Tag Archives: Ozan

Askerde Okuduğum Kitaplar – 2

Evet sevili okur, ilk kısmını şurada okuduğun yazının ikinci kısmı ile karşındayım. Buy azımızda da yine askerlik süresince okuduğum bazı kitapların mini incelemelerini okuyacaksın.

dogan_kardesimin_hikayesi_tn.jpg11. Kardeşimin Hikayesi: Askerde okuduğum ve final kısmıyla en çok şaşkına çeviren kitap herhalde buydu. Zülfü Livaneli‘nin okuduğum ilk kitabı ve öyküsü. Kurgusunu çok beğendim. Bu kitabı Eskişehirli bir arkadaşım Fatih bana hediye etmişti okumam için. Umur kitabı okuduktan sonra olayın baş kahramanını bana benzetmişti. Kitapla ilgili olarak askerdeyken yazdığım yorum şu şekilde olmuş: “30.04.2014. Fatih’in okumam için verdiği, isteksizce başlayıp bir solukta okuduğum; özellikle de son kısmı ile ağzımı açık bırakan bir kitap oldu. Zülfü Livaneli’den böyle bir eserin çıkması muazzam bir olay! Bravo! Fatih’ten kitabı hediye etmesini isteyeceğim. (…) Kitaptaki kahramanın kitaplık evini çok beğendim.” Okumaya devam et

Eskirock Metal Fest. Vol. 5

eskirockmetalfest5Artık geleneksel hale gelen bir metal müzik festivalinden söz ediyorum sevgili okur. Yaklaşık 2.5 senedir yılda iki defa düzenle(yebil)diğimiz Eskirock Metal Fest serisinin son ayağını da 12 Kasım Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdik. Bu yazıda kısaca konser öncesi ve konser anında yaşananlardan bahsedeceğim.

Organizasyon aşamasında herhalde en çok sıkıntı yaşadığımı konserimiz bu oldu sevgili okur. Zira ilk tercih ettiğimiz tarih olan 29 Ekim tarihi Cumhuriyet Bayramı ile ilgili bir kutlamayla çakıştığı için etkinliği bir süre ertelemek durumunda kalmıştık. 29 Ekim’in devamındaki hafta ise bizim fakültelerde sınav haftası başlıyordu. Dolayısı ile bir sonraki haftayı, yani 12 Kasım’ı işin hayrı bakımından uygun bulduk. Ancak o hafta da Anadolu Üniversitesi‘nde tek vize yapan birimler için sınav haftasıydı ama Osmangazi Üniversitesi‘nin tamamında ve Anadolu Üniversitesi’nin iki vize yapan fakültelerinde sınav olmadığı için tarihi değiştirmedik.

Hayatın her gün pahalandığı bir ülkede takdir edersiniz ki cebimizdeki para azalırken masraflarımız da hergün artıyor, harcamalar her ay bir önceki aya göre pahalanıyordu. Üstelik bir de İstanbul-Eskişehir arasındaki tren seferlerinin yapılamıyor olması yol maliyetlerini iki katına çıkarmıştı. Bira pahalanmış, kiralar artmış, donasa bile zam yapılmıştı 🙂

Derin bir nefes alıp yaşadığımız tüm aksilikleri geride bıraktık. Önce diğer konserlerden iyi ya da kötü, alışkanlık haline getirdiğimiz şu konser teaser’ımızı hazırlattık Ayberk ve Gil‘e. Videonun başındaki o karga, bizim için yapılan bir animasyondur, yani herhangi bir yerden alınmamıştır, emek verilmiştir. O açıdan bu iki dostumuza bir kere daha teşekkür ederim Eskişehir Rock Topluluğu adına.

