Tag Archives: Sakaryabaşı

Eskişehir’de Olta Balıkçılığı ve Doğa Konferansı

biyoces01Bilimin en büyük destekçisi olan blog My Resort’te yine, müthiş faydalı bir yazıyla karşındayım sevgili okur. Geçtiğimiz hafta sonu, Eskişehir’deki aktif iki balıkçılık derneği olan ETSOBDER ve ESBALDER‘in organize ettiği “Eskişehir’de Olta Balıkçılığı ve Doğa” konferansına katıldık. Burada birbirinden değerli hocalarımız kendi alanlarında yıllardır yaptıkları çalışmaların özetleri niteliğinde çok faydalı bilgileri paylaştılar. Esasen balıkçılara hitap eden etkinliğe pek çok farklı meslekten, meraklı kişiler de (bizim gibi) katıldı. Etkinlikte sunum yapan hocaların anlattıklarımdan derlediğim bilgileri ben de sizlerle paylaşmaya karar verdim. Haydi başlayalım.

İlk olarak Prof. Dr. Naime ARSLAN hocamız sahneye çıktı. Kendisi, omurgasızlar ve mikroorganizmalar konusunda uzun yıllardır Eskişehir’de çalışmalar yapıyor. Sadece kendisini değil, kendinden sonra sahneye çıkacak olan Prof. Dr. Atilla OCAK (bitkiler konusunda uzman) ve Prof. Dr. Özgür EMİROĞLU‘nu (balıklar konusunda uzman) izleyenlere takdim etti.

  • Ülkemizde 5500 endemik hayvan türü vardır.
  • hotspotDünyada biyoçeşitlilik bakımından 35 tane sıcak nokta/bölge vardır ve ülkemiz aynı anda üç bölgeyi içeren Dünya’daki tek ülkedir.
  • Mercimek, nohut ve mısır gibi bitkilerin ilk olarak ortaya çıktıkları bölge Anadolu’dur.
  • Eskişehir’deki sucul ekosistemler; Beşikderesi, Gürleyik, Porsuk Baraj Göleti, Musaözü ve Göksu’dur.
  • Yine ilimizdeki en önemli karasal ekosistemler; Alpu Ovası, Türkmendağı, Sündiken Dağları, Çatacık Ormanları ve Günyüzü bölgesidir.
  • Tür çeşitliliği bakımından en yüksek (zengin) gruplar omurgasızlardır.
  • Bir canlının bir ortamda, bir çevrede yaşamasının/yaşayabilmesinin sebepleri vardır. Bu sebepler o ortamla ilgili çok fazla fikir verebilir, ipucu olabilir ve pek çok şey anlatırlar.
  • Örneğin halkalı solucan, indikatör bir canlıdır. Suda çok fazla varsa organik kirlenmenin çok olduğunu ve çözünmüş oksijenin az olduğunu anlayabiliriz.
  • Ya da örneğin bir suda çok fazla midye yaşıyorsa, o suda çok fazla kalsiyum olduğu söylenebilir.
  • Sekonder (ikincil) denilen türler, karada yaşayan ancak suya da bağımlı olan türlerdir.
  • Planktonlar, sudaki çözünmüş oksijenin %60’ını üreten canlılardır. Besin zincirinin en önemli ve temel halkasıdır.
  • Su yılanları (Matrix tessellata) zehirsiz, tehlikesiz, risksiz canlılardır. Dahil olduğu ekosistemler için de çok faydalıdır. Dolayısıyla bunların kesinlikle öldürülmemesi gerekir.
  • Theodoxus gloeri: Eskişehir’de, Balıkdamı’na has endemik bir salyangoz türüdür.
  • Koruma faaliyetlerinde bir hususa dikkat etmek gerekiyor. Öncelikle canlının doğal yaşam alanının korunması gerekiyor. Daha sonra bireylerin korunması sağlanmalıdır.

