Tag Archives: gillette

Gillette Mach3 3D ve Kırmızı Premium Edition

gilletteprem01

Ben blogda her seferinde “Bu sefer koleksiyonu tamamladım” yazdıkça, Gillette sağ olsun yeni ürünler üretmeye devam ediyor. Ancak işin  iyi yanından bakarsak, artık bana yardımcı olan biri var: Erdem Abi 🙂 Erdem Abi her markete gittiğinde yeni bir model var mı diye kontrol ediyor. Bu yazıdaki 3D modelini de ilk defa o görüp hemen bana mesaj attı.

Bu konularda şanslı sayılırım. Geçen gün Hepsiburada’da tıraş ürünlerinde acayip indirim vardı. Öyle olunca da bu yeni 3D modelini alayım dedim. Diyorum ya şanslıyım, tam bu sırada yepyeni kırmızı renkli Premium Edition‘ı gördüm. Manyetik standıyla birlikte çıkan yeni bir üründü bu da.

gilletteprem02

Tam ortadaki tıraş bıçağı: 3D

Ürünler geldi. Koleksiyon genişledi yine. Çok büyük ihtimalle Türkiye’de özellikle Blue3 ve Mach3 ürünleri olarak en geniş koleksiyona sahibim. Bir gün aynı ürünlerin koleksiyonunu yapan başka biri olur da bu bloga ulaşırlarsa lütfen benimle de iletişime  geçsinler.

Yeni 3D modeli, gövdesinde yer alan mavi renkli bağlantı noktası sayesinde bıçak kısmında birkaç derecelik açılarla sağa sola hareket edebiliyor. kırmızı renkli Premium Edition ise daha önce şu yazımda bahsettiğim siyah renkli krom limited edition’ın aynısı sayılır. Yalnız yanında verdikleri manyetik stant, elimdeki en klas Gillette donanımı.

gilletteprem03

Blogda Kış Değişimi

Çok uzun süredir kullandığım arka planı nihayet değiştirdim. Sanki hayata yeni bir laresabaşlangıç yapmış gibiyim. Belki biraz abarttım ama inanın bir yenilenme hissettim. Arka planları “tam da o dönemde aklım nelerle meşgulse” o şekilde kurguluyorum. Bu sefer blogun sağ tarafında Spagetti Western filmlerinin unutulmaz aktörü Lee Van Cleef yer alıyor. Belki de Clint Eastwood‘dan sonra bu türün en meşhur, en unutulmaz yüzü. Buradaki pozu ise The Big Gundown (ülkemizde Kolorado ismiyle gösterildi) isimli kült filmin afişiyle aynı. Sol tarafta ise anonim bir fotoğrafın üzerine montajladığım ve bizzat benim tarafından fotoğraflanan bir dolunay yer alıyor. Tabi ki bu görseli eksiksiz görüntüleyebilmek için full hd çözünürlükte (1920*1080) çalışıyor olmanız lazım.

arkaplan05

Üst kısımdaki banner, yine kendi çektiğim bir fotoğrafa orange-teal uygulayarak elde ettiğim bir görüntü. Ağva‘daki meşhur deniz feneri. Days, Nights and Lights mottosu ise bana ait. Günler, geceler boyunca ışıklar içinde seni arıyor olmamın bir metaforu.

tealsea

Dikkatliysen fark etmişsindir. Sayfada en üstte yer alan menü de ise yeni bir kısım var: Gillette. Biliyorsun, blogta zaman zaman Blue 3 ve Mach 3 tıraş bıçakları koleksiyonumla ilgili yazılar yazıyorum. 2020 yılına geldiğimizde her iki koleksiyonum da zirvede. Türkiye’de üretilmiş tüm modellerine sahibim. Bunu böyle parça parça bloga yazmak yerine, apayrı bir sayfa yaparak diğer koleksiyonlar gibi sergilemenin daha güzel olacağını düşünüyorum.

gillettesonmach3son

Galiba son iki yıldır bir türlü gerçekleştiremediğim bir hedefim birkaç gün içinde gerçek olacak. Bu olursa blog ve diğer içerik üretim süreçlerim de ciddi anlamda gelişip güzelleşecektir. Kış değişiminin ardından belki bir de bahar temizliği yapıp 10 yıl önce yazdığım ufak tefek yazıları silebilirim. Bakalım.

2019 Yılımın Özeti

Koskoca bir yıl geride kaldı. Olanlar bitenler ve yaşananlar hep hatıralarda kaldı. Blogun en geleneksel yazısı olan “2019 Yılımın Özeti” yazısına kavuştuk nihayet. Eh bu yazının yazılması elbette birazcık zaman alıyor. Haydi o zaman başlayalım.

