Tag Archives: ozan hoca

Mezun Oldum!

İki günlük sevinç gösterisinden sonra nihayet yazabiliyorum. Bu başlığı atabilmeyi tam 4 senedir bekliyordum lan! Evet, 20 ocak 2012 cumartesi günü, Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü‘nden teorik olarak mezun oldum. Diplomamı falan daha almadım ama.

1. Sınıfta ben

Bu yazı sizlere benim normalde 8 dönem yani dört sene ama benim için 9 dönem süren Çevre Mühendisliği eğitimim hakkında bilgi vermek için hazırlanmıştır. İçerisinde çeşitli bilgi ve değerlendirmeler olacaktır. İlk olarak bu 9 dönem ve 4 yaz okulu boyunca aldığım dersleri listeledim aşağıya. Dersin adının önünde yazan kredisidir. Üzeri kırmızı ile çizgiliyse o dönem o dersten kalmışım demektir. Eğer dersin adı koyu ile yazılı ise o dersi AA ya da AB ile geçmişim demektir.

2007-2008 Güz Dönemi

  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Lanet ders.
  • 3,0    Technical Eng.I (Tek.İng.I): Ozan Hoca ile bu ders sayesinde tanıştım.
  • 6,0    Fizik I: Fizikten zaten nefret ederdim, bu dersle nefretim tavan yaptı.
  • 1,5    Fizik Laboratuvarı I: Resmen bir kabustu. Asistanlar bize pislikmişiz gibi davranıyorlardı.
  • 6,0    General Chemistry I( Genel K.): Eftade Hoca ile tanışma sebebimdir. Kimyayı hep sevmişimdir.
  • 2,0    Kültürel Etkinlikler: Hayatımın en kültürel dönemidir.
  • 4,0    Türk Dili: İhsan Oktay Anar‘ı bu ders sayesinde tanıdım.
  • 2,0   Atatürk İlke. ve İnk. Tar. I: Tarihi hep severdim, yine sevdim. Şaduman Halıcı‘ya hayran oldum.

2007-2008 Bahar Dönemi

  • 3,0 Introduction To Environmental Eng.: Garip bir dersti ama sevmiştim.
  • 6,0    Fizik II: Fizikten tamamen soğumuştum. Lanet etmiştim.
  • 1,5    Fizik Laboratuvarı II: Kabus Part. II idi. Gene aynı davranışlara maruz kalıyorduk.
  • 1,5    General Chemistry Laboratory: Çok sakardım lan ben.
  • 6,0  General Chemistry II(Genel K.): Kimyayı hep sevdim. Bu biraz zordu ama.
  • 4,5  Teknik Resim: Zakir Poyraz hocamın ellerinden öperim. Gayet keyifle geçtim bu dersi.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Ucu ucuna kalmıştım.
  • 2,0   Atatürk İlke. ve İnk. Tar. II: Şaduman Hoca bir efsanedir. Tarih II ise daha keyiflidir.
  • 4,5    Bireylerarası İletişim: Bu dersi AA ile geçmek hiç de zor değildi. Taa ki o talihsiz ana dek.

2007-2008 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Param boşa mı gitti lan diye üzülmüştüm.

2. Sınıfta Alper ben Emre

2008-2009 Güz Dönemi

  • 2,0  Türk Sanat Müziği: Danyal Mantı hocamıza buradan sevgiler. Sağolsun varolsun.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): İllallah dedim!
  • 4,5    Fundamental of Infor.Tech: Hehe çok kolaydı lan 🙂
  • 2,0    Technical English II (Tek.İng.: Evet, yavaş yavaş mühendis mi olıuyorum sorusunu sormaya başlamıştım.
  • 3,0  Çevre Kimyası Laboratuvarı I: İşte. İşte benim en sevdiğim derslerden birisi. O raporlar meğer gelecek yılların habercisiymiş.
  • 4,5    Çevre Kimyası I: Çok iyi, çok sıkıntısız geçtim. Savaş Hoca‘ma saygılarımı iletiyorum.
  • 3,0  Economics (Genel İktisat): Mükemmel bir ders daha. Halen aklımdadır hocanın verdiği örnekler.
  • 3,5   Materials Science: Emrah Hoca bu okuldaki en kral hocalardan birisidir.
  • 3,0    Topluma Hizmet Uygulamaları: 100’den değil de 90’dan AA aldığıma üzüldüğüm tek derstir.

Topluma Hizmet Uygulamaları dersi için şarkı hazırlarken

2008-2009 Bahar Dönemi

  • 4,5    Çevre Mikrobiyolojisi: Mikrobiyolojiyi seviyorum.
  • 2,5  Çevre Mikrobiyolojisi Lab.: Mikrolaboratuvarını da sevdim. Yalnız bir kere hasta oldum Eşerşiya yiyerek.
  • 4,5   Environmental Chemistry II: Bu dersin kitabını çok severdim garip bir şekilde.
  • 3,0 Environ. Chemistry Lab. II: Laboratuvarları hep sevmişimdir. Bunu da sevdim.
  • 4,5    Ekoloji: Arzu Hoca ile tanışmamı sağlayan ders.
  • 4,5  Statics Strength of Materials: Turgut‘un çok büyük desteği ile geçtim. İlk vizeden sıfır alıp ikincisinden 60 alıp da geçtim.
  • 4,5 Linear Algebra and Numerical Methods: Ucu ucuna tırmalayarak, ite kaka geçtim. Ama geçtim! Erdem Hoca ile bu derste ilk defa tanıştık.

2008-2009 Yaz Dönemi

  • 6,0   Fizik II: Metin Hoca‘nın sayesinde fiziğe yeniden saygı duydum.
  • 7,5    Calculus I (Genel Matematik I): Sedat Hoca kraldır.
3. Sınıfta Murat ile girdiğimiz seçim

3. Sınıf Matra Projesi toplantısı

2009-2010 Güz Dönemi

  • 3,5   Computer Program. in Engineering: Matlab‘ı çok sevdim, çok  da rahat geçtim.
  • 6,0  Unit Operations and Proces. I: Çok zor geldi, öyle böyle zor gelmedi yani.
  • 4,0   Su ve Toprak Kirliliği: Serdar Hoca‘yı işte bu derste sevdim.
  • 3,0   Temel İşlemler ve Süreç. Lab.I: Laboratuvarları çok sevdim. Bu laboratuvar epey zorladı ama geçtim.
  • 3,0   Fotoğrafçılık: Güzel bir ders, tavsiye ederim.
  • 4,5  Hidroloji: Malesef bu derste birşey öğrenemedim. Ucu ucuna ancak geçebildim.
  • 6,0 Akışkanlar Mekaniği: Mantığını çözdüğümde final sınavı bitmişti.
  • 4,0    Almanca I: Sertan Gür‘ü bu sayede tanıdım. Ich bin Mesut.

Volkan'la birlikte aldığımız yegane ödül

2009-2010 Bahar Dönemi

  • 4,5    Su Temini ve Atıksu Uzaklaştırma: Yılmaz Muslu ve kitapları.
  • 3,0 Temel İşlem. ve Süreç. Lab. II: Efsane olup zirvede bıraktım, laboratuvar defterini kapattım.
  • 4,5 Air Pollution (Hava Kirliliği): Hava derslerini çok zor anlayabildiğimi keşfettim.
  • 4,5   Çevre Mühendis. Bilişim Tekno.: Serdar Hoca’dan tez almaya bu ders sayesinde karar verdim.
  • 4,5  Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları: Okul hayatım boyunca aldığım en iyi derslerden biriydi. Çok araştırıp çok şey öğrendim.
  • 3,0    İstatistik: Zorlanırım diye korkuyordum ama rahat geçtim.
  • 4,5   Termodinamik: Çok zor oldu ama geçebildim. Tabloların hastası oldum. Ayrıca Yunus Çengel‘in kitabına da hayran oldum.
  • 6,0    Temel İşlemler ve Süreçler II: Çok ağır geldi. Acayip geldi bu ders.

