Tag Archives: İnsancıl Kitabevi

Durağan Geçen Günler

Su sıralar biraz blogdan uzakta kaldım. Doktora teziyle uğraşıyorum. Uğraşmadığım zamanlarda da “neden şu anda tezle ilgili bir şeyler yapmıyorum?” diye vicdan azabı çekiyorum.

Yakın birkaç dostumda ve akrabalarımda korona virüs çıktı. Dolayısıyla aklımın bir köşesinde de hep bu sorular ve endişeler var. Önceki gün iş yerinde Caner‘le vedalaştık. Tayini çıktı ve Zonguldak’a gitti. Bir eksiğiz. Caner’in gidişiyle yaklaşık üç yıldır devam eden sistemde bazı değişimlerin olmasını bekliyoruz. Haliyle bu değişimin beklentisi de bir diğer stres kaynağım.

Güzel şeyler de olmuyor değil. Yıllardır peşinde koştuğum, kovaladığım Resimli Özel Baskı Harry Potter kitaplarına kavuştum. Üstelik hediye olarak! Yedi kitaplık serinin şu anda ilk dört kitabı resimli olarak Jim Kay‘in çizgileriyle yayımlanmış durumda. Geçen ay dördüncü kitap Ateş Kadehi yayımlandı. İlerleyen yıllarda tüm serinin yayımlanacağı aşikar. Hediyenin fiyatı söylenmez ama bu büyük bir avantaj olduğu için My Resort okurlarıyla paylaşmam lazım. Şu anda İlknokta.com sitesinde dörtlü set fiyatı 292 Lira! Instagram’daki ve Nadirkitap.com‘daki satıcıların bazı kitaplara tek başına 100-150 ve hatta 250 lira isteyenler olduğu için bu kampanya kaçmaz. Üstelik şaka gibi, bu seti kargo bedava sipariş ettikten sonra bir de Sabahattin Ali Üçlemesi hediye etti. Böylelikle bu hediyeye ekstra hediyelerle sahip oldum 🙂

Kitaplardan yana şansım döndü. Geçen gün İnsancıl Kitabevi‘nden yine acayip bir fiyata Buz ve Ateşin Dünyası isimli Game of Thrones serisine ait resimli baskıyı aldım. Bu kitap, Westeros ve Taht Oyunları‘na ait anlatılmamış, dizide gösterilmemiş ve seride değinilmemiş detayları içeren muazzam bir rehber. İkinci el ve ufak bir defosu olduğu için çok ama çok uygun bir fiyata aldım.

Geçen hafta iki dostuma iki mektup yazdım. Önümüzdeki günlerde de tüm diğer eşe dosta mektup yazmaya karar verdim. Elimdeki dolma kalemleri döküp toparladım ve çalışır duruma getirdim. Sen de biliyorsun ki yazmayı çok seviyorum. Uzaklardayken yazmak ise hüzünle birlikte bir heyecan veriyor. Sanki kendimden bir parça gönderiyormuşum gibi.

Şunu anladım ki kitaplarım, filmlerim ve müziklerimle mutluyum. Tombik oğluma bunların hepsini sevdiremezsem diye korkuyorum. Kendimi motive ediyorum: Şu doktora bitsin, hepsi senin olacak diye 🙂 Daha fazla müzik, daha fazla fotoğraf ve daha çok yazmak!

İmrendiğim ve aslında etkilendiğim bir kaç resim gördüm biyolog arkadaşım Menekşe‘den. Bir süredir yağlı boya tablolar yapıyor. Uzun süre sessizce takip ettikten sonra giderek kendine has çizgiler üretmeye başladığını görünce de beğenimi dile getirdim. Şu iki resmi gerçekten çok hoşuma gitti. Yıllar önce yazdığım sonuçsuz bir hikaye vardı. Sonunu yazmadan, aşırı ısrar sonucu okutmuştum. Sonra gördüğüm yüz buruşması, hevesimi epey kırmıştı ve öylece bırakmıştım. Şimdi hayal meyal hatırlıyorum. Yazı burada sona eriyor. Günler böyle gelip geçiyor. Görüşmek üzere.

