Tag Archives: plak

Megadeth Super Collider Plağım!

collider

Geçen günkü doğum günümden sonra, kendim için doğum günü hediyesi almak istedim sevgili okur. Alınacaklar listesinde çok uzun süredir bekleyen ancak bir türlü alma fırsatımın olmadığı Megadeth – Super Collider albümü, alınacaklar listemin en tepesinden göz kırptı. Lan, dedim, acaba alsam mı? Acaba alsam mı? Dayamadım, aldım. Kendime aldığım en güzel doğum hediyelerinden birisi oldu.

Bu sıradan bir LP albüm değil. Limited Edition Deluxe Vinyl Set! Gatefold kapak, muhteşem baskılı bir iç kartonet, 7 inç’lik turuncu renkli bir EP (kırkbeşlik) ve albümü dijital olarak indirmeye de yarayan bir şifre. Pek bir sevimli, pek bir şirin bir set dolayısıyla.

collider_00Super Collider albümünü ilk çıktığında yine böyle bir yaz zamanıydı. 2013’te çıkan albümde, klip çekilen ilk parça albüme adını veren parça olmuştu. Tek düze bir klipti. Dave Mustaine‘e kız babası rolü hiç yakışmamıştı. Her halde klibin etkisinden olacak, sonrasında albüme de ısınamamıştım. Ancak bir süre sonra Kingmaker‘ın akustik versiyonu yayımlandı VEVO kanalından. Bu video işte yeniden albüme ısınmamı collider_03sağladı. Dave Mustaine, büyük bir ego gibi dursa da aslında içten içe sempatik bir herif de. Gerçi bu son albüm sürecinde yine epey “iddialı” çıkışları oldu ama tüm Megadeth sevenler bilir ki onun içinde alçak gönüllü bir taraf da vardır. VEVO’nun yayımladığı akustik Megadeth videolarına bakmanızı kesinlikle öneririm. Dört şarkının kesinlikle hiçbir yerde duyamayacağınız akustik versiyonları, üstelik Dave Mustaine’ın şirin mi şirin vokalleri ve önünü görmesini bile engelleyen saçları!

collider_01

Albümün normal çalma listesinde 11 şarkı yer alıyor. Ancak sınırlı sayıda basılan versiyonlarına 2 tane de bonus şarkı eklemişler. İşte bu 11 şarkı LP’de, bonus 2 parça ise EP’de yer alıyor. Ayrıca albümün içerisinden çıkan şifre ile girip albümü 320 kbps kalitesinde ve bonus parçalarla birlikte indirebildim.

No. Başlık Süre
1 Kingmaker 04:16
2 Super Collider 04:11
3 Burn! 04:11
4 Built for War 03:57
5 Off the Edge 04:11
6 Dance in the Rain 04:45
7 The Beginning of Sorrow 03:51
8 The Blackest Crow 04:27
9 Forget to Remember 04:28
10 Don’t Turn Your Back… 03:47
11 Cold Sweat 03:10
12 All I Want 02:53
13 A House Divided 04:04
collider_02

İç kartonet

Albümde öne çıkan parçalar Kingmaker, Super Collider, Forget To Remember, Don’t Turn Your Back. Albümün kapak resmi büyük hadron çarpıştırıcısına ait. Albüm tasarımı da bu temayla yapılmış. İç kartonette en dikkatimi çeken şey Dave Mustaine’ın yarım sayfa tutan teşekkür listesi. Pek çok Megadeth fanı nedense Chris Broderick’i sevmez, ama ben çok severim. Bu albüm de kendisinin Megadeth’le kaydettiği son albüm olduğu için ayrı bir öneme sahip oldu.

collider_04

İç kartonet

 Bu yazıyı perşembe günü yazacaktım. D&R paketi çarşamba akşamı geldi. Perşembe günü ise çok güzel bir gündü ve bu yazıyla taçlanmış olacaktı. Ancak o akşam internetimde bir sorun vardı ve bir türlü girememiştim. Ama olsun, her plakla yaptığım gibi bu plakla da fotoğrafımı çektim ve o muhteşem gün öylece bitmiş oldu 🙂 Megadeth.

