Tag Archives: Let It Flow

Hammer Müzik Kampanyasından Aldıklarım

albumsBu albümleri alalı birkaç hafta oluyor sevgili okur. Ancak buraya yazmaya fırsatım olmamıştı. Ülke gündemindeki karışıklıktan açıkçası yazmak da çok içimden gelmedi. Olsun, bu yazı geç olsun ama yol gösterici olsun.

Geçen haftalarda Hammer Müzik harika bir kampanya yaptı. Firmanın bastığı tüm eski metal albümleri 5 liradan satışa sunuldu. Facebook’ta görür görmez hemen ulaştım Enes Abi‘ye. Listelediği albümlerden beş tanesini ayırttım. Kadıköy’deki kardeşim Keyb ile irtibat kurdum ve yaklaşık bir saat sonra Keyb, adını gönderdiğim tüm albümleri benim için almıştı bile.

Ertesi gün de kargoya verdi kardeşim sağolsun. Yurtiçi Kargo‘nun fahiş kargo ücretini saymazsak sorunsuz sıkıntısız bir alışveriş tamamlanmış oldu. Şimdi gelelim bu güzel albümlerin neler olduklarına:

Cem Köksal – “…Just Set Me Free!!” : Virtüöz Cem Köksal‘ın 2004 yılında çıkan ilk albümü. Bu albümü ilk kez Earthquake Part 1 isimli parça ile tanımıştım lisedeyken. Hatta Köksal’ın bu parçayı çalarken çekilmiş bir de videosu dolaşıyordu ortalıkta. Daha sonra Winding Road ve  Kalbim Bomboş‘u (özellikle bu ikincisini) keşfettim. Albümün en müthiş özelliği vokallerde Murat İlkan‘ın olması. Açık konuşmak gerekirse bu albümden sonra Cem Köksal’ı pek takip etmedim. Tarz olarak Hard Rock, Heavy Metal etkileşimli diyebilirim. Ama albümün içerisinde baya baya klasik müzik eserleri de yer alıyor. Hatta Mozart’a ithaf edilen bir parça (For Amadeus) bile var. Arşivde muhakkak bulunması gereken bir albüm. CD formatında bonus olarak Kalbim Bomboş ve Winding Road parçalarının videoları yer alıyor. Bir de imzalı Cem Köksal penası hediyeli.

Let It Flow – The Momentary Touches To The Depths: İzmirli metal gruplarının en iyilerindendir bana göre Let It Flow. Grupla ilk tanışmam tam  da albüme adını veren bu parçayı keşfetmemle oldu. Blue Jean dergisinin verdiği CD’yi Mehmet‘ten ödünç alıp bilgisayarıma mp3 olarak çevirip kaydetmiştim. Burada bu şarkıyı döndürüp döndürüp dinliyordum. Yıllar sonra evime internet geldiğinde bir gün aklıma geldi, lan bunun albümü var mıdır nedir ne değildir, diye. Albümü de bulup indirmiştim. Nihayet orijinal albümü de alabildim. Zaten buraya kadar bahsettiğim iki albüm de lisedeyken tanıştığım albümler olduğundan ne zaman dinlesem, yazsam o günlere dönüyorum. Albüm 2006’da çıktı. Tarz olarak Katatonia‘yı anımsatıyor ama progresiflik de var.

Witchtrap – Witching Black: Yıllar önce Serkan evini taşırken bazı değerli eşyalarını bana vermişti bir süre muhafaza etmem için. O eşyaların arasında vardı bu albüm. Albümün kapağını ve digipack baskısını çok beğenmiştim. Serkan’dan bana hediye etmesini istediğimde istersen her şeyi al ama bu albümü veremem. Çünkü bir daha bulamam demişti. Haklıydı. Çok uzun süre internette araştırdım. İkinci ellerine baktım. Yoktu. Ta ki Hammer Müzik deposundan çıkartıp kampanyaya yapana kadar. Aldım hemen bir tane. Albüme adını veren parça Witching Black, bugüne kadar kaydedilmiş en iyi 10 Türk metal parçası arasında gösteriliyordu. Kaynağını bulamadım yarım saattir. O listeyi bir bulsam ekleyeceğim bu yazının yanına. Albüm, Türkiye’nin ilk black metal gruplarından birinin yayımladığı yasal ilk black metal albümüdür(1997’de). Pure black tarzındadır.

Catharsis – DEA: Hiç dinlemediğim bir grubun hiç bilmediğim bir albümü bu. Grup Rus asıllı bir grupmuş. Albümü önce Rusya’da çıkarmışlar. Ancak international baskısını Hammer Müzik yapmış. Albüm çok tipik bir power metal albümü. Klavye melodilerine bayıldım özellikle. My Love, The Phiery parçası geldi mesela şu an aklıma. Parça başlarındaki akustik introlar nefis. Muhtemelen bu albümle ilgili ilerleyen dönemlerde başka keşiflerim de olacak.

Radical Noise – Plan-B: Bu topraklarda kaydedilen en iyi hardcore albümlerinden birisidir. Plan-B’yi belki albüm olarak baştan sonra dinlememiş olabilirsiniz. Ancak “Bazen”i büyük olasılıkla dinlemişsinizdir. Albümle ilk olarak nasıl tanıştım hatırlamıyorum bile. Ama daha önce ikinci el CDsini almıştım. CD çalışmamıştı. Yaşadığım hayal kırıklığını düşünün. Neyse ki artık elimde hem kaseti hem de CD’si mevcut. Hardcore dinlemeseniz bile muhakkak arşivinizde olması gereken bir albüm bu. Albümün çıktığı yıl 2000. Tam 15 sene olmuş. 15 sene önce ben 12 yaşındaydım. Bırakın bu albümü, Dünya’dan bile haberim yoktu 🙂 İnternet yoktu, dinleyiciye bu kadar çabuk ulaşma imkanı yoktu grupların. Yani yapılan işler tamemen gönül vermişlikle yapılıyordu. Albümde boş parça yok diyebilirim.

Hammer Müzik’e muhteşem kampanyası için teşekkür ederim bir kere daha. Böylesine harika albümlere komik rakamlara ulaşmamızı sağladığı için.

Reklamlar