Tag Archives: live at roxy

2017 Yılımın Özeti

owl-illustration.jpgDaha başlarken katliama sahne olan, yıl boyunca göz yaşının, ölümlerin, vedaların eksik olmadığı, bir önceki yıldan hiç de arta kalmayan, toplumun artık geri dönülemez şekilde ayarlarının bozulduğu, müzikten başka hiçbir şeyin tat vermediği bir yılı, 2017’yi de geride bıraktık sevgili okur. Bu yıl çok fazla sağlık sorunu ve hastane problemleriyle uğraştım. Yıldım. Ama nihayet bitti ve blogun geleneksel yıl özeti yazısına hoş geldin. Uzun bir yazı olacak ama keyifli bir yazı olması için de elimden geleni yapacağımdan şüphen olmasın.

31 Aralık tarihleri yılın son günü olmasının yanında benim için meslek hayatımın başlangıcının yıl dönümüdür. Bu yıl mesleğimde beşinci yılımı doldurdum. Şüphesiz yılın en önemli olaylarından birisi, uzun süredir beklediğim bir şey gerçekleşti ve Eskişehir’e tayin oldum. Kadere bak ki sevgili okur, Eskişehir’de de tıpkı Bilecik gibi, yılın son iş gününde, 29 Aralık tarihinde iş başı yaptı. Bazı sağlık sorunları nedeniyle böyle oldu. Zaten bu sağlık sorunları da yılın son iki ayında bize bir türlü huzur vermedi. O açıdan 2017 bir an önce bitmesini istediğimiz bir yıla dönüştü.

Bu yıl, blogta reytingler önceki yıla göre ciddi bir artış gösterdi. Özellikle yeni okurlara teşekkür ederim. Eski okurun ise gönlümde tahtı altındandır! Ancak yazıların en çok geciktiği yıl galiba bu yıldı. Olaylar olup bittikten sonra yazma fırsatı bulabildim çoğunlukla. Bunun bir sebebi malum, yıl boyunca Bilecik’e yaptığım git gel durumu idi. Diğer sebebi de bu yıl kayıt olduğum Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümü ile halen devam eden Doktora derslerimdi. Olsun lan, okumak güzel şey.

Evet, haydi bakalım bu yıl blogta neler oldu neler bitti. Aylara göre önemli olaylar nelerdi? Okumaya devam et

Sabhankra – Live At Headbangers’ Weekend 2017

Artık gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Türkiye’nin en çok üreten metal grubu Sabhankra‘dır, sevgili okur. Sabhankra adıyla albüm çıkardığı 2006 yılından beri hemen hemen her yıl grup ya yeni bir albüm ya yeni bir EP ya da konser videosu yayımladı. 2016’nın son aylarında şu yazımda bahsettiğim Live At Roxy konseri DVD’sinden sonra grup hiç hız kesmeden ve hatta vites yükselterek yepyeni bir çalışma daha yayımladı: Live At Headbangers’ Weekend 2017. Bu 22 dakikalık konser videosu, grubun şu ana kadar yayımladığı en iyi prodüksiyonlu iş, bunda hiç şüphe yok.

Yine yukarıdakine benzer bir ifade kullanarak belirtmekte bir sakınca görmüyorum, Türkiye’de bu kalitede kaydedilmiş ve üretilmiş başka bir metal konseri videosu yok. Varsa lütfen yorumlarda belirtin ben de düzeltme olarak ekleyeyim.

01Elimizdeki materyal çok kıymetli. Zira grubun davulcusu Rıdvan‘la kaydedilmiş ve yayımlanmış ilk materyal olma özelliği taşıyor. Grubun çok uzun süre bekletmeden videoyu yayımladıktan çok kısa bir süre sonra konser kaydını kaset olarak yayımlaması da mutluluğumuzu zirveye çıkardı. Tıpkı Live at Roxy albümü gibi bu albüm de sınırlı sayıda, Dead Generation Records tarafından kaset formatında yayımlandı. 2 ve 3 numaralı kasetleri sipariş edip aldım hemen.

05Konser, “Abandoned By The Gods” parçasının efsanevi klavye introsuyla başlıyor. Çok hızlı ve sert bir girişin ardından grup tempoyu düşürüyor ve en uzun Sabhankra parçalarından olan kişisel favorilerimden “We March” başlıyor. Özellikle Gürkan‘ın bu şarkı boyunca pozları çok başarılı. We March’ın olanca gazıyla bitiyor. Seyirciye küçük bir laf atmadan sonra Alper’in favori parçalarından “The Hunt” başlıyor. Parçanın girişindeki scream’le birlikte olayın rengi epey değişiyor. The Hunt, Sabhankra’nın en hızlı ve en iyi soloya sahip parçalarından birisi. Bu konserde soloyu Savaş Sungur atıyor ve daha da bir devleşiyor. The Hunt bittikten sonra Savaş tüm seyirciyi “metaaaalll metaalll” diye bağırtıyor. Sonrasında da “Our Kingdom Shall Rise” başlıyor. Kameranın açısı seyirciye döndüğünde anlıyoruz ki ortalık epey karışmış.

