Tag Archives: my resort

Proofhead.net’e Geçiş Dönemi

proofmoveFark eden okurlar da oldu, sık kullanılanlardan girip farkına varmayan da. Bir süredir bloga proofhead.net adresinden ulaşmayı deneyenler, farklı bir şeyler döndüğünün farkına vardılar. Yıllardır wordpress.com üzerinde ücretsiz olarak barınan My Resort, kendi evine geçme kararı aldı. Bu kararda yine yıllar önce WordPress’e geçmemde etkili olan Volkan etkili oldu. YANIT Hosting firmasının çok hesaplı bir kampanyasıyla My Resort’un arsasını satın aldık ve evi dikmeye başladık. Ancak katlar yükseldikçe bir takım sorunlarla karşılaştık. İşte bu sorunlar blogun, yeni yuvasına tamamen geçmesini biraz geciktirdi ve geciktirecek.

imageshack_01İlk sorun aslında blogdan ya da yeni yuvamızdan kaynaklanmıyor. ImageShack isimli upload sitesinden kaynaklanıyor. İlk çıktığında tamamen ücretsiz olarak hizmet veren bu site, benim de içerisinde binden fazla görsel yükleyerek bloga aktardığım bir siteydi. Neden sonra bu şerefsizler, yemediler, içmediler, tüm ücretsiz üyelikleri iptal ettiler. İptal etmekle kalmayıp yüklenen görselleri de sildiler. Blogun özellikle 2014 öncesinde geriye doğru en az 3 yıllık görselleri şu anda görüntülenemiyor. Ben çaktırmıyorum aslında ama uzun süredir her akşam eski yazıların görsellerini güncelliyorum. Şu an 800 küsür görsel, yeniden yüklenmek için bekliyor. Eveti, bir akıllılık yapıp tüm görsellerimi yedeklemiştim. Şimdi bunları yazıların önem ve kalitesine göre yeniden upload ediyorum. Mesela blogun en güzel yazılarından olan Erzurum yazısını güncelledi bile. Yine plaklarla alakalı yazıları öncelikli olarak güncelliyorum.

Yukarıda bahsettiğim görsel sorunu, benim en temel sorunum. Bu sorunu tamamen çözdükten sonra eski blogun veritabanını eski bloga aktarabilirim. Böylece herhangi bir yazı kaybım olmayacak. Yeni blog yayına devam ederken eskisi de kalmaya devam edecek. Böylece görsellere ve içeriklere, hem yen, hem de eski blogdan ulaşabileceğiz. Böylece hayatımın son 6-7 yılına kestisiz ve renkli olarak erişebileceğim.

Blogu aktarırken veri tabanı aktararak sorunu çözebiliyorum. Ancak yeni blogun temasıyla eskisi arasında bir boyut problemi var. Yeni blogun temel bölümleri daha geniş. Bunu ayarlamak biraz sıkıntı olacak. Geçenlerde yazıların rengini beyaz yapabilmek için Volkan’la epey bir kodlara dalmamız gerekti. Ha bir de evet, yıllar sonra yeniden HTML, CSS olaylarına girmek gerekecek. Eski blogda çoğu şey hazırdı. Şimdi ihtiyacım olan şeyleri yapabilmek için biraz biraz kasmak gerekecek. Ama olsun.

Geçen fark ettiğim bir diğer sıkıntı da Youtube videoları. Eski blogda yani halen okumakta olduğun blogda, yazı içerisine bir Youtube videosu elemek için yalnızca yazmak yeterli oluyordu. Ancak bu şekilde eklediğim videoların hepsi şimdi yeni blogda video olarak çıkmıyor! Bu sorunu çözebilmemin tek yolu elimdeki yedi yıllık veri tabanında ilgili kısımları, ki bu kısımlar binlerce satır demek, toptan değiştirip işlerin yolunda gitmesini ummak.

Yeni blogun teması, eski blogun temasının sözde daha geliştirilmiş hali. Ama iki tema bir birinden çok farklı. Bu durum da beni görselleri ayarlama konusunda epey sıkıntıya düşürdü. Ya çok radikal bir karar alıp yeni bloga yepyeni bir tema ile başlayacağım sevdiğim kadını da mutlu edip, ya da ne varsa analogda var deyip direneceğim.

