Tag Archives: felsefe

Anadolu’da Yaşam ve Ölüme Bakış

aktfiffels01Cumartesi günü, Hazal‘ın davetiyle, yıllardır adını duyduğum ancak bir kere bile kapısından içeri girmediğim bir dernekle, Aktif Felsefe Derneği‘yle tanışma fırsatı buldum. Burada, “Anadolu’da Yaşan ve Ölüme Bakış” isimli konferansa katılacaktık. Biraz gecikmiş olduğum halde saat 16.10’da dernek binasına gittim.

Derneğin binası Odunpazarı’nda, Vişnelik Mahallesi Gül Sokak’ta yer alan tripleks bir binadan ibaret. Bu binanın en alt katı atölye olarak, en üst katı kütüphane, orta kısımlar ise mutfak ve eğitim salonları şeklinde kullanılıyor.

Konferansa on dakika geç gitmeme rağmen, sağ olsun Hazal yer tuttuğu için kürsüye yakın bir yere oturabildim. Ve hiç konuşmadan, hemen notlar almaya başladım. Konferans Duygu ALKAN tarafından veriliyordu. Kendisi çok samimi ve sempatik bir üslupla sırasıyla önce Batı kültüründe, sonra Doğu, sonra Orta Asya ve en son da Anadolu kültüründe “ölüm” kavramını ve ölüme olan bakışa  dair saptamalarını aktardı. Okumaya devam et

Nacizane Proofhead Öğretileri

Proofhead Budası

Proofhead Budası

Öğretilerim devam ediyor. Bu sefer okuyacaklarınız inanç üzerine nacizene düşündüklerimdir. Değerli okuyucularımın yorumlarını bekliyorum. Ve seninde.

:: Bir şeyin çoğuna sahip olmak iki şeyin göstergesidir: Ya o şeyin tadına doyamıyorsunuz ya da gerçekten tadını hiç bilmiyorsunuz.

:: Bazı anlarda vicdanın sızlıyorsa inanıyorsun demektir.

:: Gerçekten pişman olmadığın şeyler hatırlamadıklarındır.

NOT: Bu geceye ayrıca ardarda 5. yazımı yayınlayarak kanımca rekor kırdım.

Nacizane Proofhead Öğretileri

Proofhead Budası

Proofhead Budası

Bundan sonra araklıklarla siz değerli okurlarımla, yazdığım yazılarda kullandığım ya da günün herhangi bir anında aklıma geliveren, bazen de yaşadığım bir olaydan çıkardığım dersle ağzımdan dökülen sözcüklerden ibaret bazı öğretilerimi paylaşacağım. Öğreti falan dedik, konuyla alakalı olsun diye bir de Proofhead Budası yaptım kaşla göz arasında. Rengi kırmızı zira bana göre kırmızı renk felsefenin rengi, neden bilmiyorum. Ayrıca kırmızı hem kan rengi olmasından dolayı insanı temsil ediyor hem de yine kandan hareketle ölümü hatırlatıyor. Ölüm falan dedim diye hemen ürpermeyin, bu öyle derin bir giriş olmayacak 🙂 Her neyse şimdi aklıma gelen dört öğreti ile başlıyorum. Bunlardan birisi bana başka biri tarafından öğretildi, ama hangisi olduğunu söylemiyorum.

1. Değer verdiğin kişinin aslında o kadar da değerli olmadığını anladığın an, hayatının en değersiz anıdır.

2. Birlikte olduğundan daha uzun süre ayrı kaldığın birisi ile asla tekrar birlikte olmayı deneme.

3. Acele etme ama geç de kalma.

4. Gözlerinin içine bakan birisinin düşmanın olması ihtimali, eğer çok güzel ya da yakışıklı değilsen, daha fazladır.