Tag Archives: karahan abi

Eskirock Metal Fest Vol. IV ‘ün Ardından

Pazar gününün yorgunluğunu üzerimden anca atabildim ve sanırım artık Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdiğimiz Eskirock Metal Fest. Vol. IV ile ilgili değerlendirme yazımı yazabilirim.

Pazartesi günü ilk iş olarak Merve‘yi tren garından aldık Volkan‘la. Onu evine bırakıp, bir süre önce sponsorumuz ROCKAMANIA tişörtlerinin yollamış olduğu hediye tişörtleri aldık. Daha sonra Halil‘i evinden almak üzere yola çıktık. Halil’i de alıp Karakedi Stüdyosu‘una gittik ses sistemini almak için.

Rockamania Tişörtleri

Bu esnada Togay‘la da konuştum. Bir önceki gece İstanbul’da sahne alıp sabah 07.00’de Eskişehir’e geldiği için tüm kafile yorgunluktan ölmek üzereydi. Dolayısı ile Togay’a iyice dinlendikten sonra gelmesini söyledik.

Ses sistemini mekana taşıdık. Daha sonra Alper ve Volkan, Togay’ın ve Ufuk‘un evinde geceyi geçiren misafirlerimizi almak üzere gittiler. Bu esnada ben de 222’de davulu kurdum. Tonmaister ile birlikte sistemi hazırladık. En baştan teşekkür edeyim, Mehmet Akçay‘ın zil sehpalarını ve twin pedalını kullandık konserde. Sağolsun yardımını esirgemedi.

Mekanı hazırladıktan sonra, artık beklemeye başlamıştık. Derken Mary Jane Hits grubundan arkadaşlar geldiler önce. Sonra İzmir ekibinin tamamı geldi. Uzun süredir görmediğim Hande ile hasret giderdik 🙂 Sonradan Tayfun falan da geldi.

Bu konserin süprizi In Flames Tribute grubu olacaktı. Kimseye duyurmadık ama bu grup aslında bizdik. Bu konserin bizim için özel bir anlamı olduğundan o gün sahneye çıkacak her grubun vokalistinden bizim için bir şarkı söylemesini rica ettik. Sağolsun onlar da kırmadılar. Ses kontrolleri In Flames Tribute ile yaptık. Herşey bittiğinde saat 18.30 civarındaydı ve biz de beklemeye başladık.

Kapı açıldı. İlk etapta gelen seyirci sayısı saatin erken olması sebebiyle biraz az oldu. Ancak bu sayı konserin sonlarına doğru artacak hatta son grup sahnedeyken dahi bilet alıp giriş yapan katılımcılar olacaktı.

İlk grup olarak sahneye duyurduğumuzdan 20 dakika daha geç çıktık. Bu erteleme konser sonuna yaklaşık 45 dakika olarak etki etti. Sahneye çıktık. Beş şarkı çalacaktık. Her biri de In Flames’in en bilinen parçalarıydı. Dediğim gibi diğer gruplardan farklı olarak sadece bu konser için kurulan bir grup olduğumuz için, hatta grup bile olmadığımız için eğlenceye odaklandık. İlk önce maskelerle çıkalım dedik, sonradan vazgeçtik. Neyse sahneye çıktık ve Lamb Of God Tribute grubunun vokali Türker bize eşlik etti ilk şarkıda: Dead Eternity. Türker’den sonra sahneye The Trusted‘tan Tayfun ve Fire and Forget‘ten Hande çıktı. Gyroscope‘u çaldık bu sefer de 🙂 İşin ilginç tarafı o gün Türker hariç hiçbir vokalle konser öncesinde çalışamamıştık başka şehirde olduklarından. Biz albüm versiyonları çaldığımız için sorun olmadı vokallere de. Gyroscope bittikten sonra sıra Episode 666‘ya geldi ki çaldıklarımız içinde en sevdiğim parça da buydu sevgili okur. Bu parçayı da ağırlıklı olarak Tayfun söyledi Hande ile birlikte. Episode’dan sonra da son parçamız olan Only For The Weak‘e geldi sıra. Yağızhan’ın en sevdiği parça buydu. Bu parçayı da Mary Jane Hits’in vokali ile birlikte söyledik. Yağız’a bakamadım ama Togay’ın çılgınlar gibi kafa salladığını gördüm, acayip gaza geldim oturduğum yerde sevgili okur. Son parça bittikten sonra İzmirliler “Göztepe Göztepe” diye bir sevinç gösterisinde bulundular 🙂