In Flames Plakları Koleksiyonum

infdisco01 Şu yazıda anlattığım İstanbul seyahatimin en önemli getirilerinden birisi de In Flames koleksiyonuma çok ciddi parçalar kazandırması oldu şüphesiz. In Flames albümlerini bulabildiğim her formatta topluyorum. CD formatında eksiğim kalmadı (elbette ki en son albümü saymıyorum). Plak formatında ise taa şu yazıdan beri heyecanla beklediğim şey gerçekleşti ve yeniden basılıp Türkiye’ye gelen tüm In Flames plaklarına nihayet sahip oldum 🙂

Aldığım ilk In Flames plağım Sounds Of A Playground Fading olmuştu. Yıllar önce, 2012’de almıştım bu plağı. Henüz çalışmıyordum bile. Gatefold, double LP ve clear vinyl olarak basılan bu nadide eser arşivime girdiğinde sevinçten çıldırmıştım. Bu albüm yeni dönem In Flames’in kaydettiği en iyi albümdür. Bunun üstüne bir albüm daha yaptılar ama olmadı. Bu albümdeki çizgiyi yakalayamadı. Fear Is The Weakness ve Where The Dead Ships Dwell isimli parçalar albümde en sevdiklerim.

Aldığım bir sonraki In Flames plakları ise Whoracle ve The Jester Race albümleri oldu. Bu albümler, In Flames’in ilk dönem albümleri ve yıllar önce çok sınırlı sayıda olarak plak formatında basılmış. Ancak bu albümler basıldığında ben daha ilkokul 2. sınıfta olduğum için bırak elde etmeyi, grubu dinleme imkanım bile yoktu 🙂 Yıllar sonra bu albümler yeniden plak formatında basılınca benim gibi fanlara gündoğdu ve Hammer Müzik sayesinde bu başyapıtları olabilecek en iyi formatta, plak formatında arşivlerimize kattık.  The Jester Race ve Whoracle, sadece In Flames’in değil, melodik death metal tarihinin de en iyi albümleri arasında gösterilmektedir. Bu albümleri aldığımı müjdelediğim şu yazımda bir de hedef koymuşum kendime: “Bir sonraki hedefim ise Colony, Clayman ve Come Clarity albümlerini arşivime katmak olacak.”

plak1 Kendime koyduğum bu hedeften sonra nihayet beklediğim fırsat geldi ve İstanbul’a bir eğitim için dört günlüğüne gitme şansı doğdu 🙂 İşte bu şansı da Akmar Pasajı‘nda, Hammer Müzik‘te değerlendirdim sevgili okur. In Flames’in Colony (1999), Clayman (2000), Reroute The Remain (2002) ve Soundtrack To Your Escape (2004) albümlerini plak formatında aldım. İlkan abi ve ÇŞB’nin katkılarıyla tam dört albümü daha arşivime katmış oldum. Bu dördü içinde en sevdiklerim Clayman ve Colony. Ancak Reroute The Remain ve Soundtrack To Your Escape de orta dönem In Flames’in ilk albümleri oldukları için çok önemli albümler. R2R, Trigger şaheserini barındıran albüm mesela. Albümler, orijinal albüm kapaklarıyla basılmış. Ne yazık k, bu plaklar da gatefold değil. İçerisinden çıkan kartonette, albümlerin cd formatındaki kartonetlerinde yer alan içeriğin tamamı yer alıyor.

colonyColony (1999), efsane beşlinin kaydettiği albümlerden. Albümde en sevdiğim parçalar Embody The Invisible, Ordinary Story ve Resin. Özellikle Resin, karanlık Bilecik gecelerimin soundtracklerinden birisidir.

claymanClayman (2000), dinlediğim ilk In Flames albümüdür. Albümün açılış şarkısı Bullet Ride da muhtemelen ilk dinlediğim In Flames parçasıdır. Sahip olduğum ilk In Flames albümü de Clayman (kaset formatında) albümüdür. Yani neresinden tutarsan tut sevgili okur, diskografideki benim için en önemli albümlerden biridir. Albümdeki tüm şarkıları ve trafiklerini ezbere biliyorum. Albümdeki tüm şarkılar hittir, ancak benim favorim Swim‘dir. Saygılar 🙂

plak2

rerouteReroute The Remain (2002) yılında çıktığında muhtemelen grubun hayranları büyük şoka uğramıştı. Çünkü grubun soundu çok ciddi değişiklikler geçirmiş bu albümde. Bir kere clean vokal kullanmaya başladı grup. İlginç bir istatistik daha vereyim, bu albüm muhtemelen grubun en çok dinlediğim albümüdür. Hatta bir yıl boyunca aralıksız dinlediğim albümüdür. Lise 3 süresince telefonumda bu albüm vardı ve evden çıkıp okula gidene, okuldan çıkıp eve gidene kadar hep bu albümü dinledim. Bu da ezbere bildiğim albümlerden biridir.

styeSoundtrack To Your Escape (2004), diğer üçü arasında en az sevdiğim albümdür. Plak formatında almayı açıkçası çok düşünmüyordum ancak görünce dayanamadım 🙂 Superhero Of The Computer Age, Dial 595-Escape ve My Sweet Shadow albümdeki favorilerim.