Okumaya devam et

Bu Ayın Dolunayı: Olaylar Olaylar

bloodmoonaysunBu yılın en beklenen astronomi olaylarından birisi dün gece yaşandı sevgili okur. Dün gece gökyüzüne baktıysan süper ay denilen ve Ay’ın Dünya’ya en yakın konumdayken oluşturduğu dolunayı görmüşsündür. Nasıl da muhteşem parlıyordu değil mi? Bir de sabaha karşı oluşan tam ay tutulması sayesinde gökyüzünde bir “bloody moon” meydana geldi. Böylece bu yıl beklenen son ay tutulması dün gece yaşandı. Bir sonraki ise taa 31 Ocak 2018‘de yaşanacak. Ayrıca bu tutulma Nisan 2014’te ben askerdeyken başlayan “dörtlü tam ay tutulması serisitetrad“ın son tutulmasıydı. Bundan önceki diğer üç tutulmayı (15 Nisan 2014, 8 Ekin 2014 ve 4 Nisan 2015) bu blogda okumuştun. Gerçi 15 Nisan 2014’tekini aynı günlerde okuyamadın. Çünkü askerdeydim ve bloga yazamadım. Ama asker günlüklerimde ne güzel de yazmıştım.

Bu arada tetradın ne olduğunu da anlatayım. Normalde parçalı ve tam ay tutulmaları yıl içerisinde birkaç defa yaşanıyor. Ancak ardışık iki yıl içerisinde art arda gerçekleşen dört tam ay tutulmasına tetrad deniyor. Tetrad içerisinde yaşanan tüm ay tutulmaları da “bloody moon” oluyor. Aşıksanız anlarsınız astronomiye 🙂

Sakaryabaşı'nda Dolunay

Sakaryabaşı’nda Dolunay

Dün akşam Selda, Alper, Merve ve ben, hep birlikte Çifteler‘e doğru yola çıktık. Burada Sakaryabaşı denen güzel bir rekreasyon alanı var. Akarsu kıyısında piknik yapabiliyor, pedallı teknelerle gezebiliyorsunuz. İsterseniz semaver kiralayıp çay çorba olayına da girebiliyorsunuz. Burada yaklaşık 2 saat geçirdik. Selda’yla ilk defa bu kadar uzun süre muhabbet etme imkanımız oldu. Dolunayı sağ tarafımıza aldık tüm gece. Suyun üzerindeki oynaşmalarını izleyip durdum ben.

Daha sonra tekrar yola çıkıp Eskişehir’e döndük. Bu esnada Keyb aradı. Aslında bugünlerde aramasını da bekliyordum. Çünkü kardeşi, Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü‘nü kazanmıştı. Keyb ile konuşup nerede olduklarını ve ne kadar süre orada olacaklarını öğrendikten sonra hep birlikte eve geldik. Selda, benin plaklarım olduğunu bilmiyormuş. Oturduk, Alper’le birlikte seçtiğimiz plakları dinledik. Daha sonra da Alper’le Selda bizden ayrıldılar.

Biz de vakit kaybetmeden Keyb, kardeşi Hande, Ahmet ve Hakan‘la buluşmak üzere tekrar dışarı çıktık. Barlar Sokağı’nda Hangover isimli mekana gittik. Bu mekanı sevmiyordum aslında. Neyse, bir süre muhabbet edip bu sefer Keyb’nin arabasıyla yola çıktık. Önce Keyb’nin kardeşi Hande’yi kalacağı aparta bıraktık. Daha sonra da Hakan’ı evine bıraktık. Oradan tekrar bizim eve geçtik. Gece geç saatlere kadar muhabbet ettik. Sonra Keyb ile Ahmet ayrıldılar. Böylece dolu dolu bir gece bitmiş oldu.

Atraksiyonlar böyleyken gökteki dolunayın farkına varan bir tek ben değildim elbette. Yıllardır dolunaylarda özel yazılar yazarım bilirsin sevgili okur. Bu dolunay sevdasının giderek yaygınlaşmasını görmek beni mutlu ediyor. Dün ve bugün Facebook’ta onlarca ileti okudum. Yani o gece gökyüzüne benle birlikte yüzlerce çift göz döndü baktı.

Bunlardan bir çifti de Aysun‘a ait. Biricik çizerimizin bloody moon için çizdiği resmi yazının en başında gördün. Ayıktın değil mi? Sulu boyadır, yanlış olmasın. Bu arada Aysun’un Getik Fanzin‘in Ekim 2015 sayısı için çizdiği bir resim var ki off off. Gerçi bizim öykü de cidden güzel oldu bu sefer. Öyküye geçen ay bıraktığımız yerden devam edip hiç ummadığınız bir şekilde bitiriyoruz. Aşkın böylesini göremezsiniz 🙂