Konserden bir gece önce, 11 Kasım Pazar gecesi, diğer festivallerden farklı olarak ilk defa bir Eskirock Gecesi düzenledik. Konser öncesinde bir toplanalım istedik. Prison Bar‘da Kayra ile anlaşıp ön satış bileti alan müzik severlere indirim sağladık. O akşam pek çok eski dostumuz ile görüşme fırsatımız oldu. Güzel bir akşam geçirdik. Sonra hemen eve gelip uyudum iyice dinlenebilmek için.

Pazartesi sabahı okula gittim. Öğleden sonra çıkabilmek için hocamdan izin aldıktan sonra okuldan ayrıldım yemek yiyip. Saat tam  14:00’de yanında Halil ve sponsorumuz IMG Music‘ten on numara insan Hicri abi olduğu halde Nakliyeci Hasan Abimiz kamyonuyla geldi 222’nin önüne. Kamyonetten ekipmanları indirip sahneye taşıdık. Zaten kısa bir süre sonra da gecenin ilerleyen saatlerinde işinde gösterdiği üstün başarılardan ve bize yaptığı “katkılardan” dolayı plaket vereceğimiz tonmaisterimiz, canımız Serdar Abimiz geldi. Sahneye davulu kurduktan ve amfileri yerleştirdikten sonra kablo tesisatını da kurdu Serdar Abi. Bu esnada gruplar da yavaş yavaş gelmeye başladılar. Tanıdıklarımızla hasret giderdik, tanımadıklarımızla tanıştık. Zaten bu konserlerin bizim için en heyecanlı yanı da yeni insanlarla tanışmak oluyor.

Konser için belirlediğimiz sahne sıralaması şu şekildeydi:

  • Heretic Soul
  • UÇK Grind
  • Carnophage
  • Episode 13
  • Lamb Of God Tribute

Soundcheck süreci planladığımızdan biraz geç bitti, bu gecikme de kapı açılış saatine yansıdı dolayısı ile. Planladığımızdan yaklaşık 40 dakika sonra açtık kapıları ve soğuktan üşüyen metal müzikseverler içeri doluştular. Kapı açılışından da kısa süre sonra konser başladı. Biz de nefesimizi tutup bakalım bu konserde neler olacak diye beklemeye başladık.

Heretic Soul ve ben

Güne şanssız başlayan dostlarımız, Heretic Soul ilk sırada sahneye çıktı. Süpersonik davulcuları Erhan‘ın davulları ve Sarp‘ın harika vokalleriyle sevdiğim bu grup tam da tahmin ettiğimiz gibi bir açılış yaptı. Kendi tabirleriyle Nihilistik Death Metal‘in ağa babaları olduklarını gösterdiler. Güne şanssız başladıklarını söylemiştim. Şöyle oldu: Basçıları Eskişehir’e gelirken cüzdanını düşürmüştü ve buna bağlı olarak bir gecikme yaşadılar. Ancak kısa sürede ses kontrollerini tamamlayıp sahneye çıktılar ve seyirciyi coşturdular. Zaten Erhan’ın davullarıyla coşmayacak death metalci yoktur herhalde. Heretic Soul sahnedeyken tüm UÇK Grind ekibi de grubu ilgiyle izledi. Gerçi herhalde ilk defa bu konserimizde, bütün gruplar bütün grupları izleyebildiler. O açıdan da çok hoş bir ortam oldu. Heretic’in en sevdiğim parçası Mental Decay‘de ben de dayanamayıp sahne önüne koştum, kalabalığa karıştım işi gücü bırakıp. Grup gayet iyi dileklerle sahneden indi 🙂 Togay‘la ben içimizden helal olsun lan dedik.

