Tag Archives: Roland

Geçen Haftadan Satır Başları

Türker’İ Askere Uğurlama

turkerEskişehir’deki en eski arkadaşlarımdan birisi İlker‘dir. Bu sevgili Japon dostum, Batuhan‘la birlikte, taa dershane günlerimizden beri arkadaşımdır. Kendisiyle bir süre aynı grupta da çaldık. Eh, işin daha çok başında olduğumuz zamanlardı. Ne kadar güzel zamanlarmış. Daha sonra okuldu, dersten kalmaktı geçmekti, işti güçtü derken biz bu İlker’le çok az görüşür olduk. Sonra İlker askere gitti. Gerçi hala askerde, Ankara’da yedek subay. İlker’in en az kendisi kadar renkli ve yetenekli bir kardeşi var: Türker. Türker’in bloguyla ilgili şu yazıyı yıllar önce yazmıştım. İlker’le görüşemediğimiz dönemlerde Türker’le sürekli muhabbetimiz devam ediyordu. Geçtiğimiz günlerde aradı beni. Abisi gibi o da askere gidiyormuş. Hatta buna da yedek subay çıkmış 🙂 Ancak henüz nereye gideceği belli değilmiş. Hemen Pilot Bar‘da buluştuk. Oturduk sohbet ettik. Yan masayla tatsız bir münakaşa yaşadık hatta. Ancak bu bile keyfimizi kaçırmadı. Abisini askere yolcu edemedim ama Türker’i ettim. Abisi beş ay sonra, Türker de bir sene sonra gelecekler.

Halİl Eskİşehİr’deydİ

hailCan dostumuz Halil geçen hafta Eskişehir’deydi sevgili okur. Uzunca bir süre sonra Halil’le görüşme fırsatım oldu. Geçen hafta içi Pilot Bar’da önce Togay‘la buluştuk. Sonra ardımızdan Volkan ve Halil de geldiler. Eskişehir Rock Topluluğu ekibi uzun bir aradan sonra, tam da ilk zamanlarında olduğu gibi Pilot Bar’da yeniden buluştu. Eskirock Metal Fest 6‘yı yapabilir miyiz diye konuştuk. Sonra telefon, tablet mevzularını tartıştık. Geçenlerde İzmir’de yapılmak istenen ancak ele yüze bulaştırıldığı herkes tarafından açıkça söylenen festival, Alive Fest ile ilgili konuştuk. Bu festivalle ilgili olarak yapılan şu yoruma hepimiz güldük: “Festivallerde aksaklıklar olur eyvallah, ama bu adamlar aksaklık organize edip adını festival koymuşlar…” God Mode ve festivalde sahne alacağı söylenen grupların neredeyse %75’inin sahne almadığı ya da üç dört parça çalıp sahneden indiği bir festival olmuş.

Volkan’ın yâri Kübra’nın KPSS’den “maşallah” gayet güzel bir puan alarak “inşallah” atanmayı beklediğini öğrendik. Amin. Halil’in ve benim tayin planlarımızı konuştuk. Sonra elbette konu benim “efsanevi” davuluma geldi. Ah, canım peram, ahh. Daha sonra Halil’le kucaklaşıp vedalaştık. Uzunca bir süre görüşemeyeceğiz çünkü. Ayrılırken hepimizin ağzından aynı sözcükler dökülüyordu: Hail Satanas, Hail Ceylan.

Kick pedalı aldım

tama-hp200-32679Geçenlerde şu yazımda aldığım davuldan bahsetmiştim. Bu benim için çok önemli bir gelişme, adete bir milat oldu. Ancak elektronik davul setup’ında bir eksik vardı: O da kick pedal. Standart setup içerisinde kick pedalı çıkmıyor. Ancak Roland‘ın (gerçi kaliteli diğer markaların da) en büyük avantajlarından birisi kick pad’ler sayesinde davulcuya istediği pedalı kullanabilme imkanı veriyor olmasıdır. Ben de biraz araştırıp İzmir’den kendime bir TAMA HP200 pedal buldum. Aslında niyetim single kick pedal almak değildi. Ancak bir süre param kalmadığı için mecburen single’la takılmak zorundayım. İleride kendime Pearl marka bir twin pedal almak niyetindeyim. Neyse şimdilik single da işimi görüyor. Pedalın altında tablasının olması çok önemliydi, altında tabla olmayan pedallar seri olmuyor. Pedalı bulduğum yer şans eseri İzmir’de dayımın çalıştığı yerin çok yakınında bir mağazaymış. Dayım aynı gün alıp kargoladı sağolsun. Pedalda ufak tefek çizikler vardı ancak mekaniğinde en ufak bir problem yoktu. Ufak bir yay ayarıyla mükemmel bir hale geldi.