Şu an elimdeki In Flames plağı sayısı 7 oldu. Almayı istediğim ve beklediğim albümler Come Clarity ve Subterrenean kaldı. Bunları da çıktıklarında alacağım.

Bu albümleri edinmemde katkısı olan, İlkan Abi’ye, ÇŞB’ye, Keyb’ye, Hammer Müzik ve Çılgın Koleksiyoncular Grubu‘na buradan selamlarımı iletiyorum.

infdisco02

The Jester Race ve Whoracle Plaklarım!

  inflam01Çok tutarlı hedefleri olan blog, My Resort, yine dediğini yaptı sevgili okur: Şu yazımda bahsettiğim plaklar, In Flames‘in The Jester Race ve Whoracle albümlerinin plakları, nihayet basıldı ve Türkiye’ye Hammer Müzik tarafından getirildi. İnsanlığın Instagram Profili, büyük insan Keyb‘nin müthiş çabaları sonucu elde edildi ve tarafıma postalandı 🙂

Bir In Flames fanı olarak bu albümlerin, aslında In Flames’in tüm albümlerinin, basıldığı tüm formatlarda arşivimde olması çok büyük önem taşıyor. Son iki albüm hariç, ilk ve orta dönem albümlerim hepsi CD formatında arşivimde vardı. Daha sonra plak olarak toplama fikri aklıma sızdı. Bu küçük fikir, aklıma kök saldı, adeta beni ele geçirdi. Ancak bir sorun vardı. Son üç albüm hariç, diğer albümleri plak olarak bulmak çok çok zordu. Neyse ki CM Distro tarafından tüm In Flames albümleri periyodik olarak plak formatında yayımlanacak. Bir sonraki hedefim ise Colony, Clayman ve Come Clarity albümlerini arşivime katmak olacak.

inflam02

Evet, gelelim şimdi elimdeki yavrulara. bunlardan ilki 1995 tarihli The Jester Race. Şüphesiz In Flames’in en efsane albümü. Boş şarkı yok. Moonshield baş yapıtıyla başlayan, içerdiği 10 parçanın  her biri ayrı ayrı başyapıt olan ve “Melodik Death Metal Nasıl Yapılır El Kitabı” diyebileceğimiz bir albüm. Anders‘in ilk defa vokal yaptığı albüm. Björn‘ün davul çaldığı son albüm.

inflam03Diğer albüm Whoracle ise In Flames’in 1997 yılında çıkardığı ve pek çok otorite tarafından Melodik Death Metal’in zirvesi olarak kabul edilen bir albümdür. In Flames’in (melodik death metal döneminin) The Jester Race ile birlikte en iyi albümü olarak kabul edilir. 11 parçalık muhteşem bir albümdür, ancak itiraf edeyim, The Jester Race gibi her şarkısı baş yapıt diyemiyorum bu albüm için. Ancak Jotun, Gyroscope, Episode 666 gibi en sevdiğim In Flames şarkılarını barındırması bile albümün vazgeçilemez olması için yeterlidir.

Albümlerin plakları orijinal albüm kapaklarıyla basılmış. Ne yazık ki gatefold (açılır kapak) değil ve görür görmez Alper‘in de farkettiği üzere albüm kapağında kullanılan görsellerin çözünürlükleri birazcık zayıf kalmış. Sanki CD kapağını büyütüp plak için basmışlar gibi 🙂 Ama olsun, taştan topraktan olsun, boş plak olsun ama adı In Flames olsun.

Plaklar black vinyl dediğimiz, bildiğimiz siyah renk plaklar ve her albüm tek plaktan oluşuyor. Oysa birkaç sene önce aldığım Sounds Of A Playground Fading albümü plağı hem gatefold, hem çift plak hem de clear vinyl denilen şeffaf plaklardı. Olsun, ne olursa olsun, The Jester Race’i plak olarak bulabilmek büyük nimet!