UÇK Grind

Ufak bir aradan sonra UÇK Grind sahneye çıktı. UÇK Grind, yakın zamanda kadrosunda bir takım değişiklikler yaşamasına rağmen, bu değişimleri hep pozitif yönde kendisine katan; Türk metal piyasasının en saygıdeğer gruplarından biridir. Konser gününe kadar açıkçası kişilikleri konusunda bir bilgi sahibi olmadığımız grup üyelerinin çok iyi birer dost olabileceğini de öğrendik. Sevdiğimiz insanların, kendi aralarında birbirlerini de sevdiklerini görünce özellikle Volkan‘la ben de daha bir sevindik 🙂 Neyse, UÇK sahneye çıktı ve şöyle bir baktı seyirciye. Tanju Abi, o her zaman ki yüksek enerjili performansıyla tüm o seyirciyi ezdi geçti. UÇK’yı herkes Tanju Abi ile tanıyıp sevse de biz ekip olarak Levent Abi‘nin hayranıyız onu da söylemeden geçmeyeyim. Grup, Trust or Grind isimli parçalarında bir önceki davulcuları Savaş Abi‘yi sahneye çağırdı ve bu parçayı bu şekilde icra ettiler. Tanju Abi, insan ırkının yok edilmesine dair manifestolarını açıkladıktan sonra efsane parçaları The Human Race Must Be Destroyed‘ı da çaldılar. UÇK Grind, sahneden alkışlar eşliğinde indi. En son 3 sene önce Chaos Murat Abi‘nin getirdiği grubu, yıllar sonra tekrar kendi organizasyonumuzda dinlemenin haklı gururunu yaşadık biz de o alkışları yüreğimizde hissederek 🙂 Çok dokunaklı oldu lan farkındayım.

Tanju Abi ve ben

Tanju abi ile birlikte fotoğraf çektirdikten sonra içeri koştum. Sahneye bir Eskirock efsanesi Onur kardeşimizin grubu Carnophage çıkacaktı. Bugüne kadar yaptığımız 5 konserin dördünde 3 farklı grupla sahneye çıkan Onur, bu rekorunu kendisi gibi dört konserde 3 farklı grupla sahneye çıkan Karahan‘la paylaşıyordu. O açıdan Onur’un ve Karahan’ın bizdeki kredileri epey fazladır 🙂 Her neyse, Carnophage özellikle hızlı ve teknik riffleriyle ön plana çıkan Ankaralı bir Death Metal grubudur eğer halen duymayanlar varsa. Vokalleri Oral Abi, Cidesphere grubunun da eski vokaliymiş üstelik konser günü öğrendiğime göre.

Carnophage

Carnophage’ı daha önce iki defa izlemiştim. O yüzden parçalarını ve sahnelerini gayet iyi biliyordum. Bu gruptan da bassçıları Bengi hocamızı ayrı bir severim 🙂 Kendisiyle ayaküstü biraz sohbet fırsatı buldum ve konuştuk.

Carnophage’ın davulcusu Onur, bana ve Alper‘e göre Türkiye’nin en iyi üç metal davulcusundan birisi olduğu için biz kamerayı ekipmanı kurup sadece Onur’u çektik videoya konser boyunca. Böyle bir davranış geliştirdik herifin yeteneğine karşı 🙂 Carnophage, Episode 13’ün tarzının verdiği avantajı saymazsak, gecenin en öfkeli grubu oldu. Sahne önünde de çok büyük ilgi vardı. Ortalık fena karıştı. Kardeşim Murat falan düştü masaları devirdi, oturan kızlardan biri yere düştü falan. Öyle bir karıştı yani ortalık. Fazlasıyla can yakan bir performans oldu yani.

Episode 13 (Mehmet Şahin Tabak)

