Tag Archives: Metallica

Tüm Zamanların En İyi Beş Metal Albümü

bangBir süredir blogdaki bazı yazılarda Headbang dergisinin Mart-Nisan 2015 özel sayısında yayımlanan “Tüm zamanlarından en iyi 100 metal albümü” listesine atıflar yapıyorum. Bugün aklıma geldi. Lan bari bu listenin bir kısmını My Resort okuyucularıyla paylaşayım da eğer almayan varsa Headbang’in bu muhteşem koleksiyon sayısını almadığı için pişman olsun.

04

Örneğin Alper Demirci’nin listesi

Elbette yıllardır bu tür “en iyi albüm” listelerini pek çok farklı dergide ve internet sitesinde gördük, okuduk. Bu listelerin çoğunluğu yabancı kaynaklardan derlenmişti. Ya da dünyaca ünlü bazı metal müzik dergilerinin yazarları tarafından belirleniyordu. Bu açıdan Headbang’in hazırladığı bu liste, tamamen yerli kaynaklarla hazırlanan ilk liste oluyor muhtemelen 🙂

Listede 100 tane albüm var. Bir birinden farklı tarzlara sahip onlarca albüm… Albüm listesi oluşturulurken Türkiye’deki metal müzik piyasasından pek çok ismin görüşü alınmış. Herkes kendi en iyi 20 albüm listesini yazmış. Burada ismen ve şahsen tanıdığımız insanların en iyi albüm listelerini görmek ve okumak gayet keyifliydi. Bu sayede kişilerin tarzlarını da anlayabildim. Nihayetinde ortaya çıkan listede sadece albüm adlarını vermek yerine her albümle ilgili ufak bir de kritik yazılmış.

Elbette derginin ya da listenin tamamına burada yer vermeyeceğim. Sevdiğim ve seçtiğim albümler ile en iyi beş albümden bahsedeceğim.

Linkin Park’ın Hybrid Theory albümü 47. sırada kendine yer bulmuş. Kendi adıma ben Meteora’yı daha çok severdim. Ancak Hybrid Theory’de sadece In The End için bile dinlenebilecek güzel bir albümdür. Hybrid Theory için Sadi Tirak’ın yazdığı kritiği okuyun.

01

Okumaya devam et

Ayrancı Ziyaretim Sonrası

Kod adı “Ayrancı” olan bir dostum var. Koleksiyoncu, arşivci ve bilimum şeycidir kendisi. Pek çok açıdan da benzeriz birbirimize. Biz, Ayrancı’yla zaman zaman buluşur, arşiv takası, efemera değiş tokuşu yaparız. İşte dün de o günlerden biri oldu sevgili okur.

kaset02

Öğleden sonra Ayrancı’nın gizli üssüne gittim. 4 metrekarelik bu oda, aklının alamayacağı şeylerle tıka basa dolu. Ayrancı’yla uzun süredir görüşememiştik. Bana sürekli sürprizleri olduğundan bahsediyordu. Bugün işte o sürprizleri nihayet gördüm 🙂

kaset01Tam 35 tane kaset aldım Ayrancı’dan. Bunların tamamına yakını metal albümlerinin kasetleriydi. Arasında birkaç Türk rock grubunun albümleri, birkaç soundtrack albüm de var. Pentagram‘ın NEPA Müzik‘ten çıkan ve kendi adını taşıyan ilk albümü de bu serinin içinde yer alıyor.  Ayrıca Metallica‘nın Garage Inc. (çift kaset) ve Pink Floyd‘un Pulse (çift kaset) albümleri de eksiksiz olarak serinin içerisinde var. Hatta Pulse’un özel kabı bile var! Radical Noise, Comma, Almora ve The Climb‘ın ben de bulunmayan albümlerini kaset formatında da olsa bulmak beni nasıl heyacanlandırdı anlatamam sevgili okur.

pentag00Yerli ve yabancı pek çok albümün kasedinin yanı sıra Ayrancı’nın asıl bombası Pentagram’ın Popçular Dışarı albümünü digipack formatında hediye etmesi oldu ki bugün bana toplamda üç Pentagram albümü (iki kaset ve bir cd) hediye etmiş oldu! Ah ulan Ayran be 🙂 Bilmeyenler için Popçular Dışarı, grubun 5 Temmuz 1997’de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu‘nda verdiği efsane albümün kaydıdır. Rivayete göre konsere Demir Demirkan‘ın o dönemki kız arkadaşı Sertap Erener‘in geldiğini gören kalabalık “popçular dışarı” diye bağırmaya başlarlar. Hatta bu bağırış çağırış albüm kaydında da duyulmaktadır.

