Tag Archives: Hera Cafe

Hope To Find – Our Story About You (2014)

Gecikmiş albüm değerlendirmelerinin blogu, Proofhead My Resort’e hoş geldiniz! Bu yazımızda da aylar önce çıkan bir albümü inceleyeceğiz.

Hope To Find, yakın takipçilerin hatırlayacağı üzere, blogda sıkça bahsettiğim, yazılarda adı ve şarkıları çokça geçen bir gruptur. En değerli gruplarım listesinde yer alır. Bunda hem grup üyeleriyle olan dostluğum hem de, ve en çok da, çok kaliteli işler yapıyor olmalarının payı çok yüksektir. Özellikle 2009’da yayınladıkları ilk çalışmaları Still Constant’tan sonra gözümüzü kulağımızı gruba çevirip yeni bir şeyler yayımlamaları için beklemeye başladık. O EP’yi aldığım günü hatırlıyorum, Hera Cafe‘de. Albümün digipack baskısı, tasarımı beni çok etkilemişti. O dönemde yaptığımız konserde de Hope To Find harika bir performans sergilemişti. Şansa bakın ki grubun bu EP’deki kadrosuyla vereceği son konseri de organize etmek yine bize kısmet olmuştu.

promo

Still Constant’tan sonra bir dönem grubun gitaristi Zafer abiyle çalışma imkanımız olmuştu Godspel grubunun besteleriyle alakalı olarak. İşte bu yeni albümün ilk seslerini de o vakti duymuştuk. Grupta Still Constant çıktıktan sonra birkaç yıl içinde ciddi değişiklikler olmuştu. Gruba yeni bir vokalist gelmiş, grubun davulcusu ve basçısı gruptan ayrılmıştı. Gruba katılan yeni vokalistin de bir süre gruptan uzakta kalması sebebiyle Hope To Find bir duraksama yaşamıştı. Ancak kısa süre sonra yeni bir davulcu bulundu. Bir süre sonra da yeni bir basçı bulundu ki bu basçı efsane bir adamdı, Koray Ergünay, benim gözümde. Daha önce sahnede izlemiştim.

Okumaya devam et

Hayatımdaki Bir Takım Azizleri Keşfetme Kılavuzu – 2

Dün yine güzel bir gündü sevgili okur. Alper‘le saat 16 gibi okuldan çıktık. Çok acıkmış olduğumuzdan Espark’ın karşısına yeni açılmış olan Donas‘a gittik. Şunu anladık ki Donas artık tamamen bitmiş. Lezzeti değil, ismi satıyor artık. Patatesten başka bir tat alamadık. Bir de artık ne zamandan beridir bilmiyorum, dürümlerin içine domates koymuşlar. Tadı rezil olmuş. Masaya getirdikleri turşunun içinden çıkan Donas kırıntılarından da anladık ki masalardan artan turşuları biriktirip yine sunuyorlar müşteriye. O sıcakta en azından soğuk olmasını beklediğimiz ayranlar da kan gibi gelince, bir an önce yiyip mekandan ayrıldık. Sonra Alper’le sonra görüşmek üzere farklı istikametlerde yol almaya başladık.

Birkaç aydır kestirmediğim saçlarımı kestirmeyi planlıyordum. Berbere giderken Yağızhan‘ı da aradım, orada buluştuk. Saçlarımı kısacık kestirdim bu sefer sevgili okur. Ekimdeki konsere kadar zaten uzayacak. Oradan kalkıp önce Esnaf Sarayı‘na uğradık. Sonra da gidip Yağızhan’a vesikalık fotoğraf çektirdik. Sonra gidip uzun süredir biriktirdiğim birkaç filmin dvd kapaklarını bastırdık. IMG Müzik‘e konserle ilgili sponsorluk dosyasını sunduk. Sonra da Hera Cafe‘ye gidip Murat ve Gökçe‘yle buluştuk. Burada da bir yarım saat oturduktan sonra bu sefer Erdem abiyle buluşmak üzere Haller Gençlik Merkezi‘nin yanındaki kafeye gittik.