Carnophage sahneden indiğinde saat 23.00’e yaklaşıyordu. Sırada Eskişehir’de kurulan ve Black Omen‘la beraber şehrimizin en başarılı grubu olan Episode 13 vardı. Grup uzun vadede çok fazla eleman değişikliği yaşamıştı. Ancak kadrosunda her daim orjinal kadrodan birilerini bulundurabilmişti. Nursuz‘un gruptan ayrıldığını duyunca üzülmüştüm ama konser günü grupla birlikte görünce epey sevindim. Biraz muhabbet ettik. Bu arada grubun yeni gitarist ve davulcusu ile de tanıştık. İkisi de İzmirli olan bu müzisyenlerin çok kaliteli müzik adamları olduklarını Togay’dan ve sahnelerinden öğrendik. Episode 13’de Ozan‘ın vokalleri zaten meşhurdu. Bunun üstüne bir de ekibin geri kalanının müzikalitesi eklenince pek çok izleyiciye göre gecenin en başarılı performansını sergilediler. Grup küçük bir talihsizlik yaşadı ancak. Performansın ilk dakikalarında gitaristleri bir problem yaşadı ve bu problemi bir başka gitar bularak telafi ettik. Episode 13, vites düşürmeden devam etti böylece. Grubun sahne performansı sonradan Shining’in turne menajeri olduğunu öğrendiğimiz birisi tarafından detaylı olarak kameraya alındı. Bu görüntüler nerede nasıl ortaya çıkacak heyecanla bekliyoruz. Episode 13, gayet olağanüstü bir şekilde şovlarını bitirdi ve sahneden indi. Bu arada Togay’ın yanına gidip ben de İzmir’den hakikaten müzisyen çıkıyor lan dedim.

Lamb Of God Tribute (Türker)

Episode 13 sahneden indikten sonra organizasyonun birkaç ufak tefek sıkıntısını çözüp sahneyi Lamb Of God Tribute için hazırlamaya başladık. Bir önceki konserimizde Lamb Of God Tribute efsane bir performans göstermişti ve konserden sonra bile günlerce sohbetlerimizin konusu olmuşt. Türkiye’nin ilk ve tek Lamb Of God Tribute grubu olmaları açısından ben Eskişehir’deki Lamb Of God fanlarını çok şanslı buluyorum. LOG Tribute, vokalleri Türker‘in kendine has sahne ağzıyla birer birer vurmaya başladı izleyenleri. Sıra Redneck‘e geldiğinde ben de dayanamadım ve üstü başı çıkarıp Ergin‘e emanet ettikten sonra daldım sahne önüne. Parçanın ortasında Kerem‘le Yusuf bize bir süpriz

LOG Tribute sahne önü

yapsalar da devamında Walk With Me In Hell‘i bağlamaları gecenin en efsane anı oldu benim için. İlk defa bir Eskirock konserinde stage dive yapıldı. Çok kıskandım elemanı. Lamb Of God Tribute, wall of death yaptırıp artık yapılacak bir şey kalmadı diyip bitirdi performansını ve Eskirock Metal Fest. Vol 5 bitmiş oldu. Saatler 01.30’u gösteriyordu bittiğinde konser. Planlanandan tam 1.5 saat geç bitti yani.

Tonmaister Serdar Abi’ye vereceğimiz plaketi takdim etmeden hemen önce

Konsere gelen tüm müzikseverlere ve Eskişehir Rock Topluluğu üyelerine teşekkür ederiz. Ayrıca organizasyon ekibimiz, kardeşlerim Volkan, Togay ve Halil’e de teşekkür ederim.

Hürriyet

Yerel ve ulusal basında da konserimizle ilgili ufak tefek de olsa haberler çıktı. Bunları ilerleyen zamanlarda buldukça buraya ekleyip güncelleyeceğim zaten. Hatalı ve yanlış bilgilerle dolu olanları ile buraya koymaya gerek yok.

Bu konserimizde de diğer konserlerimizde olduğu gibi bilboarlar bastırdık. 222 Park’ın duvarında görüp önünde fotoğraf çektiren varsa bana ulaştırsın, süpriz bir hediye vereceğiz.

Ayrıca aylık kültür ve sanat dergisi IDEA Magazine‘de bir tam sayfa ayırıp konserimizin afişini yayınlamış destek olmak için. Çok teşekkür ederiz editör dostumuz İlker Şimşekcan‘a.

