Tag Archives: LCA

Cam Ambalaj Sağlıktır Konferansı

cam00Perşembe günü akşamı ve cuma günü sabahı İstanbul‘daydım sevgili okur. Şişecam tarafından düzenlenen Cam Ambalaj Sağlıktır konulu konferansa katıldım. İstanbul’da yediğim içtiğim benim olsun, ben size ne gördüm ne duydum ve neler öğrendim onlardan bahsedeceğim. Birazdan okuyacaklarınız İngilizce ve Türkçe olarak yapılan sunumlardan derlediğim bilgiler. Atıklar ve geri dönüşüm, ambalaj atıkları ve özel olarak cam ambalajlarla ilgileniyorsanız muhakkak bir göz atın derim. Sunumlarda elbette pek çok husus birkaç defa tekrarlandığından bazı tekrarlar olacaktır içerikte.

  • Aslında en sonda yazacağımı en başta yazıyorum. Konferanstan çıkardığım özet dört kelimeden fazlası değildi: Cam, en sağlıklı ambalajdır.
  • Camın hammaddesi çok basitçe “kum” olarak ifade edilir. Tamamen inert bir malzeme olduğu için içeriğindeki maddelerle (en azından gıda ambalajı olarak kullanıldığında) herhangi bir etkileşime girmiyor.
  • Avrupa’da kişi başına yıllık olarak 35-40 kg cam ambalaj kullanılıyor. Bu oran, cennet vatanımızda 13 kg/yıl civarında.
  • Camın bir ambalaj malzemesi olarak en büyük avantajı, %100 oranında ve sonsuz defa geri dönüştürülebiliyor olmasıdır. Bu, tüm malzemeler içinde eşşiz bir avantaj. Malzemenin kalitesi hiç kaybolmuyor.
  • Avrupa’da üretilen cam ambalajların geri dönüşümdeki payı %80’miş. Jeolopolitik konumu sayesinde Dünya’nın en önemli ve en güçlü ülkelerinden biri olan ülkemizde ise bu oran %20 civarında.
  • cam02Avrupa, cam ambalaj üreticileri birliği diye çevirebileceğimiz bir oluşum var: FEVE – The European Container Glass Federation. Türkiye’den Şişecam buraya üye. Ayrıca tüm Avrupa’da cam üreticilerinin %90’ı da (yaklaşık 60 firma) bu oluşuma üye.
  • Geri kazanılan cam malzemenin gıda saklamaya uygun olup olmadığı yönünde çekince duymaya gerek yokmuş. Kesinlikle uygunmuş.
  • Özellikle sıcak iklime sahip ülkelerde PET malzemeler çok sıkıntılı, mesela Hindistan. Sıcaklığın artmasıyla PET malzemenin yapısından çözünmeler oluyor ve içerdiği gıdaya karışıyor.
  • BPA denen bir malzeme var, bisphenol A. Bu maddenin 2011’den beri plastik malzemeden üretilen bebek malzemelerine katılması yasak. Bu maddeyi yasaklayanlar (Dünya Sağlık Örgütü) camı tavsiye ediyor.
  • Sağlıklı bir ambalaj malzemesi; inert olmalı, içerdiği malzemeye sızmamalı, ürünün orijinal tadını saklamalı, ürünü sıcaklık değişimlerine rağmen korumalıdır. Oksijen ya da nem gibi etkenler ürüne girmemelidir.
  • Sunumu yapan Adeline Farrelly, şöyle bir soru sordu: Satın aldığımız ürünlerin etiketlerinde her detay var da neden paketlemeyle ilgili bir bilgi yer almıyor? Etiketlerin arkasına bakmamızı tavsiye etti Adeline.
  • Bir ürünün, bir üretimin “sürdürülebilirliği”, yalnızca sağlık etkilerinin kontrolü değil, söz konusu gıda ambalajları ise, çok daha fazlasıdır.
  • Cam ambalajın sürdürülebilirliği sosyal etkiler, ekonomik etkiler ve çevresel etkilerdir. Bu sosyal etkiler iş imkanı ve iş sağlığı gibi hususlardır. Ekonomik etkiler ise üretimin kârlılığı ve vergilerin oranları üzerinedir. Çevresel etkiler ise, işte burada Adeline bombayı patlattı! Çevresel etkileri, LCA – Life Cycle Assessment(Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi) ile gözlemlenenler ve LCA ile gözlemlenmeyenler olarak ikiye ayırmış. LCA, henüz çok yeni bir kavram iken Adeline’ın bu yaklaşımı iki türlü ele alması, “Adamlar yapıyor abi” argümanını kullandırdı bana.
