Tag Archives: Karahan

Arşiv Tamam: Black Omen – Darkness Is My Essence

blackomen04Black Omen adını ilk defa duyduğum 2004 yılının üzerinden 15 sene geçmiş. Geçen bu sürede grup, bir demo ve dört albüm yayımlayarak ülkemizin diskografisi en kalabalık black metal gruplarından birisi haline geldi. Grup üyeleri ülkenin dört bir yanında (Eskişehir, Ankara, Trabzon, İstanbul) yaşıyor olsa da Black Omen halen Eskişehirli bir grup! Son çalışmaları Darkness Is My Essence ise, hem o derin mavi rengiyle hem ilk defa kaset olarak da basılmasıyla hem de yıllar sonra gelmesine rağmen hayal kırıklığı yaratmayan kalitesiyle başımızın tacı oldu.

Albümü geçen gün hem kaset hem de CD formatında Eskişehir’de tek satış noktası olan Adımlar Kitabevi‘nden aldım. Bu aşamada Serkan abiyi ve Ali‘yi epey darladım, bana kızmasınlar 🙂 Özellikle kaset çok sınırlı sayıda (50 adet) üretildi. Tükendi mi bir daha bulmak imkansız. Kasetler, Khufu Records tarafından basıldı. Adını çok duyuyoruz bu aralar. Okumaya devam et

Black Omen – 30 Nisan Peyote Konseri

bo2Black Omen, bu blogda defalarca okuduğun, Türkiye’de tarzının en iyi gruplarında biri sevgili okur. 2004 yılında Mehmet‘in elime sıkıştırdığı demoları ile tanıyıp takip etmeye başladığım grup, bugün 3 albüm kaydetmiş ve Melodik/Senfonik Black Metal tarzının Türkiye’deki en köklü gruplarından birisi.

Sahnede izlemeyeli çok uzun zaman olmuştu Black Omen’i. 30 Nisan’daki bu konserlerini ilk duyduğumda epey heyecanlandım. Bir etkinliğe gidilebilecek en güzel zaman olan cumartesi gecesine denk gelmesi, konsere katılmayı farz kılıyordu.

bo01Etkinlik akşamında Peyote’de pek çok tanıdık sima gördüm. Eskişehir’de gerçekleşen metal organizasyonlarında gördüğümüz hemen tüm müzikseverler oradaydı. Mekanın kapısında önce Black Omen vokalisti Karahan‘la, daha sonra Serkan abi, Ali ve Tolga‘yla karşılaştık. Kapı açılışının saat 22.00’de olduğunu öğrendik. Ancak bir Peyote klasiği olduğu üzere, konserin gece yarısına doğru başlayacağı konuşuluyordu.

Konser salonuna girdiğimde sahnede yanan iki şamdan karşıladı beni. İnsanlar yavaş yavaş sahne önünde yerlerini alıyordu. Çok uzun beklememize gerek kalmadı ve Black Omen elemanları birer birer sahnedeki yerlerini aldılar. Saat gece yarısına yaklaşmışken konser başladı.

bo4

Grup üç albümde de parçalar çaldı. Konserde, daha önce bir Black Omen konserinde görmediğim üç farklı olay oldu. İlk olarak grubun davulcusu ve yakın arkadaşımız Onur, efsane parça Loki‘den önce bir davul solo gerçekleştirdi. Açıkçası bunu başka konserlerinde de yapıyor mudur bilmiyorum ama insanları şaşırtan ve insanların hızını arttıran bir atraksiyondu bu. Zaten devamında patlayan Loki ile Black Omen, ezmeye başladı. Aşağıdaki videoda o anki performanslarını izleyebilirsiniz.

Black Omen, köklü bir beste grubu olduğundan konserlerinde hiç cover çalmıyordu. İşte ilk defa bu konserde, Dissection‘dan Night’s Blood çaldılar. Bu cover’ı Gülay ve Umut‘la birlikte dinledik. Jon abimizin anısına cehenneme selam çaktık.

Grup hiç ara vermeden sahnede kaldı. “Artık bitti” dediklerinde ise seyirciden inanılmaz bir bağırış çağırış yükseldi. Bir Black Metal konserinde böylesini beklemezdiniz. Bir kısım seyirci Night’s Blood bir kısım ise Black Candle‘ı yeniden çalmalarını istiyordu. Bunun üzerinde bir kere daha Black Candle’ı çalmaya başladılar. Bu da o gecenin unutulmazlarından bir tanesiydi.

bo3

Konser bittiğinde Sertan Hoca‘yla ayak üstü lafladım ve görebildiğim diğer tüm dostlarla vedalaştım. Favori parçalarım Black Candle, Loki, When The Sun Rises ve Curtains Of Imaginary Vortex‘i canlı canlı dinlemenin huzuruyla mekandan çıktım. Gruba ve organizasyona bir kere daha teşekkür ederim. Şimdi yazı biterken sizi şöyle efsane bir girişe sahip olan Loki’yle baş başa bırakıyorum:

Fotoğrafları, grubun Facebook profilinden aldım.

Eskirock Metal Fest. Vol. 5

eskirockmetalfest5Artık geleneksel hale gelen bir metal müzik festivalinden söz ediyorum sevgili okur. Yaklaşık 2.5 senedir yılda iki defa düzenle(yebil)diğimiz Eskirock Metal Fest serisinin son ayağını da 12 Kasım Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdik. Bu yazıda kısaca konser öncesi ve konser anında yaşananlardan bahsedeceğim.

