Tag Archives: L’arena

Tarantino Filminde Bir Tanıdık: The Mercenary

onceuponatimeinhoQuentin Tarantino‘nun son filmi (ve ciddi anlamda son filmi) olan 2019 yapımı Once Upon a Time… in Hollywood‘u (Bir Zamanlar Hollywood’da) sinemada izleyememiştim. Geçtiğimiz gün şans eseri denk gelince fırsat bu fırsat diyerek oturduk 3 saatlik filmin karşısına. Tarantino filmlerini çok sevdiğim için genel kanının aksine, sıkılmadan ve ilgiyle izledim. Özellikle filmin ortalarında denk geldiğim bir sahne ise beni hem heyecanlandırdı hem de mutlu etti.

Bu blogda daha önce defalarca Tarantino filmleri ve Sphagetti Western (SW) filmleri hakkında yazılar yazdım. Bugün Tarantino’nun bir anlatma biçimi, kendine has bir üslubu varsa, kendisinin de çok defa itiraf ettiği üzere bu durumda sphagetti western kültürünün etkisi çok büyüktür. Filmlerinde kendisi gibi sıkı SW hayranlarının kolaylıkla fark edeceği pozlar, açılar, sekanslar, renk kartelaları ve kurgular yer alır. Ancak asıl en önemli husus ise müziklerdir.

morriconeTarantino’nun yer yer filmlerinin de ötesine geçen, belki de en büyük silahı filmler için seçtiği soundtrack‘lerdir. Elbette filmler için bestecilerin yaptığı özel eserler de var ancak özellikle 60-70-80’li yılların film müziklerini sıkça, hiç umulmadık yerlerde duyarız filmler boyunca. Bu açıdan Tarantino’nun favorilerinden birisi de günümüzün yaşayan efsanelerinden Ennio Morricone‘dur. İtalya’nın dünya kültürüne armağan ettiği bu deha, dönemin SW filmlerinde, neredeyse her filme bir başyapıt olacak parça bestelemiştir. Bana göre bunların en iyisi de, yine en iyi SW filmlerinden birisi olan, 1968 yapımı The Mercenary (Il Mercenario) için bestelediği L’Arena‘dır.

mercenary07Bir Zamanlar Hollywood’da filmi içerisinde bir sahnede, filmin geçtiği 1968 yılında gösterime giren The Mercenary’nin afişlerinin ısrarla gösterildiği bir sahne var. Yine ilerleyen sahnelerde The Mercenary’nin yönetmeni olan Sergio Corbucci‘den “Dünya’nın en iyi ikinci western yönetmeni” olarak bahsediliyor. Talihe bak ki dünyanın en iyi western yönetmeni olan kişi de yine bir başka Sergio olan Sergio Leonne. Her iki usta da, filmlerinde kullanılacak müzikler için Ennio Morricone ile anlaşmışlar. Ortaya çıkan filmler ise bana göre bugün sinema tarihinde apayrı yerlere sahipler.

 

mercenary03

The Mercenary filminin afişi

Tarantino için The Mercenary filminin önemi ne peki? Bu filmde kullanılan ve İtalya’da milli marştan sonra en çok bilinen melodilerden olan “L’Arena” isimli başyapıt, Tarantino’nun Kill Bill serisinde kullanıldı. Kill Bill’in soundtrack albümde sadece bu parça değil, 1968 yılında çekilen The Mercenary filminden bir sürü şarkı var. Yani Tarantino bu filme de, müziklerine de, yönetmenine de kafayı takmış. Çektiği son filmde de kendince bir saygı duruşunda bulunmuş.

mercenary05

Ben Tarantino’nun yerinde olsam belki bir adım ileri giderdim. Filmde Sharon Tate karakterinin sinemaya girdiği bir sahne var. Ben olsam filmde senaryo gereği, kızı önce yanlış salona sokar, orada The Mercenary filminin meşhur arena sahnesinden kısa bir kesiti gösterirdim. Ama olsun, böyle tadımlık da olsa, insan kişisel zevklerinin kesişmesini gördükçe haz duyuyor.

mercenary06

Bu da benim odamda yıllardır duran aynı afiş

Çerçeve Koleksiyonum

Dolunay‘da yayımladığım şu videodan sonra, pek çok güzel yorum aldık. Bir kişi ise beni şaşırttı ve video benim ve Alper‘in gözüktüğü kısımdaki çerçeveleri özellikle sordu. Bu soru gelince, bende fark ettim: Evin her yerinde asılı bir sürü çerçevem ve aslında her birinin de güzel hikayeleri var. Bu yazıda, aslında bir tür koleksiyon da denilebilecek bu çerçevelerden bahsedeceğim.