Bu albümleri edinmemde katkısı olan, başta Keyb kardeşim olmak üzere, Hammer Müzik ve Çılgın Koleksiyoncular Grubu‘na buradan selamlarımı iletiyorum.

Türkiye’nin En İyi Plakçıları

record-store-dayAskerden getirdiğim dökümanları karıştırırken bir gazete sayfası buldum. 19 Nisan 2014 tarihli Hürriyet Gazetesi‘nden bir sayfa. Her yıl Nisan ayının üçüncü cumartesine denk gelen Record Store Day-Plak Dükkanı Günü‘nün şerefine Türkiye’d         eki en önemli plakçıların isimlerini derlemişler. Benim de aşağı yukarı askerliği yarıladığım günlermiş. Neyse, şimdi o yazıdan atıfla tüm bu plakçıların adlarını ve adreslerini yazacağım. Ne yazık ki bunlardan sadece bir tanesi Ankara’da. Diğerlerinin hepsi İstanbul’da.

hammermuzik_rop_3Hammer Müzik: Akmar Pasajı‘nın ve Türkiye’nin en geniş metal müzik arşivine sahip müzik dükkanı burası. Ben de çok kereler alışveriş yaptım buradan. İnternet sitelerinin mail order kısmından istediğiniz plağı sipariş edebiliyorsunuz. Kişisel olarak tavsiye ediyorum. Mühürdar Cad. Akmar Pasajı, Kadıköy.

04_zihniZihni Müzik: Bu dükkan da Akmar Pasajı’nda, hatta Hammer ile komşu. Burada da müthiş bir arşiv var. Akmar’a gidince muhakkak uğranması gereken bir plakçı. Ağırlıklı olarak Rock ve Metal tarzında albümler var. Mühürdar Cad. Akmar Pasajı No: 70 Kadıköy.

07_opusOpus 3a: İkinci elden ziyade yeni plaklar satıyormuş. 70’ler Türk pop müziği arayanlar muhakkak bakmalıymış. Pürtelaş Hasan Efendi Mah. Cihangir Cad. No: 3, Cihangir.

deformDeform Müzik: Plak dükkanlarının eksilerindenmiş. Eğer aranan bir plak orada yoksa muhtemelen hiç bir yerde yokmuş. Turnacıbaşı Cad. No:45, Çukurcuma.

shadesShades:Caz, blues ve Rock dinleyen her Türk gencinin hayatında bir kere uğraması gereken bir yermiş. Ankara’nın plak merkeziymiş. Buraya, Ankara’ya bir sonraki gidişimde uğrayacağım kesin. Tunalı Hilmi Cad. No: 95/37 Kavaklıdere.

kontraKontra Plak: Arşivleri genelde elektronik müzik ağırlıklıymış. İstanbul’un en iyi plak dükkanı olabilirmiş. Hatta şanslıysak partiye bile denk gelebilirmişiz. Tomtom Mah. Yeni Çarşı Cad. 60 / a Galatasaray.

vintageVintage Records: Kaybedenler Kulübü’nden Mete Avunduk’un dükkanı burası. Dr. Esat Işık Cad. No: 20, Moda.

rainbowRainbow 45: Son derece güleryüzlü bir dükkan. Ben de buradan bir kere alışveriş yaptım. Aradığınızı bulamazsanız söylüyorsunuz, arayıp bulmaya çalışıyorlar. Kişisel olarak tavsiye ediyorum. Caferağa mah. Sakız Sok. No: 2-D, Kadıköy.

06_laleLale Plak: İstanbul’un en eski plakçısıymış. Galipdede Cad. No: 1 , Tünel.

Plak demek para demek. Yakın zamanda almayı planladığım birkaç plak var. Facebook’ta bir grubumuz var Çılgın Koleksiyoncular diye. Mükemmel paylaşımlar oluyor her gün. Ben de gaza geliyorum haliyle 😉

Aşırı In Flames Fanları İçin Çok İyi Bir Haber!

Selam In Flames Fanları,

Arşivinde en az iki orijinal In Flames albümü bulunduran fanlar, In Flames’i sadece ilk dönemiyle değil, bütün dönemleriyle sevebilen fanlar (tamam lan itiraf ediyorum son albümü ben de hiç sevemiyorum şu ara), In Flames çıkarsa boş cd bile gidip alırsınız. Biliyorum, ben de sizlerden birisiyim.

