Tag Archives: Milli Mücadele

Bahar Geçti Birden

fullmoon

Bir şey söyleyecektim, yarım kaldı.

Sana aşık olduğum yaştayım işte. Ben kışı düşünürken, bahar geçti birden. Anlayamadım. Bir dolunay daha geldiğinde, elimde kamera, gözüm ekranda, seni izliyorum. Konuşmak istiyorum seninle. Ağzımı açıp “Sen” deyince, başlıyorsun bağırmaya. Sonra, yutkunuyorum. Bir şey söyleyecektim, yarım kalıyor cümlelerim… Haydi başlayalım.

19mayis2019Alper geçen mesaj atmıştı. O geliyor aklıma. Annesiyle konuşurken annesi söylemiş: Mesut bence dolunaydan anlıyor. Elleri öpülesi 🙂 İşte o dolunay bu ay müthiş bir tarihe denk geldi: 19 Mayıs! Evet, bizi birleştiren birkaç şey vardı zaten. Aşkımızı bir kenara bırakırsak, ülkemize olan sevdamız ve Galatasarayımız 🙂 19 Mayıs, üstelik bu yıl Milli Mücadele‘nin başlangıcının tam 100. yılı. Dolunayım, bir asır önce, yapayalnız bir adam çıktı. Çok konuştu, çok anlattı. Anlattıklarının çoğunu kimse anlamadı. Ama inandılar ona. Okuduğu binlerce kitaptan süzdüğü satırların, kelimelerin ve harflerin aydınlığıyla, kim bilir kaç yıldır kurduğu hayalin gerçek olması için ilk adımı attı. Ah Paşam! Ah Mustafa Kemal’im! Çağının ötesindesin… Yokluğu gördün, savaşın ortasında kaldın, ölümü gördün, hasreti yaşadın, belki imrendin, belki kahroldun ama bu milletten umudunu hiç kesmedin. 

samspiyongalatasaray.jpgBugün Galatasaray, Başakşehir‘le yaptığı maçı inanılmaz bir şekilde, üç atıp bir sayarak kazandı. Ve ligdeki 22. şampiyonluğumuza ulaştık. Bu bloga futbolla ilgili çok az şey yazdım bugüne kadar. Ancak bu şampiyonluk çok önemli. Bu yalnızca Galatasaray’ın 22. şampiyonluğu değil; bu ülkede “taraftar futbolunun” galibiyeti, futboldan çok anlamayan benim bile, sarı kırmızı bir çift rengin ardından gitmeme neden olan o “aidiyet duygusunun” şampiyonluğudur. Bu şampiyonluğa Beşiktaşlılar, Fenerbahçeliler, Tranzonsporlular, Malatyasporlular, Sivassporlular ve ligdeki tüm diğer Anadolu takımlarımız sevinmelidir. Çünkü “PROJE FUTBOLU” yenilmiştir. Hakem hataları, penaltılar, sahaya giren ikinci toplar, VAR’lar yoklar falan filan… Bunlar aşılır. Bunlar çözülür. Ancak eğer iş duygusallıktan kopup mekanikleşirse, işte buna bir çözüm yok. O yüzden bu şampiyonluğumuz çok önemlidir.

İşte o geceki dolunay, öylesine güzel bir tarihe denk geldi. Yeri gelmişken, aynı gün biriciğimiz Volkan‘ın da doğum günüydü. Tekrardan kutlu olsun. Bu arada, yolumuza artık Canon EOS 550D ile devam ediyoruz. Bu, belki de bu yıl içerisinde attığım en büyük adımlardan bir tanesi oldu. O açıdan epey heyecanlıyım. Bahsettiğim bu makine olayı, apayrı bir yazının konusu olacak elbette. Bu hafta sonu Açık Öğretim Fakültesi sınavları var. Hemen ardından da doktora için bazı çalışmalar yapmak gerekecek. Beni unutma.

San Marino İle Olan Savaşımız Son Bulsun!

