Tag Archives: OT Dergisi

Kafa Dergisi’ni Bıraktım – Walkman Tamiri

Kafa Dergisi’ni Bıraktım

Yıllardır satın almaya ve okumaya devam ettiğim dergiden, KAFA‘dan epey soğudum sevgili okur. Hatırlarsın anket falan yapmıştım bir zamanlar. Hangi aylık edebiyat dergisini takip etmeye devam edeyim diye sormuştum. Anketin sonuçlarında KAFA çıkmıştı. Ben de OT Dergisi‘ni bırakıp KAFA’ya devam etmiştim. Birkaç yıldır da düzenli alıyordum. Ancak bir süredir canım sıkılıyordu, dergi artık o kadar da ilgimi çekmiyordu. Bir açığını arıyordum. İçerikler giderek tekdüzeleşmeye başlamıştı. “Aylık Edebiyat Dergisi” konseptinin çok ötesindeydi artık dergi. Dergiye yazmaya başlayan isimler de epey gözümü tırmalıyordu. Bir dizide ya da filmde, birkaç akılda kalıcı repliği olan herkes (üstelik senaryoyu kendisi bile yazmamışken) pekala bir “Edebiyat” dergisinde yazı yazabiliyordu. Üç dört ayda bir, birer lira zamlanıyordu dergi. Eyvallah, dedim. Her şey zamlanıyor, adamlar ne yapsınlar, dedim. Ama olmadı. Şubat ayında hazırladıkları “AŞK” konseptli dergiyi görünce Tamam, dedim. Buraya kadarmış. 18 lira verip dergiyi aldım ve içerisinde Deniz Seki‘yi gördüm. Waov !?! Koskoca bir özel sayının içerisi bomboştu. Ünlüler ve onların “ünlü” anıları, “büyük” laflarıyla dopdolu bir aşk sayısıydı. Bir edebiyat dergisi ne kadar “sosyetik” olamazsa o kadar sosyetik bir dergi, bir edebiyat dergisi ne kadar “tüketim” nesnesi olamazsa o kadar tüketim nesnesine dönüşmüş bir dergi ve bir edebiyat dergisi ne kadar “reklam” kokamazsa o kadar reklam kokan bir dergi idi elimde tuttuğum.

KAFAkış copy.jpg

KAFA almıyorum artık. Bu ayın sayısını almadım yıllar sonra ilk defa. Biraz tuhaf hissettim, ama almadım. Bakalım, belki ilerleyen günlerde biraz çeki düzen verirler. Ya da belki İhsan Oktay Anar yazmaya başlar. O güne dek, elveda sevgilim.

Walkman Tamiri

walkman03Üretmek, onarmak, yeniden yapmak… Bunlar çok müthiş şeyler sevgili okur. Hayatımın son 10 yılında da ciddi ciddi bu işlere ilgili duymamdan dolayı, evimde pek çok tamir aletim var. Elektrik elektronik işlerinden, mobilya metal işlerine kadar çok farklı alanlarda restorasyonlar yapmaya bayılıyorum.

Geçen aylarda bit pazarına yaptığımız bir ziyarette 5 liraya SONY marka bir walkman almıştım. Eve getirdiğimde walkman’in çalışmadığını gördüm. Marka ve modelini Google’dan aratınca kullanma kılavuzu çıktı pdf olarak. İndirdim hemen. Lan adamlar kılavuzun içerisinde aletin devre şemasını bile çizmişler helal olsun. Bu sayede, aletin arka kısmını nasıl açacağımı öğrendim. Açınca bir de gördüm ki makaralar arasında hareketi aktarmaya yarayan lastik kopmuş.

walkman02

Biraz araştırdım soruşturdum. Bursa’da bizim Rüstem Abi var. Bu işleri en iyi bilenlerdendir. Sağ olsun o da ilgilendi. Ancak bu lastikleri bulmak artık imkansız hale gelmişti. Çünkü ülkede plağa doğru bir ilgi artışı vardı evet, ama kaset hala bizim gibi koleksiyoncular dışında kimsenin ilgisini çekmiyordu.