Organizasyon aşamasında herhalde en çok sıkıntı yaşadığımı konserimiz bu oldu sevgili okur. Zira ilk tercih ettiğimiz tarih olan 29 Ekim tarihi Cumhuriyet Bayramı ile ilgili bir kutlamayla çakıştığı için etkinliği bir süre ertelemek durumunda kalmıştık. 29 Ekim’in devamındaki hafta ise bizim fakültelerde sınav haftası başlıyordu. Dolayısı ile bir sonraki haftayı, yani 12 Kasım’ı işin hayrı bakımından uygun bulduk. Ancak o hafta da Anadolu Üniversitesi‘nde tek vize yapan birimler için sınav haftasıydı ama Osmangazi Üniversitesi‘nin tamamında ve Anadolu Üniversitesi’nin iki vize yapan fakültelerinde sınav olmadığı için tarihi değiştirmedik.

Hayatın her gün pahalandığı bir ülkede takdir edersiniz ki cebimizdeki para azalırken masraflarımız da hergün artıyor, harcamalar her ay bir önceki aya göre pahalanıyordu. Üstelik bir de İstanbul-Eskişehir arasındaki tren seferlerinin yapılamıyor olması yol maliyetlerini iki katına çıkarmıştı. Bira pahalanmış, kiralar artmış, donasa bile zam yapılmıştı 🙂

Derin bir nefes alıp yaşadığımız tüm aksilikleri geride bıraktık. Önce diğer konserlerden iyi ya da kötü, alışkanlık haline getirdiğimiz şu konser teaser’ımızı hazırlattık Ayberk ve Gil‘e. Videonun başındaki o karga, bizim için yapılan bir animasyondur, yani herhangi bir yerden alınmamıştır, emek verilmiştir. O açıdan bu iki dostumuza bir kere daha teşekkür ederim Eskişehir Rock Topluluğu adına.

Konserden bir gece önce, 11 Kasım Pazar gecesi, diğer festivallerden farklı olarak ilk defa bir Eskirock Gecesi düzenledik. Konser öncesinde bir toplanalım istedik. Prison Bar‘da Kayra ile anlaşıp ön satış bileti alan müzik severlere indirim sağladık. O akşam pek çok eski dostumuz ile görüşme fırsatımız oldu. Güzel bir akşam geçirdik. Sonra hemen eve gelip uyudum iyice dinlenebilmek için.

Pazartesi sabahı okula gittim. Öğleden sonra çıkabilmek için hocamdan izin aldıktan sonra okuldan ayrıldım yemek yiyip. Saat tam  14:00’de yanında Halil ve sponsorumuz IMG Music‘ten on numara insan Hicri abi olduğu halde Nakliyeci Hasan Abimiz kamyonuyla geldi 222’nin önüne. Kamyonetten ekipmanları indirip sahneye taşıdık. Zaten kısa bir süre sonra da gecenin ilerleyen saatlerinde işinde gösterdiği üstün başarılardan ve bize yaptığı “katkılardan” dolayı plaket vereceğimiz tonmaisterimiz, canımız Serdar Abimiz geldi. Sahneye davulu kurduktan ve amfileri yerleştirdikten sonra kablo tesisatını da kurdu Serdar Abi. Bu esnada gruplar da yavaş yavaş gelmeye başladılar. Tanıdıklarımızla hasret giderdik, tanımadıklarımızla tanıştık. Zaten bu konserlerin bizim için en heyecanlı yanı da yeni insanlarla tanışmak oluyor.

Konser için belirlediğimiz sahne sıralaması şu şekildeydi:

  • Heretic Soul
  • UÇK Grind
  • Carnophage
  • Episode 13
  • Lamb Of God Tribute

Soundcheck süreci planladığımızdan biraz geç bitti, bu gecikme de kapı açılış saatine yansıdı dolayısı ile. Planladığımızdan yaklaşık 40 dakika sonra açtık kapıları ve soğuktan üşüyen metal müzikseverler içeri doluştular. Kapı açılışından da kısa süre sonra konser başladı. Biz de nefesimizi tutup bakalım bu konserde neler olacak diye beklemeye başladık.

Heretic Soul ve ben

Güne şanssız başlayan dostlarımız, Heretic Soul ilk sırada sahneye çıktı. Süpersonik davulcuları Erhan‘ın davulları ve Sarp‘ın harika vokalleriyle sevdiğim bu grup tam da tahmin ettiğimiz gibi bir açılış yaptı. Kendi tabirleriyle Nihilistik Death Metal‘in ağa babaları olduklarını gösterdiler. Güne şanssız başladıklarını söylemiştim. Şöyle oldu: Basçıları Eskişehir’e gelirken cüzdanını düşürmüştü ve buna bağlı olarak bir gecikme yaşadılar. Ancak kısa sürede ses kontrollerini tamamlayıp sahneye çıktılar ve seyirciyi coşturdular. Zaten Erhan’ın davullarıyla coşmayacak death metalci yoktur herhalde. Heretic Soul sahnedeyken tüm UÇK Grind ekibi de grubu ilgiyle izledi. Gerçi herhalde ilk defa bu konserimizde, bütün gruplar bütün grupları izleyebildiler. O açıdan da çok hoş bir ortam oldu. Heretic’in en sevdiğim parçası Mental Decay‘de ben de dayanamayıp sahne önüne koştum, kalabalığa karıştım işi gücü bırakıp. Grup gayet iyi dileklerle sahneden indi 🙂 Togay‘la ben içimizden helal olsun lan dedik.