3. Sınıf Yaz Okulu Savaşalp Volkan Seval

2009-2010 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Yazık oldu. Üzüldüm.

4. Sınıfın en yoğun zamanları

2010-2011 Güz Dönemi

  • 6,0  Unit Operations and Proces. I: Zorlandım ama affetmedim, çaat diye geçtim.
  • 6,0  Akışkanlar Mekaniği: Mantığını anladığımı söylemiştim. Rahat geçtim.
  • 6,0    Katı Atık Yönetimi: İşte en zorlayıcı ama bana en faydalı olan derslerden biri daha. Çok iyi bir deneyim oldu bana.
  • 4,5  Air Pollution Control: Hava derslerini anlayamadığımı keşfettim. Ama suç kitaptaydı ben de değil.
  • 4,0    Su Arıtımı Projesi: Zevkli derslerden birisiydi. Yusuf Hoca‘ya baba demeye başladık.
  • 4,5    Environmental Modelling: İlk vizeden 20 alıp ikinci vizeden 85 aldım. Öyle geçtim.
  • 3,5    Wastewater Engineering: Ben sevdim bu dersi sizi bilemem.
  • 3,0    Çevre Müh. Bitirme Projesi I: Hehe.
  • 3,0  Küçük Ölçekli Atıksu Arıtma Sistemleri: Bir diğer faydalı seçmelilerdendi bu ders de. Herkese tavsiye ederim.

Volkan ve Savaşalp

2010-2011 Bahar Dönemi

  • 4,5  Differential Equations): Tek seferde çaatt diye geçtim. Laplace ve Yılmaz Dereli sağolsun.
  • 6,0    Temel İşlemler ve Süreçler II: Affetmedim bu sefer. Çok onurlu geçtim.
  • 4,0    Atıksu Arıtımı Projesi: Bu ders de iyiydi.
  • 6,0   Çevre Yönetimi: Proje kısmı çok zorladı. Arcgis öğrendik biraz da, o açıdan iyiydi.
  • 3,5  Tehlikeli Atık Yönetimi: Fena değildi. Ama Katı Atık kadar sevemedim.
  • 3,0    Suların Yeniden Kullanımı: Kolay bir dersti. İkili dağıtım sistemi mantığını aklıma soktu.
  • 6,0    Çevre Müh. Bitirme Projesi II: Hahaha.
  • 4,5  Computer Aided Engineering Design: Kesinlikle alınması gereken bir ders. Otoket herkese lazım.
  • 4,5    Çevre Politikaları: Ethem Torunoğlu‘nu tanıma şansını elde ettim.

2010-2011 Yaz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Ölüyordum az daha. havale geçirdim.

2011-2012 Güz Dönemi

  • 7,5    Calculus II (Genel Mat. II): Efsane oldum.

Buradaki tabloya baktığımda en başarılı yılımın son sınıf olduğu görülüyor. Hatta öyle ki son sınıfın ikinci dönemini 3.06 ortalama ile bitirmişim. O yaz Calculus II’den kalmasaymışım Onur Belgesi bile alabiliyormuşum. Her sene yaz okuluna gelmişim ama bir tek ikinci sınıfın yaz okulunun faydasını görmüşüm. Calculus I ve Fizik II derslerini bu yaz vermişim. Ayrıca ilk stajımı da o yaz yapmıştım. Son stajımı da 4. sınıfın yazında yapmıştım. Arkadaşlara tavsiyem stajlarını 2. ve 3. sınıfın yaz aylarında yapmalarıdır. Son senelerini mezuniyet telaşına bıraksınlar.

Bu dört yılda beni zorlayan dersler Calculus I, Calculus II, Temel İşlemler I ve Temel İşlemler II olmuştur. Bu dört ders benim dengemi o dönemlerde altüst etmiştir.

Serdar Hocamızla

Aşağı yukarı her hocamla aram çok iyidir. Her birine burada saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Ancak danışman hocam olması sebebiyle Ülker Hoca‘nın, sonsuz yardımlarından dolayı Ozan Hoca’nın, yapı olarak çok benzediğimizi düşündüğüm için Serdar Hoca’mın yeri bende çok ayrıdır. Müfide Hoca‘nın da kimsenin açıkça dile getirmediği herşeyi üzerine basa basa söylemekten hiç çekinmediği ve mesleğimizi bu kadar savunduğu için yeri ayrıdır. Bölümümüzde

Ozan Hocamızla

istisnasız tüm hocalarımı sever, saygı duyarım. Şu dört senede en az sevdiğim dersler Fizik I, Fizik II, Calculus I, Calculus II, Hidroloji, Bireylerarası İletişim ve Hava Kirliliği Kontrolü dersleridir. Bu dersleri sevemeden geçtim. Kendimi olayın tamamen dışında hissettiğim tek ders ise Diferansiyel Denklemler dersi olmuştur. Zaman zaman Hava Kalitesi Kontrol dersinde de bu şekilde hissettiğim anlar oldu.

Bu dört yılda en keyif alarak geçtiğim dersler bitirme tezi, Katı Atık Yönetimi, Çevre Yönetimi’nin proje kısmı, Temel İşlemler Laboratuvarı II’nin projesi, Fotoğrafçılık, Almanca I, İnkilap Tarihi I ve II, Türk Dili, Teknik Resim, Temel Bilgi Teknolojileri, Türk Sanat Müziği, İktisat, Topluma Hizmet Uygulamaları, Mühendislikte Bilgisayar Uygulamaları, Bilgisayar Destekli Tasarım, Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları dersleri oldu. Unuttuğum bir iki ders olabilir.

Eğitimimi su konuları ağırlıklı olarak aldım. Tezimi de yine su ile çalışarak yaptım. Dolayısı ise sucu oldum. Sucu olmasam belki Katı Atık konularıyla çalışabilirdim.

2009 Bahar Şenliği

Okuldaki 5 senemde de Bahar Şenlikleri‘ne katıldım. Bunların son 3 senesinde çeşitli aksiyonlara girdik. Eğlendik epey. 201120102009 Son yılımızda yaptığımız tramvay halen bölümde durur 🙂

Beş buçuk yıllık üniversite hayatımın en süper zamanı hazırlık zamanıydı. Bir yıl boyunca hiçbir şey yapmadım. Hiçbir şey yapmadım diyorum! En zor ve

2010 Bahar şenliği: Sercan Merve ben

sıkıntılı zamanı da dördüncü sınıf zamanıydı. Çünkü zaten zor olan dördüncü sınıf derslerine ilaveten alttan Temel İşlemler ve Süreçler dersi ile Akışkanlar Mekaniği dersleri alıyordum. Yaz geldiğinde zihnen ve bedenen bitmiş tükenmiş durumdaydım.

2011 Bahar Şenliği Seda Ben Tramvay Alper Ahmet

Ben Akif Hoca Alper Volkan

Asistanlarımızın hepsi ile aram iyi olmuştur. Ancak halen daha Akif Hoca‘nın yeri bende ayrıdır. Hatta Alper’de de ayrıdır. Akif Hoca bizim Akif Abi’mizdir.

Bizim dönemin tek derli toplu fotoğrafı

Dört yıl içinde teknik gezilerimiz de oldu elbette. Bunlar içerisinde en iyileri İzaydaş Teknik Gezisi ile barajlara yaptığımız teknik gezi oldu.

