Tag Archives: Hava Kalitesi İzleme İstasyonu Eğitimi

Bir Yıllık Meslek Hayatım

Üniversiteden mezun olduktan sonra (Ocak 2012), yüksek lisansa başladım sevgili okur. Tam zamanlı olarak okulda bir bilimsel araştırma projesinde görev aldım. Dolayısı ile iş arama olayına hiç girmedim. O yılın şubat ayında hızlandırılmış KPSS kursuna kaydoldum. O yaz KPSS’ye girdim. Sonra puanım belli oldu ve o yıl, 2012 Aralık’ta da atandım. Göreve başlama kağıdımı getiren postacının azizliğine uğrayıp nihayet yılın son günü, 31 Aralık 2012’de Bilecik‘te resmi olarak görevime başladım.

Geçtiğimiz yılbaşı ve aslında bundan sonra hayatımın her yılbaşısı, mesleğimdeki bir yılın daha bittiğini haber verdi ve verecek bana. Tarihin böyle anlamlı denk gelmesi tek tesellim.

Bir yıl, evden ve Eskişehir‘den tamamen olmasa da 5/7 oranında uzak olduğum en uzun süre. Çok kaba bir hesapla 2013 yılında yaklaşık 260 gün Bilecik’te bulunmuşum. Onun dışında sadece iki haftasonu hariç, her hafta sonu Eskişehir’e, eve geldim. O eve gelmediğim haftasonlarından birinde Ocak ayında Bursa‘ya gitmiştim. Bir defa da geçtiğimiz Eylül ayında İstanbul’a gitmiştim.

Bu bir yıllık sürede Bilecik’ten en uzun ayrı kalışlarım ortalama onar günle üç defa oldu: Antalya’da bir biri ardına iki eğitim, bayram tatili ve aday memurluk eğitimi. Bunlardan en güzeli aday memurluk eğitimi idi.

Kurumda çalıştığım süre içerisinde iki şubem oldu. Göreve ilk başladığım zaman amirim olan protokolün hiç biri şu anda Bilecik’te değil. İlk şube müdürüm Cemil Bey‘di. İkinci ve halen şube müdürüm de Metin Bey. İlk şubede yaklaşık 3 ay çalıştıktan sonra iki adet olan şube sayısı tek adede düştü ve ÇED ve Çevre Hizmetleri Şube Müdürlüğü olduk.

5 Haziran

Yıl içerisinde pek çok iş yaptık. Ama şimdi durup düşününce beni en çok strese sokan ama en çok sevdiğim işim de Bilecik 2012 Çevre Durum Raporu oldu. Bunun dışında en hızlı biten ve en eğlenceli olan işlerden biri Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında düzenlediğimiz bisiklet turu oldu. Ve tabi ki organizasyon olarak da 5 Haziran Dünya Çevre Günü etkiniği var.

Bilecik’teki ilk gecemden bugüne kadar istisnasız tek bir çatı altında uyudum: 7 No.lu misafirhane odası. Burayı o kadar çok sevdim ki “ev” demeye başladım. İlk aylarda çok bakımsız yıkılıp dökülen bir yerdi. Ancak özellikle son aylarda eli yüzü düzeldi, süper oldu. Misafirhanede Şemre ile birlikte ilk zamanlar (yaz sonuna kadar) abimiz canımız ciğerimiz bir kişi daha kalıyordu: Onur Abi. Tayini çıktı ve Bursa’ya gitti.

Haftasonlarımı Eskişehir’de geçirmemden dolayı tüketim seviyelerim normal düzeyde kaldı yıl boyunca. Yıl içinde küçücük odada neler yapmadım ki! Ama en güzel zamanlar kendi çapımda eğlendiğim, müzik yaptığım zamanlar oldu. Bu yıl epey de kitap okudum Bilecik’te.

Yemek olayını dışarıdan halletik çoğunlukla. Ama eve de düzenli olarak alışveriş yaptım. Özellikle Şemre ve Gizem‘le birlikte ekip halinde yaptığımız alışverişlerin eğlencesi paha biçilemezdi. Eve yakın olması sebebiyle en çok gittiğim market A101 oldu. Hepimizin favorisi. Şimdi inanmayacaksınız ama ben Bilecik’te taa ilk günden beri yaptığım hiçbir alışverişin fişini atmadım. Evet, şimdi o fişlerdeki toplamı söylemeyeceğim ama şöyle bir şey koyacağım.