  • Camın geri dönüşümü, çok ciddi enerji tasarrufu ve depolama açısından avantaj sağlıyor, karbondioksit emisyonunu azaltıyor. Ayrıca nihai bertaraf amacıyla kullanılan depolama alanlarının da ömrünü uzatıyor.
  • Okyanuslarda, yüzen plastik atıklardan dolayı çok ciddi bir sorun oluşmuş durumda: Çöp adaları. Bu malzemelerin durumu, ne yazık ki LCA’da hesaplanamıyor.
  • Camın geri dönüşüm süreci kapalı bir döngü olarak ifade ediliyor. İki tür ekonomik model var: lineer ekonomik model ve döngüsel ekonomik model. Lineer ekonomik model, en eski yaklaşımdır. Kullan ve at mantığına dayanır. Artık yürümeyen bir model. Döngüsel ekonomik modelde ise kaynağı kullan, ürünü üret, atığını geri kazan yaklaşımı var.
  • Avrupa’da marketlerde yer alan cam ambalajların %77’si geri dönüştürülmüş malzeme.
  • Kullanıcıların %87’si bir ürün alırken özellikle cam ambalaj içerisinde olanları tercih ediyor.
  • Eğitimin ikinci yarısında sahneye Prof. Dieter Schrenk çıktı. O da sunumuna gıda ambalajlamanın amaçlarını anlatarak başladı: Gıdayı koruma, raf ömrünü uzatma, gıdanın kalitesini(tad, tazelik, koku ve renk) devam ettirme.
  • En iyi ambalaj, gıdayı ağaçtan toplandığı ilk andaki gibi taze tutabilendir.
  • Ambalaj, yiyeceği dışarıdan gelen her şeye karşı (oksijen, hava ve diğer etkiler) korumalıdır. Yiyeceklerin mikrobiyal ya da kimyasal bozulmalarını önlemelidir. Yiyeceğin kokusunu ve suyunu paket içerisinde saklayabilmelidir.
  • Plastik polimerlerin yapısı güneş ışınlarıyla bozuluyor. Malzemenin yapısındaki polimerizasyon süreci ise sürekli devam ediyor. Bu durum, içeriğinde kalıntı olarak monomer ve oligomerleri oluşturuyor.
  • Tetrapak, %100 güvenli bir ambalaj değil. Çünkü en içte gıdaya temas eden kısım yine plastik türevi.
  • Kağıt/karton ambalajlar iç kısımdan plastik tabaka ile kaplılar. Bunların üretiminde kimyasallar kullanılıyor ve koruyucular içeriyorlar. Bu ambalajların üst kısmında yer alan baskı mürekkepleri tamamen kimyasal içerikler.
  • Metal ambalajların dezavantajı ise kimyasal etkileridir. Burada demir ve çelik inert malzemeler değil. Benzer şekilde alüminyum da çok kararlı bir malzeme değil. Asidik reaksiyonlarla bozuluyorlar. Paslanmaz çelik, çok iyi bir malzeme ancak bu malzemeden gıda ambalajı yapılamıyor.
  • Teneke ambalajlar iç kısımdan korozyonu önlemek için polimerle kaplanabiliyor. Ama ne olursa olsun, metal gıda ambalajında gıdaya geçen “metalik tad” en büyük sıkıntı.
  • Cam üretiminde, gıdaya sızabilecek herhangi bir kimyasal kullanımı yoktur. Camın yapısında herhangi bir organik materyal kullanılmıyor. Tamamen inert malzemelerden oluşuyor.
  • Kağıdın geri dönüşümü iyi bir yöntemdir. Ancak geri dönüştürülmüş kağıdın ne için kullanılacağı da önemlidir. Zira, geri dönüştürülmüş kağıttan gıda ambalajı yapılamaz.
  • Son olarak, Prof. Schrenk, cam ambalaj %100 güvenlidir, diyerek noktayı koydu.
cam03

Refika Birgül

Sunumlardan sonra NTV‘de yayımlanan “Refika’nın Mutfağı” programından tanıdığım Refika Birgül sahneye çıktı. Tamamı cam ambajlarda yer alan onlarca farklı malzeme ile sağlıklı tariflerinden birini paylaşacağını anlattı. Güzel, eğlenceli ve samimi bir sunum oldu.