Dört yılda en çok utandığım an Tehlikeli Atık vizesinden 5 aldığım zaman ile Kimya II dersinde Eftade Hoca’nın yerine o derslik Malzeme Mühendisliği’nden gelen bir hocanın bana kızması oldu. Öldüm yerin dibine geçtim.

2011 Mezuniyet Emre Turgut Ben Alper En İyi haber fotoğrafı ödülü.

En mutlu olduğum an ise Alper ve Emre ile birlikte Çevre Yönetimi dersinin sunumunda birinci olduğumuz an oldu. Emre’yi o kadar mutlu ve kontrolden çıkmış olarak görebileceğim bir başka an daha yoktur. Öğrenciliğimizin en mutlu dönemleri Alper, Selma ve Emre ve Turgut’la kantinde langırt oynadığımız zamanlardı. İş yükü olarak en yoğun olduğumuz zaman dördüncü sınıfın ikinci döneminde ilk vizelerden sonraki dönemdi. Benim moral olarak en bitik olduğum zaman dördüncü sınıfın yaz okulu zamanıdır.

2006 Yılı Hazırlık Ergin Ben Mert

Üniversite hayatımın en eski arkadaşları sırasıyla Mert, Ergin ve Volkan’dır. Birinci sınıfta da Alper’le tanıştım. İkinci sınıfta da Sercan’la ve Koray’la tanıştım. Sercan o zaman şişmandı.

Çevre Mühendisliği eğitimi öyle akılsız salakların söylediği “çevrede okusam 5 ortalama yaparım” gibi birşey değilmiş bunu gördüm sevgili okur. Zor yani hakikaten emek istiyor, hata kabul etmiyor. Sürekli çalışman lazım. Boşlasan olmuyor, bir vizeden düşük alsan sıkıntı oluyor, üstelik bizim bölümde devamsızlık da çok ciddi sorun. Adamın gözünün yaşına bakmıyor.

Mezuniyet için 240 kredi gerekiyor. Benim 255 kredim var. Bunu da ekstradan aldığım seçmelilere borçluyum. Evet, ben mezun oldum. Vatana millete hayırlı olsun.

Halkı selamlayarak bitiriyorum.

Yazdığım uzun yazılardan birisi oldu bu farkındayım. Hepsini okuyana da helal olsun 🙂 Yorum olarak hepsini okudum yazan ilk beş kişiye Proofhead My Resort kupası vereceğim. Buraya kadar sıkılmadan okuyan eşe dosta okura sonsuz teşekkürler.

EKLEME: Facebook’tan da sevincime ortak olan herkese teşekkürler.

Herkes sağolsun varolsun

Final Haftasının Ardından

Beş yıllık üniversite hayatımın en yorucu final haftası oldu sevgili okur. Hastalandım, psikolojim bozuldu falan acayipti yani. Ancak sonu mutlu bitti.

İki haftalık bu zorlu sürecin ilk günü 30 Mayıs pazartesi günüydü. Pazartesi günü saat 14.00’de Tehlikeli Atık sınavıyla başladı maraton. Bu dersin ikinci vizesinden 5 aldığım için finalden minimum 40 almam gerekiyordu. Acayip çalıştım o yüzden. Bütün uygulama sorularına çalıştım sevgili okur. Sınavda iki soruyu çözüp 50 puanı garantiledim. Diğer iki sorudan da yapabildiğim kadarını yapıp çıktım. Hocanın kapısından cevap anahtarını kontrol ettim ki doğru yapmışım. Yani eğer büyük bir aksilik olmazsa bu dersi geçmiş oldum.

Ertesi gün sınavım yoktu. Evde temel işlemler çalıştım. Zira tüm final haftasının beni en çok korkutan iki sınavından biri olan Temel İşlemler 2 sınavı vardı çarşamba günü. Geçen sene bu dersten kalmıştım. Bu sene de her iki vizem de 35 gelmişti. Finalden gene 40 almam gerekiyordu minimum. Bu sınava da deliler gibi çalıştım. Son gece Emre ve Atila ile kampa girdik gece geç saatlere kadar çalıştık. Ertesi gün sınava girmeden önce bayılacak gibi oldum defalarca stresten. Saat 11.00’de sınav kağıdı önüme geldiğinde o kadar ferahladım ki. Çünkü bir önceki gece çalışırken ağırlık verdiğim soruların tamamını sormuş hocamız. İnanır mısın sevgili okur, o gazla tam 85 puanlık soru çözüp çıktım. Muhakkak yanlışlarım olacaktır ama dersi geçmem için gerekli notun çok üzerinde bir not bekliyorum. Zaten dersin asistanı da söylemiş sınıfın durumu iyi diye. Dolayısıyla Temel İşlemler’den de geçtim sayıyorum kendimi. Aynı gün saat 14.00’de alıp aldığım en iyi derslerden biri olan Çevre Politikaları‘nın finali vardı. Bu finali de sıkıntısız, sorunsuz atlattım.

Perşembe günü bu dönemin en acayip dersi Çevre Yönetimi dersi sınavı vardı. Final haftasının en kötü sınavı bu oldu sevgili okur. Sadece benim değil, tüm sınıf arkadaşlarımın çuvalladığı bir sınavdı bu. İnanır mısın çalıştığımız hiç bir şey çıkmadı sınavda. O sebepten dolayı bu sınavdan 30 falan bekliyorum.

Perşembe gecesi bizim için uykusuz olacaktı. Zira cuma gününe tez finali teslimimiz vardı. O yüzden gece 4’e kadar tezimizin nihai halini oluşturduk. Acayip yorulduk. Cuma günü yine bu dönemin en iyi derslerinden biri olan AutoCad dersinin sınavı vardı. Süpersonik asistanımız ve on numara insan Merve’nin asla unutamayacağımız o yüzünü belki de son kez gördük. Güzel bir sınavdı. Bilgisayar masasıyla bilgisayar çizdik. Orta karar bir çizim yapıp çıktım. Böylelikle ilk haftanın sınavları bitmiş oldu.