Bu konserimizde katılımın artık yerel bazdan çıkıp tamamen ulusal boyutlara ulaştığını görüp çok sevindik. Erasmusluları ve Norveç’ten gelen iki misafirimizi saymazsak; başta Ankara, Afyon ve Kütahya olmak üzere İstanbul, İzmir ve Adana’dan ve daha pek çok ilden doğrudan katılımcılar vardı.

Hürriyet – 16 Kasım 2012

18 Kasım – Sakarya Gazetesi

Özellikle Audio Kombat kardeşleri (Sertan Hocamı ve Süheyl‘i) görmek beni çok mutlu etti konserde. Bu benim için büyük bir destekti. Süheyl’le dertleştim biraz, sağolsun epey moral verdi 🙂 Manevi desteğin yanında ekipman desteği ile sponsorumuz olan IMG Music ve İlkay Abi ile; Serdar abiye, Onur Özçelik ve Umut Kaya‘ya özellikle davul konusundaki ekipman destekleri için minnettarız.

UÇK Grind – Sınır Ötesi (2012)

Birkaç gün içinde yine blogda okuyacaksınız gerçi de, UÇK Grind’ın belki de Türkiye’de ilk defa olarak özel bir format ve tasarımla hazırlayıp 2012’de sınırlı sayıda çıkardığı Sınır Ötesi isimli EP’sini hediye etti Tanju Abi. Beni fazlasıyla mutlu etti. Buradan olur da okursa bu yazdıklarımı kendisine çok teşekkür ederim.

Bu geceden hareketle yepyeni bir keşifte bulundum: Dark Eden. Episode 13’ün gitaristi Mehmet Şahin Tabak‘ın vokal ve gitaristliğini yaptığı bu İzmirli melodik black metal grubu son zamanlarda yaptığım en sağlam keşiflerden biri oldu. The Crimson Path isimli parçaları ve klipleri çok başarılı. Bu açıdan muhakkak takip edilmesi gereken bir grup. Çok kısa sürede de albümleri çıkacakmış zaten. Kendilerini takip etmek sadece 1 tık kadar yakın: https://www.facebook.com/darkedentr

Yazıda kullandığım görsellerin bazılarını Hicri Abi’den aldım. Bir tanesini de Buğra çekti sağolsun. Hepsine teşekkür ederim. Birkaç gün içinde sayfayı yeniden kontrol edebilirsiniz. Zira bir takım video ve görseller daha ekleyip güncelleyeceğim.

Etkinliğin halen açık facebook sayfası: https://www.facebook.com/events/504845039530554/?ref=ts&fref=ts

EPISODE 13 (Eskişehir) https://www.facebook.com/episode13official

CARNOPHAGE (Ankara) https://www.facebook.com/pages/CARNOPHAGE/9765924066?fref=ts

UÇK GRIND (Istanbul) https://www.facebook.com/pages/UCK-GRIND/12842079537?fref=ts

HERETIC SOUL (Istanbul) https://www.facebook.com/hereticsoul1

LAMB OF GOD TRIBUTE BAND (Eskisehir) https://www.facebook.com/lamb.of.god.tribute.band

Hatamız olduysa affedin, bir sonraki konserde görüşmek dileğiyle.

Mesut Proofhead Çiftçi

GÜNCELLEME: 16 Kasım. Hürriyet haberi eklendi. 18 Kasım. Sakarya haberi eklendi.

Extreme Metal Party 3 – 11 Haziran 2011 Kocaeli

Konser Afişi

11 Haziran Cumartesi günü sabahın bir köründe buluştum Yağız, Ender, Ufuk ve Ağrı’dan gelen Kabus grubu basçısı Emin ve arkadaşıyla. İki grup, Godspel ve Kabus, Kocaeli’ye gitmek üzere aynı tren ve aynı vagonda yolculuk edecektik. Kocaeli’de düzenlenen Extreme Metal Party 3’de Godspel de sahne alacaktı ki bu sahne grubumuzun şehir dışındaki ilk sahnesiydi. Gar’a gittiğimizde Onur ve Anıl da dahil oldu bize.