Daha önce hiç burada oturmamıştım. Bir süre Yağız’la oturduktan sonra Erdem  abi de geldi. Erdem abiyle çok uzun süredir görüşememiştik. Epey keyifli bir sohbet oldu dolayısıyla. Hatta bir süre sonra Alper’in de gelmesiyle muhabbet koyulaştı iyice. Erdem abiyi çok özlemişiz sevgili okur. Konser zamanlarından falan bahsettik. Okul işlerini anlattı bize, askerlik mevzuları, politika, seçim falan derken uzadı gitti herşey. Saat 21’e doğru Erdem abi bir işi olduğu için ayrıldı. Biz bir süre daha oturduk. Alper’in hayırlı işini kutladık. Hayatımızdaki azizleri bir kere daha keşfettik. Uzun süre sonra buluştuk, dert dinledik, üzüldük, kahkaha attık sevindik, yeni haberler aldık.

Sonra gidip Kağan‘ın programını dinledim birkaç saat. Yusuf‘u da konuk olarak almış. İyi bir program oldu. Bir gece böyle güzel bitti. Gece saat 5’e karşı uyandım bi, sonra yine yatıım.

Eskirock Metal Fest Vol. III – Kısım 1

Uzun bir yazı olacağından iki kısım halinde yayınlayacağım.

Pazar günü saat 14.50’de tren garından Elif‘siz Sabhankra‘yı almamla başladı herşey. Ertesi günün gecesinde yine aynı mekanda süper bir şekilde bitecekti.

eskirockson

Ankaralı misafirlerimizin sahne alamaması sebebiyle konser afişimizin son hali bu oldu

Konserden bir gün önce Savaş Abi, Süha, Mehmet, Doğukan ve Mert olarak geldi Sabhankra. Birkaç gün önce de Çanakkaleli misafirlerimiz Blackmail gelmişti zaten. Savaş Abi’leri gardan alıp önce Barlar Sokağı‘nda Tugies‘e götürdüm. Burada daha kapının önündeyken Mert’in Estonya’dan mı nerden bir yerden getirdiği katalizör kod adlı icatla tanıştım. Bu icat size yemek borunuzun nereden geçtiğini gösteriyor. Çok acayip bir şey. Neyse, Tugies’den sonra Hera Cafe‘ye geçmek için hareket ettik ki günün süprizini yaptım gruba. Şu an askerde olan kardeşimiz Sabhankra basçısı Gürkan izin alıp gelmişti Uşak’tan. Grup ufak çaplı bir şok yaşadı 🙂 Gürkan’ı da yanımıza aldık Hera’ya geçip grubun enstrümanlarını bıraktık. Daha sonra acıkan ekibi müdavimi olduğumuz Yıldız Lokantası‘na götürdüm. Burayı “başarılı” bulduklarını söylediler 🙂 Yemekten sonra Hera’ya geri döndük. Hera’dayken Togay, Halil, Yunus, Volkan, Ender, Ufuk geldiler. Yağız da gelmiş yanlarında Sabhankra’yla bir alakası olmadığı halde anlayamadım. Allahalla?

Hera’da otururken gidip Süha’ya boğazı için bir pastil aldık. Bu esnada Mehmet çok yorgun olduğu için bizden ayrılıp akrabasının evine gitti. Hera’da tatlı tatlı vakit geçirirken Ankara’dan bir telefon geldi. Tuna Abi, Van Depremi‘nden ve şehitlerimizden dolayı sahneye çıkamayacaklarını ve albümlerini yayınlamayı da daha ileri bir tarihe ertelediklerini söyledi. Ancak bizim konseri erteleyebilmemiz mümkün değildi. Zira grupların yarısı zaten Eskişehir’deydi. Biz de şu şekilde düşündük, konseri ertelemek ya da iptal etmek yerine daha yararlı bir hale getirelim dedik. Böylece 222 Park ile de konuşup konserden elde edeceğimiz tüm geliri Van’daki depremzedelere bağışlamaya karar verdik. Ayrıca gruplarla da görüşüp merchandise standında satılan ürünlerin de gelirlerini bağışlamak konusunda anlaştık. Son olarak da yardım etmek isteyen herkese ulaşması için bir bağış kutusu oluşturmaya karar verdik.

Ankaralı misafirlerimiz sahneye çıkamayacağından geriye 4 grubumuz kalmıştı: Sabhankra, Baht, Garmadh ve Blackmail. Biz acilen 222 Park’a gittik Volkan, Togay ve Halil’le. Sabhankra’yı ve Hera’da kalan diğer dostlarımızı Barlar Sokağı’na çağırdık. Yine Tugies’te toplandık. Konserin yapılacağını garantiye aldıktan sonra sözleşmemizdeki ilgili maddeleri de düzeltip işin yardım konseri olduğunu da belgeye dökmüş olduk. Bu duyuruyu önce Tuna Abi sağolsun kendi profillerinden yaptı. Sonra biz de etkinlik sayfasından ve Eskirock profilinden duyurduk. Tuna Abi’ler sahneye çıkmayacağı için biletlerini iptal ettiğini söyleyen bir kaç kişi dışında Ankaralı 2 grubumuz da dahil herkes verdiğimiz kararı mantıklı buldu ve sağolsunlar bizi desteklediler. Aşağıda yaptığımız açıklama yer alıyor:

Ulkemizde son zamanlarda yasanan uzucu olaylar, tum milletimizi uzdugu gibi bizi de uzmus, moralimizi bozmustur.