walkman01

Aliexpress

Bir çözüm olarak paket lastiği taktım ve çalıştı evet 🙂 Aradan bir ay geçtikten sonra yine çalışmamaya başladı walkman. Özellikle aktarımdan kaynaklı devir kaybı kasetten gelen sesin normalden daha yavaş olmasına neden oluyordu. Ben de Aliexpress‘te uygun anahtar sözcüklerle bir arama yaptım ve bingo! Uygun lastiği buldum. Ancak toptan satıldığı için 100’lü paketle almak gerekiyordu. Hiç üstelemeden 2 dolara aldım.

 

Geçenlerde lastikler geldi. Hemen bir müdaheleyle yerleştim walkman’e. Sabhankra‘nın son kasetini de taktım ve heyecanla beklemeye başladım. Sonuç: Muazzam! Savaş Sungur, tam da olması gerektiği gibi net duyulabiliyordu. Bu kaliteli walkman böylece bana 15 liraya mal olmuştu. Teşekkürler bit pazarı.

walkman00.gif

2018 Yılımın Özeti

11 yıllık blog hayatımın en geç yıl özeti yazısı oldu, farkındayım. Ancak 7-8 Ocak tarihlerindeki Doktora Yeterlilik Sınavı ve hemen peşinden gelen 12-13 Ocak Açık Öğretim Fakültesi sınavları nedeniyle geciktim. Elbette bu sırada yazıyı ufak ufak yazmaya başlamıştım. Az önce son sınavdan çıkıp geldim ve yazıyı bugün yayınlıyorum.

Çok uzun yıllardır hayalini kurduğum Eskişehir’de yaşamak ve çalışmak hayalimin ilk yılıydı 2018. O kadar çabuk geçti ki geriye dönüp bakınca acaba neler oldu diyorum, unutmuşum neredeyse. Bu yoğunluğun elbete ki büyük kısmı işle alakalı. Ancak kendi özel hayatımızda da bu yıl üzücü birkaç olay yaşadık. Umarım tekrarları olmaz.

Geleneksel “Yılımın Özeti” yazısına hoş geldin sevgili okur. Biliyorsun, biraz uzun bir yazı oluyor bu. 2018 yılında, her ay neler yaptığımı şöyle bir özetliyor, sonrasında ise bir önceki yıl koyduğum hedefler ile bir sonraki yılın hedeflerine yer veriyorum. Blogla ilgili istatistikleri de paylaşıyorum.

Her sene yazdığım üzere, 31 Aralık tarihi meslek hayatımın da işe başlama yıl dönümleridir. Kadere bak ki nasıl altı sene önce Bilecik‘te 31 Aralık günü işe başladıysam, Eskişehir’de de geçen yılın son günü, işe başlamıştım. Son günler yarım gün olduğu için Ocak ayının 2. günleri genelde yıl dönümleri oluyor. Bu yıl Eskişehir’de iş yerindeki mesaimin büyük bir kısmı “Sıfır Atık Projesi” çevresinde döndü. Pek çok sunum ve eğitim programı düzenledik bu konuda. Bir de grafik tasarım işlerimiz epey yoğundu. O açıdan sevgili iş arkadaşlarıma yazının en başında teşekkür edeyim. Bilecik’te kalan eski dostları da unutmuyorum elbette. Onlara da selamlar olsun.

Ocak 2018:

Bu ay bloga 5 yazı yazmışım. Eskişehir’deki iş yerine alışmakla geçti bu ay. Bir de ay sonuna doğru “Süper Kanlı Mavi Ay” isimli bir dolunay yaşandı. Aynı ay içerisinde iki dolunay olması bu yılın en müthiş gök olaylarından bir tanesiydi. Yıl boyu aksamayan tek şey dolunaylarım ve onların yazıları oldu.

