Tag Archives: mezuniyet

Dolunay ve Açıköğretim Mezuniyeti Sevinci

İki yıldır, zaman zaman hakkında yazdığım, müthiş keyifli ve bir o kadar da öğretici, eğitici Açıköğretim yolculuğumun sonuna geldim sevgili. Geçen hafta Perşembe günü mezuniyet töreni vardı. Yazmak için dolunayı beklemeye karar verdim. Bu bir mezuniyet yazısı olacağı için birazcık uzun olacak.

dolunay0619

Dolunay biraz nankördür. Bir ay yüzünü bile göstermez, bir diğer ay ışığı düşer yastığınıza…

mezuniyetposterGeçtiğimiz hafta Açıköğretim Fakültesinin final sınavları açıklandı. Böylece, toplamda dört dönem süren Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Programı’ndan mezun oldum. Geride bıraktığım dört dönem içerisinde, dönem ortalamamın en yüksek olduğu dönem son yani dördüncü dönemdi. Programı 3,70 genel not ortalamasıyla bitirdim. Eğer ilk dönem, şimdi sahip olduğum öngörüye sahip olsaydım inan bu ortalamanın daha da yüksek olmaması için hiçbir neden yoktu. Üstelik vereceğim tavsiyelere uyan herkes en az bu şekilde bir ortalama yaparak bölümden mezun olabilir. Ha, şu da var tabi ki: Ortalamaya yapmaya ne gerek var? Hiçbir gerek yok 🙂

Ben Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Programına 11 Eylül 2017’de kayıt oldum. Toplamda dört dönem, yani iki yıldan ibaret bir programdı. Yıllardır okuduğum, Fen bilimleri alanından farklı bir alanda okumak, eğitim almak istediği her zaman olmuştur bende. Hatta doktorada da, önce Sosyoloji Anabilim Dalı’na başvurmuştum. Başvurum, alan farkı yüzünden kabul edilmeyince Sosyal Bilimler alanına olan hırsım daha da arttı.

Muhakkak hepimizin içinde, güzel sanatların bir kısmına ya da tümüne karşı bir ilgi vardır. Ben de yıllarca özellikle resim sanatına çok büyük ilgi duydum. Özellikle filmlerde, sosyal çevrede ünlü ressamlar ve tabloları, eserleri hakkında bilgi birikimine sahip insanlar gördükçe, ne yalan söyleyeyim, hep imrendim. Sanatın bu en renkli dalı, sanat akımları, sanat tarihine geçmiş en ilginç ve özel anlar gibi konular hep ilgimi çekti.

İşte okuduğum bölüm, yalnızca fotoğraf sanatı ve sinema hakkında değil, sanatın tüm branşları, iletişim, reklam, sosyoloji gibi alanlarda da inanılmaz bilgiler ve değerler kattı.

dersler

Bu tabloda her dönem aldığım dersler yer alıyor. Bunlardan renkli olarak belirttiklerim en keyifle okuduklarım oldular. Bu konularda inanılmaz bir genel kültür de sağladılar. Açıköğretim Fakültesinin diğer bölümlerinden farklı olarak, Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümü’nün kitapları cidden piyasada sürekli alıcı bulabiliyor. Çünkü özellikle fotoğrafla ilgili teknik kitaplar, akademik, güncel ve doğru bilgiyi içeriyor. Ülkede bu şekilde güncellenebilen bir başka yayın evi daha yok. Ayrıca bana göre, ülkemizde fotoğrafın yaşayan efsanelerinden Levend Kılıç da, bölümdeki çoğu kitabın editörlüğünü ve derslerin hocalığını yapıyor.