Yarin yapilacak olan EskiRock Metal Fest. Vol.3. Etkinliginin gelirinin tamamini, merchandise standinda satilacak urunlerin gelirlerinin de tamamini depremzede vatandaslarimiza gonderme karari aldik. Ayni gece yardim etmek isteyen arkadaslarimiz icin de bir yardim kutusu olusturulacaktir. Bu sayede sizlerin de yapacagi yardimlar depremzedelerimize ulasacaktir.

EskiRock olarak bu konseri iptal etmek yerine bu sekilde bir yardim kampanyasina donusturmesi mantikli bulduk.

Konser kadrosunda ve siralamasinda bu sebepten dolayi olusabilecek degisiklikler daha sonra aciklanacaktir.

Tum milletimizin basi sagolsun.

Tugies’ten bir ara ayrılıp Sabhankra’yı hastası oldukları Donas‘ı yemeye götürdüm. Yine bunu da tekrardan “çok başarılı” buldular. O gece özel bir işim olduğu için saat 21.00 civarında Tugies’ten ayrıldım. Sabhankra da Togaylar’a geçti. İşimi halledip gece yarısına yakın bir saatte Togaylar’a geçtim bende. Tüm gece gülmekten karnımız ağrıdı. Gitarda perdenin ortasına nasıl basınca ne gibi sesler çıkar bunu denedik ağızla. Yağız gene şakalar yaptı. Türkiye’nin her yerinde metal konserleri nasıl yapılıyormuş bunu tartıştık. Süha gitar çaldı. Savaş abi şakalar yaptı. Gürkan kızdı 🙂

Gece Ufuklar’a geçtik Yağız ve Ender’le. Orada uyumuşum. Sabah erkenden kalkıp ayrıldım evden zira dersim vardı. Okula geldim. Okuldaki işleri yoluna koyup saat 13.00 gibi çarşıya indik Alper’le. Vakit geldiğinde ses sistemini Karakedi‘den alıp hep çalıştığımız nakliyeci abinin kamyona yükleyip 222’ye getirdik. Ben hemen kamyondan inip tren garına geldim. Zira dün Savaş abilerin geldiği trenle bugün de Elif ve Baht grubu gelecekti. Önce Elif’i gördüm. Sonra da Baht grubunu buldum. Grup halinde 222’ye doğru hareket etmeye başladık.

Baht grubunu bizzat ben davet etmiştim konsere. Bizimkiler de sağolsunlar beni kırmamışlardı. Müzikal anlamda cidden çok başarılı buluyorum kendilerini bilesiniz. Neyse, 222’ye geldiğimizde Togay’ın Sabhankra’yı getirmiş olduğunu gördüm. Böylece grubu tamamlamış olduk klavyeci de gelince. Baht bir süre sonra ayrıldı yanımızdan ve şehre geçtiler. Biz de soundcheck, sahne kurulumu falan bir sürü ıvır zıvır işle uğraşmaya başladık. Bu esnada bir takım sıkıntılar oldu. Jack eksikliği, zil sehpası eksikliği gibi. Sağolsun bizim Mehmet Akçay kendi sehpalarını getirince sıkıntı çözüldü. Blackmail grubu soundcheck almak için içeri  girince iyice acıkmış olduğumdan Sabhankra’yı da alıp yine Donas’a gittim. Karnımızı doyurup mekana döndük.

Mekan yavaş yavaş dolmaya başlıyordu. Bu esnada birkaç kişi biletini iptal ettirmek için geldi. İade ettik paralarını. Saat gelip en nihayet kapıları açtığımızda artık performansları beklemekten başka yapacak bir şey kalmamıştı.

(devamı 2. kısımda olacaktır.)

9 Mayıs Eskirock Metal Fest Vol. II

Sonbaharda yani 18 Ekim’de ilkini yaptığımız festivalin, ikincisini de geçtiğimiz 9 Mayıs günü yaptık sevgili okur. Bu yazıda da o gün olanları hem organizasyonu yapan kişi hem de bir müziksever gözüyle anlatacağım.