Nihai olarak, cam ambalajlarla ilgili olarak aklımda kalan iki soru var:

  • Aynı miktar gıdayı cam ambalajda, plastik ambalajda, tetrapak ambalajda ve teneke ambalaj içerisinde tüketiciye sunmanın maliyeti nedir? Cam ambalaj kullanmanın tüketiciye maliyeti nedir?
  • Cam ambalajların tamamına yakını plastik kapaklarla ya da plastik kaplanmış metal kapaklarla kapatılıyor. Bu durum, ambalajın tamamen cam olmasının faydasını ne oranda etkiliyor?
  • cam01

    Etkinliğin yapıldığı mekandan boğaz manzarası

Yeni Dönem Yeni Dersler

Hafta başından beri internetim kesik olduğu için blogdan uzak kaldım bir süre. Bu hafta okulun başlamasıyla yine o yoğun, sıkıntılı ve çoğu zaman sinirli geçen döneme girdim. Bu sene çok acayip, çok zor, çok sıkıntılı dersler programımda.

Ülker Hoca ile Yusuf Hoca okulda olmadıklarından onların dersleri boş geçti bu hafta. Ancak hemen hemen diğer derslerin hepsinde hocalarımız konulara başladılar. Ülker Hoca’nın olmayışından dolayı derslerimi bu sene sağolsun Ümran Hoca onayladı.

Bu sene farkettiğim bir şey şu ki galiba artık biz mühendis oluyoruz. Yani tüm hocalar bu noktaya dikkat çekiyorlar. Her neyse bu dönemin en iddialı derslerinden birisi Katı Atık Yönetimi olacak anlaşılan. Dersin hocası gayet etkileyici anlatıyor dersi, acayip çıkışlar yapıyor; örnekler veriyor. Laf aramızda pek çok konuda da hocayla aynı fikirleri paylaştığımızı farkettim. Mesela her sene artan bu üniversite kontenjanları ile ilgili söyledikleri cidden tastamam doğru şeyler. Velilere, öğrencilere bir aylık bir sevinç için kontenjanları arttırıyorlar, 4 yıl sonrasında bu çocuk mezun olduğunda ne olacak, iş verebilecek miyim diye düşünmüyorlar. Süper tespit!

Katı atık dersinin daha henüz başında pek çok acayip kısaltma, yöntem ve mesleki jargon öğrendik. Olurda birisi google’dan falan aratır diye yazıyorum. Belki bir faydası dokunur:

  • end of pipe treatment: bire bir çeviride “boru sonu arıtım” demek. Ama buradaki mantığı “atık çıksın da çaresine bakarız” şeklinde. Elbette eskimiş ve artık geçersiz bir düşünce.
  • MCDM (Multiple Criteria Decision Making): Çok ölçütlü karar verme ve yaşam döngüsü analizi yöntemi. Bunu özellikle endüstri mühendisleri kullanıyor. Burada hoca endüstri mühendislerine de ufaktan bir giydirme yaptı. Böylece bir sonraki gün Alperle dalga geçmeye çalışan endüstri mühendisi adayı salakla elektronik mühendisi adayı salağın intikamını peşinen almış oldu. Bakteri sayma makineleri ile IQ’larını saysınlar artık.
  • PP (Polution Protection): Yeni trend. Kirliliği daha oluşmadan azaltmaya yönelik çalışma.
  • LCA (Life Cycle Analyse): Yaşam döngüsü analizi. Bu olayın üzerinde çok durdu hoca. Bu sene epey görecekmişiz bunu.

Bu derste öğrendiğimiz bir diğer çok ilginç bilgi ise LCA sonrasında bir bakmışlar ki bizim yıllardır cam sağlıktır, cam şöyledir böyledir diye savunduğumuz şey yanlışmış. LCA, tetrapak‘ın camdan uygun olduğunu ortaya çıkarmış. Zira üretimi daha temiz. Tetrapaklar ticari orman adı verilen yerlerden temin edilen ağaçlarla ile üretiliyorlarmış. Bunu bulan da ve Türkiye’nin ilk LCA uzmanı olan da bizzat bu dersin asistanlığını yapan hocamız.

Katı Atık dersi bu şekildeydi. Bir de dün Hava Kirliliği Kontrol dersine girdim. Bu derste geçen seneki Hava Kirliliği dersinin devamı. Tek farkı dersi Ozan Hoca ile Eftade Hoca‘nın ortaklaşa veriyor olması. Ozan Hoca bu derste taa 4 yıl önce birinci sınıfta söylediği ve kafiyesinden dolayı da benim aklımda tuttuğum bir cümleyi yine söyledi. Bir garip oldum aynı cümleyi taa birinci sınıfta duyduğumu hatırlayınca. Cümle de şu: “The solution to pollution is dilution.” Anlamı, kirlenmeye çözüm, (o kirliliği) seyreltmektir.

Bugün ders yok. O yüzden kendime küçük bir tatil verdim. Blogumla vakit geçireyim birazcık.