Tag Archives: Güzel Sanatlar Fakültesi

Anadolu Habere Tavsiyeler

Anadolu Üniversitesi‘nde öğretime başladığım 2006 yılı Eylül ayından beri okulun gazetesi Anadolu Haber‘i takip eder, biriktiririm. Blogda da bu gazete ile onlarca yazı yazmışlığım vardır. Şu linktenAnadolu Haber” ile ilişkili yazılara hızlıca göz atabilirsiniz.

377. Sayı

Bana göre Anadolu Haber, Anadolu Üniversitesi gibi medya yönü güçlü bir üniversiteye yakışmayan bir okul gazetesidir. Haftalık olarak ve bazı dönemlerde de 15 günde bir olarak yayımlanan gazetede sadece ön ve arka sayfa renkli olarak yayımlanıyor. Bazı özel sayılarda gazetenin sayfa sayısı artsada genel olarak 8 sayfa ve siyah beyaz basılıyor. Bugüne kadar verilen özel sayılar Anadolu Haber 2 ve Mezuniyet Özel sayıları oldu.

Bu yazımda okulumuzun gazetesinde gördüğüm eksikliklerden bahsedeceğim ve gazete için bir takım önerilerde bulunacağım. Bunu belki de bu gazeteyi okulda en ciddiye alan kişi olarak yapacağım kendi çapımda.

629. Sayı

1. Sayfa Sayısı: Bugün süpermarketler bile 16 sayfalık kitapçıklar dağıtabiliyorsalar, üstelik bunların tamamı renkli olabiliyorsa pekala Anadolu Haber de bunu yapabilir. Anadolu Üniversitesi gibi her yıl etkinlik rekorlarının kırıldığı, aynı il içerisinde altı yedi tane farklı kampüs, tesis ve benzeri sosyal ve kültürel alanlara sahip bir üniversite herhalde yazacak haber bulma sıkıntısı yaşamaz. 8 sayfalık bir gazetede insan okulla ilgili bir gazete okuyormuş hissine kapılmıyor. Dolayısı ile Anadolu Haber’in sayfa sayısı arttırılmalıdır.

2. Renkli Baskı: Gazetenin sadece ilk ve son sayfası renkli olarak basılıyor. Diğer sayfalar tamamen siyah beyaz. Renkli baskının maliyeti arttırdığının bir gerçek olduğu ortada. Ancak en azından iç sayfalardan iki tanesi daha renkli olsa ve bu sayfalara da ilk sayfada manşet ya da sürmanşet olarak verilen haberlerle ilgili daha detaylı ve renkli görseller yer alsa çok daha başarılı olur.

3. Manşet Haberleri: Gazetenin ilk sayfasında yer alan manşet haberleri “devamı şu sayfada” diye bitiriliyor. İlgili sayfaya gittiğinizde de saçma sapan bir ya da iki sütunsuz resimsiz siyah beyaz bir haber buluyorsunuz, bu muydu manşet diyorsunuz. Manşette verilen haberler iç sayfalarda daha detaylı anlatılmalı, görsellerle desteklenmelidir.

Gazeteye çıktığım 489. Sayı

4. İç Sayfa Haberleri: İç sayfa haberlerinin çoğu insanın okumak için ilgisini çekmeyecek konum ve dizilimdeler. Halbuki insanların iç sayfa haberlerini de okumaları, pas geçmemeleri esastır. Bununla alakalı olarak Anadolu Haber, iç sayfalarda yer alan haberleri görsellerle desteklemelidir.

5. Öğrencilere Sorduk Kısmı: Gazetenin artık geleneksel hale gelmiş bir kısmı bu. Son sayfada renkli olarak yayımlanıyor. Her hafta farklı bir konuda öğrencilerin görüşleri alınıyor. Bence gazeteyle özdeşleştiği için bu kısım aynen kalmalı ve belki içeriği bir nebze olsun genişletilmelidir.

