Tag Archives: kaset

Sabhankra – Live at Roxy Kaseti

roxy01Sabhankra, kaydetmeye ve üretmeye devam ediyor sevgili okur. Bir ay kadar önce şu yazımda, Sabhankra‘nın yayımladığı Roxy Konseri DVD’sinin, ayrıca kaset formatında da yayımlanacağını duyurmuştum. Bir takım kimseler de bana inanmamıştı. Kaset mi kaldı lan artık, diyen güruha inat, grup son çalışmasını kaset formatında yayımladı.

fb_img_1479750247074Sabhankra, diskografisinin ilk kasedi: Live at Roxy. Albüm, underground distrolarımızdan birinden, Kadıköy’den Dead Generation Records‘tan çıktı. Sınırlı sayıda (yalnızca 50 adet) ve kaset formatında yayımlanan bu albümden çıkar çıkmaz hemen iki adet sipariş verdim. Distronun sahibi Semih Şimşek tarafından, şimdiye kadar teslim aldığım en iyi paketin içerisinde geldi kasetler. Distro’da basıldıktan sonra muhtemelen Türkiye’de ilk alan kişi de ben oldum. Zira elimdeki kasetlerin baskı numaraları 3 ve 4.

Albümde beş parça yer alıyor. Bunlar :

1- We March (Seers Memoir, 2014)
2- The Hunt (Powercraft, 2006)
3- Buried In Dust (Revenge, 2016)
4- Our Kingdom Shall Rise (Aynı adlı EP, 2010)
5- The Moonlight (Swords Of The Night EP, 2011)

Kasetin kartonetin gerçekten çok şık ve kartonette yer alan fotoğraflar neden bu konserin albüm olarak yayımlanması gerektiğini özetler nitelikte. Kim çekmiş bu fotoğrafları? Levan Uzbay kardeşim çekmiş. Kartonet tasarımı ise bizzat Savaş Sungur tarafından yapılmış. Live albüm olmasına rağmen kartonette şarkı sözlerinin yer alması bir artı.

roxy03

Bu albüm, grubun eski davulcusu Mehmet‘in çaldığı son albüm olması, Sabhankra diskografisinin ise ilk kaset albümü olması bakımından çok önemli. Albüm halen Spotify üzerinden dinlenilebiliyor. Şunu unutmamakta fayda var sevgili okur. Underground piyasası hem gruplarıyla hem distrolarıyla hem de basınıyla güçlü olan bir ülkenin metal piyasası da çok güçlü oluyor. Müzik yapan gruplar bu sayede tutunabiliyor. O yüzden tüm bu oluşumlara maddi destek vermek çok önemli. Facebook’ta paylaşıp destek olma devri bitti artık. Albümün konser videosunu hala izlememiş olan varsa buyursun:

roxy02

42 Kasetlik Açık Arttırmayı Kazandım

Yakın arkadaşım, kod adı: Ayrancı, sayesinde geçtiğimiz hafta bir açık arttırmaya katıldım. Açık arttırmaya benden başka teklif veren de olmadığı için kazandım ve çok komik bir fiyata 42 tane muhteşem albümü kaset formatında aldım. Üstelik bunlardan yaklaşık 35 tanesi orijinal yurt dışı basımlar.

kasetler

Tıkla büyüsün sevgili okur.

Kasetlerin sahibi, muhtemelen büyük bir The Doors fanıydı galiba çünkü The Doors’un tam dokuz tane albümü vardı serinin içerisinde. Bunun dışında beni en çok mutlu edenler ise Pink Floyd albümleri oldu. Bunlardan iki tanesi zaten ben de mevcuttu gerçi ama olsun. Tam beş kasetlik Led Zeppelin albümleri bir diğer güzellik oldu. Beatles‘ın ve Red Hot Chili Peppers‘ın da üçer tane kaseti bulunuyor. Ben aşağıdaki görselde kasetleri gruplamaya çalıştım.

Kaset her ne kadar modası geçmiş gibi görünse de durumun ileride tıpkı plaklardaki gibi olacağı kesin. Plaklar nasıl yeniden popüler olmaya başladıysa kasetler de zamanla yeniden popüler olacak. Koleksiyoncular için önemini hiç yitirmedi zaten.

Ayrancı kardeşime teşekkürü bir borç bilirim. Zira kendisinin bana daha önce şöyle de bir krallığı daha olmuştu.

Pazar Sabahı – Kasa Fanı İşleri – Kasetler

Pazar günlerini sevemiyorum. Gidecek olmanın verdiği o hüzün, sabahın ilk saatlerine bile bulaşıyor. Sabah erken kalksam, biliyorum ki bir sonraki sabah kalktığımda kendime söveceğim neden tatilde olsun, geç kalkmıyorum diye. Bu sabah olduğu gibi geç kalkınca da içimi pişmanlık kaplıyor, günün yarısı gitti bile diye.