pentag01

Bunların dışında kartvizit koleksiyonu için çok yararlı cemiyet ve derneklerin kartlarından güzel bir derleme yapmış sağolsun. Ve yine 01.06.2002 tarihinde darphanenin bastığı bir hatıra parasıyla birkaç sahte bozuk para da günün son parçaları oldu. Ayrancı’nın tavsiyesi ile filateliye başlıyorum sevgili okur. Muhtemelen yarın Merkez Postane’ye giderek kaydımı yaptıracağım.

Yukarıda bahsettiğim “Popçular dışarı” seslerini duymak için aşağıdaki videonun ilk saniyelerini dinlemeniz yeterli.

7 Mart 2013 – Pentagram Eskişehir Konseri

Eh, uzun zaman olmuştu bir konser yazısı yazmayalı. Elimden geldiğince detaylı olarak yazmaya çalışacağım ki gelmeyenler pişman olsunlar 🙂

Image Hosted by ImageShack.usAynı gün Bilecik‘te akşam 17.00’de işten çıkıp Eskişehir‘e giden ilk arabaya bindim. Eve gelene kadar yaşadıklarımı bir sonraki yazıda anlatacağım. Eve geldikten sonra hızlıca almam gereken eşyaları alıp karnımı da doyurduktan sonra Alper‘e geçtim. Ertesi gün Antalya‘ya gideceğim için valizimi Alper’e bıraktım. Saat 21.00 civarında 222 Park‘a gittik. Burada İzmir‘den Barış Abi, Togay, Volkan ve Halil‘le buluştuk. Barış Abi “Bu Toprağın Metalikacıları” isimli belgesel için bizimle kısa bir çekim yaptı. Burada özellikle yer ayarlama konusunda yardımlarından dolayı Özgür Abi‘ye derin saygılarımı sunarım. Bu çekimden hemen sonra konser için kapılar açıldı.

Image Hosted by ImageShack.usAlper’e beraber kuyruğa girdiğimizde Koray ve Yakup‘u gördük. Bu adamları da uzun süredir görmüyordum. Dördümüz içeri girmek üzere beklemeye başladık. Sıra geldiğinde girdik içeri ve sahne önünde 4. sıraya kadar gelebildik ve demir atıp beklemeye başladık. Ben bilmiyordum, ancak bir de ön grup varmış meğer Pentagram‘dan önce: MEKANİK.

Mekanik

Bu grubun adını olumlu ve olumsuz pek çok yorumun içinde duyduğum için açıkçası merak ediyordum. Saat 22.00’yi biraz geçe Mekanik sahneye çıktı. Dediğim gibi daha önce hiç dinlememiştim, bana tarz olarak ilk dönem Metallica‘yı fazlasıyla anımsattı. Metallica konusunda benden daha bilgili olan Alper ise grubun tarzını fazlasıyla Metallica ve dönemdaşlarına benzetti. Ancak o da ben de bir konuda hemfikirdik, adamlar güzel yapıyorlar işlerini. Seek And Destroy çaldılar, müthişti. Overkill çaldılar, Yakup epey coştu. Kendi besteleri de fena değildi. Türkçe sözlü olması bilakis bir avantaj olmuş besteleri açısından. Sahne olarak da ben yeterli buldum. Ancak bir talihsizlik yaşadılar ve son şarkılarını çalamadılar, gitaristlerinin amfisi devre dışı kaldı. Mekanik sahneden alkışlarla indi ve saat 23.00’ü beklemeye başladı herkes.

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.usSaat 23.00’e doğru salonu bir akustik Sonsuz dinletisi doldurdu. Tüm salon aynı anda şarkıyı söylemeye başladık. Şarkı bittiğinde Gökalp ve devamında diğer grup üyeleri sahneyi doldurdu ve Pentagram sahneye çıktı.