6. Bahar Şenliği Sayısı: Bahar Şenliği gibi mükemmel bir dönemde Anadolu Haber Bahar Şenliği’ne özel, tamamı renkli bir sayı çıkarmalıdır. Ayrıca her bahar şenliğinde sanki bahar şenliğini sadece Güzel Sanatlar Fakültesi kutluyormuş gibi davranıp sadece orada okuyan öğrencilerin fotoğraflarını yayımlamamalıdır.

475. Sayı – Tanıtım Özel Sayısı

7. Yılın İlk Sayısı: Bu sayı da yine cıvıl cıvıl koleksiyon değeri olan bir sayı olarak hazırlanmalıdır. Okula yeni gelen öğrenci eline aldığında “vay be ne okula gelmişim” demelidir.

8. Daha Fazla Öğrenci Katılımı: Öğrenciler gazete için makale, araştırma ve inceleme içerikleri hazırlayabilirler. Bunları Anadolu Haber editörlerine yollayarak yayımlanmasını sağlayabilirler. Bunlar, hem gazete için çok geniş bir içerik arşivi oluşturur hem de çok farklı konularda olacakları için gazetenin kültürel değeri artar.

9. Röportajlar: Ben öğrenci olarak diğer öğrenci arkadaşlarımın yaşamlarını merak ederim. Eskiden Anadolu Haber’de okulumuzda eğitime devam eden ve çeşitlli yönleriyle ön plana çıkan öğrenci arkadaşlarımızla yapılmış röportajlar olurdu. Bence bu çok başarılı bir uygulamaydı. Yeniden yapılmalıdır. Ben öğrencilerin ünlü simalardan çok, kendileriyle aynı şartlarda yaşayan, eğitim gören arkadaşlarını daha fazla ilham kaynağı olarak göreceklerinden eminim.

2008 Yılı Mezuniyet Özel Sayısı

10. Dağıtım: Anadolu Haber’in belki de en çok üzerinde durması gereken konu gazetenin dağıtımı olmalı sevgili okur. Gazete ne kadar iyi olursa olsun, eğer okuyucu ona ulaşamıyorsa ya da o okuyucuya ulaşamıyorsa hiçbir anlamı kalmıyor. Okulda Anadolu Haber için şimdiye kadar uygulanandan farklı dağıtım yöntemleri uygulanmalıdır. Kantinlere, fakültelerde koridorlara vs. mutlaka düzenli olarak koyulmalı, takibi iyi yapılmalıdır.

Okul gazetesi ilk bakışta çok küçümsense bile bence okul içerisindeki kitlenin iletişimi için en güçlü araçtır. Gazete sadece bir tabakanın diğerlerine bilgi verdiği bir iletişim aracı olmamalı, kitleleler arasında, aynı tabakalar, farklı tabakalar arasında da bir iletişim, organizasyon aracı olarak kullanılmalıdır.

Nacizane olarak yukarıya yazdığım 10 maddeye dikkat edilir ve uygulanırsa inanıyorum ki Anadolu Haber daha güzel bir gazete olacaktır.

Reklamlar

Anadolu Haber’in Geleneksel Ayrımcılığı!

Okulumuzun haftalık gazetesi Anadolu Haber, artık iyiden iyiye düşürdüğü kalitesiyle bu aralar çok dikkatimi seçiyor. Bundan önce birkaç defa yazmıştım bu gazetenin bazı hatalarını. Haberleri veriş şeklini eleştirmiştim şu yazımda. Ve bundan tam bir sene önce şu yazımda bahar şenliklerinde yaptığı ayrımcılıktan bahsetmiştim.

Aradan bir yıl geçti ve bizim Anadolu Haber cephesinde herşey yine aynı sevgili okur. Artık nasıl bir düşünce ve nasıl bir görüşle hazırlanıyorsa bu gazete, bu sene de Güzel Sanatlar Fakültesi‘nin dışında hiçbir fakültenin ne adı ne resmi var gzete sayfalarında. Okulun belki de en büyük etkinliği olan Geleneksel Bahar Yürüyüşü için özel bir sayı çıkartılmalı ve bu gazetenin tamamı yürüyüşe katılan öğrencilere yani bizlere ayrılmalıdır. Ama bizim aşırı kaliteli yayıncılık anlayışına sahip Anadolu Haber ilk sayfada birkaç tane renkli GSF’li öğrenci fotoğrafı ve iç sayfalarda birkaç tane siyah beyaz GSF’li öğrenci fotoğrafı koyarak bu “büyük” olayı kutluyor kendince.