Trene yerleştik. Ufukla birlikte oturdum. Arkamızda Ender’le Yağız oturdular. Yağız doğrudan uyumaya başladı. Hemen önümde Kabus’un davulcusu Yusuf Selim ve bir arkadaş daha oturuyordu. Yan taraftaki tekli koltuklara da Onur ve Anıl oturdular. Bu halde yaklaşık 4.5 saat süren bir tren yolculuğuna başladık. Gündüz bir yere gitmek çok zevkli. Özellikle tren de inanılmaz zevkli. Kocaeli’ye gidene kadar da para harcadık sevgili okur. Erik aldı, simit ayran aldık, gazete, pişmaniye derken habire yedik anlayacağın.

İzmit Garı’nda indiğimizde bizi karşılamaya gelen ikisi bayan üç genç arkadaş gördük. Aramızdaki süperstar Ozan olduğundan bunlar direk Ozan’la muhatap oldular 🙂 Bu arada bu konserimizi de Ozan’ın sayesinde ayarladık. Bu açıdan bir teşekkür borçluyuz kendisine.

Gideceğimiz yer yürüme mesafesindeydi. Yaklaşık 10 dakika yürüyüp Medusa Stüdyosu’nda geldik. (Adını yanlış yazmış da olabilirim.) Burası epey kalabalıktı. Burada Heretic Soul grubundan Sarp’ı ve basçılarını gördüm. Erhan’ı sordum, gelmeyecekmiş o gün. İçeri çok kalabalıktı dediğim gibi. Hatta iki tane rapçi bile vardı anlayamadığım bir biçimde. Bu mekana eşyalarımızı bırakıp (enstrümanlarımızı değil) yemek yemek üzere bir zamanlar Eskişehir’de de bir zamanlar var olan Katık isimli mekana gittik. Bu dürüm tavuk dönerler zaten artık metal konserlerinin resmi yiyeceği oldu. Yemek yiyip hesabı da ödeyip çıktık. Sonra konserin yapılacağı bar’a gittik. Burası tam da tahmin ettiğimiz üzere küçücük, kutu gibi bir yerdi. Üstelik bara gittiğimizde sırtımızda ekipmanla uzun süre kapıda bekledik. İçeri kimse alınmadı. Sonra Emin ve ben biraz söylendik falan da ekipmanlarımızı alıp en üst kata çıkabileceğimizi söylediler. Zom Bar isimli bu bar, esasen küçük sevimli bir yerdi. Ancak çok ufaktı ve bence bir metal konseri için çok da uygun değildi.

Konser için tam 8 grup çağırılmıştı ki bence bu sayı çok fazlaydı. Ses sisteminin bu kadar yükü kaldırıp kaldıramayacağı konusunda ciddi endişelerim vardı.

Konserler başlayana kadar üst katta, manzarası kötü bir terasta (şaka yapıyorum), beklemeye başladım. Kaç aydır Eskişehir’de olmasına ve Yağızlar’la takılmasına rağmen bir türlü konuşamadığım Ozan ile de işte o saatlerde muhabbet ettim. İran’daki hayatından falan bahsetti. Sonra aşağı indik zira konser başlayacaktı.

İlk grup Pure To Black, bayan vokal kullanıyordu ancak açıkçası pek başarılı bulmadım. Grubun daha alacağı çok yol var. Ancak grubun solo ve hatta ritim gitaristi Yiğit, grubun tamamen dışında inanılmaz bir performans ve ustalık sergiledi. Sonradan konuşunca gerçekten de bu arkadaşın profesyonele yakın bir şekilde bu işi yaptığını öğrendim.