O gün saat 14.00 civarı Togay’la Volkan Karakedi Müzik’ten ekipmanları alıp getirdiler 222’ye. Bir önceki konserde çalıştığımız tonmaisterden farklı olarak bu sefer sağolsun başka bir arkadaş yardımcı oldu. Çok da iyi yaptı işini. Neyse, tonmaister mekana gelir gelmez hemen kurulmaya başlandı ekipmanlar. Davuldan sorumlu yaptığımız eleman gecikti biraz ama hızla kurdu onlarda. Ancak sonradan fark edecektik ki bu kurulum sadece kendi gruplarına has bir kurulummuş ve bizim için sıkıntı yaratacaktı.

Neyse, şehir dışından gelecek gruplar yavaş yavaş Eskişehir’e ulaşıp 222 Park’a gelmeye başladılar. Sağolsun Volkan’la Togay ilgilendiler bunlarla. O gün Halil ve ben biraz geç geldik çünkü okulda quiz ve sunumlarımız vardı. Davulda az önce bahsettiğim sıkıntılar yaşanacağı belli olunca ben ne olur ne olmaz diye kendi zillerimi getirmiş ve Karakedi Müzik’ten de ilave zil sehpası almıştım. İyi ki almışım.

Togay’la birlikte hemen Merchandise standımızı kurduk. Geçen seferdekinden daha güzel oldu bu sefer. Stantta gece Godspel, Sabhankra, Garmadh ve Fire and Forget gruplarının albümlerini satıldı. Ayrıca süper avantajlar sağlayan Eskirock Üye Kartı’da isteyenlere verildi. Bunlardan hariç bir de Buğra Toksoy’un Krevestreb Fanzin’ini sunduk. Kendisini kırmış ya da incitmiş olmalıyız ki silmiş arkadaşlarından 🙂 Canı sağolsun.

Tüm hazırlıklar yapıldı ve kapı planlanandan yarım saat sonra açıldı. Sahneye ilk olarak yeni grup Anubis çıktı. Anubis grubunu sahnede izlemedim. Bir defa içeri geldiğimde We Will Rise’ı çaldıklarını anladım. Onunda davulları çok iyiydi. Vokalini cidden beğenemedim.

Bu gruptan sonra aslında sahneye Mosh çıkacaktı. Ancak gecikmeden dolayı Ankara’dan gelen dostlarımız Truck grubunun tren biletleri sıkıntıya girmesin diye 2. olarak sahneye Truck çıktı. Bu noktada Mosh grubunun vokalistine anlayışı ve özverisi için ayrıca teşekkür ederim. Önceki grubun ekipmanları sahneden sökülüp bu grubun kullanacakları takıldı. Yine bir zaman kaybı oldu. Truck’ı sahnede ilk defa dinleyecektim. Vokalleri Karahan’ı zaten biliyordum sahnede de izlemiştim. Ama özellikle Dağhan’ı merak ediyordum. Bence gayet iyiydiler. Pantera‘dan 5 Minutes Alone çaldılar ki ne çaldılar! Adamın gitar çalışı falan da gayet iyiydi. Truck cover ağırlıklı çaldı. Benim “benzinlik” dediğim parçalarını çaldılar ki süperdi. Ancak bir talihsizlik sonucu ki bunu da sonradan trampet sehpasından kaynaklandığını öğrendik, ayarlanırken nasıl gözden kaçmış bilmiyorum, grup çalarken trampetin alt derisi yırtıldı. Mecburen bir kesilme oldu. Ancak talihliymişiz ki imdada tonmaister abi yetişti. Hemen kendi ekipmanlarından bir trampet verdi. Biz de o esnada yırtılan derinin yenisini almak üzere Murat’ı Senkop Müziğe yolladık. Performansta 5 dakikalık bir duraksama olsa da grup aynı gazla 2 parça daha çaldı ve mükemmel bir şekilde sahneden indiler. Hepsine buradan emekleri için teşekkür ediyorum kendim ve organizasyon adına.

Truck grubunu uğurlarken Mosh sahneye çıktı. Burada da yine sahneye yeni baştan kurulum yapıldı. Mosh grubunu izlemedim. Bu arada konserden önce Kene grubundan bir elemanla sahneye çıkacaklarını söylemiştiler ve biz de o şekilde duyurmuştuk. Ancak öyle bir şey de olmamış. Bilgi vermediler, sebebini soranlar için söylüyorum.