Bu sene de geleneklerini bozmadılar ve GSF haricindeki tüm fakülteleri, yürüyüşe katılan öğrencileri yok saydılar sağolsunlar.

Tıklayınca büyüyor

Tıklayınca büyüyor

Bu da iç kısımdaki fotoğraflar:

Tıklayınca büyüyor

Anadolu Üniversitesi 2011 Bahar Yürüyüşü

Alper ve ben

Bu sene 5. defa katılarak herhalde en çok katılan az sayıdaki öğrenciden birisi oldum sevgili okur.

Hazırlıktayken Rock Kulübü ile katılmıştım. İlk sınıftayken bizim fakülteyle katılmıştım. O sene “Sevgi anlaşmak değildir, mühendiste sevilir” tişörtleriyle katılmıştık. Tırt bi seneydi. Bir sonraki sene ben 2. sınıftayken Kırmızı 4 otobüsle katılmıştık. O sene epey ilgi çekmiştik. Geçen sene son gün karar verip V For Vandetta filmine gönderme yapıp maskeler ve pelerinlerle yürümüştük.

Tişört Baskıları

Tişört Baskıları

En nihayetinde bu sene ise, uzun süredir aklımızda olan tramvay ile katıldık. İki Eylül kampüsüne gelen bir tramvay çok mu hayaldir bilinmez ama biz bu hayalin küçük bir kısmını kartondan da olsa yapmayı başardık 🙂 ESTV falan çekti bizi. Tanımadığımız onlarca insana poz verdik 🙂 Önceki senelerde bize öğütlendiği gibi yine “sesimizi duyurduk” ve herkes çok mutlu oldu. Bu sene tramvayın yanında tişört de bastırdık. Tişörtte yer alan karikatürü Caner Somaklı kardeşim çizdi. Tramvayımızın son akseuarı da tam elli kişiye dağıttığımız taraftar düdükleri oldu. Anlayacağın epey gürültülü bir iş oldu 🙂

Tramvayı yapmak için tam 4 gece uğraştık Alper, Volkan ve ben. Epey de masraf ettik. İskeletini alüminyum doğramadan yaptık ve yağlı boya ile boyadık. Mühendislik yaptık anlayacağın sevgili okur. Alperlerin garajda çalıştık geceleri.

Ancak bu seneki yazımı bu kadar sevecen, mutlu ve hayata umutla bakan bir salak edasıyla bitirmeyeceğim. Çünkü okulun ve basının her sene yaptığı o inanılmaz bencillik ve gaflete daha fazla dayanamayacağım. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ BAHAR ŞENLİĞİ YÜRÜYÜŞÜ SADECE GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİNE AİT DEĞİLDİR. Okulun kendi gazetesi de dahil olmak üzere her sene bu haber için kullanılan fotoğraf ve yorumlarda hep GSF’ye atıflar yapılmış. Sanki bu yürüyüş sadece o fakülteninmiş gibi. Yerel basın da ne buluyor anlamadım, sürekli bunları basıyor. Hadi basın neyse ya okulun gazetesi? Bir Anadolu Haber koleksiyoncusu olarak bunu açıkça ispatlayabilirim ki Anadolu Haber, özellikle bu bahar şenliği haberlerinde bilerek ayrımcılık yapıyor, sadece Güzel Sanatlar Fakültesi’ne ait fotoğrafları koyuyor. O meydana toplanan yüzlerce insanı yok sayıyor. Ayıptır yapma bunu!