Biriktirmelik Sevimliler

bardakGeçen gün alışveriş yaparken aylar önce Çılgın Koleksiyoncular Grubu‘ndan Hamdi Abi‘nin satın alıp bizimle paylaştığı bir mikrop kuklası vardı. O günden sonra ne zaman alışverişe gitsem, gözlerim temizlik reyonunda Domestos arar oldu. İkili Domestos, yanında “mikrop kuklası” hediye ediyordu. Gayet sevimli bir kuklaydı bu 🙂

Adalar‘daki İnsancıl Kitabevi‘nin önünden ne zaman geçsek muhakkak beş on dakika durur, kitapçının önündeki sepeti eşeler, ilginç kitaplar bulurum. Geçen gün de bir sürü kitap aldım yine. Ancak o gün, daha da güzel olanlar keşiflerim bardak altlıkları oldu. Yüzlerce bardak altlığı içinden elimize geçen en sevimli birkaç tanesini aldık.

kitaplar

Yine bir sahaf macerası: Geçen hafta sonu yalnız başıma, Esnaf Sarayı karşı aralığında bulunan İnsancıl Sahaf‘a (az önce bahsettiğimden farklı) uğradım. Burada fantastik kurgu bölümündeki koskoca rafın tam ortasında duran tek bir kitap dikkatimi çekti: Yürüyen Kentler 4 – Karanlık Düzlük! Yani elimdeki serinin tek eksik kitabı. İlk olarak şu yazımda ve ikinci olarak da şu yazımda bahsettiğim dört kitaplık serinin ilk üç kitabı elimde vardı. Dördüncü kitabı o dönemde parasızlıktan alamamıştım. İnsancıl Sahaf’ta tek bir cildi öylece tek başında görünce elime alıp baktım ve fark ettim: Normal satış fiyatının yarısına satılıyordu. Neden? Çünkü kitabın ön kapağının köşesinde bir yıpranma vardı. Böylece fiyatı yarıya düşürmüşler 🙂 Ben de hiç tereddütsüz aldım. Şu anda elimde tüm seri var. Üçüncü kitabı okumaya başladım. Dördüncü kitap da bittiğinde son bir yazı yazacağım.

kentler

Yazının son paragrafı da bu ay ikinci defa bağımsız olarak yayımlanan Head Bang dergisi hakkında olacak. Blue Jean‘den bağımsız olarak yayımlanan ilk sayı hakkında şurada bir yazı yazmıştım. Bu yeni bağımsız sayı, itiraf etmek gerekirse, ilki kadar heyecan uyandırıcı değil. Kapakta yakın zamanda çıkardıkları yeni albümleri The Book Of Souls‘a itafen, Iron Maiden yer alıyor. Dergi geçen sayıda olduğu gibi yine bir çuval poster hediye ediyor. İkinci bağımsız sayı olduğu için kaçırmadım aldım. Gerçi, şu an ülkede çıkan derli toplu tek metal müzik mecmuası olması bile almak için yeter de artar bir sebep. Geçen sayıda derginin içeriğinden etraflıca bahsetmiştim. Ancak bu sayıyı henüz tamamen okuyamadım. Sadece Slayer’ın ve Iron Maiden’ın albüm yorumlarını okudum. Dergi biraz gecikmeli olarak raflarda yerini aldı. Eskişehir’de günlerce marketlerin dergi gazete reyonlarına baktım alışveriş yaptıkça. Nihayet geçen hafta başında, bayramdan önceki pazartesi buldum aldım.

headbang

Bilim Etiği Kitaplarım

Bugün 8 Mart sevgili okur. Yazıya başlamadan önce tüm kadınlarımızın bu temsili gününü kutlarım. En azından 8 Mart günü kadınların şiddet görmediği bir dünyayı da çok samimi olarak arzu ediyorum. Hayvanlığı bırakın lan dünya insanları, kadına ve çocuklara şiddet uygulamaktan vazgeçin.

