Tag Archives: Picture Disk

2016 Yılımın Özeti

Kan, şiddet, göz yaşı ve umutsuzlukla dolu, lanet olası bir yılı geride bıraktık sevgili okur. Kutuplaşan bir toplum, vahşetin hızla normalleşme sürecine girip insanların haber dinlemekten sıkılıp TV8’e hatta yetmiyormuş gibi 8,5’a koştuğu, aşşağılık yalanların hayatları mahvettiği bir yıl bitti. İyi şeyler de oldu muhakkak. Ancak kötülük o kadar fazlaydı ki geriye baktığımda bir tutam saçtan ve eğrelti birkaç nottan başka bir şey kalmadı aklımda.

My Resort‘un her yıl yeni okuyucuları olduğundan bir kere daha bahsetmekten üşenmiyorum. Şu an okumakta olduğun “Yılımın Özeti” bu blogun geleneksel yazılarından birisi ve hatta en sevilenidir. Her yıl 31 Aralık tarihi, hem yılın son günü hem de benim meslek hayatımın yıl dönümüdür. Geride bıraktığımız 31 Aralıkla birlikte çalışma hayatımın 4. yılı da bitmiş oldu.

Şimdi blogun istatistikleriyle beraber bütün bir yıl boyunca buralarda, hayatımda neler olup bitmiş şöyle bir bakalım. Okumaya devam et

Immortal – Sons Of Northern Darkness Plağım!

immor01

Cuma mesai bitimi sonrasında Immortal ve ben

Şu yazımda yakın zamanda gelecek yepyeni bir albümden bahsediyordum hani. İşte o albüm nihayet geldi sevgili okur! Immortal – Sons Of Northern Darkness. Üstelik Limited Picture Disk olarak. Bu, ciddi anlamda çok değerli bir ürün yani.

Şubat ayı pek çok açıdan berbat bir ay olsa da hakkını vereyim, elime geçen plaklar açısından hayatımdaki en iyi aylardan biri oldu diyebilirim. Gerçi Sercan için de iyi bir ay olabilir bu ay. Ama o durum başka bir yazının konusu olacak.

Immortal’ın en sevdiğim albümüdür Sons Of Northern Darkness. Yıllar önce yazdığım şu yazıda da belirttiğim üzere bir başucu albümüdür benim için. Hatırlıyorum, Amazon.com bu albümün çift plak gatefold black vinyl sürümü için ön sipariş almıştı. Ben de heyecanla vermiştim ön siparişi. Sözüm ona kırismıs hediyesi olacaktı. Lan geldi geldi son gün ön siparişleri iptal ettiler. Avucumu yaladım.

immor02Heh, kısmet bu ya, aynı albümün çok daha değerli bir versiyonunu, sınırlı sayıda basılmış picture disk versiyonunu Türkiye’nin en büyük Immortal tedarikçisi Uğur‘dan, Dark Rituals Distro‘dan ele geçirdim 🙂

Canım epey sıkkın bir şekilde, çiseleyen yağmurun altında bir yandan kargo şubesine yürüyor, diğer yandan yarısı gelen bir mesajın diğer yarısında ne yazdığını tahmin etmeye çalışıyor, küfür ediyordum içimden. Kargo şubesinde girince eve teslim kargoyu bana şube teslim diye ittirdiklerini fark ettim. İyice canım sıkıldı. Aldım paketi neredeyse koşar adım eve yöneldim.

Dark Ritual’ın ürün paketlemesi takdire şayan gerçekten. Abbath‘da öyleydi, bu da öyle gelmiş. Paketi açmak 5 dakika sürüyor. Nihayet açınca da öeeeffff! Hemen pikabı açıp plağı yerleştirdim ve One By One başladı çalmaya! Ardından bir parça atlattım ve asıl efsane Tyrants patladı! O anı sende yaşa:

immor03

Albüm, Nuclear Blast‘tan çıkmış ve grubun bu firmadan çıkan ilk albümü. Albümde Abbath gitar vokalda, Iscariah bas gitarda ve Horgh davulda yer alıyorlar. Ayrıca tüm sözler Demonaz tarafından yazılmış.  Albümün parça listesi şu şekilde:

A1 – One by One (5:00)
A2 – Sons of Northern Darkness (4:47)
A3 – Tyrants (6:18)
A4 – Demonium (3:57)
B1 – Within the Dark Mind (7:31)
B2 – In My Kingdom Cold (7:17)
B3 – Antarctica (7:12)
B4 – Beyond the North Waves (8:06)

immor04

 Arşivimdeki en değerli plaklardan bir tanesini daha seninle paylaşmış oldum sevgili okur. Immortal cephesinden yeni bir albüm çıkmayacak gibi görünüyor. Dolayısıyla bir sonraki hedefim Blizzard Beasts’in plağını almak olabilir. Bakalım zaman neler gösterecek, yeni imkanlar olacak mı?