Bu gruptan sonra sahneye çıkan grup Monogram talihsiz bir gruptu. Son parçalarında gitaristlerinin gitarı devre dışı kaldı. Grup üyeleri göründüğü kadarıyla yaşça da küçük arkadaşlardı. Kendi arkadaşları vardı sahne önünde, çaldılar ve moralleri bozuk bir şekilde indiler.

Daha sonra beyaz tenli bir eleman çıktı sahneye. Bu galiba organizasyondan bir arkadaştı. Salak gibi adını sormayı unuttum. Keşke sorsaydım çünkü anonsları bu arkadaş yaptı hep. Neyse ben bu yazının devamında kendisine anonsçu diyeyim bari. Hatta bu konserle ilgili kendisi de bir yorum yazmış şurada.

Anonsçu sahneye çıkıp “İstanbul’dan gelecek Veins of Violence grubu burada mı?” diye sordu. Ben bu soruya anlama veremedim. Herhalde elemanlar geldiler sağda solda bir yerde içiyorlar diye düşündüm. Meğer o grup hiç Kocaeli’ye gelmemiş ve o ana kadar kimse de fark etmemiş. Bizim organizasyonu düşündük hep beraber, gülümsedik sadece. Yağız’ın gözünden bir damla yaş süzüldü.

3. grup gelmeyince, 4. grup çıktı sahneye. Life Comes In Many Forms isimli bu oluşum iki Heretic Soul elemanı ile diğer 3 farklı arkadaşın bir araya gelerek oluşturduğu bir grup. Metalcore tarzında müzik yapıyorlar. Parçalarda acayip melankolik ögeler var. Beğendim yani. Takdir de ettim ayrıca. Bu arada davulcuları solak.

Vee sıra bize geldi. Godspel’imiz yavaş yavaş hazırlanmaya başladı. Hemen geçen konserde yaptırdığımız davul sticker’ı ile afişimizi astık insanlar kim olduğumuzu görsün diye. Sonra yerleştiler sahneye. Sahne inanılmaz küçük olduğu için önce Ender’i yukarı, davulun kenarındaki boşluğa yerleştirmeyi düşündük. Sonra sıkış tepiş de olsa herkesi sığdırdık sahneye. Bağlantılar yapıldı ve Godspel başladı çalmaya. Çalmaya başlayınca o ana kadar alakasız tepkiler veren seyircilerin hepsi şoke oldu. Anlaşılan iyi müzik yapıyorduk ki sahnenin önü bir anda doldu ve karıştı 🙂

Godspel sahnedeyken ben de videolarını ve fotoğraflarını çektim elimden geldiği kadar. Sonuçta benimki de 10 MP dijital bir fotoğraf makinesiydi, o sebepten dolayı fotoğrafların çoğu tırt oldu sevgili okur, affet. Grubun en sevdiğim şarkısı “Stairway To Hell” de film iyice koptu. Belime bir dirsek yedim yine.

Grubun ön dörtlüsü bence iyiydi. Anıl aralarda sözleri söylemektense kafa sallamayı tercih etti. Ender’le grubun aşırı yakışıklı olduğu kadar çekici de olan diğer gitaristi ki cümle alem kendisini Yağız diye tanır performans olarak çok iyiydi. Ufuk kardeşimin de hakkını vereyim ki Testament çaldıklarında (grup tek bir cover çaldı) back vokalleri inanılmaz gazdı. Ancak bence o gün grubun en iyisi Japonya’dan paraya kıyıp getirdiğimiz davulcumuz Onur’du. Aferin Japon. Aşağıda Stairway To Hell parçasının çok küçük bir kısmı yer alıyor. Neden peki çok küçük bir kısmı? Zira diğer büyük kısmında dayanamayıp headbang yaptım.