Bakın bu konserin olduğu festivalde, aynı günde tam 9 grup sahne aldı. Bunlardan son ikisi, headliner olanlar, Kalmah ve Eluveitie gruplarıydı. Konser sonrasında okuduğum yorumlarda herkes bizim Türk gruplarının başarısından ve diğer iki grubun tırt performansından bahsediyordu. Özellikle Kalmah çok büyük bir hayal kırıklığı olmuş. İşte bu konserin performansıyla parlayan yıldızı da Sabhankra olmuş. Dolayısıyla grubun böyle güzel organizasyonların sahne olanaklarını iyi kullanıp kaliteli işler üretme çabasını takdir etmek gerekiyor.

Neyse, Our Kingdom Shall Rise son parça olarak anons edildiği için grup bunu normal çalma süresinden daha kısa çalarak “The Moonlight“a bağlıyor. Ahh Moonlight. Canım, kalbim, bir tanem Moonlight. Sen ne hüzünlü, ne öfkeli bir parçasın öyle… Moonlight bitince Sabhankra, “bizden bu kadar” diyor ve sahneden iniyor. “Metaaaallll

03

Gelelim videonun prodüksiyonuna. Sırf davul için üç ayrı kamera kullanılmış. Davulcunun arkasından sahne önünü gören kamera ile sahne önünden Savaş Sungur’u çeken kameraların açıları çok başarılı. Live at Roxy’nin aksine, seyircinin coşkusuna da bu videoda fazlasıyla şahit olabiliyoruz. Video çekimleri Semih Yüksel, Can Ceyhan, Oğuzhan Ardahan, Raffi Etyemez, Garo Vram Babayan ve Levan Uzbay gardaşım tarafından yapılmış. Videonun prodüksiyon işlemlerini ise Semih Yüksel yapmış. Konserin kaydı (sesler cidden çok başarılı) Ali Sak tarafından yapılmış. Hepsinin eline emeğine sağlık.

02Şimdilik bu videonun, bir önceki Live At Roxy konseri videosuyla birlikte DVD olarak basılmasını bekliyorum. Ben kendim, MCA Productions and Distro olarak, Live At Roxy Konser DVD’sini basmıştım. Ama bizzat grubun onayını almadığım için dağıtmıyorum, bekliyorum. Gel gelelim kasede. Yalnızca 50 adet basıldı kaset. Baskı olarak bir önceki kaseti daha çok beğenmiştim ancak bu kasetin de kartonetinin tasarımı çok başarılı. Şimdi bu albümde şöyle bir detay var. Albümün kasede basılan kapağı ile grubun dijital platformlarda yayımlanan kapağı birbirinden farklı. Kasette Süha‘nın fotoğrafı var. Dijital platformlarda ise benim çok sevdiğim o “davulcu arkasından seyirci” açısı var.

Sabhankra, yine çok kaliteli bir iş, kaliteli bir albümle karşımızda. Yerli metal gruplarına destek verin. Bak yapmayın etmeyin, konserlerin giderek azaldığı, tırtladığı bu dönemde hiç olmazsa kendi gruplarımız, yerli gruplarımız üretmeye, kaydetmeye devam edebilsinler. Seni çok seviyoruz Sabhankra. Sen de bizi sev ve artık yeni bir albüm yap!

04

Anlatacak Çok Şey Var

Bazen oluyor böyle. Geriye  dönüp baktığım birkaç fotoğraf, okuduğum birkaç satır yazı aklıma onları, yüzleri ve binleri getiriyor. Ben de açıyorum boş bir sayfa ve başlıyorum yazmaya. Blog tutmanın en güzel yanı, aklınıza anlık olarak gelen fikirleri bulabildiğiniz her yere not ettikten sonra, zaman geçip unuttuğunuz onca fikri yeniden bulduğunuz anlardır. Telefonum, not defterim, iş yerindeki çekmecem böyle notlarla ve fikirlerle dolup taşıyor. Zaman, bu fikirleri rafine ederek, bazen de birleştirerek ortaya bir şeyler çıkarmamı sağlıyor. Bazen yeni bir yazı, bazen de yeni keşifler.

