Tag Archives: ilban ertem

Puslu Kıtaların Dolunayı

Bir sebebi vardı. Zorla eline tutuşturmamın da, okuyuver şunu dememin de bir sebebi vardı. Çünkü içerisinde sen vardın.

pusludolunay08En sevdiğim kitaptır Puslu Kıtalar Atlası. Her okuduğumda yeni bir detayı fark ettim, satır aralarında yüzlerce küçük yaşamı sığdırmış, bir başyapıttır. Bu ay dolunay çok güzeldi. Dolunay’da çektiğim bir fotoğraf bana İlban Ertem‘in çizimlerinden bir kareyi anımsatınca, bu dolunay Puslu Kıtalar Atlası’nı anlatmak istedim. Yazı gecikti farkındayım ama hastalıktı, düğündü, sınavdı derken inan vakit bulamadım.

Kitapta çok fazla “dolunay” var. Kitaptaki tüm kırılma noktalarında, en önemli anlarda sahnede hep dolunay var. İhsan Oktay Anar, dolunayı tasvir etmekten ve gökyüzünü “seninle” süslemekten hiç imtina etmemiş. İlban Ertem de bunu anlamış olacak ki fotoroman versiyonunda çok fazla sahnede dolunayı unutmamış. Bu yazı, Puslu Kıtalar Atlası’nda geçen “dolunay” imgelerinin tespitine yönelik bir yazı olacak.

Puslu Kıtalar Atlası, iç içe geçmiş pek çok hikayeden oluşmaktadır. Yazar her bölümde başka bir hikayeye başlayıp, başladığı her hikayeyi bir diğerinin içerisinde sonlandırmaktadır. Kitabın en önemli karakteri Bünyamin ve Ebrehe‘dir bana göre. Her ikisini buluşturan ve kitabın belki de kitlelerce bu denli sevilmesini sağlayan bir olay var kitapta. İşte bu olayın da çözümünde iş geliyor ve “yedinci dolunay“a dayanıyor. Yani bir temmuz dolunayı. Temmuz, benim en sevdiğim aydır. Bu ay da doğmuş olmamın yanında, başka bir önemi daha var.

İlban Ertem’in çizdiği Puslu Kıtalar Atlası fotoromanında, kitapta betimlenenlerden biraz daha fazla dolunay sahnesi var. Sayfaları çevirdikçe gözlerim seni arıyor bu yüzden.

Şimdi kitaptaki can alıcı dolunay sahnelerine ve tasvirlerine bakalım hep birlikte.

Uçmanın zevkini iyice çıkarabilmek için varlığını kendi haline bırakıp tekrar tavana yükseldi. Fakat çok geçmeden pencereden çıkmayı düşündü. Kafesin arasından bir duman gibi sızarak Kostantiniye’yi hayatında ilk kez tepeden gördü. Boğazı geçip Üsküdar’a ulaştı. Dolunayın altında süzülerek Kız Kulesi’ni geride bıraktı ve sarayın bir penceresinden içeri girdi. Bir yatak odasıydı burası. Güzeller güzeli bir şehzade kuş tüyü yastıkların üzerinde uyuyordu.

pusludolunay02 Okumaya devam et

Puslu Kıtalar Atlası ve D&R Deneyimim

02Biliyorsun sevgili okur, Türk Edebiyatı’nda en sevdiğim yazar İhsan Oktay Anar‘dır. Bak, en sevdiğim yazarlardan biri demiyorum, en sevdiğim diyorum. Bu blogda İhsan Oktay Anar ve eserleri hakkında onlarca yazı bulup okuyabilirsin. İstersen dene, üşenme, sol üstteki arama kutusuna İhsan Oktay Anar yaz.

Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar’ı Türk Edebiyatı’na kazandıran eserdir. Halen baskısı yapılan bir kitaptır ve hala peynir ekmek gibi satmaktadır. Şu yazımı hatırlıyorsun, İlban Ertem tarafından çizgi romanı bile yapıldı bu müthiş eserin. Geçtiğimiz gün, nihayet kitabın ilk yayımlanışının 20. yılı şerefine, özel, ciltli bir baskısı yapıldı. Böyle bir özel baskıyı almamak olmazdı, olamazdı.