Lacuna Coil ve Dimmu Borgir Single’ları

04 6
Eveeet sevgili okur, uzun süredir single almıyordum. Bu akşam hep plak yazıları yazacağım için şu single’ları da aradan çıkarayım istedim: Lacuna Coil Enjoy The Silence ve Dimmu Borgir Gateways.

Şimdi biz 45’lik diyoruz bu “küçük plaklara”. Birkaç istisna dışında, 45’likler her yüzünde birer parça içeren plaklardır. Günümüz müzik piyasasında single diye bildiğimiz tabir işte bu plak yıllarından gelen bir tabirdir. Türkçe’ye “tekli” diye çevirmişiz. Güzel de olmuş.

Single, bir albüm çıkmadan önce, özellikle büyük bir ilgiyle beklenen albümler için, yayımlanan ve toplamda bir ya da iki şarkı içeren plaklardır. Şu an elbette plak olarak çıkaran az. Genelde CD formatında hazırlanıyor ve bir şarkı, o şarkının  remixi, belki karoke versiyonu ve eski bir şarkının live versiyonunu içerebiliyor single’lar. Ama plak şeklinde çıkan single’ler sadece bir şarkı ve o şarkının ya remix ya da extended versiyonlarını içeriyorlar.

02 11

Eskiden bir single çıktığında yayımcı, bunu iki farklı versiyonda çıkarmak durumundaydı. Plağın  bir yüzünde radyolarda yayımlanacak olan, süre olarak daha kısa ve belki de sözleri sansürlü olan versiyonu, plağın diğer yüzünde de şarkının orijinal hali yer alıyordu. Böylece bir tekli, gerçekten tek bir şarkıdan oluşuyordu. Bir albümden en fazla 3 tekli çıkıyor, sonra da albüm yayımlanıyordu. İşte o plaklar da, yani bir albümü içeren uzunlukta olanlara da “long play” diyoruz. Ya da 33’lük plak.

Geçenlerde şöyle bir yazı yazmıştım, hani Enjoy The Silence’a atıf yapmıştım. Enjoy The Silence’a kendimi kaptırınca, aslında uzun süredir dinlemediğim bu Lacuna Coil coverının bir single olarak çıktığını farkettim. Sipariş ettim. Plak geldi, plakta sadece bir şarkı var: Enjoy The Silence. Plağın diğer kısmı ise “sessiz”. Yani “silence”.

03 8

Picture disk‘lere büyük ilgi duyuyorum. Daha önce Demonaz‘ın şu efsane plağını almıştım hatırlarsan sevgili okur. O da bir picture disk’ti. Dimmu Borgir’in Gateways Single’ını da picture disk olarak çıkardığını görünce, Enjoy The Silence plağıyla birlikte bunu da sipariş ettim. Gateways, 2010 yılında ilk kez çıktığında özellikle klibiyle çok ses getirmişti. Özellikle klipteki ablamızın (Agnete Kjølsrud) akıllara ziyan performansıyla çok konuşulmuştu. O yüzden hem parça hem de plak önemli birer koleksiyon parçası. Bu teklinin de bir yüzünde Gateways parçası var. Diğer yüzünde ise hiç bir şey yok. Yani yok, ses kanalı açılmamış. Picture Disk’lerde genelde kartonet olmuyor, bunda da yok.

01 12

Demonaz March Of The Norse Plağım!

04 19

Bu gece bir efsaneyi seninle paylaştığım için inanılmaz bir mutluluk duyuyorum sevgili okur! Demonaz‘ın March Of The Norse albümü artık plak olarak arşivimde!

Bu albüm hakkında bir buçuk sene önce işte şu yazıyı yazmıştım. Yazıyı okumaya devam etmeden önce tıklayıp yeni sekmede açın o yazımı da. Burada detaylı olarak bahsedemeyeceğim noktaları orada okuyabilirsiniz.

March Of The Norse, o tarihten beri hiç bıkmadan dinlediğim bir albüm oldu. Sadece ben değil, çevremdeki neredeyse tüm metal müzik severlerin de fazlasıyla beğendiği ve ilgilendiği bir albüm oldu. Yukarıda linkini verdiğim yazıda da bahsettiğim üzere o tarihten beri bu albümün sınırlı sayıda üretilen ve Picture Disk olarak basılan plağını arıyordum. Ancak ya stoklarda bitmiş oluyordu ya da fiyatı çok uçuk oluyordu.

06 9Başta Plamen olmak üzere birkaç arkadaşımdan da yardım istedim hatta bu albümü yurt dışından getirtmek konusunda. Ancak yine şanssızlığım yakamı bırakmadı ve stoklar bitmiş oldu. Bir gün şansım yaver gitti ve Almanya’da bir distroda bulduğum aradığım plağı. Hiç vakit kaybetmeden bir Paypal hesabı açıp ödemeyi yaptım ve heyecanla beklemeye koyuldum.

