Tag Archives: Konur Sokak Projesi

Başarının Sırrı İlk Gün Okula Gitmekte Saklıdır

Bu sözü kimse söylememiş. Ben söyledim. Doğruluğu tartışılır tabi:) Tahmin edebileceğin yazı da bu kardeşinin okuldaki ilk günü ile alakalı olacak. İl dediysem, 3. sınıfın ilk günü 🙂

Bugün pek çok kötü şey oldu. Mesela programıma süper uyan Diferansiyel Denklemler dersini bırakmak zorunda kaldım. Zira Calculus II‘yi vermeden alınamıyormuş. Allah bu Calculus’un bin bir türlü belasını versin.

Sonra Alper‘i aradım. Dün sabah gelmişler Selma ile Hollanda’dan. Lakin dün gece anneannesi vefat etmiş. Kötü bir hoşgeldin olmuş yani. Allah rahmet eylesin. Neyse çarşamba geliyorlarmış onu öğrendim.

Günün en güzel kısımları Seval‘le geçirdiğim kısımlarıydı. Sonra bir de Espark’a gittim Sercan‘la Merve‘nin yanına. O sıra Burak geldi veda etmeye sağolsun. (Burak okur musun bilmem ama senin gömlek bendeymiş. Annem hatırladı lan.)

Bugün aldığım başka bir kötü haber de şu: Meğer Ankara’da Kızılay’ın rehabilitesi için bir proje yarışması düzenlenmiş. Mimarlık Bölümü’nden iki kız bizim Ozan Hoca‘ya da danışmışlar. O da sağolsun bizim adresleri falan vermiş. O iki kızdan birisi ile geçmişte bazı problemler yaşadığımız için bunlar beni aramamışlar. Ona üzüldüm lan. Yaz başındaki Konur Sokak Projesi‘nde gerçekleştiremediğimiz epey fikirler vardı aklımda. Hem de ne olur ne olmaz diye çizime de dökmüştüm. Neyse bakalım ne olacak o projelerinin sonucu.

Okurum bugün aylardır hayalini kurduğum bir olay hakkında tekrardan hayal kırıklığına uğradım. Zaten afedersin b.ku çıktı yavaştan bu işin. İçimdeki istek azalıyor lan yavaştan. Artık başka şekillerde telafi etmem gerekecek. Neyse muhtemelen anlaması gereken anlamıştır.

Sevgili okurum, neden bütün arkadaşlarım (Seval, Orbay, Can, Ati hariç) okulun ilk günü okula gelmez ki? Neden hep yalnız takılmak zorundayım lan?

Bu dönem girdiğim ilk ders diferansiyel denklemler oldu. Tabi daha sonra dersi bıraktım ama 🙂 Su ve Toprak Kirliliği diye bir ders var. Çok acayip görünüyor. Akışkanlar Mekaniği dersi de öttürmeye aday bir ders kanımca.

Bugünün diğer sevimli anları ve durumları ise şöyle; Hicran Hoca‘yı gördüğüm an, Özlem Hoca‘yı da gördüğüm an, Ozan Hoca’nın yakında kestireceği saçları, tekrar 26A numaralı dolabı almam, Merve’nin “Ya bu yüzüğü küçülttürelim” diyişi, en sonunda yaptırabildiğim Proofhead armalı polarımı giymem 🙂