Bu sıkıntılar bazen beni yıldırıyor. Acaba diyorum, oturduğum yerde otursam, proofhead.wordpress.com üzerinden devam mı etsem? Hem böyle olunca proofhead.net’i de yeniden yönlendiririm. Yeni aldığım hosting’e bir de alan adı alır, bambaşka bir proje için sıfırdan yepyeni bir tasarım yaparım. Bak buraya bu şekilde yazınca bu yolu tercih etmek çok da mantıksız gelmedi. Dur ben bir anket yapayım…

Reklamlar

2014 Yılımın Değerlendirmesi

Yıllar bir biri ardına geçiyor, hayatlarımız değişiyor sevgili okur. Hayatımın belki de en önemli yılıydı 2014 ve en çabuk geçen yılı oldu.

Her yıl yazdığım ve geride bıraktığım yılı değerlendirdiğim yazılardan birisi olacak bu da. Geçen sene yazdığım, 2013 Yılı Değerlendirmesi‘ni okudum az önce. Blogun en hantal yılı olarak bahsetmişim. Ancak, bu yıl beş yıllık My Resort Tarihinin en kötü yılı olmuş, onu anladım. Çünkü altı ay süren bir askerlik ve bir ay süren bir evlilik sürecinde tamamen blogdan uzaktaydım. Tek bir kelime yazmadım. Haliyle reytingler de düştü. Ancak olsun, bunu dert etmiyorum. İnternet alışkanlıklarında belirli dönemler vardır. Örneğin 2000’lerin başında forum siteleri çok revaçtaydı. Sonra sözlükler birden moda oldular. Sonra blog dönemi başladı. Akıllı telefonlarla birlikte bu sefer de fotoğraf ağırlıklı içeriklerin yer aldığı sosyal profil siteleri popülerleşti. Dolayısı ile kişisel blogların artık iki kuşak geride kaldığını söylemek hiç de yanlış olmaz. Özellikle video ve fotoğraf paylaşımlarına olan ilgi bu denli yoğunken kelimelere ilgi gösteren okuyucuların sayısı ciddi oranda azaldı. Okumaya devam et

2014’ün Son Yazısı – Yolda 9 Saat Mahsur Kaldım

My Resort’un en sönük yılıydı bu yıl. Askerlik nedeniyle verdiğim 6 aylık ara, evlilik nedeniyle verdiğim 1 aylık ara derken blogu yazmaya pek zaman kalmadı. Ama elbette bitmedik, tükenmedik, yine tüm heyecanımızla yazmaya ve okumaya devam edeceğiz sevgili okur.

Yılın son yazısı bu olacak evet. 2015’in ilk yazısı ise bir klasik olan “2014 Yılı Değerlendirmesi” yazısı olacak. Bugün, 31 Aralık günü ayrıca benim meslek hayatımın da ikinci yıl dönümü. Onun için de bir yazı yazacağım.

Geride bıraktığım yıl içerisinde olan ancak benim yazamadığım bir kaç yazı daha var. Bunlar da yılın ilk günlerinde yazılacak. Mesela Sabhankra‘nın yeni albümü Seers Memoir. Albüm çıktı, ancak henüz elime ulaşmadığı için yazıyı bekletiyorum. Bir de Togayların, God Mode, çektiği yepyeni klip var. Bunun da son düzenlemeleri yapılıyor ve bir iki güne yayınlanır diye düşünüyorum.

Yılın son yazısında bahsedeceğim olay dün başıma gelen felaket olacak. Dün saat 16.00’da Bilecik’ten yola çıktık Eskişehir’e gitmek üzere. Hasan Hüseyin‘le birlikte henüz birkaç kilometre gitmiştik ki tıkanmış bir trafiğin ortasında kalakaldık! Meğer öğlen 13.30’dan beri İstanbul yolunda Bilecik-Eskişehir arasındaki kısım tıkanıkmış. Biz de bu curcunanın ortasına dalmış bulunduk.