Black Omen

Bizden sonra sıra Black Omen‘a gelmişti. Çıkmak üzere olan bir albüm, bir demo ve iki bandrollü albüm ile diskografisi ve kalitesi gayet üst düzey bir gruptur Black Omen. Melodik Black Metal yapan ülkemizin sayılı gruplarındandır. Black Omen sahnede hem önceki iki albümden hem de yeni albümden parçalar çaldı. Eskilerden olmazsa olmazlar Black Candle, Gate Of Darkness ve When The Sun Rises‘da sahne önündeydim. Ancak Loki‘yi çalmadılar üzüldüm epey. Tüm grup hem sahne kostümleri hem de performansları ile epey alkış topladı. Bu arada vokal Karahan Abi, tüm

Uçan Onur

Eskirock Metal Fest.’lerde sahneye çıkan ilk tek müzisyen olma sıfatını devam ettirdi 🙂 İlk konserde Garmadh‘la, ikinci konserde Truck‘la, üçüncü konserde yine Garmadh’la ve son konserde de Black Omen ile sahne aldı. Desteği için teşekkür ediyorum. Reha, Serkan ve Murat Teğmenim ile birlikte sahne önündeydik hep. Bu üç arkadaşıma da teşekkür ediyorum. Murat Teğmenim demişken, A’khulion‘un vokalisti Murat kardeşimiz askerden dönmüş ve ilk iş olarak da bizim konserimize gelmişti.

Reha, Serkan, Murat, Ben

Tolga ve Ben

Black Omen’dan sonra İzmirli dostlarımız The Trusted sahne aldı. Bu grupta Tayfun gitar çalıyordu aynı zaman da Fire and Forget’te de bass çalıyordu. In Flames’te de iki şarkı da vokal yapınca gecenin en çok sahnede kalan elemanı da Tayfun olmuş oldu 🙂 Grup İzmir’den gelmiş olmasına rağmen sahne önü boş değildi. İzmirlilerin de birbirine desteğini görmeliydin sevgili okur 🙂

Fire and Forget

Trusted’tan sonra canımız ciğerimiz, her bir üyesi kardeşimiz olan Fire and Forget‘imiz sahne aldı. Böylece topluluğumuz bünyesindeki her grubumuz da festivallerimizde ikişer defa sahne almış oldu. Fire and Forget’i koşuşturmacadan dolayı ancak performansının sonlarına doğru izleyebildim. Ama en sevdiğim iki şarkıları en sona kaldığı için de kaçırmamış oldum. Togaykardeşimle bakışarak kesişerek

Togay Çalıkoğlu

karşılıklı sevgi gösterilerinde bulunarak son şarkılarını da bitirdik ve sahneden indiler. Yağızhan‘ın ciddi biçimde gaza getirici olarak sallandığı bir performans oldu. Mehmet çok iyi çaldı. Togay’ın upuzun saçları yerleri falan süpürdü bir ara! Bence Fire and Forget, tarzında öncü gruplardan biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor sevgili okur. Bunu birkaç sene içerisinde göreceğimizden eminim.

Hair Metal!

Bu arada içerideki kalabalık da artmaya başlamıştı. Sahneye yine İzmir’den gelen Mary Jane Hits grubu çıktı. Groove metal yapan bu grubun Eskişehir’deki ilk konseriydi. O esnada dışarı da olduğumdan performanslarını izleyemedim. Ancak tepkiler gayet olumluydu.