mezu2019temsilci

Sınavlara hazırlanırken yalnızca Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Sistemi için geliştirilen “E-Kampüs” sistemini kullandım. Hem çevrim içi olarak soru çözmek hem de basılı yayın temin etmek için burası vazgeçilmez oldu. Programın ikinci döneminde Anadolu Üniversitesi, Açıköğretim sisteminde basılı kitap vermekten vazgeçti. Bu karara başlarda büyük tepki gösterdim. İlk katıldığım Kalite Elçileri toplantısında bu durumu da dile getirdim. Ancak sonradan anladım ki bu şekilde olması çok daha mantıklı ve hesaplı oluyor. Çünkü bu sayede, belki de çoğu kişinin yüzüne bile bakmadığı milyonlarca kitap basılıyor, kaynak israfı oluyor. Bunun yerine tüm kitapların dijital hallerini sisteme yükleyip, benim gibi ille de kitap isteyenlere de “Kitap Satış Sistemi” üzerinden istedikleri kitapları satmak çok daha mantıklı. Üstelik bu sayede, yıllık harç ücretlerinde de hatırı sayılır bir indirim yapılmış oldu.

mezun05

Bu fotoğrafı yüksek çözünürlükle yükledim. Yerdekiler kitaplarım. Siyah ve mavi kitaplar ise ayrıca ciltlettiğim özetler, deneme sınavları ve çıkmış sorular. Yukarıdaki mavi ve bordo renk kitaplar ise ciltlettiğim ders notlarım

Her sınav döneminde, e-kampüs üzerinden tüm derslere ait deneme sınavları ile çıkmış soruları PDF formatında indirip düzenledim ve kitapçık şeklinde bastırdım. Yine ünite özetlerini de aynı şekilde bastırdım. Böylece elimde kalıcı bir sürü materyalim oldu.

onurbelg

Ders çalışırken de her üniteyi bir yandan okuyup diğer yandan da ufak notlar çıkardım. Bu notları ilk dönem elimle yazıyordum. Ancak daha sonra tablet ve bilgisayarda yazmaya başladım, çok daha hızlı oldu. Bazı derslerde de doğrudan PDF üzerinden kopyaladım. Bu çok daha hızlı bir yöntemdi. Böylece sınava girmeden önce kitapların tamamını okumuş oluyordum. Bir de not çıkardığım için en önemli noktalar hep aklımda kalıyordu. Eh bunun üzerine sınavdan bir gün önce de çıkmış soruları ve deneme sınavlarını çözünce iyice oturuyordu. Sınava gireceğim okula gideceğim sabah bir saat kadar erken gidip bir de kendi çıkardığım notlara göz gezdiriyordum. İnan bu şekilde, son dakikada görüp de yakaladığım bir sürü soru oldu. Eh, yöntemin başarılı olduğu da ortada ki genel ortalamam 3.70 oldu 🙂 Ayrıca her dönemde not ortalamam 3,5 üzerinde olduğu için Yüksek Onur Belgesi aldım. Lisans eğitimimde değil yüksek onur belgesi almak, ortalamayı 2’nin üzerinde tutmak bile benim için büyük bir olaydı. Açıköğretim sayesinde bu keyfi de yaşamış oldum.

mezun06

Tuttuğum notları bu şekilde ciltlettim

Geride bıraktığımız hafta Perşembe günü, Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsünde bulunan Açıköğretim Fakültesi Binası’na gittim. Önce kalite temsilcileri arasında yapılan bir toplantıya katıldım. Kalite temsilcisi olmak, Açıköğretim Sistemi’nin güzelliğine ve tadına varmak için büyük bir ayrıcalık. Olabiliyorsanız siz de muhakkak olun sevgili okur. Bu toplantıdan sonra hiç üşenmeden gittim kendime cüppe, kep, püskül, kep yüzüğü ve mezuniyet şalı aldım ve o gün yapılacak mezuniyet törenine katıldım.

