Tag Archives: KODAK

Canon EOS 550D Günlükleri

Geciken bir yazı oldu bu. Yaklaşık iki aydır yola Canon‘la, EOS 550D ile devam ediyoruz sevgili okur. Eski Kodak marka fotoğraf makinem hala saat gibi çalışsa da, artık bir DSLR makine almanın zamanı çoktan geçmişti bile. Neyse, geç oldu belki biraz ama güç olmadı.

Bir süredir letgo üzerinden DSLR makinelere bakıyordum. Başlarda Nikon üzerindeydi tüm dikkatim. Sonra bir gün Özge‘yle konuşurken ondaki makinenin Canon olduğunu, ben de Canon alırsam lensleri, objektifleri değiş tokuş yapabileceğimizden bahsetti. Böyle bir konuşma olunca, bir anda yakınımda, arkadaşlarda, iş yerinde olan makinelerin hepsinin Canon olduğunu fark ettim. Böylece rotayı Canon’a çevirdim.

kamera03Letgo’da çok beğendiğim bir makine buldum. Shutter yani çekim sayısı yazmıyordu ancak satıcı çok az kullanıldığını söylüyordu. İlana sadece boş makine ve objektifin fotoğrafını koymuştu. Fiyatı uygun bulduğumu ancak makinenin yanında diğer aksamların olup olmadığını sordum. O da şarj aleti, tripodu ve çantası olduğunu söyledi. Eğer çok önemliyse de İzmir’deki ailesinden göndermelerini isteyebileceğini söyledi. Dedim ki tripod neyse de, çanta ve şarj aleti çok önemli elbette. Tamam, dedi. İsterim yollasınlar, dedi. Makinenin shutter sayısını kontrol edip alacağım, para hazır dedim. Aradan birkaç saat geçince bu dallama bana bir mesaj attı: Ben makineden almadığım ve beni dürtmeye çalıştığınız için size makine satmıyorum, dedi. Lan? Hemen yazdım buna, arkadaş ben senin verdiğin fiyata itiraz etmiyorum, sen neden bana böyle dedin? “Bir de utanmadan çanta istiyorsunuz” diye mesaj atıp beni engellemiş. Ulan şok oldum. Şaşırdım. Sonradan fark ettim ki ben herife “shutter sayısını kontrol edip alacağım” diye yazınca herifin yalanı ortaya çıkacağından, kıvırmış. Böylece ilk girişimim suya düştü, alamadım. Okumaya devam et

USB Kablo Dönüşümleri

Etrafıma bakıyorum da tüm elektronik ıvır zıvırlar artık USB ara yüzü üzerinden şarj olabiliyor. Bak sayıyorum; tabletim, Nokia 1200 cep telefonum, walkman’im, mp3 çalarım, fotoğraf makinem. Elbette bunların her birinin birer de adaptörü var. Ancak her birinin 5 volt ve yaklaşık 1 amperlik bir güç kaynağıyla şarj edilebileceğini görünce bende bir ışık yandı ve şu yazıda anlattığım kabloyu yaptım. Tek bir güç kaynağı kullanarak tüm bu aletleri şarj edebileceğimi anladım.

Geçen sene cep telefonumu şarj etmek için bir USB kablo yapmıştım. Geçen hafta yıllık izinde olmamı fırsat bilerek yeni kablolar da yapabildim. Önce walkman’le başladım. Güç girişine göre bir soket aldım ve elimdeki eski farelerden birinin USB girişi ile birleştirdim. USB kablonun içerisinde genellikle 4; bazen de 5 farklı kablo oluyor. Bu kablolardan ikisi veriyi, ikisi de elektriği taşıyor. Bir standart olmasına rağmen bu renkler hiçbir zaman aynı olmuyor. Ucunu kestiğim USB kabloyu avometre ile deneyip elektrik uçlarını buluyorum. Daha sonra da kullanacağım aletin polaritesine göre (+) ve (-) uçları ayarlıyorum. Sonra lehimleme ve yalıtım işi bitiyor ve şarj kablosu hazır!