Uzun süredir In Flames’in plaklarını toplamaya çalışıyordum. Şu yazımda hatta Sounds Of A Playground Fading‘in plağını nihayet alabildiğimden bahsetmiştim. Bugün Facebook’ta tamamen şans eseri olarak In Flames’in en önemli iki albümü olan The Jester Race‘in ve Whoracle‘in plak formatında yeniden basılacağını gördüm. Hemen haberi paylaşan arkadaşın verdiği linke tıkladım ve Avrupa’nın en büyüğü CMDISTRO‘nun sayfasında haberi gördüm şu banner’la:

Bu ilana göre,

  • 15 Eylül-13 Ekim arasında ilk dönem In Flames albümlerini yani Lunar Strain, Subterranean, The Jester Race ve Whoracle albümlerinin yeniden basım CD’lerini ön sipariş verebiliyoruz. Burada sadece The Jester Race ve Whoracle albümleri plak olarak basılmış ve ben de bunları alacağım.
  • 22 Eylül – 20 Ekim tarihleri arasında son dönem In Flames albümlerini yani Come Clarity, A Sense Of Purpose ve Sounds Of A Playground Fading albümlerinin yeni basımlarını ön sipariş verebileceğiz.
  • 27 Ekim – 24 Kasım tarihleri arasında orta dönem ya da ikinci dönem albümler dediğimiz Colony, Clayman, Reroute The Remain ve Soundtrack To Your Escape albümlerinin yeniden basımlarını ön sipariş verebileceğiz.

Şimdi bu ürünleri CMDISTRO üzerinden getirtmek biraz pahalı olacak. Ancak bu durum şöyle bir güzellik sağlayacak. Bir süre sonra piyasada yine bu albümleri bulabileceğiz. Çünkü uzun süredir ikinci el piyasasında ya da müzik marketlerde In Flames albümleri tükenmiş ve bulunamaz durumdaydı. Yeni basımların olacak olması çok iyi bir haber dolayısıyla. Ben ise, tedarik etmek için zamanı geldiğinde farklı bir yöntem izleyeceğim.

Aşırı In Flames fanlarına duyurulur. Tüm bu güzel haberlerin üzerine şimdi aynı güzellikte bir şarkıyla veda ediyorum:

Ghost B.C – Infestissumam Plağım!

01 1

01_1Ghost B.C. ile ilgili olarak daha önce şu yazıyı okumuştunuz. O yazıyı yazdığım tarihten beri Infestissumam’ı aşağı yukarı her gün dinledim. Tarz olarak çok extreme olmadığından dolayı iş yerinde de rahatlıkla dinleyebiliyorum. Geçen hafta İstanbul’a giderken Hammer Müzik’in internet sitesini biraz inceledim. Galiba biraz da şans eseri olarak Infestissumam’ın kırmızı plağa basılı olan sınırlı sayıdaki versiyonundan bir tanesinin Hammer Müzik’te olduğunu gördüm. Bu, Türkiye’de satılık olan tek Ghost B.C. plağıydı üstelik.

İstanbul’a gittiğimde planladığım gibi Hammer Müzik’e gittim ve plağı orada buldum. İnternet sitesinde yazan fiyattan daha uygun bir fiyata (güzel bir indirimle) aldım. Dün gece de ilk defa paketini açıp dinledim. Sonuç: Çok iyi!

04 12Albüm’ün clear vinyl denilen şeffaf tabakaya (kırmızı renkli) basılmış. Gatefold, yani açılır kapak. Ancak Limited Edition’larda görmeye alıştığımız üzere herhangi bir ekstra materyal içermiyor. İç kapakta grubun fotosu ve şarkı sözleri yer alıyor. O kadar. Kapak, mat kâğıda basılmış. Dolayısı ile parlaklığı yok hiç.

Albüm kapağının tasarımı (Bp Necropolitus Cracovienses yapmış) 10 üzerinden 10 verilecek kadar güzel bence. Hatta bastırıp tişört yaptıracağım. Ya da ben yaptıramazsam siz yaptırın bana hediye verin. O kadar güzel yani 🙂

02 17

03 13

Albümden şu yazıda bahsettiğim için bu yazıda çok detaylı bahsetmeyeceğim. Şu adreste gayet detaylı bilgiler de yer alıyor. Parça listesini vereyim ama:

No. Parça Süre
A1. “Infestissumam” 1:42
A2. “Per Aspera ad Inferi” 4:09
A3. “Secular Haze” 5:11
A4. “Jigolo Har Megiddo” 3:58
A5. “Ghuleh / Zombie Queen” 7:29
B1. “Year Zero” 5:50
B2. “Body and Blood” 3:43
B3. “Idolatrine” 4:24
B4. “Depth of Satan’s Eyes” 5:25
B5. “Monstrance Clock” 5:53
Toplam Süre:
47:47

Kısacası çok iyi, başarılı bir albüm ve kesinlikle koleksiyonluk bir plak sevgili okur. Öpüyorum.