fbthdr

O öğleden sonra hafif bir yağmur çiseliyordu ve biz de yaklaşık 500 kişilik bir topluluk olarak törenin yapılacağı çim sahaya doğru gidiyorduk. Ülkenin çeşitli şehirlerinden gelen bir sürü insan vardı. Farklı yaşlardan, mesleklerden yüzlerce insan mezuniyet coşkusunu yaşıyordu. Gecikmeler olunca birkaç çıkıntı tip peydah oldu. Seslerini yükseltip kendi kendilerine protesto falan etmeye kalktılar. Güldüm içimden. Yıllar önce lisanstan mezun olurken bizim törenimiz Atatürk Stadyumu’nda yapılmıştı. Saatlerce beklemiş ve dikilmiştik ayakta. Ama hiç birimiz uf dememiştik. Öylesine keyifli bir akşamdı bizler için.

mezun04

Dekan Hocamız Prof. Dr. Yücel GÜNEY ve ben

Hemen yanımda duran, Aşçılık Bölümü’nden 3,97 ortalamayla mezun olduğu halde bölüm birincisi olamadım diye üzülen bir kadınla tanıştım. Bahar Hanım. İstanbul’dan mezuniyet için gelmiş ancak son dakika yetiştiğinden kep ve cüppe almamış kendine. İşaret gelince stada hep birlikte girdik. Epey bir tanıdık hoca gördüm kalabalıkta. Orkun Şen hocama buradan sevgiler 🙂 Katılanları selamladıktan sonra yerlerimize geçtik.

cof_soft

He-man’in abisi Çetin

Rektörün konuşmasının ardından beklenen o an geldi ve 2011’den tam 8 yıl sonra, bir kez daha kepimi fırlattım havaya 🙂 O gün törene beni izlemeye yalnızca Merve ve Enes gelmişlerdi. Yaklaşık yarım saat süren törenden sonra onlarla buluşup fotoğraf çektirdik. Daha sonra, ödünç aldığım cüppeyi teslim ettik. Böylece mezuniyet töreni sona ermiş oldu.

Yıllar önce lisanstayken almış olduğum bir seçmeli Fotoğrafçılık dersiyle başlayan fotoğraf maceram, İkinci üniversite kapsamında okuduğum Fotoğrafçılık ve Kameramanlık ön lisans programını tamamlayarak taçlanmış oldu. Çok isterdim beni görmeni sevgili okur.

 

mezun01

Orada, en arkada, en çok sevinen birisi var.

Ekleme: 04.07.2019. Dört dönem boyunca, dönem ortalamam 3,50 üzerinde olduğu için Yüksek Onur Öğrencisi olarak mezun olmuşum 🙂

15053256434_mezun_yuksekonur

2012 Yılımın Değerlendirmesi

özSabhankra – Tribute Band

Tüm yıl boyunca bir sürü yazı yazdım. Sizler de okudunuz, yorum yaptınız. Hepinize teşekkür ederim. Tıpkı bir önce yaptığım gibi bu sene de geride bıraktığımız yıla dair bir değerlendirme yazısı yazacağım. Bu yazımda kısa notlar halinde 2012’yi özetleyeceğim. Bunu aylar bazında yapacağım. Yazının sonunda bir takım istatistiksel bilgiler de vereceğim sizlere. Her ayda olan herşeyi buraya yazmayacağım elbette. Sadece bloga o zaman yazdığım başlıkları tarayıp en kayda değer olanları aktaracağım.

OCAK 2012

Bu ayda tam 27 yazı yazmışım. Bu çok iyi bir performansmış. Bu ayın şüphesiz en büyük olayı mezun olmamdı.

ŞUBAT 2012

Ocağa göre nispeten daha sakin bir ay olmuş. 20 yazı yazmışım. Yüksek lisansa başlamam bu ayın en önemli gelişmesi oldu. Ayrıca KPSS kursuna da gitmeye karar verip kayıt oldum.

MART 2012

21 yazı yazmışım bu ay da. Hayatımın sıradan bir zamanıydı. Tek eğlencem, cuma günleri gittiğim Bilim Etiği dersleri idi.