Ancak ertesi hafta da çok yoğun geçecekti. O sebepten biraz dinlenmeye çalıştım cumartesi. Pazar günü şu ve şu yazımda anlattığım mezuniyet töreni vardı. Törende iyice yorulup ertesi gün gireceğim Diferansiyel Denklemler sınavı için hazırlanmadım. Ertesi gün yani ikinci haftanın pazartesi günü şafakta gittim okula. Sınav saati olan saat 14.00’ee kadar Atila, Burcu, Ersil ve Eren sınava çalıştık. İnsanüstü bir gayretle Diferansiyel’in son konusu olan Laplace‘a çalıştım. Yaladım, yuttum. Sınava girdim bir baktım ki 8 tane laplace sormuş hoca. Ancak hoca ters laplace sormuş. Ben düz laplace’a çalışmıştım. Yılmadım sevgili okur. 8 sorunun beşerden tam 40 tane şıkkının da laplace’ını alıp soruda verilen ters laplace’ı elde etmeye çalıştım. Böylece 8 soruyu da çözdüm. Daha sonra bir tane soru vardı. İkinci vizeden hatırladığım şekilde çözmeye çalıştım bu soruyu da. Yanıt bulamadım ama elimde 4 tane kök vardı. Ben de bu köklerin katsayısı olduğu bir denklem buldum şıklarda onu işaretledim. Ve son olarak arka sayfada bir tane çözelti sorusu vardı. Diferansiyel denklemleri bir kenara bıraktım bu soruda da. Soru basitçe şu şekildeydi. Bir kaba sıfır anından itibaren tuzlu su dökülüyor bir debi ile. Ve belli bir debi ile de kaptan su boşaltılıyor. Herhangi bir t zamanındaki tuz derişimini veren formülü bulun diyordu. Ben önce Temel İşlemler mantığı ile belli t zamanlarında kaptaki tuz derişimini hesapladım. Sonra şıkları sırasıyla bu zaman aralıklarına göre denemeye başladım ki bende bir ışık yandı kafamda. Zira kapta sıfır anında tuz derişimi de sıfırdı. Şıkların hepsine t yerine sıfır yazdım. “e” şıkkındaki denklem de cevap sıfır çıkınca işaretledim. Toplamda 10 soru işaretledim. Her soru 5 puandı. benim dersi geçmem için minimum 40 almam gerekiyordu. Ayrıca 4 yanlış da bir doğruyu götürüyordu. İnanır mısın sevgili okur, 10 işaretleyip çıktım. Ve sınavdan 50 almışım! Yani hepsi doğru! Yani mat1’i 5 kerede geçen, mat2’yi hala geçemeyen bu kardeşin Diferansiyel denklemleri tek seferde geçti 🙂 Turgut kardeşimle aynı seviyeye gelmiş oldum. Ancak burada en büyük avantajım itiraf edeyim dersi veren Yılmaz Dereli hocam oldu. Çünkü hoca bu kadar açık ne net anlatmasaydı dersi ve sınavlarda da iyi niyetli olmasaydı ben çuvallardım. Yüzbin kere teşekkür ederim hocama.

Diferansiyel sınavı böyle iyi geçince son güne yani salı gününe kalan Suların Yeniden Kullanımı ile Atıksu Projesi dersine açıkçası çalışamadık. Pazartesi gecesi yine sabahlayıp Atıksu Projesi Nihai raporunu yaptık Alper, Emre, Turgut ve ben. Önceden tüm grup üyeleri raporları dijitale geçirdiklerinden gece saat 3’de bitti rapor. Neyse herkesin canı sağolsun. Salı günü önce Suların Yeniden Kullanımı sınavına girdik. Yaptık çıktık. Filiz Hoca‘mız sağolsun hiç zorlamamış bizi. Ve son olarak da Atıksu Projesi finaline girdik. Bu finale inan sevgili okur, yorgunluktan çalışmadık. Finale girince gördük ki 3 senedir ders aldığımız Yusuf Hoca‘mız öyle bir krallık yapmış ki bize anlamam 🙂 Sadece iki soru vardı ve matematik işlemiydi. Bu sınavımız da iyi kötü bitti ve finaller bitmiş oldu. Anca sıkıntı gene bitmedi. Salı gecesi sabaha kadar Çevre Yönetimi dersi kapsamında yaptığımız Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali ÇED Dosyasını hazırladık Emre, Alper ve ben. O gece hastalandım ben. Alerjik rinitis’im coştu, sular seller oldu. Sabaha karşı onu da bitirdik üç kişi. Ertesi gün artık yorgunluktan bayılacak duruma geldiğim için ben eve geçtim sağolsun Emre ile Alper okula gittiler. Emre tez sunumunu yaptı o gün. Perşembe günü tez sunumumuz vardı. Çarşamba gecesi yine bu tez sunumuna hazırlandım. Perşembe günü vakit geldi ve sunuşumuzu yaptık. Erdem ve Mine hocalarımız sorularıyla afallattılar bizi, epey zorladılar. Serdar Hocamız da keyifle izledi 🙂 Ancak sunuş bitince Erdem Hoca’nın ve Mine Hoca’nın bizi tebrik etmeleri, ve hayırlı olsun demeleri acayip duygulandırdı lan beni. Evet, tez savunmamızı vermiştik. Tüm tez sürecinde bizimle olan Ömer Hocam’la daima bize gülümseyen Burcu Hoca‘ma çok teşekkür ederim.

Perşembe akşamı yine boş değildim. Cuma günü yapılacak Çevre Yönetimi için Funda‘nın hazırlayıp yolladığı sunumun görselliğini beğenmedim. Funda’nın içeriğine ilaveten görsellik kattım biraz sunuma. Gece 2’de uyudum artık. Ertesi gün saat 9’da gittim okula. Sunuma çalıştım okulda. Funda’nın o gün Termodinamik sınavı varmış, Selma’nın da tez savunması varmış. Neyse işte, nihayet sunuma çıktık. Sunumda acayip heyecanlandım. Zira o gün Fevzi Hoca da gelmişti ve bir önceki halkın katılımı toplantısında bizi dinleyemeyen Alper Hoca da oradaydı. Neyse, gözlerimizi kapatıp başladım anlatmaya. Fevzi Hoca yılların deneyimi ile acayip zorladı sunum esnasında. Bazı noktalarda sıkıştım, tıkandım. Ozan Hoca kitledi birkaç yerde. Kıpırdayamadık 🙂 Hesaplamaları Alper’le Emre’ye pasladım. Onlar anlattı. Sunumumuz bitirdik. Bizden sonra 4 grup daha sunum yaptı. Sunumların sonunda da en iyi sunum yapana ödül vermek üzere bir oylama yapıldı. İşte o ana kadar hazırladığımız kötü raporun etkisiyle birinciliğe hiç ihtimal vermediğimiz çok rahattık. Ama mucizevi bir şey oldu. Sadece 1 puan farkla sunuş birincisi olduk! Ödül olarak okulumuzun logosunun basılı olduğu kupaları vermek üzere Alper, Emre ve beni sahneye aldılar. Diğer kupaları da az farkla ikinci olan gruptaki arkadaşlarımıza verdiler. İki haftalık bu çile ve yorgunluğun bu şekilde noktalanması bizim tüm yorgunluğumuzu unutturdu. Bu yorgunlukla almayı hakediyorduk sevgili okur 🙂 Ancak raporumuz kötü oldu. Yani sunuş iyiydi tamam ama rapor pek iyi değildi. Bakalım ondan kaç alacağız.

Ve bitti sevgili okur. Final haftası bu şekilde bitti. Artık Çevre Mühendisi olmam için önümde bir yaz okulu ile 33 günlük bir staj kaldı. Hadi bakalım.

Poster Sunumu – Proje Fuarı 2011

Posterimiz

Mezun olma yolunda yaptığım üç aşamalı planın ikinci aşamasını tamamlamama çok az bir süre kala çuvallamamak için çok fazla emek serfediyorum sevgili okur. Blogdaki aksamaları da görüyorsun zaten.

Bu sene bizi acayip yoran ama bir o kadar da eğlenceli bitirme tezimizin poster sunumları vardı Pazartesi günü fakültemizde. Pazartesi sabahı uzun süredir giymediğimiz takımlarımızı çıkarıp giydik. Okula gidip posterimizi asacağımız yeri de bulduktan sonra tezgahımızı kurduk.

Alper, ben, Rektör

Güzel bir 3 saat oldu sevgili okur. Hatta sonlara doğru üniversitemizin rektörü Prof. Dr. Davut Aydın hocamız da geldi sağolsun. Poster diziliminde en sona İnşaat Mühendisliği ile Çevre Mühendisliği’nin posterleri konulmuştu. O yüzden rektör yanımıza geldiğinde koridorda bir tek bizler kalmıştık. Elbetteki bu da bizim için iyi oldu. Yıllık Komitesi olarak ve karma bir şekilde rektör hocamızla ve dekanımız Tuncay Hocamızla fotoğraf çektirdik.