Yazı içerisinde birbirinden farklı tam 19 tane çerçeve yer alıyor. Her biriyle ilgili açıklamayı ise resim yazısı olarak ekledim. Mobil cihazınızdan girdiğinizde bu açıklamalar hemen görselin altında yer alacak.

ce01

Bin parçalık bir puzzle bu. Merve evlenmeden önce yapmış. Eve astığımız ilk çerçevelerden birisi. Departure of the Winged Ship isimli tablonun çizeri ise Vladimir Kush isimli Rus sürrealist ressam.

ce02

Bu evdeki en siyah çerçeve ve çalışma. Bu çalışmayı 2018 yılı Mart ayında yapmıştım. İsmi “Ay’ın Üzerinde Yaşamak“. Kendi ürettiğim ilk çerçevelerden biri olması bunu benim içim ayrıca çok değerli kılıyor.

Okumaya devam et

Muhteşem Bir Konser Haberi

italyanfilm

15 Haziran’da Eskişehir’de olanlar lütfen dikkat! Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası‘nın 15 Haziran cumartesi günü saat 20.30’da muhteşem bir konseri olacak: İtalyan Film Müzikleri. Bu blogu uzun süredir okuyanlar hemen Ennio Morricone ismini hatırlamıştır. Daha önce defalarca bu efsane müzik adamından bahsetmiştim. İşte şimdi o efsanenin eserleri 15 Haziran gecesi senfoni eşliğinde müzikseverlerle buluşacak.

gulay

Tülay Uyar

Lanet olsun böyle şansa ki ben o tarihte Çorum‘da olacağım. Ancak sen Eskişehir’deysen sevgili okur sakın kaçırma. Ender SAKPINAR yönetimindeki orkestranın solistliğini soprano Tülay UYAR yapacak. Gecede sadece Morricone değil bir diğer unutulmaz film müziği bestecisi Nino Rota‘nın da eserleri çalınacak. Nino Rota’nın en bilinen eserleri herhalde The Godfather serisi için hazırladıklarıdır. Ben kendi adıma bir Morricone hayranı olduğum için Rota hakkında pek bir bilgi sahibi değilim.

Konsere gidecek olan sevgili okurun duymasu kuvvetle muhtemel Morricone parçalardan bir kaçı şu filmlerin soundtrackleri olacaktır: A Fistful of Dollars, For a Few Dollars More, The Good, the Bad and the Ugly, Once Upon a Time in the West, The Mercenary. Çok merak edenler, nasıl bir şey izleyecekleri hakkında fikir sahibi olmak isteyenler, aşağıdaki videoyu izleyebilirler.

Konser, 15 Haziran Cumartesi günü Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’nda yapılacak. Blogda daha önce Ennio Morricone ve İtalyan film müzikleri hakkında yazdığım şu yazılara göz atabilirsiniz:

  1. Yeni Başlayanlar İçin 8 Videoda Spaghetti Western
  2. Western Coşkusu

8 MM

8 MM

İlker‘le Serkan‘ın yeni kurdukları grubun adı bu. Gruplarına birde mükemmel sesli güzel bir bayan eşlik ediyor. Cumartesi günleri saat 21.00’de Jazzgır Bar‘da sahne alıyorlar. Üç kişiden bu kadar güzel melodiler duymak inanın geceyi daha bir güzel yapıyor.

Açılış parçaları Kill Bill I‘in soundtrack’i de olan Nancy Sinatra‘nın Bang Bang parçası oldu. Bu arada yeri gelmişken söyleyeyim Kill Bill I ve II’nin soundtrack albümü de en az filmin kendisi kadar başarılı. Hatta benim gözümde filmin önüne çoktan geçmiştir. Tabi bunda cenazemde çalmasını istediğim ‘nın da bu albümlerde yer almasının etkisi yok değil. (L’arena’yı hiç dinlemediyseniz buraya tıklayın son ses dinleyin.)

Her neyse, şimdi 8 MM‘nin Bang Bang’ini dinliyorum da hakkaten orjinal olmuş yav 🙂 Bayanın sesini bir noktada tıpatıp aynısı olmuş hatta. Siz de dinleyebilin hem de grup hakkında bir fikriniz olsun diye buraya da koyuyorum çektiğim videoyu.

8 MM’yi izleyin. Pişman olmayacak, haftanın tüm o beyin zonklatan çılgınlıklarından, çığlıklarından kurtulup yumuşak bir müzik eşliğinde kendinizi resetleyeceksiniz.