Geri dönmek imkansızdı. Sağımız solumuz kamyon, tır, otobüs ve otomobillerle doluydu. Kar durmaksızın yağıyordu. Birkaç saat bekledikten sonra artık sinirler bozulmaya başladı. Karnımız acıkıyordu, susamıştık ve tuvalet ihtiyacımız kabarıyordu.

Bir iki saatte, birkaç yüz metre ilerleyebiliyor ve yine dakikalarca aynı noktada saplanıp kalıyorduk. Karşı şeritte de durum aynıydı ve ilermeye yoktu. Yol boştu. Tek tük kamyonlar geçiyordu. Hava da soğumaya başlamıştı. Aracın içinde üşümeye başladık. Saat 21 sularında iki tane çocuktan kraker ve gofret satın aldık. Açlığımızı biraz bastırdı bunlar. Saat 22 sularında moralimi düzelten bir telefon konuşması yaptım ve ferahladım biraz. Saat 23.00’te bir tankerin arkasındaydık ve bir milim ilerleyememiştik. Yoldaki tüm araçlar gibi biz de kontak kapatıp uyumaya çalıştık.

Bir mesaj geldi. O sesle uyandım. Aracın dışına çıktım. Biraz yürüyeyim derken bir trafik polisi beni gördü ve araca binmemi, yolun açıldığını söyledi. Gerçekten de 00.40’ta yavaş yavaş hareket etmeye başladık. Yolun sağ ve sol şeridinde kamyonlar ve tırlar arka arkaya park etmişlerdi.

mesafeAsıl sorun da işte bunlardı zaten. Yüksek tonajlı oldukları için dorselerini kaygan zeminde kontrol edemiyorlar ve kayıyorlardı. Bunlar yoldan çekilince yol açılmıştı nihayet. Saatte 30 km. hızla yola devam ettik. Bilecik’ten Eskişehir’e kadar kilometrelerce süren bir kamyon kuyruğu vardı.

Nihayet kazasız belasız gece 02.40’ta Eskişehir’e ulaştık. Yorulmuştuk, uykusuzduk, her yerimiz ağrıyordu, üşümüştük. Ancak sinir bozukluğu yerini mutluluğa, eve ulaşmanın verdiği heyecana bırakmıştı. Hasan Hüseyin’le sarılıp vedalaştım ve eve doğru yollandım. Doğrudan yatağa girip uyudum.

Karayolları’nı aradık. Arayan arkadaşlarımızdan bilgi aldık. Ancak verdikleri bilgiler doğru değildi. Yol açık dedikleri halde saatlerce kıpırdayamadan bekledik. Bu benim başıma ilk defa geliyordu. Aynı şekilde Hasan Hüseyin de ilk kez böyle bir durumla karışılaşmış. Neyse ki usta şoförlüğü sayesinde kaymadan, bir tehlike yaşamadan evimize ulaşabildik.

Yılı bu şekilde kapattık. Aklıma hep Bilecik’teki en mutlu zamanlar geldi. Bu mutlu anların verdiği mutluluğa tutundum 🙂 Bir yıl önce bu yazıyı yazdığım saatleri anımsıyorum. O heyecanı yeniden yaşıyorum.

2015 umarım çok süper bir yıl olur. Herkes her dilediğine kavuşur. Seni çok seviyorum ve öpüyorum sevgili okur. Mutlu yıllar 😉

Nasıl Alnımı Yaktım?

Malum yaz sıcağında sevgili okur günler yarı hareketli, yarı sıkıcı geçip gidiyor. Geçen cumartesi günü bu sıkıcılığı bir nebze olsun üzerimizden atabilmek için pinkiğe gittik.

Pikniğe gittik, güzel bir yer bulup mangalı yaktık. Ettir, tavuktur, köftedir allah ne verdiyse pişirip yedik. O ana kadar hiç bir sıkıntı çıkmadı.