32698531Neyse, geleyim yazının asıl konusuna. Bu sene yüksek lisansın zorunlu derslerinden olan ve her dönem açıldığı için mezun olmadan önce zaman kısıtlaması olmadan almak zorunda olduğumuz bir ders olan Bilim Etiği dersini aldım sevgili okur. Bu dersin bir geçme harf notu vs. olmasına rağmen, not olarak ortamalaya katılmıyor, bu yönüyle de garip bir ders.

Neyse, geçen hafta derse gittiğimi şu yazımı okuyanlar hatırlayacaktır. Geçen haftadan hocamızın okunacak kitaplar listesinde belirttiği kitapları tedarik etmekle geçti bu haftam.

Bu hafta başında önceliği olan tüm kitapları da temin ettim. Önce Adalar‘daki İnsancıl Kitabevi‘ne gittim. Orada hocanın listeye yazdığı hiç bir kitabı bulamadım. Ancak Jules Verne‘nin Meteor Avı‘nı görünce dayanamayıp aldım. Dediğim gibi bu kitabın dersle bir alakası yok. Bu kitabı taaa yıllar önce yazdığım şu yazımda belirttiğim Jules Verne hayranlığımdan dolayı aldım. (Bu arada o yazı da bloga yazdığım ilk yazılardandır.)

Adalar’da avcumu yaladıktan sonra Reşadiye Camii karşısındaki ucuz dönercilerin tam arasındaki küçük bir dükkan olan Bilim Teknik Kitabevi‘ne gittim. Burada George Basalla‘nın “Teknolojinin Evrimi” isimli kitabını buldum ve aldım.

Ertesi gün geçen dönem bu dersi alan Alper ve Merve‘den de yine ders kapsamında ilerleyen haftalarda kullanacağımız David Resnik‘in “Bilim Etiği” kitabını aldım. Bu kitabın asıl sahibi Nesimi Hocama da sevgiler.

Son olarak Carl Sagan‘ın “Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı” isimli kitabını Ankara’dan Emre Abi yolladı. Kendisi de bizim bölümden mezundur ve benimle birlikte aynı dersi alıyor. Zaten sınıfta üç çevre mühendisi varız: ben, Emre Abi ve Gonca.

58960813Şimdi bu kitaplardan Carl Sagan’ın kitabı biraz öyküleştirilerek yazılmış. Dolayısı ile okunması rahat oluyor. Kitabın yazarı, Önsöz ve Sunuş’ta belirtildiğine göre dünyada bu konudaki en değerli bilim insanlarından birisiymiş. 450 sayfalık bu tuğlayı kaç günde okurum bilmiyorum. Ama şu an için fena gitmiyor 🙂 Yazar size sorular soruyor, örnekler veriyor, sizi de yanına alıp yanlışı göstermeye ya da sizin aklınızda yanlış olanın ne olduğunu sordurmaya çalışıyor. Başarılı.

Teknolojinin Evrimi ise daha çok bir makale tadında kaleme alınmış. Altbaşlıklar yine kendi içerisinde başlıklara ayrılmış ve diğer kitaptan farklı olarak yer yer görsellerle desteklenmiş. Hızlıca göz attığım bu kitapda yazar anladığım kadarıyla durumu anlatıp yorumu okuyucuya bırakmış. Kitap 300 sayfa.

Bu kitaplardan David Resnik’in Bilim Etiği kitabı hariç hepsi Tübitak Popüler Bilim Kitapları serisinden çıkmış kitaplar. Dolayısı ile fiyatları da uçuk değil. Bakalım bu dönem bu dersin sonunda bu kitaplar bana ne katacak sevgili okur. Merakla bekliyorum.