Fire And Forget - Hande

Fire And Forget

Fire And Forget

Mosh’tan sonra benim acayip bir merakla beklediğim İzmirli dostlarımız Fire And Forget çıktı sahneye. Togay’ın grubu olmasından dolayı da ayrı bir sempati beslediğimiz grubun en dikkate değer özellikleri ise oryantal bir havası olması, bir hikayenin tümünü albümlerinde anlatması ve alışılmıştan farklı olarak bayan brutal vokal kullanmalarıdır. Introları başlayınca merakım iyice kabardı. Performans başlayıp Hande mikrofona haykırmaya başlayınca bu grubun iş yapacağını anladım ve işi gücü bırakıp oturup izledim. Grup zaten albüm kapaklarından şarkı sözlerine kadar Amerika’nın bu savaş ve işgal politikasını eleştirdiği için bir anda salondaki herkes aynı moda girdi. Handenin vokali olması gerektiği gibiydi. Yalnız solo gitaristleri çok iyiydi. Bu arada bas gitarı The Trusted’tan Tayfun çaldı. Davulda ise bugüne kadar gördüğüm en sakin, en rahat metal davulcusu vardı. Bu adamla arkadaş olacağım. Fire And Forget’in albüm lansman konseriydi bu konser ve bence gayet başarılıydı. Albümlerine de ilgi oldu. İnsanlar memnun kaldılar.

Godspel

Fire And Forget’ten sonra sahneye Godspelçıktı. Godspel konser öncesi özellikle davul ekipmanı konusunda sıkıntı yaşadı ancak tüm sıkıntıları çözmesini bildik. Kim olduğunu bilmediğim birkaç kendini bilmezin gruba sözle sataştığını, rockstar falan dediğini öğrendim sonradan grup haricindeki başka ağızlardan. İyi o gün o sinirle ve stresle ben duymamışım bu ‘gerçek metalcilerin’ satışmalarını. Neyse, Godspel tam bir lansman konserine yakışır biçimde hazırlıklarını yaparak sahneye çıktı. Çıkmadan önce sahnedeki davul ekipmanları sıfırdan kuruldu. Gruba olan ilginin büyük olduğunu biliyorduk ve biraz bunu performans esnasında da görecektik zaten. En süper metalciler ortamdan ayrıldıktan sonra,

Godspel - Yağız

grup son kontrollerini yaptı ve performansa başladı. Önceki performanslarından farklı olarak vokalistleri değişmişti. Yeni vokal Anıl’ı ben de dahil pek çok kişi başarılı buldu. Grup melodileri, soloları ve geçişleriyle yüzleri gülümsetti, tüyleri diken diken etti. Pek çok geçişlerinde daha parça devam ederken alkış aldılar, alkış sesleri parçayı bastırdı. Performansın ortalarında Ancient Love isimli parçalarında ciddi birkaç hata yapsalar da genel olarak performansları beğenildi. Grup sahneden indikten sonra insanlar grubun çıkardı Promo EP’yi satın almak için Merchandise standına koştular. Volkan, Halil, Togay ve ben söyleyebiliriz ki gecenin en iyi performanslarından birisiydi. Dinleyen kimse sıkılmadı.

Godspel sahneden indikten sonra sahneye çıkan gruplar arasında en deneyimli gruba sıra geldi. İstanbul’dan VOODOO MEDICINE! Grup en son çıktı. Takdir edersiniz ki seyirci sayısı epey azalmıştı ama inan bu beni mutlu etti sevgili okur. Çünkü bu kadar kaliteli bir müziği, bu kadar kaliteli bir performansı dinlemek için insanın bir şeyler feda etmesi gerekir, sabırlı olması gerekir bence. Aralarında benim de olduğum 50 kişilik bu sabırlı kitle son saniyesine kadar eğlendik. Hard Rock müziğin en gaz parçalarını birebire yakın kalitede çalan grup sahneden indiğinde inanın seyirciler üzerimize yürüdü inmesinler diye. Grup üyelerine ve aslında şehir dışından gelen tüm gruplarımızın üyelerine tekrar tekrar teşekkür etmek gerek. Hiçbir kapris çekmedik, hiç kimse sıkıntı yaratmadı. Voodoo Medicine’de gecenin şanssız gruplarındandı. Performansları başlamadan bass gitaristin gitarı bozuldu ve Godspel’den Ufuk’un gitarını aldı. Performans devam ederken davulcularının baget sıkıntısı oldu ama hemen hallettik. Voodoo Medicine’in internetten bulun profiline girip bakın. Adamlar sürekli bir yerlerde konserdeler. Ben şimdi anlıyorum neden olduğunu. Çünkü çok iyiydiler. Bu grubu metal grubu olarak değerlendirmiyorum. O yüzden gecenin en güzel performansı bu gruba aitti derken sakın beni yanlış anlamayın. Etkinlik aksaklık gedikliklere rağmen saat 01.30’u biraz geçe bitti.