Lamb Of God Tribute

Şimdi bu paragrafa da bir itiraf ile başlayayım. Konserin son grubu Lamb Of God Tribute’du. Bu gruptan beklentimiz vardı, vardı ancak şok edecek kadar değildi sevgili okur. Saat 00.10 civarında Lamb Of God Tribute sahneye çıktı ve dışarıdan içeri geldiğimde gözlerime inanamadım! İnsanlar sahne önünü tıka basa dolmuştu ve tüm salon gruba eşlik ediyordu! Olamazdı lan böyle birşey! Herkes poga yapıyordu, headbang yapanlar, bağırıp çağıranlar… Konserin süpriz grubuydu kısacası Lamb Of God Tribute. Kerem‘in gitaristliği, Yusuf‘un davulculuğu, Türker’in vokalleri ve diğer grup elemanları Cem ve Mert, Volkan’ı ve beni şaşırttı. Genelde son gruplara doğru katılımcı sayısı azalırdı

Lamb Of God Tribute - Yusuf

ancak bu konserde hiç de öyle olmadı. Lamb Of God’ı Erasmuslular da dahil yüzden fazla kişi sahne önünde izledi sevgili okur. Ve konser de bu gazla sona erdi.


Konser bittikten sonra Eskirock ekibi için bu sefer bambaşka bir uğraş başladı. Sahneyi toparladık. Hesabı kitabı yaptık, ödenecek ücretleri ödedik. Ödeyemediklerimizi vade yaptık 🙂 Sonra nakliye ile ekipmanları kiraladığımız yere götürüp bıraktık. Ve gece iki buçuk üç gibi kendimizi yorgun argın bir çekyata atıp uyuduk 🙂 Çok dramatik oldu.

Konsere gelip bizi destekleyen onlarca arkadaşımız var ama özellikle adını vermek istediğim şu insanlara teşekkür bir borçtur: Alper, Sercan, Merve, Ender, Bilge, Ufuk, Nil, Merve, Anıl, Özge, Anıl’ın kardeşi, Ergin, Yunus.

Bu konser sadece grupların müzikalitesi ile değil pek çok yönden benim için çok değerli bir konser oldu. Bir kere en yakın müzisyen dostlarımla aynı sahneye çıkabildim 🙂 Daha sonra çok sevdiğim insanlarla muhabbet etme fırsatı buldum. Murat Teğmen, Sertan Hocam, kardeşi Süheyl, Black Omen ekibi, Garmadh Serkan, Hande, Tayfun ve Emre Oduncu şimdi bir seferde hatırlayabildiklerim. Hatırlayamadıklarıma  da sevgiler.

Sponsorumuz Rockamania Tişörtleri

Bu konserimizde ilk defa bilboard çalışması yaptık. 10 metrekarelik bir bilboard astık. Ayrıca ilk defa bu konserimizde Eskirock Üye Kartı‘na büyük ilgi oldu. Tüm ilgi gösteren arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç biliriz.

O gece bize büyük destek veren Hz. Özgür Demirtaş‘a da en derin saygılarımızı iletiyorum.

Sahneye çıkan grupların profilleri:

NOT: Bu yazıyı önümüzdeki bir hafta içerisinde sürekli olarak güncellenecektir. Yeni videolar ve fotoğraflar eklenecektir. O yüzden ara ara kontrol etmen senin menfaatine olacaktır.

EKLEME 1: Evet, aradan bir hafta geçti ve yavaş yavaş materyaller gün ışığına çıktı. İlk olarak Hürriyet Eskişehir‘de çıkan haberimizi sunuyorum sevgili okur:

Metalle Sallandı

Fire and Forget – Good Morning Baghdat (Live):

In Flames Tribute Project Live:

Chaos Extreme Fest II

Chaos Extreme Fest II

Chaos Extreme Fest II

Birkaç hafta öncesinden gitmeyi kararlaştırıp; konserden 3 gün önce Volkan, Savaş ve ben biletlerimizi aldık. 10 YTL idi bilet ayrıca bir bira da hediye 🙂 Neyse, olay günü biz saat 7’de mekana gittik. Kapıda Black Omen‘dan Serkan abi ve Baran abi’yi görüp iyice mutlu oldum. Zira ben Eskişehir’den sadece Episode 13 katılıyor diye biliyordum. Sonradan farkettim ki meğer Black Omen logosunu değiştirmiş. Neyse, biraz oyalanıp içeri girdik. Bileklerimize birer mühür basıldı. Gerçi bu mühür gecenin ilerleyen saatlerinde terden silinecekti ama 🙂 Biz Up’n Down adlı mekanın alt katına indiğimizde soundcheck’ler yapılıyordu. Ve o esnada Black Tooth‘tan canımız ciğerimiz Tuna abimizi gördük.  Black Tooth’un Eskişehir Episode‘unun kurucuları olarak bir süre muhabbet ettik bu alçak gönüllü adamla 🙂 Yalnız

