Tag Archives: Özge

Efendi Ankara IF Performance – Anıtkabir

2018 yılı Efendi grubu için çok iyi geçeceğe benziyor sevgili okur. 27 Ocak Cumartesi ve sonrasındaki hafta sonu Ankara’daydık. Neredeydik? IF Performance Hall’da bir cumartesi gecesinde müziğe doyduk ve ertesi günde de Anıtkabir’e gittik. Hadi bakalım başlıyorum anlatmaya.

Cumartesi sabahı, saat 06.30’da Alper’in telefonuyla uyandım. “Kapıdayız seni bekliyoruz”, dedi. Yanında Caner ve Burak’la birlikte çoktan gelmişlerdi kapıma. Hemen uyanıp aceleyle giyinip çıktım. Ankara’ya gidiyorduk. Yola saat 07.00 civarında çıktık. Bizim Alper de iyi araba kullanır sevgili okur.  Böylece muhabbet ede ede yaklaşık iki buçuk saatte Ankara’ya vardık. Burak, arkadaşıyla buluşmak için ayrıldı bizden. Biz de Merve ve Özge’yle buluşmak için daha önce şu yazımda bahsettiğim Sheraton Hotel’in de yakınlarında bulunduğu Arjantin Caddesi üzerindeki Cafémiz isimli mekana gittik. Burada kahvaltı ettikten sonra küçük çaplı bir alışveriş olayına girecektik.

Şimdi bu noktada, yazının bu kısmında, Ankara’da gittiğim bir mekan hakkında inceleme yazmayayım. Bunu çok güzel yapan ve bazen de sinir bozan birisi vardı zaten. Ancak fiyat performans açısından şunu çok rahatlıkla söylüyorum ki “kahvaltı Eskişehir’de yapılır”. Gerçekten ve pişmanlık duymadan bunu söyleyebiliyorum. Kısacası memnun kalmadığımızı söyleyebilirim.

ankara003Buradan ayrıldıktan sonraki maceramız çok daha eğlenceliydi. Eskişehir’de olmayan birkaç mağazaya gittik. Ankara’yı uçtan uca dolaştık. Saat 18.00’e doğru da Çankaya’da bulunan IF Performance Hall isimli mekana geldik. Biz geldiğimizde Utku, Aykut, Ersan ve Ömer Burak gelmişlerdi bile. Aykut’un kurulumunun sonuna yetiştim. Daha sonra “soundcheck” için beklemeye başladık. Bir süre sonra, şimdiye kadar tanıştığım en iyi ve en samimi tonmaister, Samet’le tanıştık. İyi kötü, amatör orta halli, Okumaya devam et

Reklamlar

Eskirock Metal Fest Vol. IV ‘ün Ardından

Pazar gününün yorgunluğunu üzerimden anca atabildim ve sanırım artık Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdiğimiz Eskirock Metal Fest. Vol. IV ile ilgili değerlendirme yazımı yazabilirim.

Pazartesi günü ilk iş olarak Merve‘yi tren garından aldık Volkan‘la. Onu evine bırakıp, bir süre önce sponsorumuz ROCKAMANIA tişörtlerinin yollamış olduğu hediye tişörtleri aldık. Daha sonra Halil‘i evinden almak üzere yola çıktık. Halil’i de alıp Karakedi Stüdyosu‘una gittik ses sistemini almak için.

Rockamania Tişörtleri

Bu esnada Togay‘la da konuştum. Bir önceki gece İstanbul’da sahne alıp sabah 07.00’de Eskişehir’e geldiği için tüm kafile yorgunluktan ölmek üzereydi. Dolayısı ile Togay’a iyice dinlendikten sonra gelmesini söyledik.

Ses sistemini mekana taşıdık. Daha sonra Alper ve Volkan, Togay’ın ve Ufuk‘un evinde geceyi geçiren misafirlerimizi almak üzere gittiler. Bu esnada ben de 222’de davulu kurdum. Tonmaister ile birlikte sistemi hazırladık. En baştan teşekkür edeyim, Mehmet Akçay‘ın zil sehpalarını ve twin pedalını kullandık konserde. Sağolsun yardımını esirgemedi.