UÇK Grind

Ufak bir aradan sonra UÇK Grind sahneye çıktı. UÇK Grind, yakın zamanda kadrosunda bir takım değişiklikler yaşamasına rağmen, bu değişimleri hep pozitif yönde kendisine katan; Türk metal piyasasının en saygıdeğer gruplarından biridir. Konser gününe kadar açıkçası kişilikleri konusunda bir bilgi sahibi olmadığımız grup üyelerinin çok iyi birer dost olabileceğini de öğrendik. Sevdiğimiz insanların, kendi aralarında birbirlerini de sevdiklerini görünce özellikle Volkan‘la ben de daha bir sevindik 🙂 Neyse, UÇK sahneye çıktı ve şöyle bir baktı seyirciye. Tanju Abi, o her zaman ki yüksek enerjili performansıyla tüm o seyirciyi ezdi geçti. UÇK’yı herkes Tanju Abi ile tanıyıp sevse de biz ekip olarak Levent Abi‘nin hayranıyız onu da söylemeden geçmeyeyim. Grup, Trust or Grind isimli parçalarında bir önceki davulcuları Savaş Abi‘yi sahneye çağırdı ve bu parçayı bu şekilde icra ettiler. Tanju Abi, insan ırkının yok edilmesine dair manifestolarını açıkladıktan sonra efsane parçaları The Human Race Must Be Destroyed‘ı da çaldılar. UÇK Grind, sahneden alkışlar eşliğinde indi. En son 3 sene önce Chaos Murat Abi‘nin getirdiği grubu, yıllar sonra tekrar kendi organizasyonumuzda dinlemenin haklı gururunu yaşadık biz de o alkışları yüreğimizde hissederek 🙂 Çok dokunaklı oldu lan farkındayım.

Tanju Abi ve ben

Tanju abi ile birlikte fotoğraf çektirdikten sonra içeri koştum. Sahneye bir Eskirock efsanesi Onur kardeşimizin grubu Carnophage çıkacaktı. Bugüne kadar yaptığımız 5 konserin dördünde 3 farklı grupla sahneye çıkan Onur, bu rekorunu kendisi gibi dört konserde 3 farklı grupla sahneye çıkan Karahan‘la paylaşıyordu. O açıdan Onur’un ve Karahan’ın bizdeki kredileri epey fazladır 🙂 Her neyse, Carnophage özellikle hızlı ve teknik riffleriyle ön plana çıkan Ankaralı bir Death Metal grubudur eğer halen duymayanlar varsa. Vokalleri Oral Abi, Cidesphere grubunun da eski vokaliymiş üstelik konser günü öğrendiğime göre.

Carnophage

Carnophage’ı daha önce iki defa izlemiştim. O yüzden parçalarını ve sahnelerini gayet iyi biliyordum. Bu gruptan da bassçıları Bengi hocamızı ayrı bir severim 🙂 Kendisiyle ayaküstü biraz sohbet fırsatı buldum ve konuştuk.

Carnophage’ın davulcusu Onur, bana ve Alper‘e göre Türkiye’nin en iyi üç metal davulcusundan birisi olduğu için biz kamerayı ekipmanı kurup sadece Onur’u çektik videoya konser boyunca. Böyle bir davranış geliştirdik herifin yeteneğine karşı 🙂 Carnophage, Episode 13’ün tarzının verdiği avantajı saymazsak, gecenin en öfkeli grubu oldu. Sahne önünde de çok büyük ilgi vardı. Ortalık fena karıştı. Kardeşim Murat falan düştü masaları devirdi, oturan kızlardan biri yere düştü falan. Öyle bir karıştı yani ortalık. Fazlasıyla can yakan bir performans oldu yani.

Episode 13 (Mehmet Şahin Tabak)

Carnophage sahneden indiğinde saat 23.00’e yaklaşıyordu. Sırada Eskişehir’de kurulan ve Black Omen‘la beraber şehrimizin en başarılı grubu olan Episode 13 vardı. Grup uzun vadede çok fazla eleman değişikliği yaşamıştı. Ancak kadrosunda her daim orjinal kadrodan birilerini bulundurabilmişti. Nursuz‘un gruptan ayrıldığını duyunca üzülmüştüm ama konser günü grupla birlikte görünce epey sevindim. Biraz muhabbet ettik. Bu arada grubun yeni gitarist ve davulcusu ile de tanıştık. İkisi de İzmirli olan bu müzisyenlerin çok kaliteli müzik adamları olduklarını Togay’dan ve sahnelerinden öğrendik. Episode 13’de Ozan‘ın vokalleri zaten meşhurdu. Bunun üstüne bir de ekibin geri kalanının müzikalitesi eklenince pek çok izleyiciye göre gecenin en başarılı performansını sergilediler. Grup küçük bir talihsizlik yaşadı ancak. Performansın ilk dakikalarında gitaristleri bir problem yaşadı ve bu problemi bir başka gitar bularak telafi ettik. Episode 13, vites düşürmeden devam etti böylece. Grubun sahne performansı sonradan Shining’in turne menajeri olduğunu öğrendiğimiz birisi tarafından detaylı olarak kameraya alındı. Bu görüntüler nerede nasıl ortaya çıkacak heyecanla bekliyoruz. Episode 13, gayet olağanüstü bir şekilde şovlarını bitirdi ve sahneden indi. Bu arada Togay’ın yanına gidip ben de İzmir’den hakikaten müzisyen çıkıyor lan dedim.

