Tag Archives: Kamuran Akkor

Kamuran Akkor – Boşver Üzülme Plağım

Belki inanmazsınız ama koleksiyonumdaki ilk plaklardan birisidir Kamuran Akkor‘un Boşver Üzülme uzunçaları. Yıllar önce İlker‘in bana yaptığı müthiş bir kıyaktır, unutulmaz bir hediyedir. O zamanlar üniversite sınavı için dershanedeydik İlker’le ve Batuhan‘la. Yıllardır devam eden dostluğumuzun temeli böyle atılmıştı. Bir sabah İlker bana babasının plaklarından bir tanesini aşırarak getirdiğini söyledi. Böyle gatefold bir Boney M. kabının içerisinde bir tane pikap matı ve Kamuran Akkor plağı. Boney M. kabından farklı bir plak çıkınca şaşırmış epey de gülmüştük.

Ben yıllar içinde bu arabesk ama pop altyapılı (tıpkı Gülden Karaböcek’e benzetirdim) plağı defalarca dinledim. Özellikle de matematik sınavlarına çalışırken 🙂 Kabı/kapağı olmayan bu plağım için yapabileceğim en işi şeyi yapıp onu bir zarfa ve pvc kılıfa koyup arşivledim.

Geçenlerde aklıma geldi, yahu ben bu plağa neden kendim kapak yapmıyordum ki? Hemen ismini aratınca, Gittigidiyor‘da bu plağın sadece kabını 50 TL’ye satan bir satıcı buldum. Şansıma bir de plağın yakın zamanda yeniden basıldığını gördüm. Yeni baskınının kapağını ise mükemmel bir çözünürlükte şipşak buluverdim. Eh gerisi biraz Photoshop ve 300 gr kuşe kağıda baskı…

Harika oldu. Yıllardır rafta öksüz bekleyen plak, Kamuran Akkor’un müthiş dekolteli kapağıyla adeta bir adım öne çıktı. Böylece zaten güzel bir öyküsü olan plağa bir öykü daha yazmış oldum. Yıllar sonra bir kere daha teşekkürler İlker.

Calculus II’den Nasıl Kaldım?

Aptallar İçin Calculus II

Çalıştım. Gerçekten çalıştım. Son dört gün hocanın sınıfta çözdüğü tüm sorulara çalıştım. Önceki sınavlarda çıkan sorulara baktım. Dersi geçen, ikinciye üçünciye alan herkesle konuştum, onların tavsiyelerine uydum. Hocanın derste anlatırken “bakın bunun gibi bir tane kesin sınavda sorarım” dediği tüm soruları adeta ezberledim. Ama nafile.

İlk vizeden sıfır alınca gidip açıkça hocayla konuştum hocam dersi bırakayım mı diye. Bu cesareti kendimde nerede buldum peki? Bu cesaret bana hocanın iyi niyetine güvendiğim için geldi. Sağolsun o konuşmanın sonunda da Sedat Hocam beni pişman etmedi daha da cesaretlendirdi. Benim ardımdan sıfır alan bir arkadaşım daha gitmiş, ona da finalden 40 al ve geç demiş. Buradan biz de aşağı yukarı hocanın 25 gibi bir değere DD vereceğini anladık.

Final sınavına hazırlandığım son gece kendimce geleneksel hale getirdiğim bir takım duaları edip (!), plakçalarıma Kamuran Akkor‘un Boşver Üzülme isimli LP’sini koydum. Off nasıl arabesk lan! Buraya tıklayıp salağın birinin hazırladığı remixini dinleyebilirsiniz. Ama anlayacağınız üzere şarkının orjinalini ile aynı tadı vermez. O şekilde hazırlandım, moralimi falan ayarladım ve ertesi gün oldu. Ertesi gün okula erkenden gittim. Sabah 10’dan öğlen 3’e kadar ders çalıştık ve sınava girdim.

Sedat Hoca sağolsun orda benim blogun bir reklamını yaptı, acayip hoşuma gitti 🙂 Sınav cidden kolaydı. Yani en azından sorulara baktığımda birşeyler ifade ediyordu. Vize sınavı gibi ne olduğu belirsiz değildi. Yapılabilir bir sınavdı ve gerçekten bende çözmeye başladım.

Çözdüm, çözdüm, çözdüm lan bir de baktım ki 8 tane sorumdan kesin eminim. Yani sonuç bulmuşum. Sınavdan 40 alsam geçeceğimi hesaplıyorum ya 25 sorudan 10 tanesini çözsem bu iş olacak yani. Neyse, beynimi adeta masaya kağıdın üzerine serdim, çok zorladım lan kendimi bildiğin! İki soru da daha sonuç buldum ama işaret farklılığı çıktı. Bende şansıma güvenip, neyine güveniyorsam, bana en yakın gelen iki şıkkı işaretledim. Bilmeyenler için bizim sınavlarda dört yanlış bir doğruyu götürür. Bu yüzden puana da ihtiyacım olduğundan kelli tuttum üç tane soru salladım. Yani üçü yanlış dahi çıksa doğru cevabımı götüremeyecekti.

İşte dananın kuyruğu burada kopmuş. Lan sınavdan 32 aldım! Biraz daha düşününce demek ki önceki sekiz sorumun hepsi doğru olduğuna göre salladığım 5 sorudan sadece 1 tanesi doğru çıkmış, diğer yanlış olan dördü de o doğruyu götürmüş, ben yine yaptığım sekiz sorumla başbaşa kalmışım! Kırk ile geçebilecekken 32 alarak kalmışım.

Hoca bir süre harf notlarını vermedi. Bu sürede Seval, beyhude bir umuda kapılıp belki DD’yi çok çok düşük bişeye verir diye bekledi. Ama ben 32’yi görünce anladım ki bu iş bitti. Ve gerçekten de hoca DD’yi tıpkı düşündüğümüz gibi 25’e vermiş geçen geçmiş, 88 kişi de FF’le kalmış. (Bunların içinde sınavlara girmeyenler de var.)

Sedat Hoca’ya en ufak bir kızgınlığım ya da kinim yok. Ben şansıma küfrediyorum. Aslına bakarsanız bir de ilk vizeye kızıyorum. Bu sisteme kızıyorum, bu sistemin başarısızlık getirdiği apaçık ortada olduğu halde halen daha hiç bir şey yapmayanlara kızıyorum. Bir sistem denediniz ve olmadı, tutmadı sisteminiz.

Bu yaz tatilini de tıpkı birinci sınıfta olduğu gibi boşu boşuna heba etmiş oldum. Verdiğim paraya mı yanayım harcadığım emeğe mi? Hangisine? Üstelik bir de ortalamam düştü. Ey adalet, neredesin? Öldün mü?