Tag Archives: Progressive rock

Kes – Kamlama

kes00 Satın almadığım albüm için inceleme yazısı yazmama kararı almıştım. Yerli gruplar için istisnasız, yabancı gruplar için de birkaç istisna dışında bu kararımı uyguluyorum. Uzun süredir de albüm inceleme yazısı yazmıyordum. Bu yazıda sizlere son zamanda dinlediğim en iyi Türk rock gruplarından olan KES‘in ilk albümü Kamlama‘yı değerlendireceğim.

Çılgın Koleksiyoncular Grubu‘nda her gün pek çok kaliteli grubu tanıma fırsatımız oluyor. Grubumuzun üyelerinden Cenk Turanlı‘nın bass gitaristliğini yaptığı yepyeni bir grup KES. Cenk Turanlı’yı Malt grubundan da tanıyoruz. Ayrıca kendisinin çok sağlam bir Metallica fanı olduğunu biliyoruz. Üç kişiden oluşan grubun diğer üyeleri de şu şekilde: Emre Kula – Gitar, Mehmet Demirdelen – Davul.

kes01Grubun tarzı progressive rock ve grup enstrümental müzik yapıyor. Yani vokal yok parçalarda! İşte bunu farkettiğimde daha da bir ilgiyle dinlemeye başladım. Müziğin içerisinde vokal yoksa tüm enstrümanların vasatın çok çok üzerinde performans sergilemesi gerekir. İşte Kamlama’da duyduğumuz şey tam olarak bu! Düşünsenize, Türkiye’de progressive rock yapacaksınız, üstelik vokaliniz de olmayacak! Bu ne cesaret? Bu ne büyük bir duruş! Helal olsun.

kes02Albümü alınca çok şaşırdım. Çünkü albümde kartonet tasarımı çok sade, adeta yok. Kartonette albüme emek verenlerin isimleri, parça listesi ve teşekkür listesi var sadece. Gerçi şarkı sözü yok, daha ne olabilirdi ki? Albümün enfes bir kapağı var bu arada. Şakir ve Zeynep KIŞ tarafından çizilmiş. Cenk Abi, orijinal çizimi grupta paylamıştı.

kamlamaorijinal

Orijinal çizim

Albümde dokuz parça var. En baştan söyleyeyim favorim Dilenci. Ama kötü diyebileceğim bir parça da yok. Belki Nevroz, diğerlerinden biraz daha düşük kaldığı için en az dinlediğim parça olabilir. Albüm ve grupla ilgili bir diğer mükemmellik ise grubun albümdeki çoğu parçanın performans videolarını Youtube’a koymuş olması. Adamlar zaten üst seviyede çaldıkları için muhtemelen performans videosu işi hayatlarının sıradan bir parçasıdır 🙂 Albümden “Official Video” olarak Hak isimli parça yayımlandı.

Grubun müzikal tarzına en çok benzettiğim grup Nekropsi. Evet, bir daha düşündüm ve Nekropsi’nin “Sayı 2: 10 Yılda Bir Çıkar” albümü tarz olarak Kes’in Kamlama’sına çok yakın. Hangisi daha iyi derseniz ben Kamlama’yı seçiyorum. Çünkü söz yok ve riffler daha sert.

Bu yıl içerisinde çıkmış en iyi yerli albümlerden birisi bu oldu bence. Yıl henüz bitmedi, bakalım daha neler dinleyeceğiz, ancak Kamlama’dan kısa vadede vazgeçemeyeceğiz gibi duruyor. Tebrikler Kes!

Efsane King Crimson Plağı!

King-Crimson-Throwback-Thursday-ImageYazının tepesindeki albüm kapağı mutlaka bir yerlerde gözüne çarpmıştır sevgili okur. Çarpmadıysa bile artık bu kadar büyük bir burun deliğini bir kere gördüğün için bir daha unutmazsın.

Evet, başlığı okuyup neymiş o efsane plak diyenler, King Crimson‘un 1969 yılında çıkardığı ilk albümü In the Court of the Crimson King‘den bahsediyorum. İlk dönem neredeyse tüm Progressive Rock grupları gibi King Crimson da İngiltere çıkışlı bir grup. Albüm tarzında bir milad olmakla birlikte içerdiği senfonik ve jazz ögeleri ile de müzik tarihinde benzersiz bir yere sahip.