Burcu'nun Posteri (tıklayınca büyüyor)

Bu arada o günen iyi posterlere oy verilmiş. Birinci de minnoşumuz Burcu olmuş. Portakaldan biyobozunur gıda maddesi ambalajı ürettiği çalışmasının posterinin bıdık bir halini ekliyorum yan tarafa.

Poster sunumlarında başta Savaş Hocamız, Erdem Hocamız, Ozan Hocamız ve Ülker Hocamız olmak üzere fikir veren, eleştiren ve beğenisini sunan tüm hocalarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz Alper’le. Posterimizi sadece kendi hocalarımıza değil, Yusuf Hocamızın Suriyeli bir misafirine de sundum İngilizce. Epey zor oldu teknik ingilizceyle ama kendimi anlatabildiğimi düşünüyorum.

Serdar Hocamızla

Ozan Hocamızla

Alper ben

Pazartesi günü bu şekilde bitti sevgili okur. Sırada çarşamba günü gittiğimiz Proje Fuarı var. Çarşamba saat 11.30’da 4 otobüsle Organize Sanayi Bölgesi‘ne hareket ettik. Saat 2’de başlayacak bu etkinlik için neden bu kadar erken gittik anlayamadım. Malum bende bahar alerjisi – alerjik rinitis – olduğu için ve gittiğimiz yerde de epey ağaç, çayır çimen olduğu için hapşırıp burnumun akmadığı tek bir 5 dakika bile olmadı. Öldüm resmen. Mide özsuyumuzun yavaş yavaş midemizi yakmaya başladığı o anlarda sıraya girip nihayet kıymalı pide alabildik. Yemeyenlerinkini de alarak 1.5 kıymalı pide ben, 4 kıymalı pide ( evet 4 tane) de Alper kardeşim yedik. Doyduk. Sonra kimsenin duyamadığı ama alkışladığı konuşmalar yapıldı ve biz içeri girdik. İçeri girdik ama ne görelim? Hangi mantığa göre dizildiği belli olmayan posterlerimiz salonun en sonunda en sonunda en solunda yer alıyordu. Yani duvarla posterimin arasında yaklaşık 50 cm’lik bir boşluk vardı. Dolayısı ile insanlar bizim posterlerimize bakmadan ayrıldılar. Biz bunun bu şekilde olacağını tahmin ettiğimiz için pılımızı pırtımızı toplayıp terkettik fuar alanını. Bu arad Fuar Alanı dediysem halı saha. yani yanlış anlama.

Sanayi Odası Başkanı ile birlikte

Dışarıda beklerken yağmur yağmaya başladı. Lanet edip gelen otobüslere bindik. Bindiğimiz otobüs önce İki Eylül Kampüsü‘ne dönmek üzere kalktı. Ancak içerdeki iş güzarlar sayesinde otobüs rotasını Bağlar olarak değiştirdi ve biz de salak gibi Bağlar’a geldi. Lanet edip adama rica ettik tekrar Yıldız durağına geldik. Oradan dolmuşla kampüse geldik. Yol boyunca da otobüsün rotasını değiştiren zihniyete, işgüzarlara sövdüm.

Bir Proje Fuarı da bu şekilde bitti sevgili okur.

İyileştim Gibi Lan Sanki

Sevgili okur bir haftadır beni halsiz kılan, başımı ağrıtan, sağımı solumu inleten, midemi müthiş bir kıvranma hissiyle yakan hastalığım bitti gibi sanki. Dün gidip doktordan ilaç milaç aldım. Bu sabah biraz daha iyiyim. Yataktan müthiş keyifle kalktım. Ancak yazılacak konuların epey biriktiğini görünce bunların her birini ayrı ayrı değil de aynı başlık altında yazayım dedim. Bu haftanın genel bir özeti gibi olacak bu yazı.

Dersin Kitabı

:: Bu hafta nihayet Çevre Politikaları dersine başladık. Süper bir ders oldu. En azından Alper, Emre ve ben böyle düşünüyoruz. Bu ders eğer bu şekilde konferans tadında geçerse epey eğlenceli olacak. Dersle ilgili aldığım onca notun arasında seninle şu notu paylaşayım sevgili okur. Ethem Hoca‘ya göre Çukurova yöresinin flora faunasını araştırmak istiyorsan Yaşar Kemal‘in romanlarını okuman yeterli 🙂

:: Çevre Yönetimi dersleri de nihayet başladı sevgili okur. Bu sene Çevresel Etki Değerlendirmesi raporunu hazırlayacağımız konuyu da seçtik: Doğalgaz Çevrim Santrali! Danışmanımız da Ozan Hoca oldu süper oldu. Aynı derste artık yepyeni bir yazılım da öğrenmeye başladık: ArcGIS.

:: Artık okuldaki CADCAM Laboratuvarı‘nda sorunsuz bir şekilde internete girebiliyorum. Bunun ne demek olduğunu MMF’de okuyan okurlarım anlayacaktır. Nasıl mı? Bir sonraki yazıyıda yazacağım.

:: Bu haftaki Tehlikeli Atık dersine de Turgut damgasını vurdu. Hoca evimizdeki tehlikeli atıklardan bahsediyordu. Antifirizin buna bir örnek olduğunu, toksik, aşındırıcı vs bir sürü özelliğinden bahsetti. Kokusu çok hoştur ancak asla koklanmamalıdır demişti ki bizim Turgut geriye dönüp “tadı da tuzlu lan” dedi. Bunu dedi. Tadı tuzluymuş, tadına bakmış parmağına dökülünce.

:: Hayatımda ilk defa USB’den işletim sistemi kurduk. Volkan‘ın laptopun harddiski yanmış, DVD sürüsü de ölmüştü. Yeni bir 2.5 inc harddisk alıp usb ile Windows 7 Ultimate 32 Bit kurduk. Tertemiz oldu makine. USB’den işletim sistemi kurarken şu adresteki talimatlara uyduk. Volkan’a aldığımız harddisk Seagate’in 160 GB’lık IDE 5200 rpm harddiski. Gittigidiyor‘dan 100 liraya aldık.

SENNHEISER HD407

:: Sercan‘ın en son soyduğu bankanın etkileri halen devam ediyor. Sercan’a gittik Koçtaş‘tan 45 liraya büyükçe bir kitaplık, 90 liraya da gayet havalı ve hoş bir “yönetici” koltuğu aldık. Ayrıca Sercan geçen gün cep telefonunu değiştirip gayet havalı bir model aldı. Dokunmatik elbette (artık bununda suyu çıktı), q klavyeli falan. Ayrıca bir de Volkan’ın I-POD’unu satın alacak. Yetmedi bir de bir yerlerden nasıl buldu nasıl etti bilmiyorum Sennheiser HD 407 marka bir kulaklık edinmiş. Allah daha çok versin.

:: Savaşalp‘in doğum günüydü sevgili okur. Müthiş bir akşam oldu. O gün o ortamda kimler mi vardı? Volkan, ben, Savaşalp, Duran (ki kendisine göre bıyıkları epey ön plandaydı), Gil, Dilara, Monica, Ayberk, Ayberk’in kız arkadaşı, Dilara’nın 3 tane arkadaşı ki Kıvanç’tı sanırsam çok iyi çocukmuş. Güzel eğlenceli, sen bilmesen de benim için ilklerin yaşandığı bir akşam oldu sevgili okur. Kardeşimin doğum günü yeniden kutlu olsun.

