Tag Archives: gatefold

Daft Punk – R.A.M. Plağım

dpram00

Bazı albümler vardır, dinlediğiniz hiç bir albüme benzemez, genel tarzınızın dışındadır. Bazen gizli gizli dinler, bazen de hiç umulmadık bir anda açıp etrafınızdakileri şaşırtırsınız. İşte Daft Punk‘ın Random Access Memories albümü, dinlerken sürekli olarak “Aaa sen ne alaka bu tarzla?” sorusunu bana sorduran bir albümdür.

dpram01İlk kez 2013 yılında, yanılmıyorsam Bilecik’te çalışmaya başladığım ilk aylarda duymuştum bu albümden çıkan ilk single olan Get Lucky‘i. İtiraf etmek gerekirse o güne kadar Daft Punk grubunun isminden başka hiçbir şeyini bilmiyordum. Get Lucky dinlenmeye, sevilmeye başlandıkça hemen her ortamda da sıkça duyulmaya başlandı. Albümün ismini çok sevmiştim. Random Access Memories: RAM. Bilgisayar jargonunda RAM isimli donanım, Rastgele Erişilebilir Bellek (Random Access Memory) olarak isimlendiriliyor. Grup küçük bir kelime oyunuyla aslında sonradan “Amerikan Müziğine Saygı Duruşu” olarak açıkladıkları albümlerini ismini “Rastgele Erişilebilir Hatıralar” olarak koymuş.

Albümü ufak ufak dinlemeye başladıkça, aslında en az Get Lucky kadar başarılı pek çok parça içerdiğini keşfettim. Özellikle Alper ve Caner sayesinde farkına vardığım “Giorgio by Moroder” isimli parça 9 dakikalık süresi içerisinde funk, elektronik, jazz, klasik ve rock müzik elementlerini bir biri ardına sunması bakımından bana göre albümün incisi denilebilecek parçadır.

dpram04

Albümde, Get Lucky ve Giorgio by Moroder’dan başka Instant Crush ve Lose Yourself to Dance gibi ciddi anlamda başarılı pek çok parça yer alıyor.

No. Başlık Süre
1. Give Life Back to Music 04:34
2. The Game of Love 05:21
3. Giorgio by Moroder 09:04
4. Within 03:48
5. Instant Crush (Julian Casablancas) 05:37
6. Lose Yourself to Dance (Pharrell Williams) 05:53
7. Touch (Paul Williams) 08:18
8. Get Lucky (Pharrell Williams) 06:08
9. Beyond 04:50
10. Motherboard 05:41
11. Fragments of Time (Todd Edwards) 04:39
12. Doin’ It Right (Panda Bear) 04:11
13. Contact 06:21

Random Access Memories, bana göre içerdiği zenginlik ve aradan geçen 7 yılda halen dinlenilen bir albüm olması nedeniyle modern müzik tarihinde apayrı bir yere sahip. Böyle albümlerin muhakkak arşive katılması gerektiğini düşünüyorum. Bu sebepten ve albümün analog esintilerinden dolayı R.A.M.’in plağını bulmayı kafaya koymuştum.

Elbette bu süreçte pek çok siteyi, mağazayı dolaştım ancak tamamında ürün tükenmişti. Ürünün tükenmesi bir yana, muhtemelen albümün yeni baskısı olmaması sebebiyle özellikle ikinci el satış yapan sitelerde plağın fiyatları uçmuş durumdaydı. Durumlar böyle olunca “Gelince Haber Ver” seçeneği sunan her yere haber bıraktım.

dpram03

Geçen gün spam klasörümü temizlerken şans eseri o beklediğim haberi gördüm: Bir sitede plak stoğa girmişti. Yeni mi basıldı, yoksa sürpriz bir şekilde stoktan mı çıkardılar bilmiyorum, plak satışta görünüyordu. Vakit kaybetmeden, saniyeler içerisinde siteye girdim ve aldım. İşlem tamamlandığında ben bile şaşırmıştım. İçinden bir ses sürekli olarak “Olmadı, bir hata var” diyordu. Birazdan telefon çalacak ya da bir mail alacaksın, “Yanlışlıkla stokta görünüyordu, kusura bakmayın aslında bu plaktan kalmadı” diyecekler diye korktum. Bu korkum, birkaç gün sonra kargocuyu görene kadar da devam etti. Neyse ki plağım sapasağlam bir şekilde elime ulaştı.

Telefondan, Youtube’dan falan dinlerken, “Ulan bu şarkıyı plaktan dinlemek ne acayip olur?” diye düşündüğüm Giorgio parçasını açtım hemen. Şimdi bu satırları da yine aynı şarkı Youtube’dan açıkken yazıyorum.

Albüm, en sevdiğim şekilde, çift plak ve gatefold olarak basılmış. İçerisinden sleeve boyutunda çok güzel bir de kitapçık çıkıyor. Diğer versiyonlarda nasıl bilmiyorum ama bendeki plakta iç kapaktaki synthesizer’ın ters olarak basılmış. Yani albümü açınca ters duran bir synth görüyorsunuz. Belki baskı hatasıdır, belki bilerek yapılmış bir şeydir, bilmiyorum.

dpram02

Güzel bir albüme plak formatında sahip olmanın verdiği keyif bambaşkadır. Umarım sen de bu keyfi zaman zaman yaşayabiliyorsundur sevgili okur. Mutlu ve sağlıklı günler 🙂

Demonaz March Of The Norse Plağım!