 

San Marino Bayrağı

1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti‘nin de aralarında bulunduğu İttifak Devletleri‘ni mağlup edip, çok ağır şartlar içeren antlaşmalar imzalattılar. Mondros Ateşkes Antlaşması‘nı takiben yapılan Sevr Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Versay Antlaşması ile Almanya, Nöyyi Antlaşması ile Bulgaristan ve Triyanon Antlaşması ile Avusturya Macaristan devletleri İtilaf Devletleri’ne teslim oldular. Bu saydığım antlaşmaları ezberden yazdım, belki yanlışlık olabilir.

Bu antlaşmalardan bir tek Sevr Antlaşması yürürlüğe girememiş, Türk Milleti Milli Mücadelesi ile kendine yepyeni bir ülke yaratmış, İtilaf Devletleri’nin uluslararası hukuka aykırı bu antlaşmasını tarihe gömmüştür.

Versay Antlaşması, dallanıp budaklanıp Almanya’nın II. Dünya Savaşı’nı çıkarmasına sebep olmuştur.

İtilaf Devletleri, genel kanının aksine sadece İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya‘dan oluşmuyordu. İtilaf Devletleri içerisinde Sırbistan, Belçika, Britanya İmparatorluğu‘nun tamamı (Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve Hindistan dahil), Karadağ, Japonya, Portekiz, Romanya, Ermenistan, Çekoslavakya, ABD, Yunanistan gibi ülkeler de yer alıyordu. Ve hatta Liberya, San Marino, Çin Cumhuriyeti, Küba, Panama, Kostarika, Peru, Uruguay, Ekvador, Guatemala, Haiti,  Andorra, Jamaika, Dominik Cumhuriyeti gibi kel alaka devletler bile yer alıyordu.

San Marino Şatosu

Savaş bittiğinde bu devletlerle Mondros, Sevr ve Lozan Antlaşmaları esnasında ateşkes ve barış ilan edilip imzalanmıştı. Ancak bu görüşmelere İtalya sınırları içerisinde yer alan küçücük bir ülke olan ve savaşa da 80 tane gönüllü askeri ile destek veren San Marino katılmadı. İtalya da San Marino adına imza atmayı unuttu. Böylece San Marino ile o zamanki İttifak Devletleri hiç barış yapmamış, ateşkes ilan etmemiş oldu. Yıllar sonra 1934’te Almanya, 1937’de Macaristan ve Bulgaristan, 1986’da da Avusturya ile Barış Antlaşmaları imzalayan San Marino halen Türkiye ile antlaşma imzalamadı!

Yapmayın etmeyin, gelin bu savaşa bir son verelim artık 🙂 Onur, sağolsun geçen gün bana şu linki yolladı, daha sonra ben de araştırdım bu olayı. Şimdi, 61.2 kilometre karelik yüzölçümü, tam (!) 32 bin kişilik nüfusu ve 224 kişilik ordusu ile San Marino ülkemize saldırsa ya da biz oraya bi tükürme yapsak, hiç bir uluslararası kuruluş söz sahibi olamaz bu savaşta!

Savaşa bir son verelim artık. İki ülke de bu savaştan çok şey çekti 🙂

NOT: Şu link bu olayı desteklerken, şu link yalanlıyor.

 

Kim Kimdir: Damat Ferit Paşa

Geçen gün kursta Tarih dersinde Milli Mücadele yıllarını anlatıyordu hocamız. O dönemde yolumuza taş koyan en büyük isim olarak karşımıza çıktı Damat Ferit Paşa. Ben de kimdir nedir diye bir araştırayım dedim. Bulduklarımı da sizlerle paylaşıyorum sevgili okur.

Damat Mehmet Ferit Paşa 1853 – 1923 yılları arasında yaşamış bir Osmanlı Devlet Adamı’dır. Milli mücadelemizin en büyük düşmanlarındandır. Son derece abartılı bir batı hayranıdır. Damat’lığı son padişah Vahdettin‘in kızkardeşi ile evlenmesinden gelmektedir. Hiç çocuğu olmamıştır.

