca son bir kere de şansımı yıllar önce Betül’e bisiklet aldığımız büyük bisikletçide denemek istedim. Eskişehir’de Hat Boyu mevkinde yer alan bu bisikletçinin adı: Çınar Bisiklet. hem satış hem de yedek parça olarak Eskişehir’deki en büyük dükkanlardan birisi. Aradığım parçayı burada 1 liraya buldum. Aldım ve hemen taktım. Bisikletin freni kendine geldi 🙂 Ulan iyi ki gaza gelip 100 liraya yeni fren seti taktırmamışım 🙂

MATRAKÇI NASUH VE ESKİŞEHİR MİNYATÜRÜ

nasuh copyBirkaç ay önce Betül, yeni bir fikirle geldi. Yeni evlerine Matrakçı Nasuh‘un meşhur Eskişehir minyatürünün güzel bir tablosunu asmak istiyordu. Bu çok meşhur minyatür, Eskişehir’de bugün bile çok az kişinin hatırladığı, bildiği bir değirmenin varlığını ortaya koyması bakımından önemli bir çalışmadır. O gece oturup hep birlikte Matrakçı Nasuh övünce, ben de oturup güzel bir görsel hazırlayayım dedim.

Bu minyatürün yüksek çözünürlükte halini bulmak biraz zor. Bulduğum en kaliteli görselin üzerinde Photoshop’la biraz uğraşmam gerekti. Bazı deformasyonları da dijital olarak onardım. Ayrıca renkleri biraz daha düzelttim. Daha sonra ilk örneği bastırdım. Mustafa‘yla birlikte bize uğradıkları bir gün örneği Betül’e gösterdim. Çok beğenilince ekibin tamamına yaptırmaya karar verdik.

Geçen hafta içi çok sevdiğim bir dijital baskı makinesiyle baskısını aldık. Daha sonra Palet Çerçeve‘ye götürüp teslim ettik. Daha önce de yazmıştım bu dükkanı. Adam büyük usta. Hemen bu çalışmanın yanına bir de paspartu eklemiş. Güzel bir de çerçeve seçince sonuç leziz oldu. Eskişehir’imizi, yüzyıllar önce yaşamış bir sanatçının elinden çıkmış güzel bir eserle duvarımıza astık. Harika değil mi?