Savaş ve Ben

Savaş ve Ben

mekanın boşluğundan çok şikayetçiydi. O esnada Black Omen davulcusu Onur’u gördüm. Birkaç dakika muhabbet ettik. Neyse, zaman geçiyor; dj ardı ardına sağlam parçalar çalıyordu. En son In Flames’in Take This Life’ı çalarken sahneye Ankaralı grup Tahrip çıktı. Bu adamları ilk kez dinleyecektim. Türkçe sözlü hardcore yapan grubu gerçekten beğendim. Sahnenin önünde çok az insan vardı ve bence grup hakettiği ilgiyi görmedi. Bassçının gaz maskesi olayı hoşuma gitti. Grubu izlerken uzun süredir görmediğim arkadaşım Alkın’ı da gördüm. Birlikte epey bir kafa salladık 🙂 Grubun ikinci şarkılarının

Tahrip

Tahrip

ortasında bassçı bir sorun yaşadı, bass’ı çıkardı amfiden; bu şanssızlığa rağmen iyi gittiler. Tahrip yanılmıyorsam 10 şarkı falan çaldı. Ben davulcularını acayip beğendim. Özellikle adamın örümcekmişçesine attığı atakları inanılmazdı. Gitaristin gitarı da bizim Alper’in gitarındandı 🙂 Terörist isimli parçaları çok iyiydi. Adamlar teşekkür edip sahneden indiler ama daha önce de dediğim gibi daha fazla ilgiyi hakediyorlardı bence. Daha sonra yarım saatlik bir ara verildi. Biz bir sonraki grubun kim olduğunu merakla beklerken lan! Black Tooth hazırlanmasın mı? Biz adamları en son çıkar diye bekliyorduk ama onlar hazırlanıyorlardı işte. Onur abi valizini yanaştırmış; davulu hazırlıyordu. Bassçı Deniz zıplıyor; ayarlamalarını yapıyordu. Volkan’la sözleştik. En öndeydik; o fotoğraf çekecekti, ben de pogolarda onu koruyacaktım. Savaşalp ise kenarda durmayı tercih etti rahatsızlığından dolayı. Neyse, lan Tuna abi çıktı sahneye! O en

Tuna Abi

Tuna Abi

sevdiğimiz bandanalı haliyle 😀 İlk notalar ve ilk sözlerle birlikte biz başladık headbange! Lan 30 saniye sürmedi pogo başladı. Volkan öyle bir darbe aldı ki 🙂 Neyse ilk parça bitti. Tuna abimiz, eline doladı mikrofonu; bizlere “pandik parmağı” olarak ta bildiğimiz orta parmaklarımızı havaya kaldırmamızı söyledi ve devam etti şu cümlelerle;