Lamb Of God Tribute (Türker)

Episode 13 sahneden indikten sonra organizasyonun birkaç ufak tefek sıkıntısını çözüp sahneyi Lamb Of God Tribute için hazırlamaya başladık. Bir önceki konserimizde Lamb Of God Tribute efsane bir performans göstermişti ve konserden sonra bile günlerce sohbetlerimizin konusu olmuşt. Türkiye’nin ilk ve tek Lamb Of God Tribute grubu olmaları açısından ben Eskişehir’deki Lamb Of God fanlarını çok şanslı buluyorum. LOG Tribute, vokalleri Türker‘in kendine has sahne ağzıyla birer birer vurmaya başladı izleyenleri. Sıra Redneck‘e geldiğinde ben de dayanamadım ve üstü başı çıkarıp Ergin‘e emanet ettikten sonra daldım sahne önüne. Parçanın ortasında Kerem‘le Yusuf bize bir süpriz

LOG Tribute sahne önü

yapsalar da devamında Walk With Me In Hell‘i bağlamaları gecenin en efsane anı oldu benim için. İlk defa bir Eskirock konserinde stage dive yapıldı. Çok kıskandım elemanı. Lamb Of God Tribute, wall of death yaptırıp artık yapılacak bir şey kalmadı diyip bitirdi performansını ve Eskirock Metal Fest. Vol 5 bitmiş oldu. Saatler 01.30’u gösteriyordu bittiğinde konser. Planlanandan tam 1.5 saat geç bitti yani.

Tonmaister Serdar Abi’ye vereceğimiz plaketi takdim etmeden hemen önce

Konsere gelen tüm müzikseverlere ve Eskişehir Rock Topluluğu üyelerine teşekkür ederiz. Ayrıca organizasyon ekibimiz, kardeşlerim Volkan, Togay ve Halil’e de teşekkür ederim.

Hürriyet

Yerel ve ulusal basında da konserimizle ilgili ufak tefek de olsa haberler çıktı. Bunları ilerleyen zamanlarda buldukça buraya ekleyip güncelleyeceğim zaten. Hatalı ve yanlış bilgilerle dolu olanları ile buraya koymaya gerek yok.

Bu konserimizde de diğer konserlerimizde olduğu gibi bilboarlar bastırdık. 222 Park’ın duvarında görüp önünde fotoğraf çektiren varsa bana ulaştırsın, süpriz bir hediye vereceğiz.

Ayrıca aylık kültür ve sanat dergisi IDEA Magazine‘de bir tam sayfa ayırıp konserimizin afişini yayınlamış destek olmak için. Çok teşekkür ederiz editör dostumuz İlker Şimşekcan‘a.

Bu konserimizde katılımın artık yerel bazdan çıkıp tamamen ulusal boyutlara ulaştığını görüp çok sevindik. Erasmusluları ve Norveç’ten gelen iki misafirimizi saymazsak; başta Ankara, Afyon ve Kütahya olmak üzere İstanbul, İzmir ve Adana’dan ve daha pek çok ilden doğrudan katılımcılar vardı.

Hürriyet – 16 Kasım 2012

18 Kasım – Sakarya Gazetesi

Özellikle Audio Kombat kardeşleri (Sertan Hocamı ve Süheyl‘i) görmek beni çok mutlu etti konserde. Bu benim için büyük bir destekti. Süheyl’le dertleştim biraz, sağolsun epey moral verdi 🙂 Manevi desteğin yanında ekipman desteği ile sponsorumuz olan IMG Music ve İlkay Abi ile; Serdar abiye, Onur Özçelik ve Umut Kaya‘ya özellikle davul konusundaki ekipman destekleri için minnettarız.

UÇK Grind – Sınır Ötesi (2012)

Birkaç gün içinde yine blogda okuyacaksınız gerçi de, UÇK Grind’ın belki de Türkiye’de ilk defa olarak özel bir format ve tasarımla hazırlayıp 2012’de sınırlı sayıda çıkardığı Sınır Ötesi isimli EP’sini hediye etti Tanju Abi. Beni fazlasıyla mutlu etti. Buradan olur da okursa bu yazdıklarımı kendisine çok teşekkür ederim.

Bu geceden hareketle yepyeni bir keşifte bulundum: Dark Eden. Episode 13’ün gitaristi Mehmet Şahin Tabak‘ın vokal ve gitaristliğini yaptığı bu İzmirli melodik black metal grubu son zamanlarda yaptığım en sağlam keşiflerden biri oldu. The Crimson Path isimli parçaları ve klipleri çok başarılı. Bu açıdan muhakkak takip edilmesi gereken bir grup. Çok kısa sürede de albümleri çıkacakmış zaten. Kendilerini takip etmek sadece 1 tık kadar yakın: https://www.facebook.com/darkedentr

Yazıda kullandığım görsellerin bazılarını Hicri Abi’den aldım. Bir tanesini de Buğra çekti sağolsun. Hepsine teşekkür ederim. Birkaç gün içinde sayfayı yeniden kontrol edebilirsiniz. Zira bir takım video ve görseller daha ekleyip güncelleyeceğim.