Açıkça belirteyim ki ben bir King Crimson fanı değilim. Hatta bu albümün tamamını sevdiğim de söylenemez, ancak hem grupla hem de bu albümle tanışmamı sağlayan o parça, Epitaph‘dan bahsedecek olursak konuşacak çok şeyimiz var demektir. Kim verdi, kimin sayesinde tanıdım, nereden duydum en ufak bir fikrim yok. Ama yaklaşık sekiz buçuk dakikalık süresiyle Epitaph başladı mı elimde, önümde ne iş varsa bırakıp parçaya dalıyorum. Albümün saykodelik ve hareketli açılış parçası 21st Century Schizoid Man‘in aksine, çok daha sakin, çok daha karamsar bir parça bu. Elbette her dinleyende farklı bir his uyandırıyor. Ben de uyandırdığı his ise pişmanlıklarım oluyor. Allahtan çok fazla yok da gözyaşlarımı tutabiliyorum. Albümün tamamında olduğu gibi burada da vokal ve enstrüman hakimiyetinin ne denli üst seviye olduğu görebiliyoruz. Bazı parçalar uzundur ve sıkılırsınız dinlemekten. Epitaph’da ben bu hissi hiç yaşamadım. “Müzikte ruh” diye bir yazı hazırlasaydım herhalde vereceğim örneklerin başında gelirdi bu albüm ve bu parça.

 

Plağı alırken yaşadığım bir de komik bir anım oldu. Satıcı ile görüştüm plağın kondüsyonu ile ilgili olarak. Adam büyük bir dürüstlükle şunu dedi, abi plağın bazı yerleri bozuk ses gelmiyor. Ancak ben biliyordum ki Moonchild parçasından bahsediyor 🙂 Bu parçada aralarda böyle sessiz kısımlar var. Satıcı o kısımları bozuk sanmış.

01 24Albümün plak basımlarının neredeyse tamamında ön tarafta “This album contains the hit single “EPITAPH” ” ibaresi yer alıyor. Albüm kapağında bunun dışında ne grup ismi ne de albüm ismi yazıyor. Bunun sebebi de kapağın bir posterden dönüştürülmesi. Barry Godber isimli bir bilgisayar programcısının çizdiği ilk ve tek esermiş bu kapak. Adam genç yaşta ölünce manevi olarak da bir anlamı olmuş grup için. Kapakta 4 renk kullanılmış. Benim aldığım plak ne yazık ki gatefold yani açılır kapak değil. O yüzden albümün iç kısmında kullanılan görselleri kendim bulup çıktı almak zorunda kaldım.

Albümün çalma listesi şu şekilde:

  1. 21st Century Schizoid Man – 7:21
  2. I Talk to the Wind – 6:05
  3. Epitaph – 8:47
  4. Moonchild – 12:13
  5. The Court of the Crimson King – 9:25

Albümdeki kadroyu da aynen Vikipedi’nden aktarayım da eksik kalmasın:

  • Robert Fripp – Gitar
  • Ian McDonald – Üflemeli ve tuşlu çalgılar, Mellotron, Vokal
  • Greg Lake – Bas Gitar, Ana vokal
  • Peter Giles – Vurmalı Çalgılar, Vokal
  • Peter Sinfield- Söz Yazarı

krimsonYazıyı her plağım için çektiğim o fotoğrafla bitiriyorum yine. Geçen birisi sorduğu için söylüyorum, plakları tanıtırken özellikle bu şekilde bir fotoğraf ekliyorum. En altta da ekşisözlük’ten rastladığım ve albümü çok iyi özetleyen bir görsel yer alıyor 🙂

EKLEME: 27.02.2016. Eski görseller ölmüş. Yenileme yaptım. Dolayısıyla yeni bir foto ekledim.

05-in-the-court-of-the-crimson-king

EKLEME 2: Eski görselleri buldum. 08.06.2016

Roxy Music Plağım

64691617Bundan bir hafta önce Flashbacks Of A Fool filmi için yazdığım şu yazıda şöyle diyordum: “…Filmden sonra If There Is Something’deki ruha daha fazla kayıtsız kalamadım ve Roxy Music’in bu şarkıyı da içeren aynı adlı albümünü plak formatında çok komik bir fiyata aldım. Bununla ilgili yazıyı bir iki gün içerisinde yazacağım…” Eh, bir hafta olduğuna göre ben artık o yazıyı da yazayım.