“Bu parmaklar Heavy metal öldü diyenler için ve metalciyim diye ortalıkta gezinip; buraya uğramayanlar için gelsin” Mekanın boşluğundan şikayet ettiğinden bahsetmiştim. Neyse sonrasında “Destroy” ile yıkım başladı. Ama ne yıkım! O esna da kendimi müziğin zevkine kaptırdığım için şarkı adı yazmayı bırakıp kaptırdım kendimi. Bu esnada Volkan sahnenin kenarına acayip sote bir yere kapağı atıp devam etti fotoğraf işine 🙂 Goddamn It All‘ı da çaldılar. Belime öyle bir darbe aldım ki anlatamam. Sonraki şarkıya geçerken süper bir süpriz yapıp Black Omen vokalisti Karahan abi’yi de sahneye aldılar. Yesterday Don’t Mean Shit‘i söylediler. Şarkının ortalarına doğru Episode 13 vokalisti, değişmiş galiba, bir scream ile eşlik etti gruba. Süper oldu Allah canımı alsın. Bu şarkıda yorulduğum için kenardan dinledim iyi de ettim. Parçalar ardı ardına geliyordu. Drink Drive Go To Hell geldi. Bir anca Hicri Bozdağ’ın kolundaki aynı dövmeyi farkettim. Bu parçayı bilmiyordum. Adını konserden sonra aldığım playlistten öğrendim. Yeni parça 🙂 Bassçı Deniz abi’nin kulağına uzanıp “bittiğinde penayı alırım abi” dedim. Tamamdır, dedi ve ardınan Iron Clad geldi o “dıdıt! dıtdıdıt dıdıt!” lı introsuyla. Ve biz dalgalanırcasına başladık sallanmaya! Sonrasında kopan wall of death’ler fena değildi ama sonunda pogoya dönmesi birazcık çakma oldu 😀 Olsun lan, ben artık pilim yavaştan tükenmeye başladığından yavaştan kenara çekildim. Savaşla kenardan izledik. Daha sonra adını bilmediğim bir parça çaldılar. Bunu playliste P.I.L. diye yazmışlar ama nedir bilmiyorum valla. Sonra Tuna abi’nin o tombul parmaklı elleri havada ” 5 ” yapmaya başlayınca daha şarkı başlamadan biz bağırmaya başladık. Evet, Five Minutes Alone başlıyordu. Lan mükemmel oldu; bir gerçekten Pantera’dan

Konserden Bir An

Konserden Bir An

dinliyormuş hissine kapıldım Bu esnada Hicri abi’nin bizim Volkan’a kartını verdiği gördüm. Volkan’la göz göze geldik; sonra benim o süper yaran pozumu çekti. Yine bilmediğim bir parça geldi ki, bu parçada Black Tooth’un kendi parçası Howlong 🙂 Lan bu arada şimdi dikkat ediyorum da, bu parçaları hatırladığım kadarıyla hepsi süperdi. Albüm çıkınca süper parçalar olacak yav 🙂 Why Waiting geldi sonra. Bu da Black Tooth parçalarından birisi ve myspace’lerinden dinlenebiliyor. Vee kapanış, artık marş haline gelen ve konser boyunca arkalardan birinin bağırıp durduğu WALK ile geldi. Lan Pantera yanlış koymuş bu parçanın adını. Jump olsaymış keşke 🙂 O anda daha önce görmediğim duymadığım bişey oldu: Tuna abi sahne önünde kafa sallayan bizleri yani yaklaşık 25 30 kadar terli insan evladını sahneye çağırdı; baya bildiğin yanına lan 🙂 Walk’ı tüm sahne davulcuya çarpmamaya dikkat ederek; bassçıyı çiğnemeden, Tuna abi’ye fazlaca yüklenerek söylemeye başladık 🙂 Lan şarkı bitti. Hayatımın herhalde en eğlendiğim anlarından birisi de bitti. Daha sonra bassçıdan söz verdiği o penayı aldım. Sonra Savaşalp’le gidip tanesi 1.5 TL’ye iki şişe su aldık. Daha sonra sahneye Black Omen’ın çıkacağını öğrenince fazlasıyla sevindim ben. Neyse, Volkan’la Savaşalp kayboldu. Gecenin başından beri fotoğraf çeken Aygün’e, Hicri Abi’yle ve Black Tooth gitaristi Orcan Abi’yle fotoğraflarımı çektirdim. Sağolasın Aygün. Orcan Abi’den gecenin ikinci penasını da aldım 🙂 O esnada Volkan ve Savaşalp’le yeniden buluştuk. Hicri Abi’ye grupla fotoğraf çektirmek istediğimizi söyledik. O da haber vereceğini söyleyip gitti. Lan o esnada hayatımda yaptığım büyük hatalardan birisini yapıp üst kata tuvalete çıktım. Lan bir de geleyim ne göreyim! Ne Volkan var ne Savaşalp! Black Tooth’la fotoğraf çektirmeye gitmişler. Lan nasıl koydu anlatamam. Daha sonra Tuna abiyi giderken görüp bir fotoğraf çektirdim. Ona diğer kimliğimi de söyledim. Sarıldık ve ayrıldık.