Etkinliğin halen açık facebook sayfası: https://www.facebook.com/events/504845039530554/?ref=ts&fref=ts

EPISODE 13 (Eskişehir) https://www.facebook.com/episode13official

CARNOPHAGE (Ankara) https://www.facebook.com/pages/CARNOPHAGE/9765924066?fref=ts

UÇK GRIND (Istanbul) https://www.facebook.com/pages/UCK-GRIND/12842079537?fref=ts

HERETIC SOUL (Istanbul) https://www.facebook.com/hereticsoul1

LAMB OF GOD TRIBUTE BAND (Eskisehir) https://www.facebook.com/lamb.of.god.tribute.band

Hatamız olduysa affedin, bir sonraki konserde görüşmek dileğiyle.

Mesut Proofhead Çiftçi

GÜNCELLEME: 16 Kasım. Hürriyet haberi eklendi. 18 Kasım. Sakarya haberi eklendi.

Garmadh – Katastrophe Remastered Edition

Katastrophe Remastered Edition (2011)

Eskişehirli Black Metal grubu Garmadh‘ın 2008 yılında çıkardığı Katastrophe isimli çalışma, bu yıl yeniden masteringi yapılıp yayınlandı.

Bu EP, diğer remastered edition çalışmalarındam farklı olarak hem vokallerin tamamen değişik yeni vokalist Karahan tarafından yapılması hem de ilk çalışmadan farklı olarak yepyeni iki besteyi içermesi bakımından kayda değer ve arşivlik bir çalışma olmuş.

Şu an yazarken dinliyorum bir yandan da EP’yi. Garmadh’ın bundan önce bir self-record, iki EP çalışması olmuştu. Şu an kadrosunda yer alan elemanların hiç biri kurucu kadroda yoktu. Yani grubun kurucuları artık çeşitli sebeplerden ya müzik yapmıyor ya da gruptan ayrılmışlar. Şu an grubun parçalarını yazan kişi, bence gruba en büyük katkıyı sağlayan kişidir aynı zamanda, Serkan özellikle gitar tekniği ve müzisyenliği ile bilinen bir arkadaşımızdır. Salt black metalle sınırlı kalmayan müzisyenliği sayesinde grubun parçaları teneke gürültüsü olmaktan çıkıyor, yapılan müzik kalitesini hissettiyor.

Grupta vokalde Karahan, gitarda Psychomilita, bassta Jinn yer alıyor. Son konserlerinde session eleman olarak davulları Türkiye’nin en iyi iki metal davulcusundan biri olan Black Omen ve Carnophage‘dan tanıdığımız Onur çaldı.

Katastrope EP’si, ilk versiyonundan farklı bir intro ile başlıyor. Bu intro bence söz yazılıp albüme parça olabilecek kadar iyi bir çalışma olmuş. Dinlerken ne den bilmiyorum bana Shining‘i anımsattı. Gitar tonundan mıdır yoksa içerdiği karamsar havadan mıdır bilemedim. Belki de Shining diskografisinin çok küçük bir kısmını bildiğim için yanlıyor da olabilirim.

Bu parçanın ardından çalışmaya adını veren Katastrophe başlıyor. Uçak sesleri, makineli tüfek sesleri, siren sesleri, bomba patlamaları geliyor öncelikle kulağınıza. Sonra geri sayım başlıyor ve parça başlıyor. Bir black metal parçasından beklenen sertlikte vokaller duyuyoruz parça boyunca. Gövde melodisi çok sağlam oturmuş bence. Aralardaki aksak kısımlar işin kaliteli yapıldığını gösteriyor. Dikkatli dinlediğimizde vokalin okuduğu cümleleri de anlayabiliyoruz. İşte bu da benim özellikle sevdiğim bir sevdiğim özelliktir. Bu şekilde vokallere sahip black metal parçalarını nedendir daha çok severim. Parçanın sonuna doğru genelde Immortal’dan beklediğimiz o absürd gitar rifflerinden birisi başlıyor ve parçanın sonuna kadar aynı çizgide gidiyoruz. Katastrope güzel parça ancak kesinlikle bu çalışmanın en iyi parçası değil.

Katastrope’dan sonra Outro geliyor. Evet, 5 parçalık bir albümde 3. parçanın Outro olması biraz garip ama son iki parça albüme bonus travk olarak eklendiğinden mantıklı olanı da bu. Bu çok kısa ve kilise orgu ve koro ile yazılmış bir parça. Outro olarak pek başarılı bulduğumu söyleyemem.

Ve nihayet en sevdiğim parça: Fountain Of Death. Parça Evil Dead‘ın meşhur “one by one we will take you” skiti ile başlıyor. Ardından Karahan’ın tanıdık çığlığını duyuyoruz. Bu parçada çift gitar kullanıldığından Serkan’ın özellikle gitarları ile çok başarılı bir iş çıkardığını söyleyebiliyorum rahatlıkla. Black Metal’i taramadan ibaret gören ya da öyle olduğunu iddia edenlere dinletilebilecek belki de en iyi örneklerden birisi olmaya aday bu parça. Tanıyanlar black ve death metalin özellikle melodik türevlerini sevdiğimi bilir. Bu parçada özellikle çift gitarın katmış olduğu melodiklik sayesinde albümün en sevdiğim parçası oldu. Parça tıpkı başladığı gibi bir skit ile bitiyor.