Mekanı hazırladıktan sonra, artık beklemeye başlamıştık. Derken Mary Jane Hits grubundan arkadaşlar geldiler önce. Sonra İzmir ekibinin tamamı geldi. Uzun süredir görmediğim Hande ile hasret giderdik 🙂 Sonradan Tayfun falan da geldi.

Bu konserin süprizi In Flames Tribute grubu olacaktı. Kimseye duyurmadık ama bu grup aslında bizdik. Bu konserin bizim için özel bir anlamı olduğundan o gün sahneye çıkacak her grubun vokalistinden bizim için bir şarkı söylemesini rica ettik. Sağolsun onlar da kırmadılar. Ses kontrolleri In Flames Tribute ile yaptık. Herşey bittiğinde saat 18.30 civarındaydı ve biz de beklemeye başladık.

Kapı açıldı. İlk etapta gelen seyirci sayısı saatin erken olması sebebiyle biraz az oldu. Ancak bu sayı konserin sonlarına doğru artacak hatta son grup sahnedeyken dahi bilet alıp giriş yapan katılımcılar olacaktı.

İlk grup olarak sahneye duyurduğumuzdan 20 dakika daha geç çıktık. Bu erteleme konser sonuna yaklaşık 45 dakika olarak etki etti. Sahneye çıktık. Beş şarkı çalacaktık. Her biri de In Flames’in en bilinen parçalarıydı. Dediğim gibi diğer gruplardan farklı olarak sadece bu konser için kurulan bir grup olduğumuz için, hatta grup bile olmadığımız için eğlenceye odaklandık. İlk önce maskelerle çıkalım dedik, sonradan vazgeçtik. Neyse sahneye çıktık ve Lamb Of God Tribute grubunun vokali Türker bize eşlik etti ilk şarkıda: Dead Eternity. Türker’den sonra sahneye The Trusted‘tan Tayfun ve Fire and Forget‘ten Hande çıktı. Gyroscope‘u çaldık bu sefer de 🙂 İşin ilginç tarafı o gün Türker hariç hiçbir vokalle konser öncesinde çalışamamıştık başka şehirde olduklarından. Biz albüm versiyonları çaldığımız için sorun olmadı vokallere de. Gyroscope bittikten sonra sıra Episode 666‘ya geldi ki çaldıklarımız içinde en sevdiğim parça da buydu sevgili okur. Bu parçayı da ağırlıklı olarak Tayfun söyledi Hande ile birlikte. Episode’dan sonra da son parçamız olan Only For The Weak‘e geldi sıra. Yağızhan’ın en sevdiği parça buydu. Bu parçayı da Mary Jane Hits’in vokali ile birlikte söyledik. Yağız’a bakamadım ama Togay’ın çılgınlar gibi kafa salladığını gördüm, acayip gaza geldim oturduğum yerde sevgili okur. Son parça bittikten sonra İzmirliler “Göztepe Göztepe” diye bir sevinç gösterisinde bulundular 🙂

Black Omen

Bizden sonra sıra Black Omen‘a gelmişti. Çıkmak üzere olan bir albüm, bir demo ve iki bandrollü albüm ile diskografisi ve kalitesi gayet üst düzey bir gruptur Black Omen. Melodik Black Metal yapan ülkemizin sayılı gruplarındandır. Black Omen sahnede hem önceki iki albümden hem de yeni albümden parçalar çaldı. Eskilerden olmazsa olmazlar Black Candle, Gate Of Darkness ve When The Sun Rises‘da sahne önündeydim. Ancak Loki‘yi çalmadılar üzüldüm epey. Tüm grup hem sahne kostümleri hem de performansları ile epey alkış topladı. Bu arada vokal Karahan Abi, tüm

Uçan Onur

Eskirock Metal Fest.’lerde sahneye çıkan ilk tek müzisyen olma sıfatını devam ettirdi 🙂 İlk konserde Garmadh‘la, ikinci konserde Truck‘la, üçüncü konserde yine Garmadh’la ve son konserde de Black Omen ile sahne aldı. Desteği için teşekkür ediyorum. Reha, Serkan ve Murat Teğmenim ile birlikte sahne önündeydik hep. Bu üç arkadaşıma da teşekkür ediyorum. Murat Teğmenim demişken, A’khulion‘un vokalisti Murat kardeşimiz askerden dönmüş ve ilk iş olarak da bizim konserimize gelmişti.