2019 yılı, önceki yıla göre blogun yine aktif kaldığı bir yıl oldu. Bir önceki sene ulaştığı okuyucu ve tekil ziyaretçi sayısı -çok küçük bir farkla- neredeyse aynı. Bu yılın da en çok okunan yazısı tıpkı geçen sene olduğu gibi “İyi Bir Münazara İçin İpuçları” isimli yazı oldu. Daha sonra “Gillette Tıraş Bıçakları Kullanıcı Deneyimleri” isimli yazı ve tam sekiz yıl önce yazdığım “Diski Kullanabilmeniz İçin Önce Biçimlendirmeniz Gerekiyor Hatası Çözümü” isimli yazılar giriyor sıralamaya. Bu sene Gillette tıraş bıçakları için yeni bir yazı daha yazmayı düşünüyorum. Böylece eski yazıyı da güncellemiş olacağım. 2019 yılında yazdığım ve en çok okunan yazım ise Şef Musa Göçmen‘in muhteşem bir gece yaşattığı “Senforock Eskişehir – Şef Musa Göçmen” isimli yazım oldu. Özellikle Musa Hoca’nın da takdirini aldığım için çok mutlu olmuştum. Bloga ülkemizden sonra en çok okuyucu ABD, Çin ve Almanya’dan gelmiş. Blogun en çok tıklanan görseli müthiş alerji ilacım Levmont’un kutusu, Keşan’daki acemi birliğimin fotoğrafı ve Legolas’ın posteri olmuş. Bloga Google’dan sonra en çok ziyaretçiyi sırasıyla Facebook, Twitter, LinkedIn ve Instagram göndermiş.

Geride bıraktığımız yıl içerisinde bloga toplamda 68 tane yazı yazmışım. Bu sayı bir önceki yıla göre daha fazla. Yazılar belki ay ortalaması olarak az olabilir ancak önceki senelere göre içerikler kesinlikle daha dolu ve zengin. Yazılar biraz daha uzun ancak bir konu üzerine en kapsamlı olacak şekilde yazdım. Şimdi ay ay neler yaptığıma bakalım.

Ocak 2019:

ezgif-5-1424cc83d984

Hayatımda yaptığım en güzel .gif

senforock-2019115172424Bu ay toplam 4 yazı yazmışım. Bunlardan ilk bir önceki yılın özet yazısı olmuş. Onu geçiyorum. Bu ayın en önemli olayı doktora yeterlik sınavını vermem oldu. Yıla müthiş bir başlangıç oldu. Gerçi sizi bilmem ama benim için nedense yıllardır Ocak ayı hep Aralık ayının gölgesinde kalır. Yıl sanki Şubat’la başlıyor gibi gelir.

senforock04

Şubat 2019:

labklar02Tam 7 yazı yazarak güzel ve verimli bir ay geçirmişim. Siyatik ağrılarıyla tanıştığım (ve halen de zaman zaman yaşadığım) bir aydı. Kışın ardından bahar çok güzel geldi.

dreamiskaset

Mart 2019:

Okumaya devam et

Olaylar: Laboratuvar İşlerim, Anadolu Üniv. Reklamı, Mach3 Krom Kaplama

Laboratuvar İşlerimde Son Durumlar

arazi02

En alttaki Heater Failure lambasının yanmaması gerekiyor

Temmuz ayının başında doktora tezimin son arazi çalışması vardı sevgili okur. Adeta saç baş yolduran aksiliklerin ardından nihayet tüm deneylerim bitti. O hafta her şey arazi öncesi çalışmalar sırasında başladı. Bilen bilir, ciddi bir bulaşık yükü vardır çalışmaların öncesinde. O bulaşıkları yıkarken en olmayacak iş oldu ve önemini sonradan anladığımız biricik kıymetli otoklav cihazımız bozuldu. Hem de ne bozulmak! Bozulmuş olduğunu her yerinden sular fışkırtarak belli etti. Üstelik bu olduğunda saat 20.00 civarındaydı ve ben okulda tek başımaydım.

Bu cihaz bozulunca, muadili bir cihaz arayışına geçtim çünkü arazide kullanılacak bazı kapların sterilize edilmesi gerekiyordu. Bu konuda da her zaman elimizden tutan abimiz, kıymetli büyüğümüz Serdar Hocam yardımıma yetişti. Neredeyse son gün Ümit, İlkin ve Samir‘in olağanüstü yardımları sayesinde arazi hazırlığını tamamladık.