Turkish War Machine diye bilinir Garmadh. Katastrophe’un başlangıcından yer alan ses efektlerini duyanlar da bu yüzden şaşırmazlar. EP’nin son parçası Downfall‘da benzer efektlerle başlıyor. Davul olarak en beğendiğim parça bu açık ara farkla. Çok daha yırtıcı vokalleri var Karahan’ın. Parçanın Serkan vokalli versiyonunu da biliyorum. Karahan’ın parçaya kattığı hissiyatı çok daha iyi görebiliyorum bu sayede. Bu da çok aksak kısımlar içeren bir parça olduğundan ziyadesiyle tatmin edici benim için. Özelikle 2.40 civarında başlayan bir “You never forget!” kısmı var ki konserde bu kısımda ortalık karışır. Parçanın tek kötü yanı bitişte yer alan skit bence. Nazilerin seslerini duyarak bitiriyoruz parçayı.

Garmadh (2008)

Garmadh bence albüm öncesi çıkarabileceği en iyi çalışmayı çıkardı sevgili okur. Bunun EP’si böyleyse albümü nasıl olur diye bekliyorum şimdi ben. Puan vermek saçma olacak. Bu yüzden bu EP’ye puan vermeyeyim. Ancak dağıtımı serbest olduğundan sen hemen alttaki linke tıklayıp indirebilirsin, dinleyebilirsin.

Grup hakkında detaylı bilgi: http://www.reverbnation.com/garmadh

KATASTROPHE REMASTERED EDITION DOWNLOAD

9 Mayıs Eskirock Metal Fest Vol. II

Sonbaharda yani 18 Ekim’de ilkini yaptığımız festivalin, ikincisini de geçtiğimiz 9 Mayıs günü yaptık sevgili okur. Bu yazıda da o gün olanları hem organizasyonu yapan kişi hem de bir müziksever gözüyle anlatacağım.

O gün saat 14.00 civarı Togay’la Volkan Karakedi Müzik’ten ekipmanları alıp getirdiler 222’ye. Bir önceki konserde çalıştığımız tonmaisterden farklı olarak bu sefer sağolsun başka bir arkadaş yardımcı oldu. Çok da iyi yaptı işini. Neyse, tonmaister mekana gelir gelmez hemen kurulmaya başlandı ekipmanlar. Davuldan sorumlu yaptığımız eleman gecikti biraz ama hızla kurdu onlarda. Ancak sonradan fark edecektik ki bu kurulum sadece kendi gruplarına has bir kurulummuş ve bizim için sıkıntı yaratacaktı.

Neyse, şehir dışından gelecek gruplar yavaş yavaş Eskişehir’e ulaşıp 222 Park’a gelmeye başladılar. Sağolsun Volkan’la Togay ilgilendiler bunlarla. O gün Halil ve ben biraz geç geldik çünkü okulda quiz ve sunumlarımız vardı. Davulda az önce bahsettiğim sıkıntılar yaşanacağı belli olunca ben ne olur ne olmaz diye kendi zillerimi getirmiş ve Karakedi Müzik’ten de ilave zil sehpası almıştım. İyi ki almışım.

Togay’la birlikte hemen Merchandise standımızı kurduk. Geçen seferdekinden daha güzel oldu bu sefer. Stantta gece Godspel, Sabhankra, Garmadh ve Fire and Forget gruplarının albümlerini satıldı. Ayrıca süper avantajlar sağlayan Eskirock Üye Kartı’da isteyenlere verildi. Bunlardan hariç bir de Buğra Toksoy’un Krevestreb Fanzin’ini sunduk. Kendisini kırmış ya da incitmiş olmalıyız ki silmiş arkadaşlarından 🙂 Canı sağolsun.

Tüm hazırlıklar yapıldı ve kapı planlanandan yarım saat sonra açıldı. Sahneye ilk olarak yeni grup Anubis çıktı. Anubis grubunu sahnede izlemedim. Bir defa içeri geldiğimde We Will Rise’ı çaldıklarını anladım. Onunda davulları çok iyiydi. Vokalini cidden beğenemedim.

Bu gruptan sonra aslında sahneye Mosh çıkacaktı. Ancak gecikmeden dolayı Ankara’dan gelen dostlarımız Truck grubunun tren biletleri sıkıntıya girmesin diye 2. olarak sahneye Truck çıktı. Bu noktada Mosh grubunun vokalistine anlayışı ve özverisi için ayrıca teşekkür ederim. Önceki grubun ekipmanları sahneden sökülüp bu grubun kullanacakları takıldı. Yine bir zaman kaybı oldu. Truck’ı sahnede ilk defa dinleyecektim. Vokalleri Karahan’ı zaten biliyordum sahnede de izlemiştim. Ama özellikle Dağhan’ı merak ediyordum. Bence gayet iyiydiler. Pantera‘dan 5 Minutes Alone çaldılar ki ne çaldılar! Adamın gitar çalışı falan da gayet iyiydi. Truck cover ağırlıklı çaldı. Benim “benzinlik” dediğim parçalarını çaldılar ki süperdi. Ancak bir talihsizlik sonucu ki bunu da sonradan trampet sehpasından kaynaklandığını öğrendik, ayarlanırken nasıl gözden kaçmış bilmiyorum, grup çalarken trampetin alt derisi yırtıldı. Mecburen bir kesilme oldu. Ancak talihliymişiz ki imdada tonmaister abi yetişti. Hemen kendi ekipmanlarından bir trampet verdi. Biz de o esnada yırtılan derinin yenisini almak üzere Murat’ı Senkop Müziğe yolladık. Performansta 5 dakikalık bir duraksama olsa da grup aynı gazla 2 parça daha çaldı ve mükemmel bir şekilde sahneden indiler. Hepsine buradan emekleri için teşekkür ediyorum kendim ve organizasyon adına.