Geçtiğimiz hafta cuma günü öğleden sonra kargo nihayet geldi işyerine. Çocuklar gibi sevindim sevgili okur. Kendim sevinmekle kalmadım hatta Gizem‘le Sinem‘i de bu sevince ortak ettim. Albümün jelatinini ellerim titreyerek açtım. Plağı elime aldığımda söylediğim şey şu oldu: “Her kuruşuna değdi lan…

03 2401 31

2011 yılında, sakat bir gitaristin bu kadar epik bir albüm yapabileceğini eminim ki kimse tahmin etmiyordu. Üstelik yıllarca bir grupta çaldıktan sonra solo albüm yapıp başarılı olan o kadar az müzisyen varken belki de kimse Immortal‘dan sonra Demonaz’a şans tanımıyordu. Yıl oldu 2013, bakıyorum halen daha yorumlanıyor albüm, halen daha dinleniyor. Albümü ifade ederken kullandığım sıfatı, “epik” sözcüğünü, Unholy Innocent’tan ödünç aldım. Albüm için bloga yazdığım yazıdan sonra bir kere oturup konuşmuştuk ve beğenisini bu şekilde ifade etmişti. Bu albümle ilgili olarak o kadar çok arkadaşımla konuştum ki inanın çoğunu karıştırıyorum artık.

05 14

Evet, plaktan bahsedeyim artık. Plak gatefold dediğimiz, açılır kapak formatıyla geliyor. Picture Disk, yani albüm kapağı ve şarkı listesi görsel olarak plağın üzerine basılmış. Aslında plağın üzerine basılmış demek yanlış. Picture Disk’lerde görseller şeffaf plak tabakaları arasında konulur ve o şekilde preslenir. Plak çok ciddi anlamda “evladiyelik” kalitede. PVC koruma kılıfı ile geliyor.

09 3

Albüm sınırlı sayıda baskı olduğu için plakla beraber ekstra materyal de çıkıyor içinde. A2 boyutunda bir albüm kapağı posteri, sözlerin yazılı olduğu ve Demonaz’ın yakışıklı bir veskalığının yer aldığı bir kartonet de albümün içerisinde yer alıyor. Albümün plak baskısında 9 parça yer alıyor. Dying Sun Bonus parçası yer almıyor.

08 4

A Yüzü Süre
1 – Northern Hymn 00:57
2 – All Blackened Sky 05:10
3 – March Of The Norse 03:42
4 – A Son Of The Sword 04:41
5 – Where Gods Once Rode 05:11
B Yüzü Süre
1 – Under The Great Fires 06:35
2 – Over The Mountains 05:06
3 – Ode To Battle 00:43
4 – Legends Of Fire And İce 04:12

Türkiye’de kaç kişide vardır bilmiyorum, ama ben de var. Görmek isteyenlere, bir Proofhead My Resort hizmeti olarak, bize gelmeleri halinde gösterebilir; muzlu kakaolu gofret ve çay ikram edebilirim. Şu saatten sonra Demonaz’dan beklentim ya bu albümden bir parçaya klip çek ya da arayı fazla uzatmadan ikinci bir albüm yap.

Yazıda ticari görselleri ve kendi çektiğim fotoğrafları birlikte kullandım. Ticari görseller yüksek çözünürlüklüdür. Albümün içerisinden çıkan posteri ve picture disk’in her iki yüzünü de net bir şekilde görebilirsiniz.

NOT: Bu albümü değerli dostlarım Unholy Innocent ve Plamenism’e atfediyorum.

02 28

Başucu Albümlerim – Part 2

90912705Demonaz – March Of The Norse (2011): Serkan Abi‘nin deyişiyle “epik” bir albüm bu. Immortal‘ın söz yazarı Demonaz’ın albümü, salt black metal olmamakla birlikte teması ve müzikal kalitesi ile henüz bir yıllık bir albümken bile efsane olmuştur gözümde. Bu güzide çalışma sınırlı sayıda Picture Disk formatında basıldı. Eğer şanslıysam bu picture disklerden birisi de yakın zamanda benim olacak sevgili okur. Biz de Dağlar Dağlar diyince akla Barış Manço gelir, Norveç’te de Demonaz.

67462478.jpgAt The Gates – Slaughter Of The Soul (1994) (Remastered 2002): At The Gates’in dağılmadan önce çıkardığı son albümdür. İsveç Death Metali‘nin en önemli dört albümünden bir diğeridir. Tipik bir melodik death metal albümüdür. Yine kendi tabirimle akışkan bir albümdür. Özellikle Cold parçası olmak üzere her parçanın ayrı bir havası vardır. Bu albümün 2002 yılında çıkarılan bir Remastered versiyonu vardır ki orjinal albüm parçaları haricinde içerdiği bonus tracklerle de albüme yeni bir tat katmıştır. Melodik Death Metal dinliyorum diyen metalseverlerin muhakkak dinlemesi gereken bir albümdür SOTS.

