Tag Archives: headbang

Headbang ve Plak Mecmuası

headbangGeçen senenin son aylarında yayımlanan çok önemli iki dergiden bahsedeceğim sevgili okur. Her ne kadar gecikmiş bir yazı olsa da, bahsedeceğim dergilerin formatı ve  yayım sürelerini göz önüne alırsak fazladan bir okuyucuyu bile kazanmak kar olacaktır.

Bahsedeceğim dergilerden ilki zaten yıllardır kesik kesik de olsa yayın hayatına devam eden baş tacı dergimiz Headbang. Blue Jean dergisinin eki olarak yayımlanan dergi, bir süre sonra kendi başına yayımlanmaya devam etti. İki ayda bir yayımlanan bu yepyeni pırıl pırıl formatı çok sevmiştik. Ancak son olarak 2016 yılı Ağustos sayısı yayımlandıktan sonra bir daha yayımlanmadı. Zaman zaman Çağlan Tekil derginin akıbetine ilişkin bilgiler veriyordu sosyal hesaplarından. Nihayet 2017 yılı Kasım ayında dergi yepyeni bir formatta, tam 160 sayfa, kuşe kağıt ve kitap formatında yayımlandı. Hatta öyle ki dergiye sayı verilmedi. Üzerinde yayım periyodu belirtilmedi. Başta D&R olmak üzere pek çok platform bu yeni formatın ne olduğunu anlayamamış olacak ki çizgi roman bölümünde okuyucuya sundular bu yeni formatı. Bookazine denilen bir format bu. Sürekli güncel kalabilecek nitelikte konuları, daha çok makale ve derleme türünde yazılmış. O açıdan çok kıymetli bir iş. Diğer yandan bağımsızlığını ilan eden bir dergi için çok daha özgür bir platform olmuş. Yıllar önce aynı ekibin yayımladığı “The Worst Of Laneth” isimli çalışma gibi bu da tam arşivlik bir iş olmuş. Çağlan Abi’nin ve arkadaşlarının ellerine sağlık. Karakarga Yayınları‘ndan çıkan dergi yakın zamanda 3. baskısını yaptı ve bu alanda bir rekor kırmış oldu. Halen internetteki kitap sitelerinde satışı devam ediyor. Okumaya devam et

Reklamlar

2016 Yılımın Özeti

Kan, şiddet, göz yaşı ve umutsuzlukla dolu, lanet olası bir yılı geride bıraktık sevgili okur. Kutuplaşan bir toplum, vahşetin hızla normalleşme sürecine girip insanların haber dinlemekten sıkılıp TV8’e hatta yetmiyormuş gibi 8,5’a koştuğu, aşşağılık yalanların hayatları mahvettiği bir yıl bitti. İyi şeyler de oldu muhakkak. Ancak kötülük o kadar fazlaydı ki geriye baktığımda bir tutam saçtan ve eğrelti birkaç nottan başka bir şey kalmadı aklımda.

My Resort‘un her yıl yeni okuyucuları olduğundan bir kere daha bahsetmekten üşenmiyorum. Şu an okumakta olduğun “Yılımın Özeti” bu blogun geleneksel yazılarından birisi ve hatta en sevilenidir. Her yıl 31 Aralık tarihi, hem yılın son günü hem de benim meslek hayatımın yıl dönümüdür. Geride bıraktığımız 31 Aralıkla birlikte çalışma hayatımın 4. yılı da bitmiş oldu.

Şimdi blogun istatistikleriyle beraber bütün bir yıl boyunca buralarda, hayatımda neler olup bitmiş şöyle bir bakalım. Okumaya devam et

Headbang’den Terminator DVD’si Kazandım!

term01Şu yazımı okuyup gaza gelerek Headbang dergi aldıysan belki de sen de kazandın sevgili okur.

Derginin son sayısında, Cehennem Postası bölümünde Terminator serisinin son filmi Genisys‘den bahsediyordu. 10 okuyucuyu da bu filmin DVD’sini kazanma şansı sunuyordu. Nasıl mı? Sordukları bir soruya belirledikleri tarih ve saatte cevap veren ilk 10 kişi filmin piyasaya yeni çıkan DVD’sini kazanacaktı. Dergiyi alıp, biraz da sabırlı olan herkesin rahatlıkla kazanabileceği güzel bir ödüldü doğrusu. Kaçırmak olmazdı. Soru şu:

Aşağıdakilerden hangisi Terminator serisinin yaratıcısıdır?
A) Quentin Tarantino
B) George Lucas
C) James Cameron
D) Steven Spielberg

term02Ödülü kazanmak için 20 Ocak günü saat 20.00’de Sadi Tirak‘a doğru cevabı mail atan ilk 10 kişiden biri olabilmek için alarmı kurup beklemeye başladım. Son 5 dakika kala internet bağlantımı kontrol edip cevap mailini yazdım ve mouse’u gönder butonunun üzerine getirip beklemeye başladım. Tam 19.59.50’de gönder butonuna bastım.