Truck grubunu uğurlarken Mosh sahneye çıktı. Burada da yine sahneye yeni baştan kurulum yapıldı. Mosh grubunu izlemedim. Bu arada konserden önce Kene grubundan bir elemanla sahneye çıkacaklarını söylemiştiler ve biz de o şekilde duyurmuştuk. Ancak öyle bir şey de olmamış. Bilgi vermediler, sebebini soranlar için söylüyorum.

Fire And Forget - Hande

Fire And Forget

Fire And Forget

Mosh’tan sonra benim acayip bir merakla beklediğim İzmirli dostlarımız Fire And Forget çıktı sahneye. Togay’ın grubu olmasından dolayı da ayrı bir sempati beslediğimiz grubun en dikkate değer özellikleri ise oryantal bir havası olması, bir hikayenin tümünü albümlerinde anlatması ve alışılmıştan farklı olarak bayan brutal vokal kullanmalarıdır. Introları başlayınca merakım iyice kabardı. Performans başlayıp Hande mikrofona haykırmaya başlayınca bu grubun iş yapacağını anladım ve işi gücü bırakıp oturup izledim. Grup zaten albüm kapaklarından şarkı sözlerine kadar Amerika’nın bu savaş ve işgal politikasını eleştirdiği için bir anda salondaki herkes aynı moda girdi. Handenin vokali olması gerektiği gibiydi. Yalnız solo gitaristleri çok iyiydi. Bu arada bas gitarı The Trusted’tan Tayfun çaldı. Davulda ise bugüne kadar gördüğüm en sakin, en rahat metal davulcusu vardı. Bu adamla arkadaş olacağım. Fire And Forget’in albüm lansman konseriydi bu konser ve bence gayet başarılıydı. Albümlerine de ilgi oldu. İnsanlar memnun kaldılar.

Godspel

Fire And Forget’ten sonra sahneye Godspelçıktı. Godspel konser öncesi özellikle davul ekipmanı konusunda sıkıntı yaşadı ancak tüm sıkıntıları çözmesini bildik. Kim olduğunu bilmediğim birkaç kendini bilmezin gruba sözle sataştığını, rockstar falan dediğini öğrendim sonradan grup haricindeki başka ağızlardan. İyi o gün o sinirle ve stresle ben duymamışım bu ‘gerçek metalcilerin’ satışmalarını. Neyse, Godspel tam bir lansman konserine yakışır biçimde hazırlıklarını yaparak sahneye çıktı. Çıkmadan önce sahnedeki davul ekipmanları sıfırdan kuruldu. Gruba olan ilginin büyük olduğunu biliyorduk ve biraz bunu performans esnasında da görecektik zaten. En süper metalciler ortamdan ayrıldıktan sonra,

Godspel - Yağız

grup son kontrollerini yaptı ve performansa başladı. Önceki performanslarından farklı olarak vokalistleri değişmişti. Yeni vokal Anıl’ı ben de dahil pek çok kişi başarılı buldu. Grup melodileri, soloları ve geçişleriyle yüzleri gülümsetti, tüyleri diken diken etti. Pek çok geçişlerinde daha parça devam ederken alkış aldılar, alkış sesleri parçayı bastırdı. Performansın ortalarında Ancient Love isimli parçalarında ciddi birkaç hata yapsalar da genel olarak performansları beğenildi. Grup sahneden indikten sonra insanlar grubun çıkardı Promo EP’yi satın almak için Merchandise standına koştular. Volkan, Halil, Togay ve ben söyleyebiliriz ki gecenin en iyi performanslarından birisiydi. Dinleyen kimse sıkılmadı.