Wintersun Time I Plağım!

wintersunElime çok değerli bir plak geçince, hele hele çok çok uygun bir fiyata geçince kendimi yazı yazmaktan alıkoyamıyorum! Alıkoyamıyordum desem daha doğru olur bu sefer. Çünkü bu plak neredeyse iki haftadır bende ve nihayet yazmaya fırsat bulabildim. Tarih beni affetmeyecek sevgili okur, belki bu yazıyı okuduktan ve ilk defa duymuşsan, dinleyip grubu sevdikten sonra sen beni affedersin. Yazıya devam etmeden önce aşağıdaki videoyu başlat ve albümdeki parçalardan ilkini dinlemeye başla. Diğer parçaları da yazının içerisine serpiştireceğim.

Wintersun, Beyond The Dark Sun parçası ile bundan herhalde bir beş sene kadar önce tanıdığım bir gruptu. O dönemlerde metalin bu türünü pek sevmediğimden grubun fazla üzerine gitmemiş ve bu tek şarkısı ile yetinmiştim. Tepkilerim de “oha adamlar ne kadar hızlı çalıyor” şeklinde idi. Aradan yıllar geçecek ve ben bir gün Savaş Sungur ve Süha Kozbey‘in Facebook profillerinden Wintersun isimli o grubun “Time I” isimli bir albüm çıkardıklarını okuyacaktım.

Neredeyse tüm Sabhankra tayfası, meğer büyük bir merakla bekledikleri albüm çıkar çıkmaz yorumlarını ve beğenilerini iletilerine taşımışlardı. Albüm ilgimi o sayede çekti yani. Dinlemeye başlayınca da tüm o yorumlara hak verdim. Dinleyecek yeni bir şeyler arıyordum ve nihate bulmuştum: Wintersun – Time I.

01 26
Aslında Time, Wintersun’ın çok uzun bir süreden beri beklenen albümüymüş. Wintersun’ın beyni Jari Mäenpää zaman zaman albümle ilgili gelişmeleri paylamış. Bunlardan birkaç tanesini okudum. Bir tanesinde parçalarda 200’den fazla kanal var demiş. Bir tanesinde 4 GB ram yetmiyor demiş hatta. Velhasıl, şu ya da bu sebeplerden dolayı albüm gecikmiş de gecikmiş. Sonra toplam çalma süresi 80 dakikayı geçince, grup albümü iki kısım Time I ve Time II olarak yayımlamaya karar vermiş. Nihayet 2012 yılı Aralık ayı başlarında albüm Nuclear Blast‘tan Time I olarak çıktı.

Time I, toplamda 40 dakikalık bir çalma süresine ve 5 parçaya sahip. Parçaların çalma süreleri ve adları şu şekilde:

No. Parça Süre
1. “When Time Fades Away” 04:08
2. “Sons of Winter and Stars” 13:31
I. “Rain of Stars”
II. “Surrounded by Darkness”
III. “Journey Inside a Dream”
IV. “Sons of Winter and Stars”
3. “Land of Snow and Sorrow” 08:22
4. “Darkness and Frost” 02:24
5. “Time” 11:45

En sevdiğim parça Land Of Snow And Sorrow desem de aslında yalan söylüyorum. Hiç bir parçayı birbirinden ayıramıyorum lezzet olarak. Yani bu albüm çok iyi hazırlanmış bir karışım.  Özellikle performans videolarıyla birlikte izleyip dinleyince albümden aldığım keyif çok daha fazla oluyor. Stüdyo videolarında gördüğümüz ve albümü de hazırlayan kadro şu şekilde:

  • Jari Mäenpää − Vokal gitar
  • Teemu Mäntysaari − Gitar
  • Jukka Koskinen − Bass
  • Kai Hahto  – Davul