Reha, Serkan, Murat, Ben

Tolga ve Ben

Black Omen’dan sonra İzmirli dostlarımız The Trusted sahne aldı. Bu grupta Tayfun gitar çalıyordu aynı zaman da Fire and Forget’te de bass çalıyordu. In Flames’te de iki şarkı da vokal yapınca gecenin en çok sahnede kalan elemanı da Tayfun olmuş oldu 🙂 Grup İzmir’den gelmiş olmasına rağmen sahne önü boş değildi. İzmirlilerin de birbirine desteğini görmeliydin sevgili okur 🙂

Fire and Forget

Trusted’tan sonra canımız ciğerimiz, her bir üyesi kardeşimiz olan Fire and Forget‘imiz sahne aldı. Böylece topluluğumuz bünyesindeki her grubumuz da festivallerimizde ikişer defa sahne almış oldu. Fire and Forget’i koşuşturmacadan dolayı ancak performansının sonlarına doğru izleyebildim. Ama en sevdiğim iki şarkıları en sona kaldığı için de kaçırmamış oldum. Togaykardeşimle bakışarak kesişerek

Togay Çalıkoğlu

karşılıklı sevgi gösterilerinde bulunarak son şarkılarını da bitirdik ve sahneden indiler. Yağızhan‘ın ciddi biçimde gaza getirici olarak sallandığı bir performans oldu. Mehmet çok iyi çaldı. Togay’ın upuzun saçları yerleri falan süpürdü bir ara! Bence Fire and Forget, tarzında öncü gruplardan biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor sevgili okur. Bunu birkaç sene içerisinde göreceğimizden eminim.

Hair Metal!

Bu arada içerideki kalabalık da artmaya başlamıştı. Sahneye yine İzmir’den gelen Mary Jane Hits grubu çıktı. Groove metal yapan bu grubun Eskişehir’deki ilk konseriydi. O esnada dışarı da olduğumdan performanslarını izleyemedim. Ancak tepkiler gayet olumluydu.

Lamb Of God Tribute

Şimdi bu paragrafa da bir itiraf ile başlayayım. Konserin son grubu Lamb Of God Tribute’du. Bu gruptan beklentimiz vardı, vardı ancak şok edecek kadar değildi sevgili okur. Saat 00.10 civarında Lamb Of God Tribute sahneye çıktı ve dışarıdan içeri geldiğimde gözlerime inanamadım! İnsanlar sahne önünü tıka basa dolmuştu ve tüm salon gruba eşlik ediyordu! Olamazdı lan böyle birşey! Herkes poga yapıyordu, headbang yapanlar, bağırıp çağıranlar… Konserin süpriz grubuydu kısacası Lamb Of God Tribute. Kerem‘in gitaristliği, Yusuf‘un davulculuğu, Türker’in vokalleri ve diğer grup elemanları Cem ve Mert, Volkan’ı ve beni şaşırttı. Genelde son gruplara doğru katılımcı sayısı azalırdı

Lamb Of God Tribute - Yusuf

ancak bu konserde hiç de öyle olmadı. Lamb Of God’ı Erasmuslular da dahil yüzden fazla kişi sahne önünde izledi sevgili okur. Ve konser de bu gazla sona erdi.


Konser bittikten sonra Eskirock ekibi için bu sefer bambaşka bir uğraş başladı. Sahneyi toparladık. Hesabı kitabı yaptık, ödenecek ücretleri ödedik. Ödeyemediklerimizi vade yaptık 🙂 Sonra nakliye ile ekipmanları kiraladığımız yere götürüp bıraktık. Ve gece iki buçuk üç gibi kendimizi yorgun argın bir çekyata atıp uyuduk 🙂 Çok dramatik oldu.

Konsere gelip bizi destekleyen onlarca arkadaşımız var ama özellikle adını vermek istediğim şu insanlara teşekkür bir borçtur: Alper, Sercan, Merve, Ender, Bilge, Ufuk, Nil, Merve, Anıl, Özge, Anıl’ın kardeşi, Ergin, Yunus.