00 1Yetmişler İngiliz rock müziği, inkar edilemez bir şekilde o dönemde Dünya müziğinin en kaliteli işlerini barındırıyordu. Progressive rock‘ın temelleri de işte bu dönemde atılmıştır. Roxy Music de işte bu dönemde, İngiltere de ortaya çıkan ve Art Rock denen tarzda eserler veren bir grup. Pink Floyd, David Bowie gibi dönemdaşları ve türdaşlarının yanında özellikle işin boya kısmıyla dikkatleri hemen çekmiş. Açık söylemek gerekirse ben Flashbacks Of A Fool filmini izleyene kadar bu gruptan haberdar değildim. Filmde grubun If There Is Something isimli şarkısı soundtrack olarak kullanılmış. Sözünü ettiğim film, büyük oranda bu şarkıyla iç içe geçtiği için, filmi kapattıktan sonra yaptığınız ilk şey Youtube‘a Roxy Music yazmak oluyor.

If There Is Something, filmin bir numaralı soundtrack’i. Öyle ki lirikleri senaryoya bile işlenmiş. Bu parça Roxy Music’in 1972’de çıkardığı aynı adlı albümleri, Roxy Music‘te 3. numaralı parça. Albümdeki tüm parçalar, grubun vokalisti de olan Brayn Ferry‘e ait. Şöyle bir parça listesi var albümün:

Birinci Yüz
 No. Başlık Süre
 1 “Re-Make/Re-Model” 05:10
 2 “Ladytron” 04:21
 3 “If There Is Something” 06:33
 4 “2 H. B.” 04:34
İkinci Yüz
No. Başlık Süre
1 “The Bob (Medley)” 05:48
2 “Chance Meeting” 03:00
3 “Would You Believe?” 03:47
4 “Sea Breezes” 07:00
5 “Bitters End” 02:02

Albüm açıkçası benim için One-hit-wonder kıvamında olduğundan, müzikalite anlamında tamamı için bir yorum yazmayacağım. Ancak, plak formatındaki bu albümün şimdiye kadar aldığım en renkli ve canlı kapağa ve baskı kalitesine sahip olduğunu belirtmem gerekiyor. 2008 baskılı Limited Edition sürümünde albümle beraber bir de poster hediyesi var. If There Is Something, albümdeki en iyi parça ve sizlerle paylaşıyorum:

If there is something that I might find
Look around corners
Try to find peace of mind I say
Where would you go if you were me
Try to keep a straight course not easy
Somebody special looking at me
A certain reaction we find
What should it try to be I mean
If there are many
Meaning the same
Be specific just a game

I would do anything for you
I would climb mountains
I would swim all the oceans blue
I would walk a thousand miles
Reveal my secrets
More than enough for me to share
I would put roses round our door
Sit in the garden
Growing potatoes by the score

Shake your hair girl with your ponytail
Takes me right back (when you were young)
Throw your precious gifts into the air
Watch them fall down (when you were young)
Lift up your feet and put them on the ground
You used to walk upon (when you were young)
Lift up your feet and put them on the ground
The hills were higher (when we were young)
Lift up your feet and put them on the ground
The trees were taller (when you were young)
Lift up your feet and put them on the ground
The grass was greener (when you were young)
Lift up your feet and put them on the ground
You used to walk upon (when you were young)

03 21

İlk defa dinleyenler, vokaller çok dikkatinizi çekti değil mi? Benim de çekmişti çünkü ilk dinlediğimde. Dinlediğim ortamın ambiyansını da hatırlıyorum da belki de tam olması gerektiği gibi, tatlı bir sarhoşlukla karşılamıştım şarkıyı. Beynimde dolanıp durmuştu. Böyle bir anımı süslediği için aldım bu albümü. Satın alma sürecinde gelişen bazı durumlardan dolayı, plağın şöyle bir özelliği oldu: Bende duran ama sadece bana ait olmayan tek plağım işte bu plak.

04 16

Not: Filmde geçen sahneyi izlemek isteyenler buraya tıklayabilirler.

02 23

Plaktan çıkan poster