Ben ve Onur Abi

Ben ve Onur AKÇA

Ben ve Orcan Abi

Ben ve Orcan Abi

Ben, Tuna Abi ve Alkın

Ben, Tuna Abi ve Alkın

Neyse, Black Omen sahneye yerleşmeye başlayınca çocuklara veda edip sahne önüne, Karahan Abi’nin önüne geçtim. O esnada Black Metal sevemeyen Savaş ve Volkan üst kata kaçtılar 🙂 Vee Black Omen başladı! Ama ne başlama! Black Tooth’un ardından pilim bitmişti ama Black Omen beni yedek batarya için zorluyordu! Her zamanki gibi sahne olaylarını acayip seviyorum bu Black Omen’ın. Bassçı Serkan abi ellerinde süper bir zincir aksam ve deri kıyafetlerle çıktı. Klavyecileri Tolgahan süper bir fötr şapka (genelde bu sihirbazlar giyer) ve aynı süperlikte kabarık yakalı bir kıyafetleydi. Karahan abi yüzüne örten

Black Omen

Black Omen

kukuletasıyla bir pelerin giyiyordu. grubun en eski iki elemanından olan Baran abi is her zaman ki gibi olanca etkileyici duruşu ile tam da karşımdaydı. Davulcuları Onur (lan şansa bak, Black Tooth’un da davulcusunun adı Onur) ise pek bir aksiyona girmemişti. Bu arada Onur gerçekten çok sevdiğim ve muhabbetinden keyif aldığım bir arkadaşımdır. Sevgili okurum Lise 2’den beri Black Omen seven bir insan olduğumu belirteyim hemen. Introlarının ardından ilk parça Reincarnational Meeting geldi. Güzel bir ısınma parçası oldu 🙂 Ardından gelen parça ise bir türlü anlayamadığım o girişteki söz kısmıyla Damned Renaissance oldu. Epey bir sallandım bu parçada 🙂 Ve ardından en sevdiğim 3 Black Omen parçasından birisi olan ve “Angels always deserve to die” vurucu girişiyle başlayan Elegy Of Infernal Angels geldi ama ne geldi! Karahan abiyle göz göze geldik bu cümleyi bağırırken 🙂 Sonraki parça anlayabildiğim kadarıyla Enchanting Chaos Of My Frozen Mind oldu. Ama ben parçanın çok hoşuma giden o introsunu duyamadım. Zira tam da bu aralarda bir yerlerde bassçı Serkan abi bir sorun yaşadı. Sistem yavaştan çöküyordu anlaşılan 😀 Ve sıra geldi Black Omen’ın en damar parçasına: Curtains Of Imaginary Vortex! Parçanın o mükemmel yavaş girişi ve süper gelişmesi ve mükemmel sonucu her zamanki gibi çatlayana kadar kafa sallattı kalabalığa 🙂 Bu şarkıda özellikle Karahan abi’nin sözleri bizzat jestlerle canlandırması iyice gaz verdi lan 🙂 Under The Armageddon Sky‘ı da çaldılar. Bir sonraki parça ise diğer bir en sevdiğim 3 Black Omen şarkısından birisi olan BLACK CANDLE idi. İlk defa lise 2 de bu parça ile tanımıştım bu adamları 🙂 Satırı satırına ezbere biliyorum bu parçayı. Her kelimesini Karahan abi ile birlikte söyledim. Hatta bir ara bana uzattı lan mikrofonu, o kadar! 🙂 Bu esnada Impatience grubunun davulcusu Umut ile aynı grubun basçısı Gülay geldiler yanıma. Tabi onlar beni tanımıyorlardı ama ben tanıyordum 🙂 Neyse, Black Omen sırasıyla Nergal And Ereshkigal ve Gate Of Darkness‘ı çaldı. Vee en sevdiğim Black Omen