Ertesi gün iş dönüşü Twitter’ı açıp hemen Headbang derginin twitlerini kontrol ettim ve BİNGO! Kazanan 10 kişiden biri olmuştum 🙂 Maillerimi kontrol ettiğimde Sadi Tirak’dan gelen tebrik mailini de gördüm. Adresimi gönderip heyecanla DVD’nin gelmesini beklemeye başladım.

kazanan

Bugün iş dönüşü beni bir sürpriz bekliyordu: DVD nihayet gelmişti 🙂 Hafta sonu yapılacaklar arasıa bu filmi seyretmeyi koyabilirim pekala 🙂 Headbang’e bu güzel hediye için bir kere daha teşekkür ederim. Bu arada sorunun cevabı James Cameron.

term03

Tüm Zamanların En İyi Beş Metal Albümü

bangBir süredir blogdaki bazı yazılarda Headbang dergisinin Mart-Nisan 2015 özel sayısında yayımlanan “Tüm zamanlarından en iyi 100 metal albümü” listesine atıflar yapıyorum. Bugün aklıma geldi. Lan bari bu listenin bir kısmını My Resort okuyucularıyla paylaşayım da eğer almayan varsa Headbang’in bu muhteşem koleksiyon sayısını almadığı için pişman olsun.

04

Örneğin Alper Demirci’nin listesi

Elbette yıllardır bu tür “en iyi albüm” listelerini pek çok farklı dergide ve internet sitesinde gördük, okuduk. Bu listelerin çoğunluğu yabancı kaynaklardan derlenmişti. Ya da dünyaca ünlü bazı metal müzik dergilerinin yazarları tarafından belirleniyordu. Bu açıdan Headbang’in hazırladığı bu liste, tamamen yerli kaynaklarla hazırlanan ilk liste oluyor muhtemelen 🙂

Listede 100 tane albüm var. Bir birinden farklı tarzlara sahip onlarca albüm… Albüm listesi oluşturulurken Türkiye’deki metal müzik piyasasından pek çok ismin görüşü alınmış. Herkes kendi en iyi 20 albüm listesini yazmış. Burada ismen ve şahsen tanıdığımız insanların en iyi albüm listelerini görmek ve okumak gayet keyifliydi. Bu sayede kişilerin tarzlarını da anlayabildim. Nihayetinde ortaya çıkan listede sadece albüm adlarını vermek yerine her albümle ilgili ufak bir de kritik yazılmış.

Elbette derginin ya da listenin tamamına burada yer vermeyeceğim. Sevdiğim ve seçtiğim albümler ile en iyi beş albümden bahsedeceğim.

Linkin Park’ın Hybrid Theory albümü 47. sırada kendine yer bulmuş. Kendi adıma ben Meteora’yı daha çok severdim. Ancak Hybrid Theory’de sadece In The End için bile dinlenebilecek güzel bir albümdür. Hybrid Theory için Sadi Tirak’ın yazdığı kritiği okuyun.

01

Okumaya devam et

Iron Maiden – Seventh Son Of The Seventh Son Plağım!

seventhson01Aylar önce Headbang dergisi, gelmiş geçmiş en iyi 100 metal albümü listesini yayımlamıştı. O listede daha önce hiç dinlemediğim bir albüm ikinci sırayı almıştı. Yani gelmiş geçmiş en iyi ikinci metal albümü: Iron MaidenSeventh Son Of The Seventh Son. Headbang dergisi, en iyi albüm seçimini yaparken Türk metal müzik piyasasının da önde gelen isimlerine fikirlerini sormuş. Birkaç kişi kendi listesinin tepesinde Seventh Son Of The Seventh Son’a yer vermiş.

