Tag Archives: Hatice

Betül’ün Evini Taşıdık

Mesut ve Alper Nakliye A.Ş. olarak 6. yılımızı kutladığımız şu günlerde bir mutlu taşınma haberi de Betül‘den geldi ve pazar sabahı saat 9’da kalkıp gittik yardım etmeye 🙂

Betül’ün çıktığı eve de eşyalarını biz taşıdığımız için geri indirmek için araya kimseyi sokamazdık. Betülcük de bunu iyi bildiği için bizi davet etti. Bir önceki gece Sercan’la beraber 4 saat Empire Earth oynadığımız için o gece Alper’de kalmıştım. Sabah Alper’in psikolojik bozukluklara yol açan ve düzensiz aralıklarla çalan telefonuyla uyandım. Alper’i de uyandırdım. (Bu arada Empire Earth ve uyandırma alarmları bu blogun konusu olacaktır çok yakında.)

Hazırlanıp Betül’ün evine gittik. Kapıda kardeşi Hatice ve babası karşıladı bizi. Betül’ü yıllardır tanırdım ama babası ile hiç tanışmamıştım. Tıpkı Betül gibi on numara bir insanmış o da 🙂 Hemen klasikleşmiş olan elden ele yönetmiyle evin içerisinde ne varsa aşağıya sokağa döktük. Bu esnada favori çiftimiz Şevkiye ve Mesut da bir kamyonetle çıktı geldiler.

Önce Betül’ün eve taşınırken Mervelerden aldığı eşyaları yükleyip Mervelerin eve bıraktılar. Biz de bu esnada Alper’le çamaşır makinesi ile buzdolabını indirdik aşağıya. Biz indirdikten kısa süre sonra kamyonet geri geldi. O kadar eşyayı bu kamyonete nasıl sığdıracağız diye düşünmeye başladık. Ama adaşım Mesut ve Alper, insanötesi bir gayret tıpkı lego dizer gibi dizdiler tüm eşyaları. Geride sadece üç parça koltuk takımı ve birkaç valiz kalmıştı. Arabayı böyle harika yükledikten sonra iyice sardık. Daha sonra adaşım Mesut kızları alıp kamyonetle önden giderken biz de Betüllerin arabayla arkadan gittik. Bu esnada Betüllerin arabayı da Alper sürdü. Alper’in çok gizli bir listesi var “Sürdüğüm arabalar” diye. Alper’i gizlice o listeye “Toyota Corolla” diye yazarken gördüm, o beni görmezden geldi ama.

Neyse, gittiğimiz ev süper bir muhitteydi. Çok saygın bir sitedeydi. Evin kendisi de çok iyiydi. Ama dördüncü kattaki bu eve çıkmak için asansör yoktu. Asansör yoktu! Biz adaşımla ağlaya ağlaya çamaşır makinesini çıkartırken Alper ve Hatice’nin iki arkadaşı da buzdolabını çıkardılar. Hır gür çıkardık herşeyi. Sonra bir tur daha geri gidip bu sefer kalan birkaç parça eşya ile Betül’ün annesini de alıp geldik.

Eşyalar tamamen taşındıktan sonra sıra artık gelenekselleşen bir uygulamaya geldi: Pide ve lahmacun yemek. Evet,  eğer birileri evini taşıyorsa ve taşıma için arkadaşlarını çağırıyorsa o ev güzelce taşınır. Ardından da ev sahibi arkadaşlarına artık bütçesi elverdiğince pide, lahmacun, ayran, soğan, kola ve bunların kombinasyonlarından oluşan bir teşekkür eder. Betülcüğümüz de sağolsun bu teşekkürünü en içten şekilde etti 🙂 Lan elbette ki birşey beklediğimizden değil ama artık bu bizim aramızda kural oldu. Volkan’ın evi taşıdığımızda da, biz kendi evimizi taşıdığımızda da, Selma’nın evini taşıdığımızda da bütün taşınmaların sonu pide lahmacunla bitiyor. Bu da böyle bir kural işte.

Betül’e ve kardeşine yeni evlerinin hayırlı olmasını diliyorum. Umarım o evde hep güzel zamanlar yaşarlar. Bu arada Mesut ve Alper Nakliye A.Ş., size bir telefon kadar uzağız: 155

Doğum Günü Süprizleri

Bu doğum günüm diğer doğum günlerime göre güzel geçti sevgili okur. Sağolsun tüm eş dost doğum günümü kutladı. Hepsine teker teker teşekkür ettim.

Doğum günümden bir gün önce Özgün‘le yaptığımız çalışmadan bir video veriyorum öncelikle. Bu henüz deneme aşamasında bir iş olduğu için çok iyi olmadığının farkındayım. Bize biraz zaman verin 🙂 Özgün’e buradan çok teşekkür ederim. Bu çalışmamızda Ağlatan Kafe üzerinde durduk biraz. Akordeonda Özgün, vurmalıda ben ve kamerada Aslan Abi, buyrun:

Bu güzel günümde Seval‘in beni çılgına çeviren armağanı In Flames‘in Come Clarity albümünün Limited Edition‘ı oldu. Zira bu albüm aynı zamanda bir bonus DVD hediyeli ve o DVD’de de grup tüm albümü baştan çalıyor. Mükemmel!

Come Clarity

Şüphesiz doğum günümün en inanılmazı da Akif Hoca‘mın değerli katkılarıyla edindiğim Pink Floyd – Dark Side Of The Moon 30th Year Anniversary Edition Vinyl‘i oldu. Pink Floyd’un en iyi albümünün plak olarak elimde olmasına halen inanamıyorum. İnanılmaz mutluyum sevgili okur. Üstelik özel bir basım olduğu için içerisinde bonus materyalleri de var. Aşağıda eklediğim fotoğrafın üzerine tıklayıp doya dya bakabilirsiniz kocaman haline 🙂

Dark Side Of The Moon Plak

Ve bugünün en güzel kısmı da Seval, Hatice, Özge, Ersil ve Aslan Abi’nin yaptığı süpriz doğum günü pastası oldu. Ulan acayip mutlu oldum sevgili okur. Bu kadar mutlu olacağımı ben hayatta düşünmezdim. Ama o kadar mutlu oldum yani. Sevallerde yedikten sonra şekerlemelerimizi, Aslan ve Ersil’le ayrıldık. Sonra gece oğlanlar laf maf atarlar diye durağa kadar bıraktılar sağolsunlar.

Bu doğum günüm de böylece bitti. Pink Floyd çok çok iyi oldu. Pink Floyd’a olan bu ilgimi hayatta iki kişiye borçluyum: Volkan Vardar ve Furkan Aktakka. Var olsun ikisi de. In Flames için de Serkan Afşar‘a selamlarımı iletiyorum. O anlar beni 🙂

Bundan önceki son 3 doğum günüm için yazdığım yazılar:
1. 2010 yılı yazısı
2. 2009 yılı yazısı
3. 2008 yılı yazısı (yayın tarihine bakmayın. Diğer blogdan aktardığım için öyle görünüyor)