Bu konser sadece grupların müzikalitesi ile değil pek çok yönden benim için çok değerli bir konser oldu. Bir kere en yakın müzisyen dostlarımla aynı sahneye çıkabildim 🙂 Daha sonra çok sevdiğim insanlarla muhabbet etme fırsatı buldum. Murat Teğmen, Sertan Hocam, kardeşi Süheyl, Black Omen ekibi, Garmadh Serkan, Hande, Tayfun ve Emre Oduncu şimdi bir seferde hatırlayabildiklerim. Hatırlayamadıklarıma  da sevgiler.

Sponsorumuz Rockamania Tişörtleri

Bu konserimizde ilk defa bilboard çalışması yaptık. 10 metrekarelik bir bilboard astık. Ayrıca ilk defa bu konserimizde Eskirock Üye Kartı‘na büyük ilgi oldu. Tüm ilgi gösteren arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç biliriz.

O gece bize büyük destek veren Hz. Özgür Demirtaş‘a da en derin saygılarımızı iletiyorum.

Sahneye çıkan grupların profilleri:

NOT: Bu yazıyı önümüzdeki bir hafta içerisinde sürekli olarak güncellenecektir. Yeni videolar ve fotoğraflar eklenecektir. O yüzden ara ara kontrol etmen senin menfaatine olacaktır.

EKLEME 1: Evet, aradan bir hafta geçti ve yavaş yavaş materyaller gün ışığına çıktı. İlk olarak Hürriyet Eskişehir‘de çıkan haberimizi sunuyorum sevgili okur:

Metalle Sallandı

Fire and Forget – Good Morning Baghdat (Live):

In Flames Tribute Project Live:

Proofhead FM, Ejderhalar, İtalya Filmi

İtalya dönüşü epey bir sıkıştı yine iş güç sevgili okur. Yapılması gereken çok fazla iş, çekilmesi gereken çok fazla dert var yine. Ama bu sıkışıklıkta dahi yine de kendime vakit ayırmaya önem veriyorum.

İtalya’dan geldiğim gün 1 TB‘lık harddiskimin çöktüğünü gördüm. İçerisindeki yüzlerce albüm gitmiş, binlerce klibim yalan olmuştu. Aşağı yukarı beş gündür parça parça da olsa bu albüm ve klipleri toparlamaya çalıştım yedeklerden. Ancak henüz yedeklemediğim bir klasörüm vardı. İçerisinde de yaptığımız işlerin tasarım dosyaları vs duruyordu. O klasörün gitmesi beni mahvetti. Neyse, yavaş yavaş da olsa telafi ediyorum.

FlatCast

Bir süredir 20 kadar arkadaşımla oluşturduğum bir sms listesinden şarkı isimleri paylaşıyorum. Bunu da bir radyo formatında yapıyorum. Komik oluyor bazen, bazen can sıkıcı oluyor, bazen listedekilerin de istek parça istediği falan oluyor. Listedekiler demişken kim bunlar hemen hatırlayalım: Alper, Ender, Erol, Sercan, İlker, Koray, Levent, Murat, Mustafa, Savaşalp, Ahmet, Merve, Aslan, Cihan, Ezgi, Halil, Orcan, Özge, Seval, Anıl ve Togay kardeşim. Uzun ama epey uzun süredir aklımda olan hatta bir ara Eskirock için denediğimiz ama sora bıraktığımız şu radyo yayını olayına girebilir miyim diye bir araştırma yaptım. Çok kısa sürede ücretsiz yayın yapmanıza izin veren bir siteye kayıt olup, yapmak istediğim şeyi yapabildiğimi gördüm. Yani bilgisayarımdan yaptığım yayını diğer bilgisayarımdan dinleyebildim 🙂 Güzel oldu.