NİSAN 2012

Elbetteki yeni televizyonum bu ayın en güzel gelişmesi oldu. O kadar ay geçti, halen daha oynatamadığı bir video çıkmadı. Bloga 17 yazı yazmışım. Yazı sayısının az olmasının sebebi bu ay içerisinde özellikle iş yerinde çok fazla yapılacak şeyin olmasıydı.

MAYIS 2012

Bu ay 19 yazı yazmışım. Bu ay yılın en kötü zamanı idi. Çünkü Neşe ablam vefat etti. Bunun etkilerini üzerimizden yeni yeni atabildik. Özellikle ölümü sonrasında yaşananlar bizi en az ölümü kadar üzdü. Bu ay içerisinde yıllar sonra ilk defa Kars’a da gittim. Dedemi gördüm yıllar sonra.

HAZİRAN 2012

17 yazı yazdığım bir diğer ay daha olmuş. Okulun kapanması, tatilin başlaması derken eğlenceli bir ay olmuş. KPSS hazırlıklarına da tam gaz devam ettiğim bir aydı bu ay.

TEMMUZ 2012

Yaz sıcağının en güzel zamanlarıydı ah ulan ah. KPSS falan da geçtikten sonra bir rahatlamıştım ki sormayın gitsin. Hayatımın temmuz ayları hep böyle dolu dolu geçmişti. Bu ay da toplam 20 yazı yazmışım bloga. Gangnam Style, bu ay piyasaya çıktı.

AĞUSTOS 2012

Bu ay 14 yazı yazarak yılın en düşük ikinci ayını geçirmişim. Bu ayın en güzel iki olayı Mustafa ile barışmam ve İhsan Oktay Anar‘ın Yedinci Gün kitabı idi.

EYLÜL 2012

Yılın en düşük ayıymış bu ay, 13 yazı yazabilmişim. Bu çok kötü bir ortalama. Yıllardır bu ortalamaya düşmemiştim. Ancak bunun en büyük sebebi neredeyse ayın 10 gününü arazi çalışmasıyla geçirmemiz oldu.

EKİM 2012

Bu ay 16 yazı yazmışım. Epey de yer gezmişim. Güzel bir ay olmuş. Eğlenmişiz epey.

KASIM 2012

18 yazı ile geçtirdiğim bir ay olmuş. Çok güzel bir aydı. Midi klavye almam, Eskirock Konseri, hayatımızdaki en güzel haftasonu tatili ve tabiki yerleştirilme sonucum bu ayın en müthiş olaylarıydı.

ARALIK 2012

Yılın son ayını 15 yazı ile tamamladım. Bunun sebebi de hem atanma işleri ile uğraşmam hem de dayımların bize gelmeleriydi. Sude ile oynadım bir hafta boyunca 🙂 Ancak yılın en güzel ayı bu ay oldu. Çok fazla mutluluk yaşadım. Geçen sene olduğu gibi bu sene de en çok okunan yazım aralık ayı içerisinde okundu. En çok görüntülenme rekorumu bu ayda kırdım.

Bu yılın en popüler yazısı Hepimiz Hackerız: Windows 7 0xC004F200 Hatasını Çözdüm yazısı oldu. Bana en çok ziyaretçi Facebook üzerinden gelmiş. 96 farklı ülkeden ziyaretçi gelmiş. Türkiye haricinde en çok okur Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Rusya, Bosna Hersek’ten gelmiş. Bu yıl bana en çok yorumu kardeşim Alper yapmış.

Geçen sene kendime bazı hedefler koymuştum Bakalım bunların hangilerinde ne durumdayım?