00

D&R‘dan kitabın, çizgi romanının ciltli ikinci baskısı, 20. yıl özel baskısı ve yeni ön kapaklı 54. baskısını sipariş ettim. Çizgi romanın birinci baskısını ne yazık ki karton kapak olarak basmışlardı. O yüzden bu ikinci ciltli baskıyı da almak şart oldu. Siparişi verdim ve üç gün içerisinde paket geldi, ama nasıl bir paket geldi 😦 Küçük bir havalı poşet içerisine üç kitabı sıkış tepiş doldurup göndermişler. Bu sıkıştırma sonucu 20. yıl özel baskısının özel kapak kılıfı yırtılmış, içten cildi ezilmiş. Yeni ön kapaklı 54. baskının ise cildi bozulmuştu. İlban Ertem’in çizdiği 2. basım ciltli çizgi romanın arka ve ön kapağında ise çok kötü ezilmeler oluşmuştu. Ben biraz şaşkınlık, biraz da sıkkınlıkla D&R müşteri hizmetlerini aradım. Oradaki görevliye sıkıntımı anlatıp ürünleri geri göndermek istediğimi söyledim. Görevli bana bir kargo numarası verdi. Gidip Yurtiçi Kargo‘dan bana gelen paketi karşı ödemeli olarak aynen geri yolladım.

03

Aradan yaklaşık 10 gün geçti. Üç defa müşteri hizmetlerini aradım. Ancak yalnızca bir defasında yeni ürünlerin tedarikçiden beklendiği bilgisini alabildim. Son gün aradığımda sistemde herhangi bir bilgi gözükmüyor dediler yine. O gün akşam eve geldiğimde, bu sefer büyükçe bir kutu içerisinde birkaç hava yastığıyla desteklenmiş ve sıkıntısız sorunsuz üç tane kitapla karşılaştım. Yalnız kutunun etiketinde İDEFİX yazıyordu 🙂

0120. yıl özel baskısı çok şık olmuş. Özel bir ciltli kapak ve yaldızlı kılıfı çok güzeldi. İnsan eline aldığında çok kıymetli bir eseri eline aldığını anlıyor gerçekten. Kitabın içerisindeki bölüm arası görselleri de renklendirilmiş.

Evet, böylece Puslu Kıtalar Atlası’nın Türkiye’de basılmış tüm versiyonlarını elde etmiş oluyorum. Ah bir rüya, belki bir gün ilk baskısını ya da en azından ikinci veya üçüncü baskısını da bulabilirim. Geriye edilecek tek bir dua kalıyor: İhsan Oktay Anar’ın yeni kitabı daha fazla gecikmesin!

Yepyeni Bir Efsane: Puslu Kıtalar Atlası Resimli Romanı!

  pka02Bu ayın başında verdiğim şu haberden beri bekliyordum sevgili okur. Bekliyordum; hayatımdaki en önemli romanlardan birinin, hatta en önemli romanının, Türk Edebiyatı’nda çok az rastlanılan bir türde, resimli roman türünde basılmasını heyecanla bekliyordum. Siparişimi çoktan vermiş, hergün girip kargoya verildi mi acaba diye bekliyordum ve o sipariş nihayet kargoya verildi! Paketi gözyaşları içerisinde açtım 🙂

pka00Puslu Kıtalar Atlası‘nı ilk okuduğumda, insan bu kitabı atlas boyutunda basar, bari esprisi olurdu, diye düşünmüştüm. İlban Ertem‘in yazıp çizdiği bu yeni kitabı gördüm ve “işte bu!” dedim. Kitap A4 boyutunda ve 320 sayfa! İnsanın kucağın dolduruyor. İşte bu yandaki sevinç pozunu da işte bundan mütevellit verdim.

Resimli romanı okudukça şaşkınlığım arttı. Ben, İhsan Oktay Anar‘ın yazdığı orijinal metine sadık kalır diye düşünüyordum İlban Ertem’i. Ancak, olay akışında aksatma yaratmayacak, çok küçük eklemeler yapmış, romana yeni isimler katmış. Bu, ilk başta sakıncalı gibi dursa da inanın bana giderek keyifli olmaya başlıyor. Neredeyse ezbere bildiğiniz bir öyküye kıyıdan köşeden sokuşturulmuş çok renkli karakterler, her bir karede bir kenardan başını sokuveriyor içeriye 🙂 Vicdansız Kalmuk, Kubelik’in kendisine yaptığı 7 kandilli başlık, Arap İhsan’ın yeğeni yerine “kardeşinin evine gitmesi”… Bunlar henüz ilk sayfalarda gözüme çarpan eklemelerin çok az bir kısmı. Kitap yeni olduğu için üzerinde işaretleme yapamıyorum. Biraz zaman geçsin, tüm bu eklemeleri kitaptan ayırarak “sadece İlban Ertem’in hayal gücüyle var olanlar” diye bir fan çalışması yapabilirim.