Çekilişle iki şanslı Eskirock Üye Kartı sahibine Haggard Konseri bileti hediye ettik. Ayrıca kart sahibi tüm katılımcılar o gece evlerine 2.5 lira daha az bilet parası vermiş ve 3 grubun albümünü hediye almış olarak döndü.

Sıkıntılar oldu. Hem de ciddi sıkıntılar. Bu sebepten dolayı gece boyunca bize sıkıntı çıkartan, vaatlerini yerine getiremeyen gruplar ve kişilerle de bir daha çalışmama, çalıştırmama kararı aldık. Bir de konserden sonra birkaç kişinin Volkan’a ve bana yaptığı telkinlere uyarak bundan sonra grupları sahneye çıkarmak için muhakkak önceden dinleme kararı aldık. Böylelikle “Müzikalitesi olmayan grupları sahneye çıkarıp kaliteli müzik yapan insanları izlemeye mahkum etmeyin” diyen arkadaşımızın da temennisi gerçekleşmiş olacak.

Konsere katılım iyiydi. Geçen organizasyona göre katılım azdı ama konserin yarattığı kaynak ve etkilediği insan sayısı çok fazlaydı. Amacımıza ulaştık kısacası. Gece boyunca Volkan uzun süre sonra ilk defa fotoğraf çekti. Ayrıca Sercan’a ve Aygün’e de teşekkür ederim. Yakın dostumuz Serkan da Garmadh’a yaptığı inanılmaz 3 parça ile hem gönlümüzdeki yerini iyice sağlamlaştırdı hem de destek oldu. Çalışan herkese Alper‘e, Sercan’a, Koray’a, Merve’ye, Murat’a (adam ol), Savaşalp’e, Yunus’a, Halil kaptana, Togay’a (sen baya çalıyon), Volkan’a ve zerre kadar emeği geçen herkese teşekkür eder hepsini kucaklarım.

Ayrıca bu konser için sponsorlarımızı da unutmuyorum elbette. Karakedi Müzik, Hera Cafe‘ye en derin sevgi ve saygılarımla. Karakedi Müzik her daim ekipman tedarikçimiz olmuştur ve bugüne hep sorunsuz bir şekilde çalışmışızdır. Hera Cafe (Can Abi) ise neredeyse en büyük iş ortağımızdır. Özellikle ön satıştan çok fazla biletimizi satmıştır. Karşılıklı olarak sevgi ve saygımız her daim devam etmektedir.  Bir son teşekkürü de 222 Park’ta her daim bize destek ve yardımcı olan canımız ciğerimiz Özgür abimize ederek yazımı bitiriyorum.

Anubis –
Mosh – http://www.myspace.com/moshofficial
Truck – http://www.myspace.com/truckersfromhell
Fire And Forget – http://www.myspace.com/fireandforget_tr
Godspel – http://www.myspace.com/godspelband
Voodoo Medicine – http://www.myspace.com/voodoomedicine

NOT: Volkan’dan fotoğraflar gelmeye başladıkça güncelleyip yeniden yayınlayacağım bu yazıyı takip edin sevgili okur.

DÜZELTME 1: Büyük bir hayvanlık yaparak Alper’in adını yazmayı unutmuşum. Halbuki kendisi kapıda harikalar yarattı, üye karttı sattı. Bu can dostumdan çok ciddi özür diliyorum. Bu yaptığım yanlışın da bana bir 15 liralık karışık ızgara menüye mâl olacağını biliyor ve kabul ediyorum 🙂

Eskirock Metal Fest. Vol I’e Az Kaldı

Bir süredir ısrarlı takipçilerimin farkettiği üzere girdi yapamıyorum. Malumunuz bir süredir Eskişehir Rock Topluluğu olarak bir metal müzik festivali düzenlemekle meşgulüz. İşte bu organizasyonun geri çalışması ne kadar da zormuş böyle ya. Kılla tüyle uğraşıyoruz artık neredeyse 🙂 Neyse ki yarın çok çok büyük bir süpriz olmazsa mekanla anlaşmamızı yapıp, resmi olarak da onaylayacağız artık festivalimizi.