  • Klavye çalmayı epey ilerletmek (Evet, geçen seneye göre epey ilerledim)
  • İkinci bir yabancı dili temel düzeyde de olsa konuşabilmek (Almanca hariç) (Evet, Rusça öğrendim.)
  • Radyo yayınlarını düzenli hale getirebilmek (Hayır, bu olmadı işte.)
  • Godspel’in albümünü yayınlayabilmek (Hayır, bu da olmadı işte. Ancak yakın zamanda tamam gibi)
  • Alper’le planımızın yarısını tamamen halledebilmek (Evet, bu oldu. Planın yarısını hallettik.)
  • Doğa ve Çevre Kulübü ile Çevşen 3′ü efsane olacak şekilde organize edebilmek (Efsane olmadı belki ama hallettik)
  • Rock Kulübü ile AU Rock Konserleri Vol. II etkinliğini düzenleyebilmek. (Hayır, olmadı.)
  • Eskirock Metal Fest Vol. IV’ü yapabilmek (Evet, hem 4’ü hem de 5’i yaptık.)
  • Kendime bir şekilde bir IPod Touch alabilmek :) (Bu olmadı malesef, ancak bir noktadan sonra ben de vazgeçtim)

Ve şimdi de gelecek sene kontrol edebilmek adına yine bazı hedefler koyuyorum:

  • Yüksek lisans tezimi hazırlamak
  • Klavyede Sabhankra’nın Cursed Sword’u çalabiliyor duruma gelmek
  • Yeni bir işlemci ve anakart almak
  • Öğrenim Kredisi borcumu tamamen ödemek
  • Alper’le birlikte planın diğer yarısına dair somut adımlar atmak
  • Godspel’in albümünü yayınlamak
  • Samsung Galaxy Note II ya da benzeri bir alet alabilmek
  • Uygulamalı Matematik dersini geçmek
  • İşimle ilgili o hedefi gerçekleştirmek

Şimdi de bu yılın en güzel anlarının fotoğraflarını koyuyorum.

Image Hosted by ImageShack.us

Çanakkale Kolin Hotel

Image Hosted by ImageShack.us

İstanbul Mitsubishi Road Trip ekibi

Image Hosted by ImageShack.us

Çanakkale 57. Alay Şehitliği

Image Hosted by ImageShack.us

Dragon Yarışları

Image Hosted by ImageShack.us

Sercan Mezuniyet

Image Hosted by ImageShack.us

Sercan Merve mezuniyet

Image Hosted by ImageShack.us

Çanakkale Anzak Koyu

Image Hosted by ImageShack.us

Çanakkale Şehitleri Abidesi üzerindeyiz

Unuttuğum olaylar ve fotoğraflar olabilir, onları da güncelleme ile eklerim. Bu yeni yılın hepimize uğurlar ve başarılar getirmesi dileğiyle sevgili dostlar, okuyucular.

Nasıl Yoruldum Lan Öyle: Mert’i Mezun Etmek

Mübarek 11 ayların sonuna gelirken sevgili okur, özellikle bu son haftanın acayip bir yoğunlukla geçtiğini ifade etmek istedim sana. Bu hafta pazartesi günü Merve‘nin ve Mert‘in diploma işleri için koşturduk. Merve’nin diplomasını aldık ama Mert’in diplomayı alamadık.

Merve diplomasının yanında lise diploması ile kalan diğer vesikalık fotoğraflarını aldı. Fen Fakültesi böyle yapıyor çünkü. Peki neden Mühendislik Mimarlık Fakültesi lise diplomamızı vermiyor? Kalan fotoğrafları vermek şöyle dursun, üstüne bir de 5-6 tane fotoğraf daha istiyor? Neden bunu yapıyor? Bu arada pazartesi günü Fen Fakültesi Öğrenci İşleri‘ni şikayet edecektim. Saat 11.47‘de koştura koştura gittiğimiz Öğrenci İşleri kapalıydı. Ve sırf bu 13 dakikalık yemeğe erken gitme iş güzarlığı yüzünden biz tam 1.5 saat bekledik!