Evet, fişleri yan yana dizince şöyle bir yol oluyor. Zorunlu ihtiyaçlardan devam ediyoruz yine. Dediğim gibi haftasonları Eskişehir’de, gün içerisinde de mesaide olduğum için evin içinde pek bir vakit geçiremiyordum uyku hariç. Bilecik’e geldiğim 3. gün Erikli Su‘ya abone olmuştum. Yıl içinde içtiğim hiç bir damacanın da kapağını atmadım ve toplam 9 damacana su içmişim. Tabiki bu miktar gün içerisinde içtiğim miktarlardan ayrı olarak sadece geceleri ve sabahları içtiğim su miktarı. Dokuz damanaca kapağından ufak bir demlik altlığı yaptım. Banyo için 4 kalıp Hacı Şakir sabun harcamışım. Beşinci kalıp ise yarıda şu anda. 4 şişe Colgate ağız gargarası bitirdim ki bu miktar yaklaşık 6 aylık miktar. Ondan önce başka bir ürün kullanıyordum. 1.5 kutu şampuan harcamışım yıl içinde. Şampuanı abartı miktarda kullanmayı hayatım boyunca sevmedim zaten. 12 ayda 5 rulo tuvaet kağıdı kullanmışım. Hiç unutmam bir rulo da temizlik yaparken tamamen ıslanmıştı da atmıştım. Temizlik biz de İran’dan geldiği için çok titiz davranırız. Yıl içinde iki bidon çamaşır suyu ve bir bidon Porçöz kullanmışım. Bulaşık çok olmuyordu ama yine de 3 bulaşık süngeri eskittim. Özellikle toz almak için ıslak mendilleri çok kullandım. İki tane 120’li paket ıslak mendil harcamışım. 3 rulo kağıt havlu bitirdim. 4 tüm oda spreyim bitti. 36 dakika da bir pıs şeklinde ayarlamıştım.

İş yerinde çok şükür kimseyle ciddi kavga dövüşüm olmadı. Sadece 10 günlük bir ızdırap dönemim oldu.

Şemre’yle Çorum’dayız

En çok sinir olduğum anlar mesleğimin, devam eden eğitimimin ve yapabileceklerimin küçümsendiği anlar oldu. Buna da kim olsa sinir olurdu herhalde. Bir defasında da bir kurum yemeğinde birlikte göreve gittiğim arkadaşlarımla neden yan yana oturup yemek yediğim soruldu. Epey bir kişi kahkahalarla eşlik etse de güldükleri şey kendi acizlikleri oldu.

Hani şu yazının sondan ikinci paragrafında yazmıştım sen de okumuştun. Bu sene Bilecik’in bana en büyük hediyesi küçük arkadaş grubumuz oldu. Şemre, Gizem, Sinem. Herkesi sevdim, ama bunları bir başka sevdim. Birlikte güzel zamanlar geçirdik. Gittiğim en iyi iki eğitim Şemre ve Sinem’le gittiğim Aday Memur Eğitimi (Çorum) ve Bülent Abi ve Gizem’le (o başka bir eğitim için) gittiğim Hava Kalitesi İzleme İstasyonu Eğitimi (Antalya) oldu.

Bülent Abi’yle Antalya’dayız

12 ay içerisinde tam dört ofis değiştirdim. Kısa bir süreliğine Sinem’le oda arkadaşı olduktan sonra, Bülent Abi’yle uzun süreli bir oda arkadaşlığımız oldu. Daha sonra da Adnan Beylerin odasına geçtim, halen de onlarla oturuyorum.

Bir yıl geçti gitti. Yakında askere gidiyorum. Asker dönüşü neler olur, neler değişir hep birlikte göreceğiz sevgili okur. Mesleğimdeki 1. yılımı aldığı küçük hediyeyle taçlandıran tavşancığa ayrıca teşekkür ederim.

Yaşasın çevre mühendisliği!