kablo1Walkman’den sonra bir süredir temassızlık yaparak beni dinden imandan çıkaran tabletin şarj aletini parçaladım. Parçaladım dediysem kırıp atmadım. Adaptör kutusunu maket bıçağı ile 20 dakika uğraşıp güzelce kestim ve adaptörün iç kısmını çıkardım. Daha sonra yeni bir kablo alıp adaptör devresi üzerindeki miniş deliklere lehim yaptım. Ancak bir sorun vardı, prize takılı olmasına rağmen elektrik gelmiyordu şarj ucuna. Daha sonra fark ettim ki lehim yaparken adaptörün devresine zarar vermişim. Böylece adaptörü çöpe attım. Hazırladığım yeni soketin ucuna yine bir USB kablo bağladım ve bingo! Tablet şarj olmaya başladı.

Yıllar önce aldığım ve halen daha kusursuz çalışan bir fotoğraf makinem var. Bunun tek kusuru data kablosunun uzun süre önce bozulmuş olmasında dolayı çalışmamasıydı. KODAK öyle bir kablo ara yüzü yapmış ki Dünya’da tanımlanmış herhangi bir standardı yok. Dolayısı ile makinenin bilgisayar bağlantısı ve şarj edilebilme imkanı ortadan kalktı. Ben de adaptörü harici olarak şarj edebileceğim bir aparat almak durumunda datacablekalmıştım. Çektiğim fotoğrafları da makinenin hafıza kartını çıkartarak alabiliyordum. İşte geçen hafta tüm bu kablo işlerine girişince dedim lan dur şuna da bir bakayım.

Avometre

Önce data kablosunu sokete yakın bir yerden kestim. İçinden beş farklı kablo çıktı. Daha sonra soketin minik kutusunu açtım bir de baktım ki bu beş kablodan iki tanesi lehim yerlerinden kopmuş! Ancak o kadar minik noktalara lehimliler ki anlatamam. Dolayısıyla şimdiye kadar yapacağım en hassas lehimler bunlar olacaktı. Eski USB kablosunu kullanmadım. Elimdeki çok iyi ancak bozuk bir mouse’un müthiş kaliteli kablosunu kestim ve şansıma bundan da aynı renklerde beş tane kablo çıktı. Yemin ederim ki 0.5 mm kalemin ucu kadar dört tane deliğe bu kabloları lehimledim. Her bir delik için çok az lehim kullandım. Çünkü yandaki deliğe taşması halinde mümkün değil bir daha temizleyemezdim. Lehimler bitti ve her bağlantıyı tek tek avometre ile kontrol ettim. Sonra sıcak silikonla devrenin lehim kısmını örttüm. Daha sonra da soketin kutucuğunu kapattım dikkatlice, güçlü yapıştırıcıyla yapıştırdım. Heyecanla fotoğraf makinesini yıllar sonra data kablosuyla bilgisayarıma bağladım. Bir süre hiçbir şey olmadı ve sonra “Yeni aygıt bulundu” balonu pop’ladı 🙂 Olmuştu işte. Artık fotoğraf makinemi de data kablosuyla USB üzerinden kullanıp şarj edebiliyorum.

Mikro usb ucu

Şu an Apple haricindeki hemen hemen tüm firmalar bildiğiniz üzere telefonlara ve tabletlere şarj ve data kullanımı için mikro usb arayüzünü standart hale getirdiler. Bu sayede de taşınabilir güç kaynakları ortaya çıktı. Bunların çıkış voltajları 5 V oluyor. Kendinize kapasitesi ve çıkış akımı güçlü bir taşınabilir güç kaynağı alırsanız elinizdeki tüm elektronikleri tek bir kablo ile çalıştırıp kullanabilir, şarj edebilir, adaptörle uğraşmak zorunda kalmazsınız.
kablo2