Anadolu’da başlayan milli mücadele hareketini sonuna kadar engellemeye çalışmıştır. İtilaf Devletleri bize Sevr Antlaşması‘nı imzalatmak istediğinde önce Sadrazam Ahmet Tevfik Paşa yollanmıştı İstanbul’daki hükümet tarafından. Ancak kendisi “Bu barış şartları bağımsız bir devlet kavramı ile kesinlikle bağdaşmaz!” diyerek Paris’i derhal terketmiştir. Bu noktada Ahmet Tevfik Paşa Hükümeti istifa etmiş, yerine 5. kez olmak üzere Damat Ferit Paşa Hükümeti kurulmuştu. Bu hükümetten dört kişilik bir heyet yine Paris’e, bu sefer Sevr’i kayıtsız şartsız imzalamak üzere gönderildi. İşte bu heyetin de içinde Damat Ferit Paşa yer alıyordu.

Milli mücadeleye engel olmak için fetva çıkartan, Atatürk ve silah arkadaşları hakkında idam kararı çıkartan da hep kendisidir. Milli mücadele başarılı olduğu zaman Sevr’i imzalamaya giden diğer üç arkadaşları ve tüm diğer yandaşları ile birlikte vatan haini ilan edilip o meşhur “Yüzellilikler” listesine alındı.

Pek çok vatan haini gibi o da Avrupa’ya kaçıp Fransa’ya sığındı. Tam da Cumhuriyet’in ilanından 23 gün önce 6 Ekim 1923’de öldü.

Bu Paşa, Osmanlı’nın son dönemine damgasını vurmuştur. Kendi halkından uzaklaşmış, nefret etmiştir. Avrupa’ya yaranmayı nedense kendine çıkar saymıştır salak. Hatta kılık kıyafetini, yaşadığı ev hayatını o kadar abartmıştır ki frenklerden daha frenk olmuştur.

Sözde Ermeni Soykırımı‘nı da ilk defa kabul eden yine Damat Ferit Paşa Hükümeti idi. Sevr Anlaşması’nı Mebusan Meclisi‘ne kabul ettirebilmek için çok büyük bir tezgah kurmuştur. Mecliste şu konuşmayı yapmıştır:

Paris’te imzalamamız istenen antlaşma, İstanbul’u ve küçük bir toprak parçasını bize bırakıyor. Antlaşmayı imzalarsak, iyi kötü bu kadar bir varlığımız olacak. İmzalamazsak dünya haritasından silinmekle tehdit ediliyoruz. Bu antlaşmanın imzasını oya sunuyorum. Susanlar (bazı kaynaklar ‘ayağa kalkanlar’ diyor) ‘imzalayalım’ demiş sayılacaktır.

Konuşmasından önce padişah kendisine tepkisini göstermiştir. Ancak Ferit, Padişah’ı kaale almamıştır. Oya sunuyorum, cümlesini söyleyip susmuş ve beklemiştir. Bu duruma sinirlenen Padişah da tam kalkıp salonu terkedecekken, Ferit cümlesini tamamlamış ve ayağa kalkanlar imzalayalım demiş sayılacaktır, diye bitirmiştir. Padişah’ın ayağa kalktığını gören tüm mebuslar da ayağa kalkmış ve bu şekilde onaylatmıştır. (Burada anlattığım anektodu Tarih Hocamız anlattı.)

Şu aşağıdaki üç linkte çok daha detaylı bilgi yer alıyor Damat Ferit ile ilgili olarak.

http://tarihigercekler.blogcu.com/arnavut-kurt-karisimi-bir-adam-damat-ferit-pasa/2702422

http://tr.wikipedia.org/wiki/Damat_Ferid_Pa%C5%9Fa

http://www.kemalistler.org/soykirimi-ilk-kabul-eden-damat-ferit-pasa-hukumetiydi.html/