Salı günü alerjim baş gösterdiği için araziye gidemedim. Ama sabah 10’dan akşam 8’e kadar okuldaydım. Alper ve Betül‘ün araziden gelmesini bekledikten sonra Alper’le birlikte arazi aracımızı tepeden tırnağa yıkadık, temizledik. Ayrıca gün içinde dönemlik proje raporumuz için gerekli bazı tabloları hazırladım. Bir önceki günden kısmen tamamladığım Mert’in mezuniyet kağıtlarını akşama doğru tamamladım. Gittim danışmanına, staj komisyonuna ve bölüm başkanına onaylattım. Son olarak götürüp Öğrenci İşleri’ne teslim ettim. Bu olayın aslında benim için yeri çok büyük. Salı günü Mert’in doğum günüydü. Mert benim üniversite hayatımdaki ilk arkadaşımdır sevgili okur. Okulun ilk günü tanışmıştık Mert’le. Hazırlık sınavlarına aynı sınıflarda girmiş, sonrasında Hazırlık‘ta da aynı sınıfa düşmüştük. Bu en eski arkadaşımı, dostumu bir anlamda kendi ellerimle mezun etmenin sevincini yaşıyorum yani 🙂

Bugün de yine tarla tarla gezdik sevgili okur. Alerjim geçtiği için bugün gidebildim Alperler’le. Akşam saat 5 gibi Ayvalı Köyü‘nden yakın dostumuz Süleyman abimizin evine gittik. Sağolsun bizi çok iyi ağırladı. Akşam yine saat 18.30 civarında okula geldik. Getirdiğimiz numunelerin bir takım analizlerini yaptık okulda ve saat 19.45 civarı okuldan ayrıldık çok büyük bir yorgunlukla.

Yarın Afyon‘a gideceğiz yine. Mevsimlik aldığımız bir takım numuneleri oradaki ekibimize teslim edeceğiz ve muhtemelen yine yorgun argın döneceğiz evimize.

Bu denli yorgun olmak sizi bilmem ama bana düşünme fırsatı veriyor sevgili okur. Bazen karşıma çıkan aslı astarı olmayan dertlerin, o anlık yaratılmış sıkıntıların, sonradan düşününce ossuruktan tayyare şeyler olduğunu görüyorum. Bugün arabanın arkasında uzandım biraz. Hayatımla ilgili bazı şeyleri düşündüm. Hakikaten de böyle olduğunu gördüm lan. Vay be, dedim.

IDEA Magazine‘in Ağustos sayısı için bir yazı hazırlıyorum müzikte saplantılarla alakalı olarak. Muhtemelen bu gece, bu yazıyı yayımladıktan sonra onu da bitireceğim. Hepinize iyi geceler.

Aşağıya taa 2006 yılında Hazırlık’tayken Mert için yazdığım biyografi ödevimi aynen, tüm yazım ve gramer hatalarıyla koyuyorum. Okuyup gülesiniz diye 🙂

Tıklayın büyüsün.

İki İnsan Hakkında

Bugün durup fotoğraflarına baktım. Kahkahalar attım. Sonra içten içe düşündüm. On santim karelik bir kağıda nasıl da karakterlerini sığdırmışlar. Nasıl da olduklarını, olmak istediklerini ve muhtemelen olacaklarını yansıtmışlar kağıdın ölü dokusuna. İçimdeki kızgınlığı, samimiyeti, sevgiyi ve bir kalem herşeyi kenara bırakıp yüzlerine baktım iki insanın. Mezuniyet fotoğrafları vedanın, bazen de gecikmiş vedaların bir tutanağı oluyor lan. Garipsiyorum herkesi. Geride kalan olduğum için belki bu kadar duygusuz kalıyorum herşeyin yanında.

01 44Sercan hep böyledir. Eğiktir biraz, yan durur. Zayıflar bugün yarın diye bekliyoruz hep. Umudumuz kırılmadı hiç. Bu sene çok kavga ettim Sercan’la. Çok tartıştım. Akıllandım, dersler çıkardım. Ama içimde nefretin yeşermesine izin vermedim sevgili okur. Sercanla olan beş yıllık dostluğumuz içerisinde Sercan’a çok fazla yeni ad verdim. Şişman dedim, Gozi dedim, Merve Zozi dedi (çok saçma), Çakma Cengo dedim. Bu son dediğimi halen diyorum.