Anadolu Üniversitesi ÜYEP

:: Ufak kardeşimi ÜYEP programı dahilinde cumartesi günü seçme sınavına götürdüm. O hasta halimle sabah saat 9’dan öğlen 12’ye kadar okuldaydım. Eğitim Fakültesi’nde kardeşim sınava girerken ben, annem ve Merve birlikte Volkan Pastanesi’nde bekledik. Öldüm bittim. Aynı saatlerde Volkan da meğer kulüp yöneticilerine yapılan bir etkinliğe katılmış. Akşam öğrenecektim ki Volkan’ı bu etkinlik bitirmişti, çocuk epey halsizleşmiş olacaktı.

:: Artık AutoCAD‘de öğrenmeye başladık. Alper Hoca ile gayet emin adımlarla ilerlediğimize inanıyorum sevgili okur. Bakalım bu hafta ödev olarak kendi evimizi çizmemizi istedi. Ödev demişken bu hafta başladı lan gene ödevler mödevler, quizler falan. Off, ders çalışmak gerek!

Derste Tek Başına!

Çarşamba sabahı için uzun süredir almayı planladığım Çevre Politikaları dersini aldım. Bu dersi Ethem Torunoğlu veriyor. Kendisi ile daha önceden de tanışmışlığımız var.

Neyse bu hafta kalktım erkenden hazırlandım gittim okula. Ve sevgili okur 5 senelik üniversite; ondan önce de 12 senelik ilk ve ortaöğretim hayatım boyunca hiç başıma gelmeyen o olay meydana geldi! Derse kimse gelmedi. Sadece Ozan Hoca, Ethem Hoca ve ben vardık.

Bunun üzerine Ethem Hoca çok kızdı. Öff ne biçim kızdı hem de. Ben Ankara’dan geliyorum, öğrenciler kalkıp gelmiyorlar dedi. Ben hariç herkesin bir notuna sıfır verecekmiş. Ozan Hoca’da çok kızdı. O da Çevre Yönetim dersinde bunun acısını çıkaracakmış. Sınıfta sadece ben olduğum için hoca bunun acısını da benden çıkardı. Bir sürü soru sordu. Bilemedim hiç birini…

Ethem Hoca'nın kitabı. Adıma imzalı bir kopyası kitaplığımda mevcuttur.

Ethem Hoca ÇMO Başkanlığı yapmış değerli bir meslek erbabımız. Belediyeci yönü de var. Üstelik yazarlık vasfına da sahip! Anlayacağın sevgili okur, iyi bir seçim yaptığımı düşünüyorum bu dersi alarak. Üstelik çok pis de sevaba girdim zira Alper‘in, Emre‘nin falan da bu dersi seçmesine ben vesile oldum. Bakalım bu dönem bizlere neler gösterecek sevgili okur.

Katı Atık Projesi Bitti

Bugün teknik gezi sunumlarımızı yaptık ve bitti.

Fizibilite Raporu CDsi

Neredeyse dönemin başından beri hazırladığımız ve inanılmaz efor sarfettiğimiz “Kentsel Katı Atık Yakma Tesisi Fizibilite Raporu‘muz nihayet bitti. Bugün seminer salonunda yapılan teknik gezi sunumlarıyla da noktayı koyduk.

Projenin sonunda diyebilirim ki yakma tesisi meselesi çok zor mesele arkadaş! Her şey para! Allah’tan biz binaları falan biraz ucuza malettik de, giriş sermayemizi biraz az tutabildik. Üstünü de kredi çekip tamamladık.

Neyse şimdi projenin detaylarından bahsetmeyeceğim. Zaten kaç aydır bunaldım. Özellikle şu son 3 gündür uykunun haram olduğu, lan döner fırın ne kadardır diye düşünmekten kendimi alamadığım; lan cürufu napsak kime satsak diye türlü türlü yer aradığım; acaba ara depolamayı sponsor mu alıp yaptırsak diye işin çakallığına girmeye çalıştığım yetti.

Bugün yaptığımız teknik gezi sunumlarında da hocalarımız sağolsunlar çok beğenmişler. Bizim gruba Anadolu Üniversitesi kupası hediye ettiler. Özellikle yeni bir kupaya ihtiyacı olan Alper, bu tip hediyeleri seven Seval ve elimdeki kupaların sayısı artmaya başladıkça içimden lan acaba bi kupa koleksiyonu mu yapsam diye düşünen ben çok sevindik bu işe.

Sevgili okur çok sıkıntılı oldu. Alperde kalmam gerekti gecelerce. MSN’den yazıştık saatlerce. Belki de milyonlarca kere klavye tuşlarına bastık. Yanlışlar yaptık. Yeniden yazdık. Turgut yanlışlar yaptı, düzeltmek zorunda kaldık. Şebnem sorular sordu, Selma‘nın laptopunun monitörü bozuldu, Emre müdür oldu falan…

Bu proje boyunca setek veren herkese sunumlarda teşekkür edemedim burada teşekkür edeyim. Teknik gezi için bizimle Kocaeli’ye gelen değerli dostlarımız Cem ve Volkan‘a; mimari çizimleri yapan Didem‘e; Alper’le canım sıkıldığında patlat bi Witness diyerek tekrardan gazlanmamızı sağlayan Hope To Find‘a;  İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nden İsmail müdürümüze ve Halil Bey‘e; zırt pırt odasına gidip rahatsız ettiğimiz tüm hocalarımız özellikle de Aysun Hocamız, Ozan Hocamız, Akif Hocamız ve Zerrin Hocamıza ve elbette dersimizin hocasına büyük teşekkür ederiz.

Projedeki firmanın adı MORDOR olsun diye uğraştım olmadı. KATYAK oldu. Ben de bu ekinden bir tohum da olsa barındırsın diye nihai raporları bastığımız cd’nin sticker’ını Yüzüklerin Efendisi filminin bir ekstra dvd’sinin baskısı ile yaptım 🙂 Oh.

Doğa Derneği Konferansı

Bugün yapıldı. Dernek başkanı Güven EKEN, sağolsun İstanbul’dan kalkmış gelmiş. Doğa ve Çevre Kulübümüzün bu seneki güzel etkinliklerinden birisiydi. Kulüp başkanımız Gülsevin‘e ve emeği geçenlere teşekkür ederim.

Biraz geç girdiğimden başta konuşulanları bilmiyorum. Girdiğim noktadan itibaren dikkatimi çeken noktaları not almıştım. Şimdi onları paylaşayım:

  • Güven Bey, HES‘lere karşı çıkan köylülerin videolarını gösterdi. O an da benim hiç sevmediğim şu şehirlinin köylüye bakışını gördüm herkesim yüzünde. Bir şeyler anlatan köylüleri tebessümle izliyordu herkes. Neden lan? Neden köyde yaşayan bir vatandaşımız konuştuğumuzda özellikle de yaşlı ise şehirde yaşayan vatandaş yüzünde tebessümle izler? Çok garip doğrusu!
  • DSİ‘nin 2023 yılına ait HES Planlarını içeren bir harita gördük ki inanılmaz! Böyle bir doğa vahşiliği yok! Her taraftalar!
  • Tutamış Gölü (eğer yanlış duymadıysam) diye bir gölün fotoğrafını gösterdiler ki artık su kalmamış, sadece çöl kalmış. Buranın suyunu çekmiş vicdansızlar.
  • Yuvarlak Çay isminde bir akarsuda da HES yapmaya çalışıyorlarmış. Burada tepki gösteren insanların barındıkları çadırları göstererek “Direniş Kampı” gibi bir ifade kullandı Güven Bey. Avrupa’da yıllar süren direniş kampları oluyormuş mesela.
  • Dicle Vadisi, insanlığın en önemli vadisidir. Medeniyetler burada doğmuştur.
  • Allianoi Tarihi Roma Hamamı‘nı kumla dolduran, gömen zihniyet nasıl bir zihniyettir? Neyin peşinden koşmaktadır? [haber]
  • Süleyman Demirel‘in barajlar kralı ilan edildiği 1980 li yıllarda Avrupa’da insanlar baraj karşıtı yürüyüşler yapıyormuş.
  • Geçenlerde basına da çıkmıştı. Çevre Bakanı Tarkan‘a kızdı diye. O olayın da çıkışı Doğa Derneği kaynaklıymış. Ülkemizin tanınmış simaları Hasankeyf‘e baraj yapılmasına karşı olduklarını bildirmişler, bunlar billboardlarda yayınlanmıştı. http://www.dogadernegi.org/ adresine girdiğinizde tüm görselleri görebilirsiniz.
  • Meğer Garanti Bankası kredi vermiş bu Hasankeyf’i sular altında bırakacak projeye. Dernek de bankanın çevreci görünüp nasıl kendi çıkarına çalıştığını deşifre eden bir çizgi film izletti bize. Videonun sonunda “Banka size ‘başka bir arzunuz?’ diye sorarsa, Hasankeyf’ten elinizi çekin deyin” diyordu bir dış ses. Güzel bir video olmuş.
  • Peki gerekli enerjiyi nasıl üreteceğiz? Bu noktada Güven Bey, gerekli enerjinin gereken noktada üretilmesi gerektiğini söyledi. Yani her evde mikro ölçekli bir enerji santrali olmalıymış. Bu konu bana biraz olmazmış gibi geliyor. Ben de kalktım bu şekilde olursa kaos olmaz mı dedim? Güven bey, olmaz dedi. Garip.
  • Aralarda bir yerde tüketim toplumuna ve kapitalist bakış açısına bir gönderme yaptılar.
  • Bu arada Ozan Hoca’da kalkıp Seda‘nın sorusuna karşılık olarak “Mühendislik çözümü” kavramının aslında çok tehlikeli bir kavram olduğunu, mühendislerin de her zaman bilimsel olamadıklarını anlattı. Bence de haklı. Sonuçta bu istenmeyen projeleri yapanlar da mühendisler.
  • Türkiye’nin HES’e bakış açısını “HES Fetişzmi” diye yorumlayan Güven Bey benden bir puan daha aldı.
  • Bu projelerde, HES’i yapacak şirket suyu 49 yıllığına kiralayıp onu bir mal haline getiriyor. Bugün Muş’ta HES şirketi köylülere su satmaya başlamış. Allah belalarını versin.
  • Dünya’da HES açısından en vahşi ülkeler:
    Türkiye > Çin > Brezilya

Güzel bir konferanstı. Bazı konularda katılmasam da pek çok nokta da bildiğim ve katıldığım şeyler söylediler. İzleyenler çok şey öğrendi. Kulübümüze teşekkürler.

Hava Kirliliği Kontrolü Hezimeti

 

Google vize haftası araması

Olmadı sevgili okur. Bir sınav haftasını daha %50’nin üzerine çıkamadan bitirdim. Temel İşlemler sınavım bile iyi geçti ama son sınav, son gün akşamın bir köründe gördiğim son sınavım berbat geçti. Hava Kirliliği Kontrolü isimli bu sınav bana hava ile ilgili derslerde başarısız olduğum gerçeğini bir kere daha ispatladı. Ya çalışmayı bilmiyorum, ya da gerçekten matematik özürüm gibi bir de atmosfer ve hava özürüm var.

 

Neyse şimdi kısa kısa girdiğim sınavlar hakkında bilgi vereyim. Pazartesi günü sabah 9’da Akışkanlar Mekaniği sınavı ile başladı bu uzun hafta. Sınavdan 50 alabileceğimi ümit ediyorum. Lütfen alayım. Aynı gün öğlen 2’de de Erdem Hoca‘mızın Environmental Modelling isimli dersinin sınavı vardı. Erdem Hoca’nın deyimiyle “kalakaldım“. Kötü geçti. Ertesi gün Wastewater Engineering isimli dersin sınavı vardı. Onun direk sonucunu söyleyeyim, Mine Hoca hemen okumuş, 58 aldım. Çarşamba ki benim en korktuğum günlerden biriydi, Katı Atık Yönetimi dersinin sınavı vardı. Dersin hocası tam 4 sayfalık bir sınav soru kağıdı ile çıktı karşımıza. İlk derste öğrettiği BANANAdan, LULU‘dan başlayıp son ders çıkarken söylediği cümleye kadar herşeyi sordu. Yaptım ya hadi bakalım. Kötü gelmese bari. Yalnız o Avrupa Birliği sorusu vardı, çok gıcık bir soruydu hala hatırladıkça sinirlerim bozuluyor.

Perşembe günü Saint Unit Operations and Processes sınavı vardı. Temel İşlemler sınavına ciddi anlamda organize olarak çalıştım ve çok şükür sınavım iyi geçti. Sınav kağıdını verip çıkarken hayatımda ilk defa bir Temel İşlemler sınavında tüm soruları çözmüş olarak çıkmanın haklı gururunu yaşıyordum. O gün eve gelirken yolda dilencilere sadaka falan verdim o kadar bak! Taklaya gelmem inşallah.

Ve bu gün sevgili okur. Sevgili Ozan Hocamızla Eftade Hocamızın ortaklaşa yürüttüğü Air Pollution Control dersinin sınavı vardı. Sınavdan bir aksilik olmazsa yani yapabildiğim iki sözel sorudan 25-28 arası puan bekliyorum, başka da bir beklentim yok. İlk soruyu da çözecektim. 1000 MW güç vermiş, ordan kömür miktarını, kül miktarını hesaplayacaktım ama birimler tutmadı. Benim de direncim kırıldı artık verdim kağıdı ve ilk sınav haftası böylece bitmiş oldu.

Üzüldüm. Son sınavın böyle geçmesi beni üzdü. Ama elden ne gelir? Hiç birşey. Daha da çok çalışmam lazım ya hadi bakalım. İşte böyle geçti bir vize haftası sevgili okur işte böyle.

Yeni Dönem Yeni Dersler

Hafta başından beri internetim kesik olduğu için blogdan uzak kaldım bir süre. Bu hafta okulun başlamasıyla yine o yoğun, sıkıntılı ve çoğu zaman sinirli geçen döneme girdim. Bu sene çok acayip, çok zor, çok sıkıntılı dersler programımda.

Ülker Hoca ile Yusuf Hoca okulda olmadıklarından onların dersleri boş geçti bu hafta. Ancak hemen hemen diğer derslerin hepsinde hocalarımız konulara başladılar. Ülker Hoca’nın olmayışından dolayı derslerimi bu sene sağolsun Ümran Hoca onayladı.

Bu sene farkettiğim bir şey şu ki galiba artık biz mühendis oluyoruz. Yani tüm hocalar bu noktaya dikkat çekiyorlar. Her neyse bu dönemin en iddialı derslerinden birisi Katı Atık Yönetimi olacak anlaşılan. Dersin hocası gayet etkileyici anlatıyor dersi, acayip çıkışlar yapıyor; örnekler veriyor. Laf aramızda pek çok konuda da hocayla aynı fikirleri paylaştığımızı farkettim. Mesela her sene artan bu üniversite kontenjanları ile ilgili söyledikleri cidden tastamam doğru şeyler. Velilere, öğrencilere bir aylık bir sevinç için kontenjanları arttırıyorlar, 4 yıl sonrasında bu çocuk mezun olduğunda ne olacak, iş verebilecek miyim diye düşünmüyorlar. Süper tespit!