Karahan Abi

Karahan Abi

parçasına sıra geldi. Hatta bir anlamda ben anons ettim lan parçayı. Karahan abi sıra son parçamızda diyince ben When The Sun Rises diye bağırdım. O da “Aynen öyle” diye tamamladı sağolsun. Artık şarjımın son demlerindeydim ama bu kopmama engel olmadı! Öldüm yeminle 🙂 Neyse, grup bitirdi. Ben hepsine teşşekür ettim. Geçen Zedd’deki konserde isteyemediğim penayı bu sefer istedim Baran abi’den. Sağolsun o da kırmadı verdi. Şu da bir gerçek ki bu konser Zedd’dekinden daha iyiydi ve daha kaliteliydi. Black Omen için de unutulmaz bir gece olduğundan eminim 🙂 Benim için de öyleydi.

Arkaya gittiğimde bizimkiler üst kattan inerek geldiler ve daha fazla dayanamayacaklarını söyleyip ayrıldılar mekandan. Haklılardı aslında daha üç grup çıkmıştı, çıkacak üç grup daha vardı ve ben de ölmüştüm resmen! Neyse, Episode 13 çıktı daha sonra. Onlar da en sevdiğim parçaları Pitch Black‘le başladılar. Hiç izlememiştim onları da, iyi oldu valla. 3 şarkılarını daha dinleyip Alkın’la ayrıldık mekandan. Saat 01:00 civarıydı.

Şimdi gece ile ilgili bazı notlar var;

:: Black Tooth tahminimce kişi azlığından dert ederek başladı konsere. Ama az ve öz sayıdaki dinleyici bence acayip sevindirdi Black Tooth elemanlarını. Az ama öz mesajı verdik.

:: Konser afişlerinde yazan bir içki bedava olayı kısmen hikaye. Zira verdikleri kupon 5 ytl değerinde ama bira 6 lira. Yani cepten 1 lira daha vermeniz gerekiyordu. Ayrıca su da 1.5 liraydı.

:: Konserde çok fazla çoluk çocuk vardı. Şimdi bana bi tarafların mı kalktı Mesut demeyin. Öyleydi cidden.

:: Black Tooth’un etrafında olan bir arkadaş vardı. Çok dikkatimi çekmişti dövmeleri falan. Küçük bir araştırma yapıp kendisini buldum.

:: Aygün ve Volkan onlarca fotoğraf çektiler. Aygün Black Omen ağırlıklı, Volkan’da Black Tooth ağırlıklı.

:: Gece sonunda elimde 3 tane pena oldu. Pena koleksiyonum giderek güzelleşiyor. Yalnız Volkan’ın bu penalardan haberi yok. Burayı okuyup öğrendiğinde muhtemelen sövecek bana 🙂

:: Black Tooth’un bu kadar samimi olması hepimizi çok sevindirdi. Aynı şekilde Black Omen’la da güzel diyaloglar içine girdim.

:: Tahrip grubunun ve Black Omen’ın bassta problem yaşaması çok enterasan oldu. Galiba amfinin girişinde bir problem vardı.

:: Bizim hazırlıktaki bir bayan hocayı da konserde gördüm dövmeli falan. Meğer gündüz hoca; gece metalciymiş 🙂

Yazıda adı geçen grupların myspace sayfaları:

Tahrip: http://www.myspace.com/tahrip

Black Tooth: http://www.myspace.com/blacktoothmusictr

Black Omen: http://www.myspace.com/blackomenturkey

Episode 13: http://www.myspace.com/episode13

Black Tooth Eskişehir Chapter: http://www.myspace.com/eskisehirblacktooth

Bunlarda geceden seçtiğim fotoğraflar. Özel sayfa yaptım ki yorum yazabilesiniz. Buraya tıklayarak hepsini görün hepsini!

Boynumun ağrısı 3 gün sürdü. İki gün de sesim kısık gezdim. Yazdığım en uzun yazılardan biris oldu bu yazım. Yazının gecikmesi Aygün’den playlistleri almam çok uzadığı için oldu. Çok eğlendim ama. Gene olsa gene giderim 🙂