22563668Atheist – Elements (1993): Bu listeye koyup koymamakta çok kararsız kaldığım bir albümdür bu. Dinlediğim ilk anı hatırlıyorum. Volkan‘ın 2+1 evindeydik. Volkan uyuyordu. Ben albümü indirip ilk şarkı Green ile başlamıştım dinlemeye. O an bana nasıl inanılmaz gelmişti o parça! Yıllardır halen aynı tadı verir bana. Teknik Death Metal‘in çok önemli bir albümü olduğunu sonraları araştırıp öğrendiğim bu albüm’den tam 18 sonra grup yeniden toplanıp bir albüm kaydetti, Jüpiter. Atheist grubunun üyelerinin görüntülerine baksanız aklınıza hayatta gelmez bu adamların bu müziği icra edebilecekleri:)

Yazının bundan sonraki kısmında metalin dışında yer alan ama benim için yine önemli olan albümlerden bahsedeceğim.

45042398.jpgLinkin Park – Meteora (2003): Dinlediğim ilk Linkin Park albümüdür. Sivrihisar‘da MTV‘yi bırak Kral TV bile olmadığı için müziğe anında erişimimiz kolay değildi. Bu albümü bir çarşamba günü Sivrihisar Halk Pazarı‘nda korsan cd satan bir adamdan almıştım. Albümün ilk şarkısı Don’t Stay‘i o kadar çok sevmiştim ki winamp‘ta repeat track‘de çalıyordum. Bence Linkin Park’ın en başarılı albümüdür. Sertliği ayarındadır, rapliği ayarındadır, tam Linkin Park’tır. Bir önceki albüm Hybrid Theory‘i tekrar etmektedir gerçi ama olsun. Albümün orjinal CD’sini de yıllar sonra Eskişehir’e taşındığımızda şans eseri bulmuş ve neredeyse iki haftalık paramı verip almıştım. Meteora, benim her zaman sevip dinleyeceğim bir albüm olmuştur.

86873087.jpgAthena – Herşey Yolunda (2001): Athena’yı tanıdığım ve büyük kitlelerce de tanınmasını sağlayan albümdür. Üflemelilerin aşıp coştuğu, gerçek Athena havasını ilk kez dinleyiciye sunan albümdür bence. Çocukluğumdan beri dinlerim, tüm Türkiye dinler. Her şarkısı bilinir, her şarkısı dinlenir bir albümdür. Kaset formatından hemen her Türk gencinin elinden geçmiştir. Yeşil renktedir kaseti de.

11678155.jpgKurban – İnsanlar (2005): Lise 2’deyken çıkmıştı bu albüm ve önceki albümlerinin aksine Kurban’ı ben doğru dürüst olarak bu albümle keşfetmişimdir. Dolayısı ile benim Kurban anlayışımla ilk albümlerinden beri onları dinleyenler arasında fikir ayrılığı vardır (Bkz İlker Erdoğan vs ben). Albüm tamamı hit olacak şekilde hazırlanmıştır bana göre. Bir baş ucu albümüdür benim için zira içerisinde davul merakımın başladığı yıllarda çalmaya çalıştığım parçalar barındırır. Bence gerçek bir Rock albümüdür.

88309533.jpgPink Floyd – Dark Side Of The Moon (1973): Benim için çok geç bir keşiftir. Yıllardır Volkan dinlerdi, ben de ha iyi parçalarmış der geçerdim. Ancak ciddi anlamda ilgi duymam belki birkaç senedir söz konusu bu albüme ve Pink Floyd’a. Bu durumun benim için bir avantajı şu oldu: Albümün tadına bilinçli olarak varabildim, keşfettim çünkü. Ve tabi hemen bu gazla albümün long play’ini buldum aldım. Pink Floyd’un baş yapıtıdır. (Ancak kimileri de gerçek başyapıt olarak The Wall albümünü gösterir, evet The Wall çok iyi bir albümdür. Ancak bence her parçası hit değildir.)

49732763Kill Bill II – Original Sound Track (2004): Filme özgü bir parça yoktur içerisinde. Tarantino‘nun efsane fimlerden, bestecilerden toplarladığı parçaları içermektedir. Ancak öyle bir toplamadır ki bu filmin etkisiyle dinlediğinizde film yeniden oynamaya başlar kafanızda. L Arena, Goodnight Moon, Can’t Hardly Stand It gibi harika parçalar içerir. Bu albüm long play olarak arşivimde gelecek kuşaklara aktarılmayı beklemektedir.