pka01

Resimli roman, gerçekten çok başarılı. İhsan Oktay’ın sözcüklerle çizdiği portreleri İlban Ertem kalemiyle renklendirmiş. Benim ufak bir beklentim boşa çıktı sadece: Özgün romanda Uzun İhsan, çekik gözleri ve uzun boyuyla İhsan Oktay Anar’ın bilakis kendisinin tarifiydi. Keşke İlban Ertem, resimli romanda da bu simayı ona benzetseymiş. Ama olsun. Bu arada Arap İhsan çizimi ise adeta tabloluk bir çizim olmuş, tebrik ediyorum.

pka03Puslu Kıtalar Atlası’nı beynimizde ilk defa İhsan Oktay Anar kurdu, tek boyutlu olarak. Yıl 1995’ti. Ben daha ilkokul 2. sınıftaydım. Yıllar sonra okuyacaktım ve hayatım değişecekti bu tek boyutlu dünyada, düşlerin dünyasında. Sonra İlban Ertem, eline fırçasını kalemini aldı ve bu düş dünyasına ikinci boyutu verdi, sözcükleri renklerle, çizgilerle bezedi. Her hayalde farklı bir simaya bürünen Bünyamin‘e bir suret lutfetti. Yıl 2015. Tam yirmi yıl sonra! Ama bu devran böyle sürmez elbet. Bu düşe, bu düşlere iki boyut yetmez. Bir yirmi yıl daha beklemeyeceğiz umarım ve ete kemiğe bürünecek kahramanlarımız. Yani düşler gerçek olacak. Puslu Kıtalar Atlası film olacak. Kimbilir, belki de bu düşüm seninleyken gerçek olacak 🙂

İletişim Yayınları’ndan Müthiş Bir Haber!

08

PusluKapakKucukHerşey berbatken, hayatınız bomb.k olmuşken, bir haber alırsınız. Pek çoğu önemsemez bile, ama sizin bu minicik haber dünyalara değerdir. Hele ki çok sevdiğiniz dostunuz adeta içine doğmuşçasına, sırf keyfiniz yerine gelsin diye, bu haberi sizinle paylaşmışsa, olayın bir köşesine adını kazımış olur artık.

İletişim Yayınları, İhsan Oktay Anar‘ın kült kitabı, efsane, Puslu Kıtalar Atlası‘nın çizgi romanının yayımlanacağını, üstelik 13 Mart’ta yayımlanacağını Twitter ve Facebook hesabından duyurdu bugün. Üstelik bir de teaser hazırlamışlar!

iletisim

İhsan Hoca’nın kitaplarındaki çizimleri de yaptığını bildiğimden aklıma ilk gelen bu çizgi romanı da kendisinin çizmiş olduğu ihtimaliydi. Ancak kitap İlban Ertem imzasıyla çıkıyor. Biraz araştırınca bu durum daha da heyecanlı olmaya başladı. Çünkü kendisi geçmişte çok iyi işler yapmış. Bu kitap için de tam 5 yıl uğraşmış ve 300 sayfalık bir eser ortaya çıkmış.

Haberin mutlu eden bir diğer yanı da kendimce yaptığım şu çıkarım oldu: İletişim Yayınları, ilk kitabın durumuna göre diğer kitapların da çizgi romanlarını yayımlayabilir.

13 Mart gününü bekliyoruz sevgili okur. Nefesimizi tuttuk, hayatımızı unuttuk, 13 Mart’ı bekliyoruz. Şansıma cuma gününe denk geliyor ve 14 Mart cumartesi gününde muhtemelen kitabı yalamış yutmuş oluyorum 🙂 Hayatımın kitabı, biricik atlasımız artık düş dünyamızdan kurtulup gerçeğe karışmaya bir adım daha yaklaşıyor.

01 02 03 04 05 06 07

EKLEME: Kitapla ilgili şöyle bir site açılmış, çok daha fazla içeriği barındırıyor sevgili okur. Paylaşmazsam olmazdı!

http://www.puslukitalaratlasi.com/