Godspel sahneden indikten sonra sahneye çıkan gruplar arasında en deneyimli gruba sıra geldi. İstanbul’dan VOODOO MEDICINE! Grup en son çıktı. Takdir edersiniz ki seyirci sayısı epey azalmıştı ama inan bu beni mutlu etti sevgili okur. Çünkü bu kadar kaliteli bir müziği, bu kadar kaliteli bir performansı dinlemek için insanın bir şeyler feda etmesi gerekir, sabırlı olması gerekir bence. Aralarında benim de olduğum 50 kişilik bu sabırlı kitle son saniyesine kadar eğlendik. Hard Rock müziğin en gaz parçalarını birebire yakın kalitede çalan grup sahneden indiğinde inanın seyirciler üzerimize yürüdü inmesinler diye. Grup üyelerine ve aslında şehir dışından gelen tüm gruplarımızın üyelerine tekrar tekrar teşekkür etmek gerek. Hiçbir kapris çekmedik, hiç kimse sıkıntı yaratmadı. Voodoo Medicine’de gecenin şanssız gruplarındandı. Performansları başlamadan bass gitaristin gitarı bozuldu ve Godspel’den Ufuk’un gitarını aldı. Performans devam ederken davulcularının baget sıkıntısı oldu ama hemen hallettik. Voodoo Medicine’in internetten bulun profiline girip bakın. Adamlar sürekli bir yerlerde konserdeler. Ben şimdi anlıyorum neden olduğunu. Çünkü çok iyiydiler. Bu grubu metal grubu olarak değerlendirmiyorum. O yüzden gecenin en güzel performansı bu gruba aitti derken sakın beni yanlış anlamayın. Etkinlik aksaklık gedikliklere rağmen saat 01.30’u biraz geçe bitti.

Çekilişle iki şanslı Eskirock Üye Kartı sahibine Haggard Konseri bileti hediye ettik. Ayrıca kart sahibi tüm katılımcılar o gece evlerine 2.5 lira daha az bilet parası vermiş ve 3 grubun albümünü hediye almış olarak döndü.

Sıkıntılar oldu. Hem de ciddi sıkıntılar. Bu sebepten dolayı gece boyunca bize sıkıntı çıkartan, vaatlerini yerine getiremeyen gruplar ve kişilerle de bir daha çalışmama, çalıştırmama kararı aldık. Bir de konserden sonra birkaç kişinin Volkan’a ve bana yaptığı telkinlere uyarak bundan sonra grupları sahneye çıkarmak için muhakkak önceden dinleme kararı aldık. Böylelikle “Müzikalitesi olmayan grupları sahneye çıkarıp kaliteli müzik yapan insanları izlemeye mahkum etmeyin” diyen arkadaşımızın da temennisi gerçekleşmiş olacak.

Konsere katılım iyiydi. Geçen organizasyona göre katılım azdı ama konserin yarattığı kaynak ve etkilediği insan sayısı çok fazlaydı. Amacımıza ulaştık kısacası. Gece boyunca Volkan uzun süre sonra ilk defa fotoğraf çekti. Ayrıca Sercan’a ve Aygün’e de teşekkür ederim. Yakın dostumuz Serkan da Garmadh’a yaptığı inanılmaz 3 parça ile hem gönlümüzdeki yerini iyice sağlamlaştırdı hem de destek oldu. Çalışan herkese Alper‘e, Sercan’a, Koray’a, Merve’ye, Murat’a (adam ol), Savaşalp’e, Yunus’a, Halil kaptana, Togay’a (sen baya çalıyon), Volkan’a ve zerre kadar emeği geçen herkese teşekkür eder hepsini kucaklarım.

Ayrıca bu konser için sponsorlarımızı da unutmuyorum elbette. Karakedi Müzik, Hera Cafe‘ye en derin sevgi ve saygılarımla. Karakedi Müzik her daim ekipman tedarikçimiz olmuştur ve bugüne hep sorunsuz bir şekilde çalışmışızdır. Hera Cafe (Can Abi) ise neredeyse en büyük iş ortağımızdır. Özellikle ön satıştan çok fazla biletimizi satmıştır. Karşılıklı olarak sevgi ve saygımız her daim devam etmektedir.  Bir son teşekkürü de 222 Park’ta her daim bize destek ve yardımcı olan canımız ciğerimiz Özgür abimize ederek yazımı bitiriyorum.

Anubis –
Mosh – http://www.myspace.com/moshofficial
Truck – http://www.myspace.com/truckersfromhell
Fire And Forget – http://www.myspace.com/fireandforget_tr
Godspel – http://www.myspace.com/godspelband
Voodoo Medicine – http://www.myspace.com/voodoomedicine

NOT: Volkan’dan fotoğraflar gelmeye başladıkça güncelleyip yeniden yayınlayacağım bu yazıyı takip edin sevgili okur.

DÜZELTME 1: Büyük bir hayvanlık yaparak Alper’in adını yazmayı unutmuşum. Halbuki kendisi kapıda harikalar yarattı, üye karttı sattı. Bu can dostumdan çok ciddi özür diliyorum. Bu yaptığım yanlışın da bana bir 15 liralık karışık ızgara menüye mâl olacağını biliyor ve kabul ediyorum 🙂

Garmadh’tan Mükemmel Parça!

Garmadh, yeni albüm için çalışmalar başladı sevgili okurum. Black Metal dinliyorsan ve ikamet adresim de Eskişehir diyorsan Garmadh’ı kesin duymuşsundur.

Grup kadrosuna Black Omen‘dan tanıdığımız Karahan‘ı da dahil ettikten sonra yeni besteleri için çalışmaya başlamıştı. Uzun süredir çıkacak ürünü bekliyorduk ve Serkan bugün bana değil ama Volkan‘a yollamış ilk şarkıyı 🙂 Ben o esnada içeriden duydum. Kim olduğunu anlayamadım. Merak içinde kim bu diye kalkıp bakınca GARMADH’ı gördüm. Karahan, Serkan ve İlker harika bir iş çıkarmışlar. Çok beğendim, çok tuttum. Hepsini kutluyorum. Yeni albüm çok iyi olacak!