Albümün ilk Wintersun albümünden farkı, orkestrasyon olarak aşmış coşmuş olmasıdır. Ancak eleştirilen yanı ise aşırı derece bilgisayar albüm olmasıdır. Yani gitar, bass ve davul haricindeki enstrümanlar çoğunlukla sample imiş. Parça sayısının az olması, her ne kadar parça süreleri uzun olsa da uzun süredir albüm bekleyen fanlar için hayal kırıklığı yaratmış. Grubu doğru dürüst anlamda bu albümle tanıdığım için, parça sayısının azlığı bende bir sıkıntı yaratmadı. Parçalardaki vokalleri çok beğendim. Melodiler ise tek kelimeyle enfes! Beş parçadan iki tanesi enstrümental ve üç tanesi sözlü parçalar. Tema olarak tam da sevdiğim kuzey temalar işlenmiş. (Immortal da aynı şeyi yapıyor.)

03 20
Albümü iki formatta temin edebiliyoruz: CD ve plak. Tahmin edersiniz ki ben plak formatını tercih ettim. Bu albüm için özel olarak hazırlanan mavi renkli şeffaf plak ve gatefold (açılır) kapaklı versiyonuna bir de poster ilave etmişler. Evladiyelik, nefis bir iş olmuş. Türkiye’de kaç kişide vardır bilmiyorum ama bir tane bende var Time I’in plağı.02 22

Bu albümle ilgili olarak teşekkür edeceğim iki kişi var ve bu yazıyı da onlara ithaf ediyorum: Savaş Sungur ve Süha Kozbey. Yazıyı hazırlarken birkaç cümle ile yorumlarını istedim. Ancak hiç biri online değildi. Artık yorum yaparlarsa yazıya yorum olarak okuyabiliriz.

Grubun resmi sitesi: http://www.wintersun.fi/

05 13

Keith Jarret – The Köln Concert Plağı

keithBirkaç hafta önce yazdığım şu yazıdan sonra nihayet Ketih Jarret‘ın The Köln Concert albümünü plak formatında edinebildim 🙂 Albüm aslında geçtiğimiz hafta elime ulaştı ancak tembellikten yazamadım bloga. O açıdan her birinizden özür dilerim.

jarrett1Albümle iligi çok kapsamlı bir yazıyı zaten şurada yazmıştım. Dolayısı ile bu yazıyı birazcık daha kısa tutabilirim.

Albümle ilgili olarak Gizem‘e bir teşekkür borçluyum aslında. Hani yukarıda linkini verip durduğum bir yazı var. O yazının sonunda albümü şimdiye kadar sadece bir kişiye verip tavsiye ettiğimden bahsetmiştim. İşte o kişi Gizem’di. Neden oydu peki? Çünkü benim bu albümle ilgili fikirlerimi beni çok ciddiye alarak dinlediği için oydu. Elbette bu ilginin ödülü bundan çok daha fazlası olmalı.

01 29

keith_jarrett1Albümü açtım, plakları çizik var mı diye kontrol ettim. Tek bir çizik dahi yok. Albüm kapağında yaşından dolayı (1975 baskı) oluşan sararmalar dışında yine bir kusur yok. Ancak albümü halen takıp dinlemedim. Niye dinlemedim? İşte yukarıda bahsettiğim ödül durumundan dolayı dinlemedim. Yukarıda linkini veridğim yazıyı yazarken epey araştırma yapmıştım. O araştırmalardan birinde birisi şöyle bir şey demiş: “Albüm en iyi plak formatında dinleniyor. Çünkü plaktan dinlerken Jarret’ı salonunuzun bir köşesinde piyano çalıyormuş gibi hissedebiliyorsunuz.” Jarret’ın çalarken çıkardığı o çılgın sesleri de duyabildiğimiz bu kayıtı dinlemek için sabırsızlanıyorum.

03 23

Gatefold kapak olan albümün çok sade bir kapak tasarımı var. Bembeyaz bir albüm. Yukarı da dediğim gibi 1975 orijinal ilk seri baskısı. Şu an için koleksiyonumdaki ilk ve tek piyano albümü olma özelliği taşıyor bu plak.

02 25

Beklenen Plak: GODSPEL!

Bir süre önce faaliyetini durduğunu açıklayan Godspel‘in besteleri ziyan olmasın diye kendi çabalarımla ve yakın dostlarımın yardımlarıyla düzenleyip kaydettiğim ve grubun kendi adını taşıyan albüm GODSPEL çıktı.