Katı atık dersinin daha henüz başında pek çok acayip kısaltma, yöntem ve mesleki jargon öğrendik. Olurda birisi google’dan falan aratır diye yazıyorum. Belki bir faydası dokunur:

  • end of pipe treatment: bire bir çeviride “boru sonu arıtım” demek. Ama buradaki mantığı “atık çıksın da çaresine bakarız” şeklinde. Elbette eskimiş ve artık geçersiz bir düşünce.
  • MCDM (Multiple Criteria Decision Making): Çok ölçütlü karar verme ve yaşam döngüsü analizi yöntemi. Bunu özellikle endüstri mühendisleri kullanıyor. Burada hoca endüstri mühendislerine de ufaktan bir giydirme yaptı. Böylece bir sonraki gün Alperle dalga geçmeye çalışan endüstri mühendisi adayı salakla elektronik mühendisi adayı salağın intikamını peşinen almış oldu. Bakteri sayma makineleri ile IQ’larını saysınlar artık.
  • PP (Polution Protection): Yeni trend. Kirliliği daha oluşmadan azaltmaya yönelik çalışma.
  • LCA (Life Cycle Analyse): Yaşam döngüsü analizi. Bu olayın üzerinde çok durdu hoca. Bu sene epey görecekmişiz bunu.

Bu derste öğrendiğimiz bir diğer çok ilginç bilgi ise LCA sonrasında bir bakmışlar ki bizim yıllardır cam sağlıktır, cam şöyledir böyledir diye savunduğumuz şey yanlışmış. LCA, tetrapak‘ın camdan uygun olduğunu ortaya çıkarmış. Zira üretimi daha temiz. Tetrapaklar ticari orman adı verilen yerlerden temin edilen ağaçlarla ile üretiliyorlarmış. Bunu bulan da ve Türkiye’nin ilk LCA uzmanı olan da bizzat bu dersin asistanlığını yapan hocamız.

Katı Atık dersi bu şekildeydi. Bir de dün Hava Kirliliği Kontrol dersine girdim. Bu derste geçen seneki Hava Kirliliği dersinin devamı. Tek farkı dersi Ozan Hoca ile Eftade Hoca‘nın ortaklaşa veriyor olması. Ozan Hoca bu derste taa 4 yıl önce birinci sınıfta söylediği ve kafiyesinden dolayı da benim aklımda tuttuğum bir cümleyi yine söyledi. Bir garip oldum aynı cümleyi taa birinci sınıfta duyduğumu hatırlayınca. Cümle de şu: “The solution to pollution is dilution.” Anlamı, kirlenmeye çözüm, (o kirliliği) seyreltmektir.

Bugün ders yok. O yüzden kendime küçük bir tatil verdim. Blogumla vakit geçireyim birazcık.

Matra Proje Sonuçlarını Değerlendirme Toplantısı

Matra Projesi Değerlendirme Toplantısı 2010

Volkan, Savaşalp ve ben katılacaktık. Ancak 6 kişilik bir kontenjan olunca ve Volkan da fotoğrafçı kontenjanından girince Savaşalp’imizi alamadık yanımıza. Onun üzüntüsü ile başladık organizasyona.

Cumartesi günü Volkan’la birlikte okula gidip pazartesi günü yapılacak toplantıda dağılatacak hediyeleri ve yaka kartlarını hazırladık. Yorucu fakat komik bir gün oldu. Pazar gecesi, ertesi gün okula erken gidebileyim diye Sercanlarda kaldım. Pazartesi Volkan’la 8’e çeyrek kala okula gidip son hazırlıklarımıza başladık. Üzerimize biraz dar olan tişörtlerimizi giydik. Özellikle Volkan’ın ve Orbay’ın göğüz uçlarını belli edecek kadar dardı tişörtler. Sonradan açıldılar tabi 🙂

Planlanandan bi 20 dakika sonra başlayabildik. Kayıt masasında bir ara çok sıkışsak da günü geri kalanı neredeyse boş geçti masada. Bu sebepten biz de masayla sınırlı kalmadık, salon içinde ve dışında elimizden geleni yaptık. Toplam katılımcı sayısı 70 civarıydı. Toplantı üç oturum şeklinde düzenlendi. İyi de oldu. Ancak oturumlar esnasında bazı sunumların uzaması sonucu uyuklayan birkaç yüz görmedim de değil 🙂 Program akışını yanda verdim. İncelediğinizde ne kadar yoğun olduğunu görebilirsiniz. Elimden geldiğince her sunumu dinlemeye çalıştım. Aynı zamanda da dışarıda koşturup durdum.

Organizasyon işini Petek Organizasyon isimli bir firmaya vermişler. İyi de etmişler. Kuru pastaları harikaydı! Akşama kadar Volkan + ben + Akif Hoca iki üç kilo yemişiz ve adam başı 10-15 bardak sıvı tüketmişizdir. O şekilde yani.  Kuru Kahveci Mehmet Efendi standında bekleyen bayan arkadaşlara da buradan selam ederim 🙂 (kızma)

Kısa süre önce ciddi bir rahatsızlık geçiren ancak şükür ki kolaylıkla atlatan Ozan Hocamı da uzun süre sonra gördüm acayip mutlu oldum. Konuşması esnasında toplanma telaşı başladığından konuşmasının çok küçük bir kısmını dinleyebildim. Ancak her zaman ki tarzıyla satır aralarını yine boş bırakmayıp güzel şeyler söyledi.

Toplantı esnasında çevre mühendisi olduğunu bildiğim ya da en azından çevreyle ilgili işler yapan bazı insanların anlatılan konulara sanki hayatlarında ilk kez karşılaşıyormuş gibi tepki vermelerine şaşırdım. Bu arada kimin sunumundaydı hatırlamıyorum, kısa süre önce bizim de çalışmamızda üzerinden geçtiğimiz “10 Numara Yağ” isimli saçmalıktan da bahsedildi.

Program

Öğle yemeği başarılı sayılırdı. Ancak biz yemeği sağolsun Serdar, Aysun ve Semra hocalarımızın katkılarıyla tıka basa yediğimizden tatlılardan pek yiyemedik. Zaten dondurmadaki aşırı tereyağı tadına hala anlam verebilmiş değilim. Ancak olsun, şükretmek lazım. Bunu bulamayan da var değil mi? Yemek esnasında bizim Çevre Şenliği‘ne de çağırdığımız Tepebaşı Belediyesi‘nin Ekoşov ekibi sahne aldı. Türk Marşı’na daha çok çalışmaları lazım.

Akşam tüm sunumlar bitince şehir dışından gelen konuklarımız ve Hollanda’dan gelen iki konuğumuz için (bu arada Alper ve Selma‘ya selam söylediler) bir Eskişehir turuna başladık. Belediye sağolsun en güzelinden bir rehber yollamış. Bu bayan da bize Eskişehir’imizin hızlandırılmış bir turunu attırdı, memnun etti bizi. Kentpark, Sazova Parkı (yalnız burayı hiç gezdirmedi) ve Cam Sanatları Müzesi’ne gittik. Cam Sanatları Müzesi’nde Hollanda ekibinin şirin üyesi olan bayanın tam bir kertenkele tutkunu olduğunu öğrendim ben kendim şahsen yani. Yanımda kimse yoktu, Nesimi hoca da yoktu.

Bu geziden sonra kapanışı Açık Öğretim Fakültesi’nin yeni binasının karşısındaki bir mekanda çifte düğün arasında çiğ börek yiyerek yaptık. 7 tane yedim. Çok doydum. O şekilde de bitti gece. Buradan tüm hocalarıma ve  Akif, Gülçin, Özlem, Hicran, Ömer, Nesimi hocalarıma en derin sevgi ve saygılarımı sunarım.