Yemekten sonra kalan közlerle çay kaynatmak istedi bizimkiler. Ateş zayıfladığı için biraz daha odun ekleyip ateşi güçlendirmeye başladılar. Ben de iyice yorulmuş mangalın üç beş adım uzağında yerde oturmuş salak salak sağa sola bakıyordum. Birden alnımda bir ateş, bir sıcaklık hissetim. Lan noluyo bile diyemeden alnım yandı. Can havliyle elimi alnıma sürdüm, bir kömür parçası yere düştü.

Olay şu şekilde olmuş: Murat mangalı yellerken ters bir rüzgar çıkmış ve Murat’ın tutuşturmak için kullandığı gazete parçasını uçurmuş. Mangalı tutuşturmak için kullandığımız sıvıyla kağıda yapışan bir kor kömür parçası da kağırla gelip alnıma yapışmış. Elimle alnımı korumaya çalışırken bu kömür parçası düşüp çantamı delmiş iki yerden.

Sol kaşımın üst kısmında ufak bir miktar yanma oldu. Ayrıca yine sol kaşımın üzerinde acayip bir yanık lekesi var şu anda. Bu yazıdan çıkarılacak mesaj mngal yaparken dikkatli olun, yoksa kaşınızı gözünüzü yakarsınız şeklinde görülse de o şekilde değil. “Mangal yelpazesini herkesin eline vermeyin.” diyor ve bu öğretici yazıma son noktayı bir hayli ibret dolu fotoğrafımla bitiriyorum.

NOT: Geçen gün de şu yazımda elimi kestiğimi yazmıştım. My Resort iyice vahşet blogu oldu. Sen gösterme yarabbi!

My Resort Facebook Grubu!

Sevgili okur,

Facebook

Şu gün itibariyle nacizane kardeşinizin blogu My Resort’un bir facebook sayfası da oldu. Daha önce de WordPress blogumu kapattığında bir tepki olarak yine Sercan açmıştı bir grup. Sonra blogum geri açıldığında kapatmıştık. Sercan sağolsun yine bir grup açmış. Aslında ne zamandır istiyordum böyle bir grubum olsun diye ancak bu grubu kendim kurmak istemedim. Sağolsun Sercan’ın da uzun süredir aklında böyle bir düşünce varmış yapmış.

Grubun yöneticisi Sercan olduğu için grup üzerinde pek fazla etkim olmayacak. Sağolsun Sercan paylaşacak yazıların linklerini de. Ben yine eski düzen kendi profilimden paylaşmaya devam edeceğim. Bu sayede daha fazla insana ulaşabileceğiz sevgili okur.

My Resort’u önceden beri okuyorsanız ya da en azından bir kere de olsa okumuş ve beğenmişseniz desteğinizi bekliyorum 🙂 Sevgiyle ve sevecenlikle kalın! Grubun linki:

http://www.facebook.com/group.php?gid=267296756529&ref=nf

My Resort Reklamı

My Resort

My Resort

Yayınlamaya karar verdim. Ama yakın zamanda büyük bir prodüksiyon daha yapmaya karar verdim. Savaş ve Volkan’la detaylıca konuşup hazır ederiz gibi geliyor. Oynayan ve emeği geçen herkese ki topu tüfeği 4 kişiyiz, teşekkür ederim. Klibin sonuna Sercan’ın soyadını “Sezen” yerine öküzlük yaparak “Sağlam” yazmışım. Defalarca özür kardeşimden 🙂 Perşembe ödeşiriz. Klipte alttan çalan şarkı Özdemir Erdoğan‘ın Gurbet adlı unutulmazı.

Malesef Youtube’a yükleyemedim dostlar. Youtube’da bir pislik var ya, çözeceğim inşallah yakında. Ondan dolayı sizlere şimdilik  metacafe linkini veriyorum. Dediğim gibi profesyonel olmadı, o yüzden artistik yorumlar yapmayın. Gülün sadece.

http://www.metacafe.com/watch/3133642/proofhead_my_resort_reklam/

My Resort’a Reklam Filmi!