Her konserde Alper’le girdiğimiz iddiaya bu sefer Koray ve Yakup’u da dahil ettik: Pentagram konsere hangi şarkı ile başlayacak? Evi arabayı satıp tüm paramı “Sand” e yatırdım. Alper, Koray ve Yakup başka başka şarkılar söylediler. Pentagram “Sand”in ilk notalarını çalmaya başladığında artık zengin bir adam olmuştum. Pentagram şöyle bir playlist hazırlamış gece için:

  1. Sand
  2. 1000 In The Eastland
  3. Doğmadan Önce
  4. Unspoken
  5. Wasteland: Burada ses sisteminde bir arıza oldu, şarkının yarısına kadar baslar yoktu.
  6. It’s Down Again
  7. Give Me Something To Kill The Pain
  8. Disturbing The Peace
  9. Geçmişin Yükü
  10. Bu Alemi Gören Sensin: Hakan Utangaç vokale geçti.
  11. Şeytan Bunun Neresinde
  12. Anatolia (Türkçe): Burada da iddiaya girdik İngilizce mi söyler Türkçe mi diye. Yine ben kazandım.
  13. Beyond Insanity
  14. Now and Nevermore
  15. Gündüz Gece
  16. Apokalips
  17. Tigris + Bir

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Konserle ilgili üzüldüğüm bazı şeyler var. İlki Hakan Utangaç‘ın sadece bir şarkı söylemesi oldu. Rotten Dogs söyleseydi mesela çok farklı olurdu herşey. İkinci olarak Alper de ben de This Too Will Pass ile Behind The Veil‘i çalmalarını bekledik. Ama çalmadılar. Çok üzüldük. Bir de 18 şarkıdan 7 tanesi Türkçe idi. Türkçe parçaların ardarda gelmesi biraz üzdü, özellikle This Too Will Pass için çok ümitlenmişken…

Image Hosted by ImageShack.us5 kişilik grubun 3 üyesi hastaydı. Vokal Gökalp Ergen, hastalığını performansına yansıtmamaya çalışsa da sahnede fazla hareket edemedi. Grubun en iyisi hiç şüphesiz Tarkan Gözübüyük idi. Ayrıca Cenk Ünnü‘yü de hiçbir zaman unutmuyoruz. Hakan Utangaç, iki yanında birer LED ampül bulunan komik bir gözlük takıyordu 🙂 Tüm fanlar için onun yeri ayrıdır ve ne olursa olsun Pentagram, Hakan Utangaç’sız olmaz, olamaz.

Konser hiç ara vermeden yaklaşık 2 saat sürdü ve müthiş bir şekilde bitti. Performanstan sonra dışarıda uzun süredir görüşmediğimiz epey bir adamla görüştüm. Serkan Abi, Ali, Serdar bunlardan bir kaçı. Bu şekilde muhabbet ederken kardeşim Murat yanıma geldi ve gruba imzalatmak üzere yanımda taşıdığım albümlerini istedi. Böylece hep beraber 222 Park’ın yan tarafından bekleyen tur otobüsüne gittik.

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Şansımıza Gökalp Ergen otobüsün kapısındaydı ve hiç sıkıntı yaratmadan uzattığım MMXII albümünü imzaladı. Sonrasında sırasıyla Cenk Ünnü, Hakan Utangaç ve Tarkan Gözübüyük de geldiler ve albümü imzaladılar. Alper de efsane Bir albümünü yaratıcılarına imzalattı. Burada epey bir fotoğraf çektirdik. Eklediğim fotoğraflarn bir tanesini ben çektim. Gerisi Metin Ünlü‘ye ve Kağan Kılıç‘a aittir.

Sonuç olarak güzel bir konser oldu. Pentagram seven sevmeyen tüm metalci kitlenin de orada olması ayrıca güzeldi. Bu konuda en güzel cümleyi de Serkan Abi söyledi herhalde: “Biz çocukken adamlar metal müzik yapıyorlardı.

İmzalı MMXII Albümüm (Metin Türkcan hariç)

Pentagram’a saygı duymak gerek. Merak edenler için benim kameramdan Pentagram 7 Mart 2013 Eskişehir konseri: (Bu bir Proofhead.net hizmetidir.)

Image Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.usImage Hosted by ImageShack.us

Metallica The Black Albüm Plağı

metallica2.jpgBu kadar koşturmacanın arasında nasıl da es geçtim bu önemli gelişmeyi anlayamıyorum sevgili okur! Metallica‘nın kendi adıyla yayınladığı Metallica albümünü (The Black Album) plak olarak nihayet bulup satın alabildim!