Albümü çok sınırlı sayıda plak formatında bastırdım. Az sayıda da CD formatında bastırdım. Godspel dağılırken gruba böyle bir sürpriz yapacağımdan bahsetmemiştim tabiki. Ancak uzun geceler süren verimli çalışmaların sonucunda artık elimde bir GODSPEL plağı tutuyor olmanın sevincini yaşıyorum. Albümle ilgili detaylı bilgiyi şu an veremiyorum, zira pilak firmasıyla anlaşmamız böyle. Ancak en kısa sürede anlaşma tarihi geldiğinde yine buradan duyuracağım.

Bu süreçte ve enstrüman kayıtlarında bana verdikleri destekten dolayı Alper UĞURLUOĞLU,  Togay ÇALIKOĞLU ve Halil CEYLAN‘a, ayrıca kayıt ve prodüksiyon aşamasında sürekli yanımda olan Volkan VARDAR‘a çok teşekkür ederim. Albüm kapağı için de Strasson NWÖT‘e buradan sevgilerimi iletiyorum.

Yurtiçi Kargo’nun Büyük Soygunu

Sevgili okuyucu belki şu yazımdan hatırlayacaksın Yurtiçi Kargo’yu ne kadar sevdiğimi. Bugünden itibaren Yurtiçi Kargo’yu sevmiyorum lan! Neden? Çünkü müşterilerine fahiş fiyatlarla hizmet verdikleri için.

Geçen gün Gittigidiyor.com‘dan açık arttırma ile şu plağı kazandım. Satıcı Ankara‘da oturuyordu. Ben Eskişehir‘de oturduğum için ve satıcının yollayacağı nesnede 50 gr ağırlığında ve 30 cm x 30 cm ebatlarında bir plak olacağı için kargonun az tutacağını hesapladım. Böylece açık arttırma ile aldığım plak hesaplıya gelmiş olacaktı. Satıcı satışın hemen ertesi gün ürünü kargoya verdi. Cumartesi kargoya verildi ürün ve pazar tatil olduğu için pazartesi evime teslim edildi, ancak gayet yuhani bir fiyata: 9.23 TL.

Plak özel bir pakette gelmedi. Yani ekstra koruma özelliği olan bir pakette falan değildi. Kargo ile gelen faturada verilen “hizmetin” fiyatları da yer alıyordu. Ankara’dan Eskişehir’e 50 gr.lık bir paket standart taşıma hizmetine giriyormuş ve fiyatı 5.86 TL imiş. Kargomu şubeden ben almadığım ve onlar evime getirdikleri için 1.56 TL “adrese teslim ücreti” ilave edilmiş. Bir de “Alıcı Ön Bilgi Hizmeti” adı altında 0.40 kuruşluk bir ücret eklenmiş ki bunun alınması zaten başlı başına yanlış. Zira beni ne arayan oldu ne de mesaj atan. Şimdi bu şekilde toplayınca 7.82 TL’lik bir fiyat çıkarmışlar. Bu toplam fiyata bir de %18 KDV eklenince fiyat olmuş 9.23 TL!

Lan ayıptır ayıp. Ankara’dan Eskişehir’e 15 liraya adam taşıyorlar otobüsle. Bu fiyata kargoculuk mu olur? Hizmet olarak çok iyisin Yurtiçi Kargo ama fiyat olarak kesinlikle çok kötüsün, adeta soyuyorsun müşterilerini. Hem de sürekli olarak seni tercih eden devamlı müşterilerini. Yapma böyle, n’olur yapma.

Burada bence Gittigidiyor.com‘a da bir görev düşüyor. Sonuç olarak uyguladıkları satış sisteminden kendileri de para kazandıkları için bizler Gittigidiyor’un da müşterileri oluyoruz. Ve müşteriler olarak bu kargo ücretlerinden hiç memnun değiliz. Koskoca Gittigidiyor’un bence ülkedeki tüm kargo şirketlerinin dikkatini çekebilecek kadar bir işlem hacmi ve günlük satış/kargolama sayısı vardır. Bence bu işi bir ihaleye dönüştürüp kullanıcıları için en iyi hizmeti ve fiyatı veren kargo firmasıyla anlaşıp site için resmi firma olarak belirleyebilir, biz müşteriler de böylece belirli bir tek fiyat üzerinden, ama makul bir tek fiyat üzerinden şimdiki gibi 10 TL değil, kargo hizmeti alırız. Çoğu zaman alacağım çoğu şeyi almaktan sırf kargoya ödeyeceğim saçma ücretler yüzünden vazgeçiyorum. Lütfen Hepsiburada, bu çağrımıza kulak ver!