“İnternet metalcilerinin değil; gerçek metal müzik severlerin festivali!” diye de sloganlaştırdım lan etkinliği. Şu an facebook’taki sayfasında 300’ün üzerinde katılımcı görünüyor ya bakalım kaç olacak. Beni tanıyan ve metal müzik dinlemeyi seven herkesin geleceğini düşünüyorum.

Gruplarımızın tamamı Eskişehir çıkışlı gruplar olduğundan özellikle Eskişehirli dinleyicinin desteğini hissetmemiz gerekecek. Yeri gelmişken kesinleşmiş grup listesini de yayınlayayım: Hope To Find, Amoral Vuslat, Garmadh, A’khuilon, Mosh ve Godspel.

Bu arada kart satışları da devam ediyor. Mekanlarla anlaşmalarımızı yapıyoruz falan. Güzel olacak. Bu arada festival bileti 10 lira; üye kartı olanlara 7.5 lira. Ayrıca üye kartı olan ve festivale katılan 5 kişi tişört kazanacak. Onun da ayarını yaptık yani. Şu an ki destekçilerimiz Black Art , Pilot Cafe&Bar, 2. Kat Cafe, Graphic Shop ve Hera Cafe‘ye de saygı ve sevgilerimizi iletiyorum.

Dediğim gibi ara ara buradan haber vererek sıcak tutmaya çalışıyorum. Katılımını “belki” olarak işaretleyen ama metal dinlediğini bildiğim, ‘aşırı metalcilikten’ cıvata s..ar vaziyette dolaşan pek çok tip var. Onları inşallah görmem de bu festivalde hepsine tek tek üşenmeden mesaj yollama fırsatım olur. Bir de Alper Uğurluoğlu gibi aşırı dostum olan bir takım şahısların da “hayır”ı işaretlediğini gördüm. Akıllı olun, ayıp etmeyin. Teşekkür ederim.

EskiRock Üye Kartları

Üye Kartı

Nihayet Eskişehir Rock Topluluğumuzun ilk seri üye kartlarını bastırdık. Bir süredir forumumuzda fiyat anketleri ve uygulamalarını konuşuyorduk zaten. Bugün itibariyle ilk seri olmak üzere 100 tane kart bastırdık.

Sahibine, Eskişehir’deki pek çok mekan ve işletmede avantajlar sağlacak kartın fiyatını da 10 TL olarak belirledik. İlk etepta anlaştığımız bir takım mekanlar şu şekilde:

  • Pilot Bar
  • Hera Cafe
  • 2. Kat Kafe & Kahvaltı Salonu
  • Graphic Shop
  • Black Art Giyim & Aksesuar

Üstelik sağlanan avantajlar da çok avantajlı 🙂 Pilot Bar’da biranızı yudumlarken bilimum çerezi bizden mesela 🙂 Ya da Hera’da içeceğiniz hemen her içecek de 50 kuruş; nargilede de 1 lira daha indiriminiz olacak. Konserlerimizde herkes 10 liraya bilet alırken kart sahibi üyeler 7.5 liraya alacak bu bileti. Yani kart tahmini üç dört günde kendini amorti edebilecek avantajlar sağlayacak. Diğer anlaşmalı mekanlar ve mekanların sağlayacağı avantajlar için eskirock resmi forumunu takip edebilirsiniz.

Bu karttan almak istiyorum ben; hem destek olayım, hem de bu ve bundan sonra gelecek avantajlardan yararlanayım diyorsanız yapmanız gereken tek şey herhangi bir şekilde bana ulaşmak. Bu kadar. İsterseniz buraya yorum olarak, isterseniz bana facebook‘tan, isterseniz blogun iletişim kısmından, isterseniz eskirock@gmail.com adresinden ulaşıyorsunuz, kartınızı alıyorsunuz.

Bu noktada beni tanıyan tüm dostlarımdan, arkadaşlarımdan, herkesten elinden geldiğince destek olmasını; bu karttan almasını rica ediyorum.

Büyü Yapıyorum!

Radyovizyon’da Hicri Abi’yi dinleyerek yazıyorum bu yazıyı. Yanındaki adam kimse In Flames’i yazıldığı gibi okudu güldüm lan. Adamın adı da Seyfi’ymiş. Ama olsun yine de radyodan In Flames duymak güzel oldu bir an için. Sonra benimde istediğim Dark Tranquillity’den bir parça çaldı ama bana hediye etmedi lan Hicri Abi. Üzüldüm. Her neyse, yazının konusu bu değil.