Şubat 2018:

Bloga 6 adet yazı yazmışım. Bu ay Volkan Türkiye’ye gelmişti. Çok özledim yahu Volkan’ı da. Uzun süre oldu görüşmeyeli.

Okumaya devam et

Mecmua İşleri – Anket Sonucu

Bu yazıyı, rutin olarak takip ettiğim dergilerden bahsetmek için kaleme alıyorum. Gerçi bu dergilerin bir kısmına blogun çeşitli yazılarında bahsettim. Ancak şöyle derli toplu bir yazı yazmayalı epey zaman oldu.

Nisan ayında senden bir konuda yardım istemiştim sevgili okur. Şu yazımda bir de anket sunmuştum. “Kafa” ile “OT” dergileri arasında bir seçim yapmanı istemiştim. Anket sonuçları Kafa dergisi lehine çıktı. 8 okuyucu Kafa dergisini seçerken yalnızca 2 okur OT dergisini seçmiş. OT dergisi geçen ay ki sayısında, hiç yapmadıkları bir şeyi yaptı. Üstüne bir de bu sayılarında da İhsan Oktay Anar‘ı göremeyince, OT dergisi almayı bıraktım. Evet, artık OT dergisi almıyorum.

mecm01

Kafa, halen takip ettiğim en eski süreli yayın. Eskiden poster ve ayraç verirdi. Şimdilerde, son birkaç aydır, poster ve sticker veriyor. Dergi formatını, baskısını, tasarımını hiç değiştirmedi. Yazarları, pek çok diğerinde olduğu gibi, genellikle çok tanınan yazarlar, televizyon simaları ve popüler şahsiyetlerden oluşuyor. Dolayısıyla okuyacağınız içeriklerden pek çoğu aslında “öylesine” yazılmış yazılar. Ancak kapak konuları, özel dosyaları, grafik içerikleri bakımından gerçekten emsalsiz bir mecmua. Solcuymuş gibi yapıyor ancak hiç de öyle değil. Aylar önce çok lüks ve magazin programlarına bile konu olan bir törenle “yazar buluşması” yaptılar. Ben dergiyi seviyorum yalan yok, takip de ediyorum. Bir falsoları olmazsa, takip etmeye de devam edeceğim.

mecm09

45’lik Dergi, bu ay 5. sayısı yayımlanan mükemmel bir dergi. Bu dergi kimlere hitap ediyor? Müzikseverlere, sinemaseverlere, özellikle Yeşilçam hayranlarına, geçmişe özlem duyanlara, plak koleksiyoncularına ve arşivcilere. Plaklar konusunda çok fazla teknik bilgi içermiyor. Ancak kesinlikle birbirinden ilgi çekici başlıklara sahip. Bu yönüyle Kafa dergisinden çok daha iyi. Okumaya devam et

Bir Anket: KAFA mı? OT mu?

Birkaç yıldır KAFA Dergisi‘ni takip ediyorum sevgili okur. Alper‘le birlikte Sercan‘ı ziyaret ettiğimiz şu tarihlerde ilk defa Sercan’ın şirket aracında görmüştüm KAFA Dergisi’ni. İlk birkaç sayfasını okuyunca da epey hoşuma gitmişti. Eskişehir’e dönünce Temmuz 2015’te, 11. sayısından itibaren almaya başladım. Yalnızca 13. sayısını almayı unuttum. Onun dışında bu ay (Nisan 2018) yayımlanan sayısı da dahil olmak üzere 11. sayıdan itibaren yayımlanan her sayısını aldım bu derginin. Tamamı olmasa da çoğunluğu kaliteli yazarlardan ve keyifli yazılardan oluşuyor. Her ay verdikleri poster ve kitap ayraçları da koleksiyonluk kalitedeler.

dergank25

dergank26

KAFA Dergisi – Nisan 2018

Okumaya devam et