Pazar günün iki tane güzel yanı var. TRT 1‘de her pazar sabahı Western fimleri oluyor. Bunu, bu bloga elli defa yazmışımdır belki de. Bu sabah da Dünya’nın en iyi western üçlemesinin ikinci filmi, Birkaç Dolar İçin (For A Few Dollars More) vardı. Sergio Leone‘un bir başyapıtı. Bunu izleyerek güne başlamak, gidecek olmanın verdiği o hüznü bir nebze olsun azalttı. Sonrasında kahvaltı için ekmek almaya gittim.

Annemler Kars‘ta olduğu için dün evi kontrol etmeye gittik. Uzunca bir süre orada olacaklar. Evdeki emektar bilgisayarı görünce aklıma geçen hafta yıllık izindeyken bilgisayarın kasasına monte ettiğim üç tane fan geldi. Bu arada emektar dediysem yanlış anlaşılmasın, tam bir canavardır! Bir de dün de Ender‘in bilgisayarındaki işlemci ve ekran kartı fanlarını temizlemiştik. O sebepten dolayı birkaç fotoğraf paylaşayım istedim. Özellikle mevsim yaz olduğunda ben bilgisayarımın kasa kapaklarını açardım. Bu sene açmayayım istedim. Oturdum kasanın içerisindeki tüm tozları temizledim. Ama bu esnada tornavida arka taraftaki 12 cm.lik fana çarptı ve pervanelerden bir tanesi kırıldı. Belli bir hız ve dengede döndüğü için bir kanadının eksik olması, inanılmaz bir titreşim ve gürültü yarattı.

Elimdeki eski güç kaynaklarının birinde, bendeki eski fandan bile daha kaliteli bir büyük fan buldum ve söktüm. Sonra kasaya monte ettim. Ancak, kasanın arkasındaki eski fanın güç kablosu üçlü, yeni takacağım fanın ise ikili idi. Burada yine renklerine bakarak hangi kablonun boşta kalacağını tespit ettim ve bağladım. Sorunsuz çalıştı.

fan01

Sonra kapak üzerine iki tane daha fan monte ettim. Bir tanesini işlemci fanınn üzerine denk gelen hava kanalının içerisinde çekiş amaçlı olarak, diğerini ise ekran kartı ile aynı hizada soğutma amacıyla bağladım. Yıllar önce bir fan da hard disklerin yan tarafına bağlamıştım. Böylece kasanın içerisinde çalışan fan sayısı; 3 adet 7 cm.lik harici, 1 adet 12 cm.lik arka kapakta, bir adet işlemci ve bir adet ekran kartı fanı şeklinde oldu.

fan02

Tabi bu sistem tam fakirlere göre 🙂 Paranız varsa doğrudan bir su soğutma sistemi kurabilirsiniz. Ama benim güç kaynağım çok iyi olduğu için kurduğum bu fan sistemi sorunsuzca çalışıyor (umarım uzun süre de çalışır).

Bir de yine geçen haftadan yazmayı unuttuğum bir şey daha vardı. Hazır yazıya başlamışken bunu da ilave edeyim. Biliyorsun sevgili okur, ben plak, CD ve kaset biriktiriyorum. Geçen hafta Eskişehir’in uzun süredir gitmediğim bir caddesinde eski bir müzik dükkanının önünde yığılı duran kasetleri gördüm. Hiç üşenmedim, yarım saat didikledim ve şu aşağıda gördüğün kasetleri ayıkladım sevgili okur. Orada dikkat ettiysen Destan grubunun bir kaseti var. Bunlar ilk çıktığında ben daha ilkokul dört ya da beşinci sınıftaydım. Ulan ne acayip günlerdi be. Çocukluktan kırılırken, eldeki tek imkan Kral TV imiş meğer. O da zaten Sivrihisar’da yoktu. Bursa’da dayımlara gittikçe önünden kalkmazdım resmen. Yıllar sonra kasedini bulup alınca taa o günlere gittim. O günlerdeki koca kafalı Mesut’u hatırladım. Gerçi şimdi de kafam pek küçük sayılmaz..