Godspel sahneden indiğinde Anıl acayip gaza geldi ve underground bir efsane olacak “Siz bizi azdırdınız Allah’ta sizi azdırsın” diye bağırdı. Ben içimden tövbe tövbe dedim, ayağımı da havaya kaldırdım. Ancak beni asıl mutlu eden izleyenlerden birisinin “Godspel bitirdi beyler, konser dağılsın” cümlesi oldu. Yaklaşık 40 dakika süren sahneden sonra acayip mutlu bir şekilde diğer grupları dinlemek üzere indik sahneden.

Bizden sonra organizatörün davul çaldığı ve Kocaeli’nin en eski deathcore gruplarından tam 1.5 yıldır (yanlış da duymuş olabilirim) müzik yapıyorlar diye anons edilen Chapel çıktı. Tarzın sevenleri için iyi bir grup olabilir ancak ben pek sevemedim ne yalan söyleyeyim. Millet epey coştu bu grupta da.

Bu gruptan sonra benim çok sevdiğim bir grup olan Chopstick Suicide hazırlandı sahneye çıkmak için. Bu grubu taa şu yazımı yazdığım gün dinlemiştim. O günden bugüne bir albüm ve bir EP yayınlamışlar, vokalist almışlardı gruba. O sebepten merakla beklemeye başladım. Grubun gitaristi ile de biraz sohbet ettim. Derken vakit geldi ve Chopstick Suicide çıktı sahneye. Mükemmeldiler. Gerçekten çok iyiydiler. Hep yeni parçaları çaldılar. Yeni EP’deki iki parçayı da çaldılar. En son parçaları ise Recycle Your People EP’sinden Trapped Between Dimensions oldu. Vokalistleri acayip enerjik, acayip yerinde duramaz bir biçimde söyleyince ben de dahil izleyen herkes sağı solu tekmelemeye başladı. Bir saniye düşürmediler tempoyu. Böyle bir şey olamaz. Merak ettiniz değil mi? İzleyin.

Chopstick Suicide sahneden inince gecenin son grubu Kabus yerleşti sahneye. Anonsçu bu sefer “Kabus grubu sahnedeyken poga yapılacak, insan gibi poga yapın” diye bir anons yaptı. Davullarını Haliller’in grubun eski davulcusu Yusuf Selim’in çaldığı grubu bekliyormuş meğer herkes. Kocaeli’de meğer ne kadar çok sevenleri varmış! Karnım iyiden iyiye acıktığı için grubun 2 parçasını kaydettim sonra Ender, Bilge ve Bilge’nin arkadaşıyla yemeğe gittik. Yemeğe dediysem iki sokak yukarıdaki tavuk dönerciye. Hayatımda yediğim en lezzetsiz tavuktu lanet herifler. Biz yemek faslını bitirip Zom Bar’a dönünce konser bitmişti. Kapıda birkaç fotoğraf çektirip hemen Gar’a hareket etmek için yola çıktık. Önce stüdyoya geçtik. Anıl’ın eşyalarını aldık. Sonra yürümeye başladık. Organizasyondaki arkadaşla konuştuk. Anlattığına göre 250 kişi bilet almış ama katılım az olmuş. 50 kişi yoktu zira konserde.

Gece saat tam 01.00’de trenimiz geldi. Gar’dan çok gürültücü bir ekip olarak trene bindik. O yorgunlukla öyle bir uyumuşum ki gözümü açtığımda saat 04.00’de Eskişehir’e gelmiştik. Sabah en erken minibüs saat 07.00’de olduğundan Anıl’ın evinde kaldım. Sonra eve geldim.

Konser’in fotoğrafları aşağıdadır. (ImageBam’a upload ettim çoklu bir şekilde. Bazen engellendi falan diyor. DNS ayarlarınızla oynayın düzelir. 8.8.8.8  ve 8.8.4.4 yapın açılacak. )

imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com

Bu yazıyı birkaç gün içerisinde yine okuyun. Performans videolarını da ekleyeceğim.

DÜZELTME 1: Godspel videosu eklendi.