Ben!

Kendime bile itiraf edemediğim bir gerçeği sizlere anlatmak istiyorum. Sevgili okur, ben büyü yapabiliyorum! Mesela dün yaşadığım şu olay olduktan sonra artık bu yeteneğimi geliştirmeye karar verdim lan. Dün Hera Cafe‘den kalktım. Son dakikaya kadar benimle geleceğini söyleyen Volkan son saniye gelmekten vazgeçince ben de biraz hayal kırıklığına uğrayıp çarşıya doğru yürümeye başladım. O ana dair kafamdakileri tamamen boşalttığımı hatırlıyorum. Yani aklımda aktif olarak düşündüğüm bir şey yoktu. Köprüye yaklaştığım anda nereden kaynaklandığını bilmediğim bir hisle aklıma lise arkadaşım ve 4 yıldır görmediğim Kadir geldi. Köprüye çıktım, köprünün ortasına geldiğimde karşıdan güneş gözlükleriyle Kadir’e çok benzeyen biri geldiğini dikkatli bakınca farkettim. Elamanı durdurdum ve aha! Kadir! Lan ben bunu nasıl yaptım? Bu nasıl bir rastlantı böyle?

Yok rastlantı değil işte. Ben büyü yaptım. Çocukken Harry Potter‘i falan okurken acayip dua ederdim n’olur şu büyülerden birisini bende yapabileyim diye. Patronus büyüsünü falan ya da en azından bir Lumos büyüsü yapayım diye.

Sevgili okur, ilerleyen günlerde daha kaliteli büyülerle yine görüşmek üzere esen kalın 🙂

Ben bu yazıyı bitirirken Hicri Abi, ikinci In Flames parçasını da çaldı.

Rezil Oldum – Gülmekten Yarıldım – Hoşuma Gitti

Coco Chanel

REZİL OLDUM: Bugün Enerji dersinde hocamız İtalya’da gittiği fakat kot pantolon giydiği için alınmadığı bir mağazadan bahsetti. Adı da Şanel (Chanel)’miş. Bu mağaza gayet pahalı bir yermiş falan. Daha önce hiç duymamıştım bende bu adı lan. Nerden bileyim. Neyse, hoca benim bilmediğimi görünce “Bakın arkadaşınız bilmiyor, bayan arkadaşı yok galiba. Olur seninde öğrenirsin” dedi. Tabi bütün sınıfın yarılmasına karşılık ben gayet çuvalı başıma geçirmiş vaziyette bekledim, kalakaldım. Sonrası daha da süper: “Aaa var mı sevgilin? Olsun yine de öğrenirsin.” (Hayır sordum o da bilmiyormuş 🙂 ) Bu firmanın ciksliği hakkında detaylı bilgi şurada mevcut.

Eyvah Eyvah

GÜLMEKTEN YARILDIM: Bu bloga bir süredir filme ve kitap yorumu yazmıyorum detaylı olarak. Çünkü bu işi hakkıyla yapan pek çok blog var zaten. Ama bugün gittiğim “Eyvah Eyvah” filminden bahsetmesem de ayıp olurdu. Uzun süredir izlediğim en başarılı Türk filmlerinden birisi olmuş. Gerçekten komik üstelik. Çok fazla küfür de yok. Ata Demirer ve Demet Akbağ oynuyor başrollerinde. Senaryoyu Ata yazmış. Hani o hep bildiğimiz Trakyalı tiplemesini bu filmde iyice enine boyuna döşemiş. Ama güzel olmuş, oyunculukta da fena değil. Hatta yer yer konuşturmuş gibi geldi bana. Aşağı yukarı boş sahne yok gibi espiri açısından. Mutlaka izleyin diyorum ben. Filmin reklamı çok yapılmadı ama en çok izlenenler arasına girdi bile. Tek bir kötü yorum gömedim henüz filmle ilgili. Burcu, Merve ve Sercan‘da aynı görüşte benimle.

HOŞUMA GİTTİ: Ergin‘in çalışması verimini verdi ve bu hafta sonu Hera Cafe‘de toplanıyoruz Flamenko Eskişehir olarak. Gece boyunca flamenko eşliğinde güzel vakit geçirmek isteyen herkesi de bekleriz. 14 Mart Pazar akşamı saat 7’de herkes Hera Cafe’ye gelsin. En azından uğrasın Ergine gözüksün 🙂 Güzel şeyler olacak 🙂 Flamenko Eskişehir sayfası için tıklayın.