Seda, Alper, Ahmet ve ben (Etkinliğe katılan son sınıf çevre mühendisleri 4 kişiydik)

Fotoğraf Makinesi Sahibi Olmak

Skywalkertrance@deviantart

Şu gördüğüm resim üzerine yazıyorum bu yazıyı. Bu aslında Volkan‘ın ve benim uzunca bir süredir savunduğumuz bir görüş. Etrafımızda çok fazla fotoğraf makinesi sahibi var. Oysa çok çok az fotoğrafçı var. İşin en kötü yanı boynuna kamerayı asan herkesin fotoğrafçıyım diye ortalıkta dolaşması ve bunu da zorla, göstere göstere diğer insanların gözüne sokmaya çalışması. Can sıkıcı!

Fotoğraf çekmeyi sevenlere sözüm yok ortalıkta “merhaba ben bilmem kim, fotoğrafçıyım” diye dolaşmadıkları sürece. Ben de fotoğraf çekmeyi severim, çekerim, ancak daha bir allahın kuluna demişliğim yoktur ki “lan ben de fotoğrafçıyım abi” diye. Çünkü değilim. Çünkü fotoğrafçılık mesleğini yapan, bundan para kazanan bir insanın sahip olduğu yetenek, bilgi ve birikimlerin çok çok azına sahibim.

Gerçek fotoğrafçı ışığı, açıyı, kompozisyonu bilir. Bilmelidir. Üstelik gerçek fotoğrafçı dijital fotoğrafın yanında analog fotoğrafı da bilir. Çektiğini hem renkli hem de siyah beyaz kağıda kendisi basabilir, banyodur, kurutmadır, modifiyedir yapabilir. Şimdi bana kalkıp da fotoğraf makinenizin piyasa değeri ile fotoğrafçılık yeteneğinizi ölçmeyin. Bunu yapmayın.

Savaşalp‘in ev arkadaşlarından Gil de bizimle aynı fikirde. Bu tiplerden özellikle Güzel Sanatlar Fakültesi‘nde ve Mimarlık Bölümü‘nde çok fazla olduğundan dert yakınmıştık. Haa  şunu hemen kocaman bir parantezle belirteyim ki benim gördüğüm en iyi fotoğrafçıların çoğu da GSF’dedir onları kesinlikle ayrı tutuyorum. Çevremizde bu kadar az fotoğrafçı ve bu kadar çok fotoğraf makinesi sahibi olunca ister istemez yapılan işlerin kalitesi düşüyor, insanlar fotoğrafı giderek çıplaklaşan bir kadın, giderek soyunmaya başlayan bir obje gibi görmeye ve yorumlamaya başlıyorlar. Bu çok kötü ve rahatsız edici. Özellikle kadın güzelliğini fotoğrafın tek amacı haline getiren, kompozisyonlarını kadının göğüsleri üzerine kuran fotoğraf makinesi sahiplerine eminim ki gerçek fotoğrafçılar sadece gülüyorlardır.

Dediğim gibi ben fotoğrafçı değilim ve bu konuda bildiklerim de sadece bir dönemlik aldığım seçmeli dersten ibaret. Ancak içerisinde bulunduğum nacizane çevremde gördüğüm ve tanıdığım çok fazla fotoğrafçı ve fotoğraf makinesi sahibi arasından anlayabiliyorum kaliteyi. Fotoğrafın etkisini photoshop kullanarak arttırmaya çalışmak sadece aptallıktır ve benim bile yapabileceğim bir olaydır. (Bu noktada manipülasyonları ve konsept fotoğraflarını hariç tutuyorum, alınmasın kimse)

Her gün çevremizde dolaşan onlarca fotoğraf makinesi sahibine rağmen yine de bazen rastlayabilmek gerçek karelere, mutlu ediyor beni. Beğendiğim her karenin de altına beğenimi yazıyorum hemen. Kendime bir deviantart hesabı aldım. Profilime birşey eklemedim, belki ileride manipülasyonlarımın bir kısmını eklerim. Bu hesabı kullanarak özellikle çevremdeki ve ülkemdeki insanların, fotoğraf makinesi sahiplerinin çalışmalarını inceliyorum. Siz de yapıni dediğimi anlayacaksınız. Bir noktadan sonra bu sıradanlıklar sizi bayacak. Siyah beyaz fotoğraflardaki renkli objeler ve üstelik bunların anlamsız konumları ve seçimleri, fotoğraf karesine saçma bir geometriyle oturtulmuş bol piercingli kişiler…

Gerçek fotoğrafçılara sahip çıkalım, eserlerini destekleyelim. Ama onlar da fiyatlarını abartmasınlar ha.