02 41Koray gariptir biraz. Kraldır, ciddi durumlarda suratındaki sırıtan ifadenin bir anda ciddi bir hal alması size içinde bulunduğunuz durumu çok iyi belletir, aklınıza kazır. İçimizde en çok çalışan da Koray’dır. Sürekli okuldadır, sürekli çalışır laboratuvarda. Koray sayesinde birkaç tane de renkli adam tanıdım üstelik, Harun gibi. Tiradları, esprileri ve filmlerden alıntıları ile özellikle benim için ayrı bir değeri vardır. Çok fazla görüşemeyiz, çok fazla konuşamayız ama her görüştüğümüzde de mutlaka yapacak bir esprisi olur. Koray’ın şekil olarak çok havalı bir de elektrogitarı vardı vakt-i zamanında. Halen var mı bilmiyorum bir sormak lazım.

Çocuklar farkettiğiniz üzere bana bir özleme geldi. Gidip ağlayacağım.

Bir Mezun Öğütler Veriyor (!)

On yedi yıllık öğrencilik hayatıma birkaç haftalık da olsa ara verdiğimden midir nedir, bugüne kadar büyüklerimizden mezunlarımızdan duyduğumuz tüm o özlü ve kendi içinde derin anlamlar barındıran sözleri, ki hepsine de sonuna kadar katılıyorum mezun olduğum için, sizlerle paylaşıyorum.

Başarı ile tamamladım.

Bunların hepsini okuyup kendinize gerekli olan dersleri çıkarın öğrenciler;

  • Mezun oldum ve hayat şimdi başlıyor.
  • Öğrenciliğinizin kıymetini bilin.
  • Asıl büyük sınav mezun olduktan sonra başlıyor.
  • Keşke ben de sizler gibi öğrenci olabilsem.
  • Gerçek dünyaya hoş geldiniz.
  • Öğrenciyken pembe hayalleriniz vardı. Hayat böyle değil. (35 yıldır)

Bu yukarıda yazdıklarımın farkına vardıktan sonra öğrenciler, aşağıda yazdıklarımı da yaparsanız başarıya ulaştınız demektir:

  • Her gün akşam eve gidince o gün öğrendiklerinizi bir kere tekrar edin. Şöyle bir yarım saat de yarın yapacaklarınıza bakın.
  • Her hafta düzenli çalışırsanız sınavlardan önceki geceler sadece kontrol edersiniz bir kere.
  • Sınavlara sadece son gece çalışıyorsunuz, bunu yapmayın.
  • Calculus I ve II‘yi geçmek için haftalık en az 10 saat çalışmanız, her derse katılmanız lazım.
  • Temel İşlemler ve Süreçler aslında zor değil, üst sınıflar sizi korkutmasın.
  • Devamsızlık hakkı diye birşey yok, o %30 size hastalanırsanız falan diye veriliyor.
  • Usulsüz rapor istemeyin.
  • Kopyala yapıştır yapmamanız için raporlarınızı elle yazmanızı istiyorlar.
  • Ödevleri kendiniz yapın.
  • Temel İşlemler sınavına çalışırken kitabın arkasındaki tüm soruları çözün.
  • Ekle sil haftasında da devamsızlık alıyorlar, okula ilk günden itibaren gidin.

Ben bu dediklerimin hepsini eksiksiz yaptığım (!) için başarı ile mezun oldum. Siz de yapın, siz de başarı ile mezun olun. Hepinize sevgiler.

NOT: Yorumlar konusunda çok katı olacağım. Yazıda altını çizmeye çalıştığım noktayı yakalayabilmeniz ümidiyle.