Ertesi gün yine bir aksilik yaşandı ve araziye gideceğimiz aracın aynası koptu. Onu yaptırmak durumunda kaldığımız için geç çıktık ve planladığımız sayının yarısı kadar istasyondan numune alabildik. Diğer gün ise ben laboratuvarda kaldığım için ekip bensiz gitti araziye. Hiç olmayacak bir aksilik daha yaşandı: Aracın lastiği patladı. Böylece akşam 17.00 civarında beklediğimiz numuneler saat 22.00 civarında geldi. Bunca aksiliğe rağmen o gece ve ertesi gün tüm analizleri bitirdik. Merve ve Alper‘in bu süreçteki yardımları olmazsa mahvolmuştum.

arazi01.jpg

Tez çalışmamdaki 1 no.lu istasyon

Neyse ki ertesi hafta da hiçbir sıkıntı olmadan beş gün süren son analizler de bitti ve Esra‘nın yardımıyla kaydını tuttum. Artık kullanacağım verilerin tamamı elimde mevcut. Önümüzdeki üç dönem boyunca tez çalışması devam edecek. Son olarak bu Ağustos ayı içerisinde birkaç gün daha sadece Tarık Abi‘nin arazi çalışması için laboratuvara gireceğiz. Sonrasında laboratuvar işleri proje için sona erecek.

Anadolu Üniversitesi Reklamı

İlginç bir dönemdeyiz. Artık okullar ve kurumlar da kendi reklamlarını çekiyorlar. Üretilen hizmetler kamu adına olsa bile artık kamu kurumları da reklamın gerekli olduğunu keşfediyorlar. Bu, sektör adına güzel bir gelişme.

Her ne kadar artık adımız Eskişehir Teknik Üniversitesi olsa da, halen bir Anadolu Üniversitesi aşığı olduğumdan yıllardır öğrencisi olduğum (bu yaz AÖF’den mezun oldum gerçi) okulumu dikkatle takip ediyorum. Ama nasıl olduysa geçtiğimiz günlerde çok güzel bir gelişmeyi gözden kaçırdım. Hazal ve Şevkiye sayesinde okulumuzun ilk reklam filmini gördüm 🙂 Gerçi sonradan tüm sosyal medyaya yayıldı ama olsun.

Üniversitenin yeni rektörü Şafak Hoca, gerçekten sıra dışı bir insan. Akademik geçmişi, üniversiteye üniversite dışından atanan ilk rektör olması, genç yaşı gibi pek çok faktör onu gündeme taşımıştı. Son dönemde de FETÖ’nün dijital platformlarda yaptığı işlerle ilgili Türkiye’de bir ilk olan araştırmayı kamuoyuyla paylaşmıştı. Bu yaz mezuniyet töreninde çok yakından görme ve konuşmasını dinleme fırsatım olmuştu.

Uzatmayayım, bu yıl Anadolu Üniversitesi tam da üniversite tercih döneminde güzel bir reklam filmi hazırladı. Filmde bir öğrenci. bölüm tercihi konusunda kararsız kalıyor ve rektör hoca da kendisine yardımcı olmaya çalışıyor ama bir yere kadar!

Ben ilk defa bir rektörün böyle farklı bir projede yer aldığını gördüm. İzleyince ister istemez bir tebessüm oluşuyor. Rektör hocanın maşallah cüssesiyle Marlon Brando‘nun Baba tiplemesi de cuk oturmuş. Okulun kendi imkanlarıyla yaptığı bu reklam filminden blogda bahsetmesem olmazdı. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Gillette Mach3 Krom Kaplama Özel Seri

10054261276722Gillette, Dünya’nın belki de en meşhur tıraş bıçağı olan Mach3 serisi için yepyeni bir modeli tanıttı: Limited Edition. Bu yeni seri, ilk defa bir Mach3 bıçağıyla birlikte verilen özel bir stantla beraber geliyor ve tamamen krom kaplı, çok şık bir tasarıma sahip. Mach3 ve Mach3 Turbo bıçaklarıyla uyumlu bu yeni sapın orta kısmı kavramayı kolaylaştırmak için pvcden imal edilmiş. Sınırlı sayıda üretileceği söylediği için Migros’ta denk getirip normal bir Mach3 fiyatına alıp koleksiyona ekledim.

Bu yeni eklemeden sonra kendi çapında, ufak bir Mach3 koleksiyonu da oluşmuş oldu. Şu anda 6 farklı tasarımda Mach3 ve Mach3 Turbo bıçağına sahibim. Koleksiyonun tek eksiği yeni çıkan Mach3 Start modeli. Onu da elbet bir gün alınca muhakkak son halinin fotoğrafını paylaşırım. Koleksiyoncular acele edin, tükenmeden alın.