Büyük Ayrımcılık

Bunu gerçekten çok alınmış bir şekilde yazıyorum. Anadolu Üniversitesi öğrencisi olduğum dört senelik süre boyunca her sene katıldım okulumuzun Geleneksel Bahar Yürüyüşüne. Son iki senedir de iyi kötü bir takım organizasyonlar içerisine girerek katıldım. Geçen sene yaptığımız otobüs özellikle yerel basının çok ilgisini çekmişti. Bunu ben değil; ertesi gün gazetelerinden topladığım haberler söylüyordu. Rektörümüz bizzat yanımıza gelip sesinizi duyurun çocuklar demişti. Ancak bu ertesi hafta okulumuzun gazetesi olan Anadolu Haber‘e baktığımızda bırakın bir fotoğrafı, tek bir cümle de bile yer almamıştık.

Bu sene de aynı şey oldu. Okulumuzun gazetesi her sene yaptığı gibi yalnızca olayı Güzel Sanatlar Fakültesi‘ne mâl etti. Tamam, ben zaten 10 numara bir olaya, çok büyük bir prodüksiyona girdik demiyorum. Ancak aynı anda 30 kişinin aynı maskeyi takıp yürümesi heralde ilginçtir değil mi? Ya da bir önceki sene yaptığımız ve ciddi bir anlamı olan otobüsümüz?

Ancak okulumuzun gazetesinde son 4 yılın bahar yürüyüşü haberlerine baktığımda olayın açık bir şekilde sadece Güzel Sanatlar Fakültesi üzerine şekillendirildiğini gördüm. Eğer bu şenlikteki amaç GSF öğrencilerinin her sene yaptıkları ilginç kostümleri sergilemeleri ise diğer fakültelere ne gerek var? GSF şenlikleri diyelim. Hatta okulumuz için çok önemli olduğunu düşündüğüm bu geleneksel olayın okul gazetesinde ana sayfada bir fotoğraf; iç kısımda da fotoğrafsız bir yazı ile bahsedilmesi çok saçma değil mi? Bence sırf bu etkinlik için bir sayı bile çıkarabilir Anadolu Haber.

Üzülüyoruz, devamsızlık yapıp katıldığımız etkinlikte kendi okulumuz gazetesinin bizi es geçmesine üzülüyoruz gerçekten. Bu üniversite sadece GSF’den, Endüstriyel Sanatlar Yüksekokulu‘ndan ya da Arkeoloji Kulübü‘nden oluşmuyor. Oraya gelen herkes bu tekelden şikayetçi. Ben de bunu ayrımcılık diye yazıyorum. Bu da gerçek bir alınganlığın sonucudur. Okula girdiğim günden beri Anadolu Haber’i biriktiririm. Bunu büyük bir keyifle yapıyorum çünkü seviyorum. Soğutmayın işte beni ya.

Umarım birileri bu yazının linkini ilgili yere ulaştırır. Amin.

Ha, şimdi bu kadar atıp tutup kaynak ve delil göstermezsek ayıp olur değil mi?

İşte bu senenin gazetesi: (full gazete) http://www.ahaber.anadolu.edu.tr/544.pdf

Bu seneki gazete ve GSF öğrencileri

Bu da 2009 gazetesi: (full gazete) http://www.ahaber.anadolu.edu.tr/2009pdf/505.pdf

2009 yılı gazetesi ve GSF öğrencileri

Sırasıyla 2008 ve 2007 yılı gazeteleri:

2008 yılı, bu sene bir istisna yapılmış ama yine tek bir fakülte yer almış

2007 yılı ve aynı GSF tekelciliği 🙂