Abartmaya devam ediyoruz sevgili okurum. Yarın, eğer ciddi bir aksilik olmazsa Savaş ve Volkan’la birlikte Proofhead My Resort’a bir reklam filmi çekeceğiz 🙂

Şimdiden heyecanlı olduğum için bu yazıyı yazayım dedim. Bu minik başlığı Savaşalp’in akşam akşam yaptığı ve beni gerçekten mutlu ettiği jesti ile bitiriyorum:

Bakın ne yazıyor :)

Bakın ne yazıyor 🙂

Sonunda: “proofhead.net”

Çok zordu değil mi Mesut’un bloguna ulaşmak,
Uzun uzun proofhead nokta wordpress nokta com yazmak,
Ya da google’ı açıp “my resort proofhead” i aratmak,
Ama artık bitti!
O uzun uzun adresler gitti,
“proofhead.net” yazınca adres çubuğuna,
Giriveriyorsun My Resort’uma
Mozilla, Explorer ne farkeder?
Sen bir gir bloguma, o yeter 🙂

Yukarıdaki aşırı edebi değer yüklü dizelerden de anlayacağınız üzere sonunda kendime bir alan adı aldım. Artık daha doğru düzgün bir adresten merhana diyebileceğim sizlere. Artık bloguma girmek için neydi yahu adresi diye düşünmenize gerek kalmayacak. Dün gece nasıl oldu anlamadım, kaç aydır beklediğim olayı iki dakika içerisinde hallediverdim. Alan adımı bu sektörün devi godaddy.com’dan aldım. Çok ucuza geldi hem de, inanamadım! Godaddy’nin böyle anlık indirimleri mükemmel oluyor. Fiayt vermiyorum ama şöyle söyleyeyim, %25 gibi bir indirimle aldım. Çok mutluyum lan 🙂 Sık kullanılanlara ekleyin:

http://proofhead.net

My Resort Eklemeleri

Alper - Ben - Emre

Alper - Ben - Emre

Kaç gündür yazıyorum buraya da eklemeler yapacağım diye. Sonunda bu sabah bitirdim ve deneme amaçlı ekledim. Yan taraftaki renkli butonların en altında yanıp sönen icili bicili butonları görmüşsünüzdür. My Resort’e üyelik almayı deneyeceğim. Sistemi kurması biraz karışık ama işleyişi güzel oluyor. Denemesini yaptım cidden her yazdığım geliyor lan 🙂 Anket kısmına cidden ihtiyacım var. Çünkü eksiklerimi görmem lazım. Lütfen oy verin. Bir de aynı menüde Ulaş Bana diye bir kısım var. Blogu açtığım ilk günden beri eksikliğini hissettiğim bir olaydı bu. Yani bağımsız bir iletişim formu bulunması. Sonuçta ekledim işte. Denedim, o da çalışıyor. Lütfen sizde deneyin. Şimdi kullandığım wordpress sistemi hiç bir şekilde adam gibi HTML eklememe izin vermediği  için bende tuttum iki günlük bir çalışma sonucu kullandığım temayı çalıp aynen okulun server’ına taşıdım. Güzel de oldu valla 🙂 Yandaki menüleri uğraşıp eklemedim ama olsun. Umarım beğenirsiniz. Yakında bir kaç küçük eklenti daha yapacağım. Hadi hayırlısı 🙂 Bu arada neden bu fotoğrafı koyduğumu bilmiyorum. Saçlarımı kestirmeden bir kaç gün önceki halim böyleydi işte.  Kantinde oturken çekmişti Selma.

Aşıp Coşuyoruz: IRAK’tan Ziyaretçi

Print Screen

Print Screen

My Resort’ümde bu aralar maşallah herşey yolunda gidiyor. Bir süre önce verdiğim Suudi Arabistanlı ziyaretçi haberinden sonra bir ziyaret de IRAK’ten geldi. Valla ne için, neden girmiş bilmiyorum ama IRAK’tan birisi benim blogumu görüntülemiş. Lan nasıl mutlu oldum yeminle. Gerçi belli olmaz, belki de bir Amerikan askeriydi 🙂 Olsun, daha buraya kimler girecek sevgili okur. Bekle ve gör 🙂