The Black Album’un önemini, özelliğini anlatayım mı bilmiyorum. Metallica sevsin ya da sevmesin, metal müziğe ucundan kulağından bulaşan herkes bu albümden en az bir şarkı biliyordur.

Metallica’nın 1991 yılında kendi adıyla çıkardığı 5. stüdyo albümü olan Metallica, grubun en çok satan albümüdür. Albüme The Black Album denmesinin sebebi de farkedeceğiniz üzere albümün kapak tasarımıdır. Kapakta grubun adı belli belirsiz yer alırken sağ alt köşede parlak renkli bir yılan yer alıyor.

Elbette ki paragöz Metallica bu albümün onlarca farklı versiyonunu çıkardı farklı formatlarda. Benim edindiğim plak açılır kapak değil ama çift plak olması yönüyle çok iyi. Zaten sıfır aldım, ambalajını ben açtım.

Yukarıda demiştim hani ucundan kulağından metal müziğe bulaşan herkes bu abümden bir şarkı biliyordur diye. Bakın mesela bu efsane albümde yer alan şarkılara, muhakkak en az bir tanesini biliyorsunuzdur:

  1. Enter Sandman – 5.32
  2. Sad But True – 5.25
  3. Holier Than Thou – 3.48
  4. The Unforgiven – 6.27
  5. Wherever I May Roam – 6.44
  6. Don’t Tread on Me – 3.59
  7. Through the Never – 4.05
  8. Nothing Else Matters – 6.29
  9. Of Wolf and Man – 4.16
  10. The God That Failed – 5.09
  11. My Friend of Misery – 6.49
  12. The Struggle Within – 3.54

Bu albümle birlikte koleksiyonumdaki değerli plak sayısı da hatırı sayılır bir düzeye geldi. Biraz daha bekleyip elimdeki tüm plaklarla ilgili bir yazı yazmayı düşünüyorum. Sizleri albümdeki en sevdiğim parça ile baş başa bırakırken öpüyorum bir yandan da.

metallica

Mantığını Anlamadığım Olaylar – 1

Şölen Bitter Dünya'da İlk!

Bu yeni bir seri olabilir blogda. Dur bakalım berekli olması dileğiyle.

1. Çikolata: Geçenlerde Migros‘ta gördüm bu yeni çikolatayı. Param yoktu almadım, ancak fotoğrafını çektim. Lan şimdi anlamadım ben. Bu çikolatanın kaçta kaçı bitter? Hepsi bitter ise neden öyle yazmıyor? Yok  değilse bu yüzdeleri toplayınca neden 100’den fazla çıkıyor? Bu alıp yiyen varsa olayın ne olduğunu yazabilir mi? Ya da ben Şölen firmasına mail mi atsam?

Vodafone Reklamı

2. Sonisphere Reklamı: Dün gezinirken bir yerde gördüm hemen printscreen‘ledim aldım. Şimdi bu reklamı hazırlayanlar buradaki grup sırasını neye göre yapmışlar? Sahneye çıkma desen değil, alfabetik desen değil, en iyi gruba göre desen yine değil. Kimilerine göre Sonisphere’ın bu seneki en önemli ismi Metallica. Aman yapmayın bu hataya düşmeyin derim bence. Metallica’yı sevmediğimden değil ama sonuçta adamlar geçen sene de geldiler değil mi? Bence bu senenin en önemli ismi Manowar, Rammstein ve Slayer olmalı. Bu hafta sonu MTV‘de Sonisphere Haftasonu Özel programı yapıyorlar. Sözüm ona Sonisphere’de çıkacak grupların kliplerini yayınlıyorlar. Lan Megadeth, Rammstein ve Megadeth’ten başka grup haa bir de Antrax, gördüysem adam değilim! Onların da aynı şarkılarının aynı klipleri aşağı yukarı. Rammstein’in Keine Lust’un da sansürlü klibi üstelik. Velhasıl ayıp oluyor birader. Megadeth’in, Manowar’ın nasıl güzel şarkıları var, hayır sadece stüdyo klipleriye sınırlı kalmayın, konserlerinden de çalın. Pentagram çalıyorlar, sadece Tigris + Bir. Acayip bir düzeni var bu MTV’nin. Her neyse bakın o reklamı yana da ekledim. Yorumlara siz kendi sıralamanızı yazarsınız.