04 19

Bu gece bir efsaneyi seninle paylaştığım için inanılmaz bir mutluluk duyuyorum sevgili okur! Demonaz‘ın March Of The Norse albümü artık plak olarak arşivimde!

Bu albüm hakkında bir buçuk sene önce işte şu yazıyı yazmıştım. Yazıyı okumaya devam etmeden önce tıklayıp yeni sekmede açın o yazımı da. Burada detaylı olarak bahsedemeyeceğim noktaları orada okuyabilirsiniz.

March Of The Norse, o tarihten beri hiç bıkmadan dinlediğim bir albüm oldu. Sadece ben değil, çevremdeki neredeyse tüm metal müzik severlerin de fazlasıyla beğendiği ve ilgilendiği bir albüm oldu. Yukarıda linkini verdiğim yazıda da bahsettiğim üzere o tarihten beri bu albümün sınırlı sayıda üretilen ve Picture Disk olarak basılan plağını arıyordum. Ancak ya stoklarda bitmiş oluyordu ya da fiyatı çok uçuk oluyordu.

06 9Başta Plamen olmak üzere birkaç arkadaşımdan da yardım istedim hatta bu albümü yurt dışından getirtmek konusunda. Ancak yine şanssızlığım yakamı bırakmadı ve stoklar bitmiş oldu. Bir gün şansım yaver gitti ve Almanya’da bir distroda bulduğum aradığım plağı. Hiç vakit kaybetmeden bir Paypal hesabı açıp ödemeyi yaptım ve heyecanla beklemeye koyuldum.

Geçtiğimiz hafta cuma günü öğleden sonra kargo nihayet geldi işyerine. Çocuklar gibi sevindim sevgili okur. Kendim sevinmekle kalmadım hatta Gizem‘le Sinem‘i de bu sevince ortak ettim. Albümün jelatinini ellerim titreyerek açtım. Plağı elime aldığımda söylediğim şey şu oldu: “Her kuruşuna değdi lan…

03 2401 31

2011 yılında, sakat bir gitaristin bu kadar epik bir albüm yapabileceğini eminim ki kimse tahmin etmiyordu. Üstelik yıllarca bir grupta çaldıktan sonra solo albüm yapıp başarılı olan o kadar az müzisyen varken belki de kimse Immortal‘dan sonra Demonaz’a şans tanımıyordu. Yıl oldu 2013, bakıyorum halen daha yorumlanıyor albüm, halen daha dinleniyor. Albümü ifade ederken kullandığım sıfatı, “epik” sözcüğünü, Unholy Innocent’tan ödünç aldım. Albüm için bloga yazdığım yazıdan sonra bir kere oturup konuşmuştuk ve beğenisini bu şekilde ifade etmişti. Bu albümle ilgili olarak o kadar çok arkadaşımla konuştum ki inanın çoğunu karıştırıyorum artık.

05 14

Evet, plaktan bahsedeyim artık. Plak gatefold dediğimiz, açılır kapak formatıyla geliyor. Picture Disk, yani albüm kapağı ve şarkı listesi görsel olarak plağın üzerine basılmış. Aslında plağın üzerine basılmış demek yanlış. Picture Disk’lerde görseller şeffaf plak tabakaları arasında konulur ve o şekilde preslenir. Plak çok ciddi anlamda “evladiyelik” kalitede. PVC koruma kılıfı ile geliyor.

09 3

Albüm sınırlı sayıda baskı olduğu için plakla beraber ekstra materyal de çıkıyor içinde. A2 boyutunda bir albüm kapağı posteri, sözlerin yazılı olduğu ve Demonaz’ın yakışıklı bir veskalığının yer aldığı bir kartonet de albümün içerisinde yer alıyor. Albümün plak baskısında 9 parça yer alıyor. Dying Sun Bonus parçası yer almıyor.

08 4

A Yüzü Süre
1 – Northern Hymn 00:57
2 – All Blackened Sky 05:10
3 – March Of The Norse 03:42
4 – A Son Of The Sword 04:41
5 – Where Gods Once Rode 05:11
B Yüzü Süre
1 – Under The Great Fires 06:35
2 – Over The Mountains 05:06
3 – Ode To Battle 00:43
4 – Legends Of Fire And İce 04:12

Türkiye’de kaç kişide vardır bilmiyorum, ama ben de var. Görmek isteyenlere, bir Proofhead My Resort hizmeti olarak, bize gelmeleri halinde gösterebilir; muzlu kakaolu gofret ve çay ikram edebilirim. Şu saatten sonra Demonaz’dan beklentim ya bu albümden bir parçaya klip çek ya da arayı fazla uzatmadan ikinci bir albüm yap.

Yazıda ticari görselleri ve kendi çektiğim fotoğrafları birlikte kullandım. Ticari görseller yüksek çözünürlüklüdür. Albümün içerisinden çıkan posteri ve picture disk’in her iki yüzünü de net bir şekilde görebilirsiniz.

NOT: Bu albümü değerli dostlarım Unholy Innocent ve Plamenism’e atfediyorum.

02 28