Çirkinlik ve çirkeflikle mücadele ediyoruz. Bülent Abi‘yle kurduğumuz gizli bir örgütümüz bile var. Nihayet ellerini havaya kaldırdı ve teslim oldu. Görüyoruz sevgili okur, düzen değişiyor. Eticin‘in ortaya koyduğu çözüm yolu aklıma yattığından beri uğraşıyorum. Gizlice.

oylesi00Şu gün çok mutluyduk. Çok uzun zaman oldu gerçi yaşanalı. Ancak, mutluyduk. Sonra işler hepimiz için biraz kötü gitmeye başladı. Şimdi soruyorum her birine, en mutlu olduğumuz an gece yastığa başımızı koyduğumuz an.

oylesi02Türker‘le değişik işler yapıyoruz. Yıllar sonra yeni bir Adobe yazılımı öğrenmek harika oldu: Encore. Bu yazılımla, profesyonel DVD ve bluray menüleri hazırlayabiliyoruz. Henüz bluray yazıcımız olmadığından şimdilik DVD yetiyor da artıyor bile. Uzun süre planladıktan sonra, Sabhankra‘nın Live at Roxy konseri için bir DVD hazırladım. Birkaç ufak güzelleştirmeden sonra MCA Productions etiketiyle sunacağım.

oylesi01

oylesi04Geçen gün, evde kullanmadığım 12 volt 7 amperlik bir akü buldum. Uzun yıllar önce almıştım ancak neredeyse hiç kullanmamıştım bu aküyü. Önce şarj ettim. Daha sonra akü başlarına uyumlu soketlerle birkaç bağlantı kablosu yaptım. Şimdi bu aküyü kullanarak plakçalarımı çalıştırabiliyorum. Netbook’um için soğutucu fan çalıştırabiliyorum. Havalar biraz daha ısındığında da piknikte mangal yaparken işime yarayacak bir fan yapacağım 🙂

Geçen hafta Halil Abi‘nin tavsiyesiyle Varolmayanlar isminde bir kitap okudum. Doğu Yücel‘in kitabı. Fantastik bir öykü. Idefix‘ten kargo bedava denk getirip satın aldım. oylesi03Kitapla ilgili apayrı bir yazı yazmayı planlıyordum. Ancak, kitabın sonunda öyle bir hayal kırıklığına uğradığım ki böyle bir iki paragrafla geçiştirmeyi daha uygun buldum.Sanki yazar bu kitabı üç zamanda ve üç farklı ruh halinde yazmış. Kitabın ilk yarısı yani ilk ruh halinde sanırım öykünün izleyeceği yol hakkında pek bir fikri yokmuş ve upuzun bir giriş yapmış. Öyküyü kurması, kurgunun temelini atması kitabın aşağı yukarı yarısını almış. Kahramanımız, ailesi olmayan, işinde başarılı, yakışıklı, yatakta yetenekli ve biraz sosyopat bir tip. Klasik. Belki de bilerek böyle ideal, tipik bir kahraman kurguladı Yücel. Kitabın bazı bölümlerinde “spor yapmak” olarak kodlanan sevişme vurguları bir süre sonra baydı, öldürdü bitirdi beni. Ne gerek var? Eh, böylesi upuzun bir girizgahtan kopmuyorsunuz.

Kitabın yarısından itibaren aradığımızı buluyoruz. Koşuşturmaca başlıyor. Eğer bir Türk metal müziksever iseniz Doğu Yücel’in müzik yazarlığı kimliğinden de aşırdığı bir takım süslemeler le öykü daha bir keyifli hale gelecektir. Kitabın vadettiği fantastik doku işte burada başlıyor. Tutunamayanlar‘a çakılan okkalı bir selam, internet fenomenlerine satır aralarında göndermeler, “aslında sebebi buydu” tipi son dakika çözümleri derken kitabın son 15-20 sayfası gelip çatıyor. Bu anlattığım ikinci bölümde Yücel, kesinlikle ilham perisini bulmuş, öpmüş ve hatta kitabında da artık bahsetmeyi bırakıp rahat bir nefes aldırdığı gibi “spor bile yapmış” olabilir. Akış olağanüstü. İşte o son 15-20 sayfayı okuduktan sonra bendeki hayal kırıklığı ise görülmeye değerdi. Aklımda uyanan fikir oldu. Yayıncısı, Yücel’i sıkıştırdı ve kitabı yetiştirmesini söyledi. O da olabilecek en basit ve yakışmayacak şekilde bunu yaptı. Üzdü, hem de çok üzdü. Halil Abi’ye yazdım. Buraya yazdığımı ona da yazdım. Güldü ve “ben de aynen bu şekilde düşündüm” dedi. Buna rağmen yine de Varolmayanlar, okunması gereken bir kitap. Doğu Yücel’i Blue Jean ve Head Bang dergilerinden okuyanlar için söylüyorum, alıp kütüphanenize ekleyin. Bizden bahsediyor, varolmayanlardan! (Bak, ben de burada kitaptaki gibi yaptım ve finali aceleye getirdim.)