Ancak bazı sorunlarım var. Birincisi dinleyiciler bir eklenti kurmak zorundalar. İkincisi ise yayın kalitesi birazcık düşük. Her neyse, şimdi bir kamuoyu yoklaması yapıp belki de haftanın bir günü birkaç saatlik radyo programları yapabilirim. Eğlenceli olur. Çok fazla kişinin dinlemesine de gerek yok üstelik. SMS radyomdan takip eden kişiler ve belki birkaç kişi daha fazlası yeter de artar bile 🙂

Ejderhalar dedim. Dünya üzerinde bir ejderhanın yaşabilmiş olma ihtimali var mıdır acaba? Olsa süper olurmuş. Neyse, blogun üzerindeki reklam banner’ına güzel bir ejderha koyayım diyorum. Aslında kararsızım. Belki de kolaj yapmalıyım çeşitli fotoğraf ve çizimlerden. Bu konuda yardım bekliyorum. Bana 990×180 piksel genişliğinde bir görsel lazım.

Hayır, İtalya'da Pisa Kulesi'ni görmedim.

Ve İtalya filmi demişim. İtalya’da elbette videolar da çektim. Bunların çoğunun arka planında ben konuşuyorum. Ama kendi sesim bana çok komik geliyor sevgili okur. Bu video blog olayını da o yüzden bir türlü cesaret edip koyamıyorum. Neyse, bu İtalya’da çektiğim videolardan kısım kısım alıp Hope To Find‘ın bir şarkısının altına ekleyeyim diyorum. Ne yaparım, nasıl yaparım bilmiyorum. Deneyeceğim bakalım.

Doğum Günü Süprizleri

Bu doğum günüm diğer doğum günlerime göre güzel geçti sevgili okur. Sağolsun tüm eş dost doğum günümü kutladı. Hepsine teker teker teşekkür ettim.

Doğum günümden bir gün önce Özgün‘le yaptığımız çalışmadan bir video veriyorum öncelikle. Bu henüz deneme aşamasında bir iş olduğu için çok iyi olmadığının farkındayım. Bize biraz zaman verin 🙂 Özgün’e buradan çok teşekkür ederim. Bu çalışmamızda Ağlatan Kafe üzerinde durduk biraz. Akordeonda Özgün, vurmalıda ben ve kamerada Aslan Abi, buyrun:

Bu güzel günümde Seval‘in beni çılgına çeviren armağanı In Flames‘in Come Clarity albümünün Limited Edition‘ı oldu. Zira bu albüm aynı zamanda bir bonus DVD hediyeli ve o DVD’de de grup tüm albümü baştan çalıyor. Mükemmel!

Come Clarity

Şüphesiz doğum günümün en inanılmazı da Akif Hoca‘mın değerli katkılarıyla edindiğim Pink Floyd – Dark Side Of The Moon 30th Year Anniversary Edition Vinyl‘i oldu. Pink Floyd’un en iyi albümünün plak olarak elimde olmasına halen inanamıyorum. İnanılmaz mutluyum sevgili okur. Üstelik özel bir basım olduğu için içerisinde bonus materyalleri de var. Aşağıda eklediğim fotoğrafın üzerine tıklayıp doya dya bakabilirsiniz kocaman haline 🙂

Dark Side Of The Moon Plak

Ve bugünün en güzel kısmı da Seval, Hatice, Özge, Ersil ve Aslan Abi’nin yaptığı süpriz doğum günü pastası oldu. Ulan acayip mutlu oldum sevgili okur. Bu kadar mutlu olacağımı ben hayatta düşünmezdim. Ama o kadar mutlu oldum yani. Sevallerde yedikten sonra şekerlemelerimizi, Aslan ve Ersil’le ayrıldık. Sonra gece oğlanlar laf maf atarlar diye durağa kadar bıraktılar sağolsunlar.

Bu doğum günüm de böylece bitti. Pink Floyd çok çok iyi oldu. Pink Floyd’a olan bu ilgimi hayatta iki kişiye borçluyum: Volkan Vardar ve Furkan Aktakka. Var olsun ikisi de. In Flames için de Serkan Afşar‘a selamlarımı iletiyorum. O anlar beni 🙂

Bundan önceki son 3 doğum günüm için yazdığım yazılar:
1. 2010 yılı yazısı
2. 2009 yılı yazısı
3. 2008 yılı yazısı (yayın tarihine bakmayın. Diğer blogdan aktardığım için öyle görünüyor)