10054261440562

gilletteyeni

Koleksiyonun şu anki durumu: En soldan itibaren özel saklama kutusu, Black, Standart Mach3, Standart Mach3 Turbo, SenseCare, Ferrari, Limited Edition

Gillette Tıraş Bıçakları Kullanıcı Deneyimleri

gille_09Bu yazı erkekler için yol gösterici olabilir. O yüzden yazma ihtiyacı hissettim. Muhtemelen lise yıllarından itibaren hayatımızın ayrılmaz parçası ve büyük vakit kayıplarından biri de tıraş olmaktır. Dolayısıyla bu vakit kaybını olabildiğince azaltmak ve sonuçlarını iyileştirmek adına “İsviçreli bilim adamları” durmaksızın çalışıyorlar. Benim tıraş bıçağı konusundaki tercihim yıllardır Gillette‘den yana. Arada yalnızca bir sene başka bir marka kullanmıştım. Onun dışında babamdan kalan alışkanlıkla Gillette’den hiç vazgeçmedim. Bu blogda çok defalar yazdım. Firma girip okusa kesin bana teşekkür plaketi gönderirdi. Ama elbette bu blogdaki çalışmalarımız plaket için değil, faydalı olabilmek için yürütülüyor.

Evet, şimdi sizlere elimdeki Gillette koleksiyonumdan, tıraş bıçaklarından ve kullanımlarına dayalı tecrübelerimden bahsedeceğim. Okumaya devam et

Gillette Fusion Power Deneyimim

2013 yılı boyunca Amway‘in HYMM™ 3 tıraş bıçağını kullanmıştım. Memnundum. Jilet gayet iyiydi, uzun süre kullanılabiliyordu ve suratımla olan uyumu iyiydi. Tıraş esnasında jiletin oynar başlıklı olması çok çok önemli bir husustur. Tek problemi biraz çabuk tıkanıyor olmasıydı.

Sonra 2014’te askere gittim ve Gilette Blue 3 kullanmaya başladım. Bu da gayet güzel bir tıraş bıçağıydı. Önceki jiletten çok daha hızlı bir şekilde tıraş olabiliyordum. Gerçi bu noktada tıraş köpüğü/jeli de çok önemli ama bıçağın etkinliği elbette daha önemliydi. Askerde her gün tıraş olduğumuz için Blue 3 ile gayet hızlı ve cildi de yıpratmadan tıraş oluyordum. Askerden döndükten sonra da Blue 3’ü hiç bırakmadım.

Geçenlerde nereden esti bilmiyorum, dedim kendime üç bıçaklı yerine beş bıçaklı bir jilet alayım. Belki çok daha pürüzsüz tıraş olabilirim. Birkaç gün internetten araştırdım ve Gillette Fusion Power‘ı buldum. Bu jilet, 5 + 1 bıçaklıydı. Beş bıçak sakalı kesmek için, bir bıçak da jiletin tepesinde, favorileri düzeltmek için bulunuyordu. Ve en göze çarpan özelliği de içerisine yerleştirilen bir kalem pil ile titreşimli hale gelip sözüm ona daha pürüzsüz bir tıraşı olanaklı kılmasıydı. Ve elbette diğer tıraş bıçaklarının aksine fiyatı daha pahalıydı. Sadece makinenin değil, başlıklarının da fiyatı pahalıydı. Yedek parçası da pahalıydı yani.

fusion01

Aldım. Heyecanla eve gittim. Paketini açtım, pilini yerleştirdim. Standıyla falan pek bir havalı duruyordu yeni jiletim. Tıraş olmaya başladım. Lan? Çok garip hissettim. Bu beş bıçak biraz canımı acıttı. Neyse dedim, belki daha pürüzsüz olmuştur. Sordum? Hayır, bilakis daha kötü olmuştu. Yani aynı yerden birkaç kere daha geçmem gerekiyordu.

fusion02Birkaç gün daha test ettim ve sonuç aynı. Hayır, beş bıçak üç bıçaktan daha iyi traş etmiyor. Titreşim özelliği ise hiç bir işe yaramıyor. Ben de tekrar üç bıçaklı Gillette Blue 3’e döndüm. Mutluyum, en azından daha hızlı tıraş olabiliyorum.

Şunu da belirtmekte fayda var. Haftada üç kere (pazar, salı ve perşembe geceleri) tıraş oluyorum. Sakallarınız daha azsa ve çok daha az tıraş oluyorsanız belki Gillette Fusion serisi sizin için iyi bir seçim olabilir. Belki de bir jileti aylarca kullanabilirsiniz.

Şimdi aklımda Mach 3 Turbo var. Yakın zamanda değil belki ama ileride deneyeceğim bıçak bu olacak. Bu yazıyı okuyan okurlar arasında kullananlar varsa yorumlarını bekliyorum.