İyi geceler. Çok öptüm.

Sabhankra’dan Bir İlk Daha: Live At Roxy

fb_img_1479750247074

Şimdi ben buraya “bir ilk daha” diye yazınca bazıları soracak, ne bakımdan bir ilktir diye. Anlatayım sevgili okur. Şu anda Türkiye’de kariyeri boyunca kesintisiz olarak müzik yapan, aktif olarak sahne alan ve albüm yayımlayan metal grupları içerisinde Sabhankra, yayımladığı albüm sayısı, diskografisinde yer alan parça sayısı ve bu içeriği yayımlama periyodu olarak en aktif birkaç metal grubundan birisidir ve hatta bana göre en aktifidir.

Bir müzik grubu için, bir metal müzik grubu için üretmek önemlidir evet. Ama üretilen materyalin kaliteli olması daha da önemlidir. Metalci olunca, yayımlanan videolarda diğer türlerin aksine cep telefonu kamerasına razı olabiliyoruz örneğin. Ya da daha leş kayıtlara. İşte Sabhankra’mız, bu yeni çalışmasında, Türkiye’de ilk defa arkasında büyük bir firma olmadan, böylesine kaliteli bir konser videosu üretebilen metal grubu oldu.

Grubun 29 Ocak 2016’da İstanbul Roxy’de TYR grubuyla birlikte verdiği konserin videosu, grubun kendi prodüksiyonuyla çekildi. Yaklaşık bir yıl bekledik ama bir yılın sonunda ortaya kayıt kalitesi ve görüntü kalitesiyle parmak ısırtan, düşman çatlatan bir iş çıkmış oldu: Live at Roxy!

Sabhankra elbette işi videoyu montajlayıp Youtube‘a yüklemekle bırakmayacak. Çok yakında bu konseri kaset formatında yayımlayacaklar. Yayımladığı son iki albümün aksine, bu yeni live albümü yurt dışında bastırmayacak. Underground distrolarımızdan bir tanesi albümü kaset formatında basacak, paramız ülkemizde kalacak, Türk metal ekonomisi kazanacak 🙂 Ve bu albüm ilginç bir şekilde, Sabhankra’nın CD formatında yayımlanmayan ilk albümü olacak. Gerçi diğer bir yandan, kaset formatında da yayımlanacak ilk albümü olacak.

sabhankra

Albümün DVD olarak basılıp basılmayacağı kısa sürede belli olacak. Eğer DVD olarak basılmazsa MCA Productions & Distro olarak ben kendim “Fan Made” olarak basmayı düşünüyorum. Zira böylesi bir çalışmanın basılmaması ayıp olur.

Live at Roxy, toplamda beş parçadan oluşuyor. Aslında yedi parçadan oluşuyormuş ancak bir takım teknik problemlerden dolayı beş parça şeklinde montajlanmış. Ancak çok çok şanslı olanlar yayımlanmayan diğer iki parçayı dinleyebilmiş: Konsere gidenler ve montajı yapanlar. Kim bunlar? Video çekim işini yapan Raffi Etyemez, Deniz Köylü ve Garo Vram Babayan. Raffi ayrıca videoların nihai düzenlemesini de yapmış. Sesleri Ali SAK kaydetmiş, miks ve masteringini de kendisi yapmış. Helal olsun. İyi bir ses sistemiyle dinlediğinizde Mehmet’in vurduğu her kick sesini, gitarın her notasını mis gibi duyuyorsunuz. Kapak fotoğrafları da Levan Uzbay kardeşime ait, eklemezsem olmaz.

Mehmet demişken evet, bu materyal grubun eski davulcusu Mehmet Engin‘in gözüktüğü son video olma özelliği taşıyor. Yeni davulcu Rıdvan Başoğlu‘nu da umarım kısa sürede izleme ve dinleme şansımız olur. Toplam 25 dakika süren videoda yer alan parçaları ve hangi albümden olduklarını yazmamışım, hemen ekliyorum:

1- We March (Seers Memoir, 2014)
2- The Hunt (Powercraft, 2006)
3- Buried In Dust (Revenge, 2016)
4- Our Kingdom Shall Rise (Aynı adlı EP, 2010)
5- The Moonlight (Swords Of The Night EP, 2011)

Özetle, Sabhankra çok iyi bir iş yapmış sevgili okur. Metal müzik dinliyorsan, işini güzel yapan metal gruplarına saygı duyuyorsan ve aşktan sen artık sen değilsen: Live at Roxy’i izlemelisin.