kaset

Bit Pazarı’nda Bulduğum Kasetler

Bugün eve dönerken Muhsin‘le Hasan Hüseyin‘e anlatınca buraya da yazayım dedim. İki hafta kardeşim Mustafa’nın toplantısı için okuluna gittim. Toplantı bittikten sonra da okulun çok yakınında her hafta pazar günü kurulan bit pazarına uğradım. Yanımda annem de vardı ve o ilk defa geliyordu. Müthiş bir şaşkınlıkla etrafı izlemeye koyuldu. Aklınıza gelebilecek her türlü ürünün satıldığı bir kapalı pazar burası. Ben genelde kaset, cd, dvd, plak, kitap ve elektronik eşyalara göz atıyorum. Yine aynı şekilde, annemle kendimize yol aça aça ilerlerken sere serilmiş bir örtünün üzerinde Diken‘in Hedef Büyük isimli albümün kasetini gördüm. Hemen yanında bir Kramp albümü duruyordu. Biraz daha dikkatli bakınca örtünün üzerinde küçük çaplı bir arşivin yatmakta olduğunu gördüm. Örtüdeki tüm kasetler için (yaklaşık 20 kaset, kaplı ve kapsız) 10 lira verdim.

Albümlerde yer alan gruplar Pagan, Diken, Kramp, Whisky, Therapy?, The Cranberries, Ascraeus, Offspring, The Rocky Soundtrack, Hazzyhill, Rashit, Xentrix, Suspect, U2. Ayrıca Sertap Erener’in de Here I Am ve Every Way That I Can single’ları da var.

kaset

Eve gelip her bir kaseti tek tek denedim, hepsi çalıştı. Kaplarını ve kartonetlerini dikkatlice temizledim. Şimdi de arşivimde kuzu kuzu yatıyorlar. Özetle sevgili okur, arşivciysen bit pazarına arada bir uğramakta fayda var. Yazının başındaki ankete de oy verebilirsiniz.

Şunlara 17 Lira Verdim;

Dream Theater - Metropolis

Geçen gün yine arşivci şansım yaver gitti ve bir yerde tanesi 1 liraya kaset satıldığını gördüm. Hemen yanaştım ve bakın neler neler aldım;

  1. Gregorian – Masters Of Chant
  2. Gregorian – Masters Of Chant Chapter II
  3. Gregorian – Masters Of Chant Chapter III
  4. Gregorian – Masters Of Chant Chapter IV
  5. Def Leppard – X
  6. Joe Satriani – Strange Beautiful Music
  7. Ogün Sanlısoy – Üç (Güzel albümdür ne yalan söyleyeyim)
  8. Dire Straits – Making Movies (Romeo ve Juliet bu albümde!)
  9. Korn – Greatest Hits (Dream TV toplaması)
  10. Korn – Take A Look In A Mirror (Y’all Want A Single bu albümde)
  11. Linkin Park – Reanimation (Arşiv değeri var gözümde)
  12. Korn – Untouchables (Thoughtless bu albümde)
  13. Iron Maiden – Dance Of Death
  14. Ozzfest 2001 – The Second Millenium (toplama albüm)
  15. Kill Bill Vol. 2 Soundtrack (Efsane L’arena bu albümde)
  16. Cradle Of Filth – Damnation And A Day
  17. Dream Theater – Metropolis Pt. 2: Scenes From A Memory

Özellikle şu son albümü (Dream Theater), 1 liraya almanın sevincini halen yaşıyorum. Sonra Gregorian’ın da ardarda 4 albümünü birden alabilmek iyi oldu. Bu grubu bana tanıttığı için Volkan kardeşime teşekkürü bir borç bilirim. Yaşasın koleksiyonculuk ulan 🙂

Vaveyla Konseri

Birazdan anlatacağım bu konsere de 19 Şubat Perşembe günü ZIBAR’da dahil olduk:) Zira bizim grubumuzun vokalisti Corc, bu grupla bir seferliğine sahneye çıkıyormuş. Dedik biz de seyredelim. Gittik, epey de kalabalık gittik. Gecenin sonunda 11 kişiydik. Volkan, Savaşalp ve Sercan’ın arkadaşı Saba sonradan dahil oldular. İyiydi Vaveyla. Gitaristi Oğuz, çok iyi çaldı. Basçılarını biraz pasif buduk ama güzel gitti. Ya bi klarnet mevzusu oldu, çalamadı arkadaş. Zira cihaz bozukmuş. Sonradan tekrar denedi. Yok, verim alamadı bıraktı. Eğlendik. Bizim ayrılmamıza yakın Piiz’in iki elemanıyla Kaset grubunun basçısı ve gitaristi galiba, sahneye çıktılar birkaç şarkılığına. Dinleyemeden ayrıldık. Neyse, Corc’a olan vefa borcumuzu ödedik. Umarım mutlu olmuştur. Çaldıkları şarkılara gelince, valla liste tutmadım. Ama eski yeni karışık yaptılar. Yavuz Çetin çaldılar, Ajda Pekkan çaldılar, Demir Demirkan çaldılar, Erkin Koray çaldılar. Öle işte.