ECE ve onur’un Düğünü

onrGeçtiğimiz hafta sonu, Cumartesi günü, Onur ve Ece‘nin düğünleri vardı sevgili okur. Osmangazi Üniversitesi yakınlarındaki GAGA isimli mekana gittik. Şimdiye kadar katıldığım en “organizasyonlu” düğünlerden birisiydi. Evlenenler arkadaşımız, sahnede çalanlar arkadaşımız ve masamızdakiler arkadaşlarımız olduğundan eğlenceli bir akşam oldu. Düğünün en güzel yanı da uzun süredir göremediğimiz dostlarla buluşabilme imkanı oldu. Serkan Abi‘yi Trabzon’da olduğu için aylardır görmüyordum. Düğünde bir süre hiç tanımadığım bir grubun arasında kaldık. Tam da o anda Serkan Abi’yle Ali‘yi gördüm. Ali de uzun zamandır tanıdığım, taa Amoral Vuslat zamanlarından bildiğim, kral bir adam. Hemen yanlarına gittim. Metalciler yan yana gelince düğünde bile, muhakkak bir albüm, grup muhabbeti dönüyor. Serkan Abi ayak üstü Cradle Of Filth‘in yeni albümü Hammer Of The Witches‘i tavsiye etti. En son bizim konserdeyken görüştüğümüz Tolga‘dan düğünle ilgili tüyolar aldık. Gelin ve damat, davetliler için bir Kiss şarkısı çalacak ve söyleyeceklermiş. Gelin ve damatların böyle sürprizler yapması davetliler için de heyecan verici oluyor sevgili okur. Heyecan.

İnternet! En Büyük Nimet

Beş günlük bir zorunlu aranın ardından yine tuşlara dokunabilmek harika gerçekten. Dediğim gibi zorunlu bir ara oldu bu. Modemim arızalanmış. Sağolsun Tayfun ve Saygın eski modemlerini hediye edince bana hemen sorunumu çözdüm. Rahatladım, huzura kavuştum. Şu an kullandığım modem U.S. Robotics marka dört portlu güzel bir modem. Bu arada yeri gelmişken ebedi dostumuz Mert, Saygın ve Tayfun’la çıkıp şimdiye kadar duyduğum en orjinal ev kadrolarından birisini oluşturdu. (Diğer ikisi Volkan-Benan-Sercan ve Savaşalp-Duran-Gil-Aykut-Ayberk)

Uzak kaldığım bu süre içerisinde neler oldu neler! Mesela Calculus II‘den kaldım, ehliyet için trafik sınavına girdim, eskirock.com‘u açtık falan. Epey bir şey birikti doğal olarak.

Aklıma gelmişken artık yavaş yavaş ekim ayında yapacağımız organizasyonumuz için çalışmaya başladık. Görüşmelerimiz devam ediyor. Ortaya güzel şeyler çıkacak gibi. Şu an için grup başvurularımız devam ediyor. Detayları ilerleyen günlerde buradan ve eskirock’tan vereceğim.

İnternetsiz geçen günlerimde uzun bir aradan sonra televizyon izlemeye başladım. Ancak cidden neden televizyon izlemediğimi yeniden keşfettim bu sayede. İyi gündüz vakitleri okuldayım, lan evde olsam ne izleyecektim ben! Ancak internetin kesilmesi Prison Break izlememe engel olmadı. Evet ben bu diziyi henüz yeni izlemeye başladım 🙂 Dün gece CNN Türk‘te Fazıl Say‘ın konuk olduğu BeşN BirK isimli harika programı izledim. Programın sunucusunu gerçekten seviyorum. Fazıl Say’ı da taktir ettim pek çok konuda. Ancak elbette aynı kanıda olmadığım çok konu da olmadı değil.

Bir süre önce Akif Hoca‘dan aldığım Roland marka elektronik davulu geri verdim hocaya. Ahh lan keşke bir iki hafta daha bende kalsaydı. Alet mükemmel çünkü! Param olsa düşünmeden alırım ben cidden. Hassasiyet, tonlar, malzemenin dayanıklılığı falan on numara!

İnternet başlıklı bir yazı yazınca biraz daha internetten bahsetmek gerekir diye düşünüyorum sevgili okur. Bakın buraya da yazıyorum yaşadığım yere TTNET’e alternatif olabilecek bir sistem gelsin ne bileyim kablonet ya da superonline’ın fiber optik bağlantısı gibi, direkt olarak ona geçiyorum ve Telekom’un sümüğünü çekmesini beklemiyorum artık. Harika!

Bu arada bir gelişme daha var ki pek çoğunuzun güleceğini biliyorum. Artık kelim! Yani saçlarımı sıfıra vurdum. Bir süredir aklımda vardı, iyi oldu kanımca. Rahatladı biraz beynim. Oh.