Hiçbir zaman iyi bir Iron Maiden dinleyicisi olmadım. Benim için Fear Of The Dark ve Rainmaker vardı, bana yetiyordu. Ancak dergide albümün adını ve Doğu Yücel’in yazdığı kritiği okuyunca yalan yok, hemen indirip dinlemeye başladım. Beni ilk vuran şarkı “Can I Play With Madness” oldu. Sonra “The Clairvoyant” geldi. Hemen ardından “The Evil That Man Do” çalmaya başladım ve nihayet “Infinite Dreams” i dinledim. Şimdiye kadar dinlediğim en iyi Iron Maiden şarkılarından birisi. İnanılmaz. Birkaç hafta boyunca iş yerinde dinledim albümü. O dönem iş yerinde yaşadığım sıkıntıları bir nebze olsun unutmamı sağladı.

Albümün tamamını dinledikçe hak verdim sevgili okur. Iron Maiden’ın en iyi albümünü dinliyordum. Şimdiye dek dinlediğim en iyi Heavy Metal albümünü dinliyordum. Ben bugüne kadar Iron Maiden’a gereken önemi vermemekle büyük hata ediyordum!

seventhson03

Tıkla büyüsün.

Albüm, Orson Scott Card’ın Seventh Son isimli bir romanından uyarlanan öykü üzerine kurulmuş. Albüme de adını veren rivayet “yedinci oğlun yedinci oğlunun doğaüstü güçlere sahip olacağı” şeklindeymiş. Albümde her şarkının bir hikayesi var. Infinite Dreams, reankarnasyon inancı üzerine yazılmış mesela. Can I Play With Madness, zamanında ülkemizde yayınlanan ilk Iron Maiden klibiymiş. Bu şarkı aynı zamanda Sony’nin HD kamera reklamında da kullanılmış 2008’de. Şimdi şu yazıyı yazarken de Infinete Dreams çalıyor. Hemen ardından The Evil That Man Do çalacak.

Plaktan bahsedeyim biraz da. 180 gr vinyl, yeni basım, 2014’te basılmış. Ne yazık ki tek LP. Keşke double olsaymış. Üzüldüğüm bir diğer nokta da gatefold olmaması. Ama içerisinden güzel bir inner-sleeve çıktı. Ancak o kadar. Bu plağı nasıl aldım? İstanbul’a gideceğimiz belli olunca Keyb ile iletişim kurdum. Hammer Müzik’teki bu plaktan bahsettim. Keyb de işten çıkıp bizimle buluşmak için Taksim’e gelirken Akmar Pasajı’na uğrayıp aldı plağı. Mükemmel oldu.

seventhson02

Bu bloga Iron Maiden ile ilgili olarak yazdığım ilk yazı bu olabilir. Ancak öyle görünüyor ki son yazı bu olmayacak. Hadi bakalım.

Headbang Dergisi Sabhankra Röportajı

bangHeadbang dergisinin Mart-Nisan 2015 sayısı “Özel Koleksiyon Sayısı” formatıyla yayımlandı geçen ay. Türkiye’de uzun süre sonra ilk defa bir metal müzik dergisi “Tüm Zamanların En İyi 100 Metal Albümü” listesini belirledi ve yayımladı. Üstelik bunu belirlerken bir avuç yazarın görüşleriyle sınırlamadan, Türkiye’de metal müzik denilince akla gelen önemli insanların da görüşlerine başvurdular.

Aynı derginin içerisinde yer alan bir diğer önemli başlık ise Sabhankra ile yapılan röportaj idi bence. İki şey beni çok mutlu etti: Hem bir Sabhankra röportajı okumak, hem de Sabhankra’nın, “Özel Koleksiyon Sayısı” formatıyla basılan ve pek çok metal müzikseverin alıp arşivine koyduğu bir derginin özel sayısında yer alması.

Eskişehir Sabhankra Yetkili Bayii olarak bu röportajı paylaşmazsam olmazdı. Ama tavsiyem, Headbang dergisinin halen piyasada olan Mart-Nisan 2015 sayısını muhakkak almanız. Dopdolu bir dergi ve gelmiş geçmiş en iyi 100 metal albümünü tanıtıyor. Şöyle düşünün, halen daha keşfetmediğiniz pek çok albümü bu dergi sayesinde keşfedeceksiniz. Ki ben bunu yaşıyorum yaklaşık bir aydır. Hatta bununla da  ilgili bir yazı yazacağım. Neyse efendim, huzurlarınızda Headbang Dergisi’nin Sabhankra röportajı:

Büyütmek için tıklayın.

Büyütmek için tıklayın.