Tag Archives: Samet

Mükemmel Müşteri Memnuniyet Politikası: SAMET AŞ

Hayır, bu yazı bir reklam falan değil. Reklam yapmıyorum sevgili okur. Sadece başıma gelen bir olayı paylaşıyorum ki gün gelip işin düşerse bir faydam dokunabilsin.

Bu bloga her ne kadar başıma gelen talihsiz olayları, müşterisini önemsemeyen, kandıran ve hatta açıkça dolandıran firmaları yazıyor olsam da müşteri memnuniyetine önem veren bir firmayla karşılaşınca yaşadıklarımı da anlatıyorum.

2014 yılında aldığımız yatak odası takımında bir birinden farklı tam beş tane çekmece var sevgili okur. Mobilyayı bize satan firma, özellikle çekmecelerin kulpsuz olması üzerinde fazlaca durmuş, ne yalan söyleyelim biz de beğenmiştik.

Resimde gördüğünüz çekmecelere herhangi bir kulp yok. Doğrudan ittirdiğiniz zaman küçük bir yaylanma yaparak kapanıyor. Kapatmak istediğiniz zaman ise sonuna kadar bastırmanız yeterli oluyor. Kapalı kalıyor. En azından kalıyordu. 2018’in ilk ayında bir tanesi, bayramdan önceki hafta da diğer bir tanesi bozuldu bunların. Çekmeceler kapanmamaya başladı. Sürekli açık kalıyordu. Üçüncü bir tanesinin de ufaktan teklemeye başladığını görünce, mobilyaları ürettiğimiz firmayı aradım.

sametlogoFirma, “Garanti süresinin dolduğunu” belirterek yeni modellerden bahsetti. Bu arızaya yol açan şey ise 10 cm x 2.5 cm ebatlarında gri-turuncu bir parçaydı. Yani bu parça değişse bir sıkıntı kalmayacaktı. Bunu da bu şekilde ifade edince ellerinde olmadığını söylediler. Ben de biraz araştırma yapıp o mekanizmayı üreten SAMET AŞ firmasının Eskişehir bayisini buldum. Gittim. Durumu anlattım. Yetkili bayi bana “Abi o mekanizmalar başa bela, birkaç sene önce bir furya idi, artık yok” dedi. Getirtebilir miyiz diye sorunca da “Abi getirip başıma bela alamam” dedi. Ben de şaşırdım, “Yahu nasıl bir işe düştüm, resmen yeni çekmece alacağız gibi görünüyor” diye içimden geçirdim.

samet01

Eve gelince hayal kırıklı ve onca yolu yürümenin verdiği yorgunlukla bu SAMET AŞ firmasının Facebook sayfasını buldum ve ihtiyacım olan parçanın fotoğrafını da atarak bana yardımcı olmalarını istedim. Firmanın internet sitesinde yer alan iletişim formlarının yanı sıra, hemen hemen tüm sosyal ağlarda da doğrudan iletişim kurabileceğiniz sayfaları yer alıyor.

Ertesi gün SAMET AŞ’den aradılar! Şaşırdım önce, anlayamadım. Sonradan Nuh Bey sağ olsun durumu izah etti ve sorunun ne olduğunu anlatmamı istedi. Ben de iki çekmecem için sağ ve sol olmak üzere iki çift bu parçaya ihtiyacım olduğunu söyledim. Nuh Bey, evde bu çekmeceden kaç tane olduğunu ve açık adresimi sordu. İlgileneceğini söyledi.

samet02

Ertesi gün, Nuh Bey’den bir mesaj geldi: İki değil, tam beş takım mekanizma kargoya verilmişti bile! Şaşırdım, çok sevindim valla. Mobilyayı satan adamların vermesi gereken desteği, mobilyanın mekanizmasını üreten firma veriyor, hem de ücretsiz hem de büyük bir ilgiyle.

Böylece bir iki gün içerisinde sorunum tamamen çözüldü. Gelen parçaları kendim monte ettim. Bozuk çekmeceler sorunsuz olarak çalışmaya başladı. Üstelik yedek parçaları da vardı artık. İşin en güzel kısmı ise tüm bu süreçte Nuh Bey’in ve firmanın sürekli olarak iletişim halinde kalması, hatta kargonun takip numarasını bile bana iletmesiydi.

samet03

Bu olay yaklaşık bir ay önce oldu. Peki bugün yazıyı yazmaya neden karar verdim? Firmadan başka bir yetkili aradı bugün. “Sorunun çözülüp çözülmediğini teyit etmek istiyorum” dedi. Gerçekten helal olsun. Bravo. Kurumsallığın hakkını veriyorlar.

Özet olarak, İnegöllü mobilyacıların attıkları kazıkları, verdikleri sahte garantileri, showroom’da gösterdiğinden farklı, kalitesiz malzemelerle üretilmiş mobilyaları bir yana bırak sevgili okur. Böyle kurumsal firmalarla çalış. En azından bir sorun yaşadığında muhatabın belli olur. İlgi ve saygı görürsün. Teşekkürler SAMET AŞ!

Efendi Ankara IF Performance – Anıtkabir

2018 yılı Efendi grubu için çok iyi geçeceğe benziyor sevgili okur. 27 Ocak Cumartesi ve sonrasındaki hafta sonu Ankara’daydık. Neredeydik? IF Performance Hall’da bir cumartesi gecesinde müziğe doyduk ve ertesi günde de Anıtkabir’e gittik. Hadi bakalım başlıyorum anlatmaya.

Cumartesi sabahı, saat 06.30’da Alper’in telefonuyla uyandım. “Kapıdayız seni bekliyoruz”, dedi. Yanında Caner ve Burak’la birlikte çoktan gelmişlerdi kapıma. Hemen uyanıp aceleyle giyinip çıktım. Ankara’ya gidiyorduk. Yola saat 07.00 civarında çıktık. Bizim Alper de iyi araba kullanır sevgili okur.  Böylece muhabbet ede ede yaklaşık iki buçuk saatte Ankara’ya vardık. Burak, arkadaşıyla buluşmak için ayrıldı bizden. Biz de Merve ve Özge’yle buluşmak için daha önce şu yazımda bahsettiğim Sheraton Hotel’in de yakınlarında bulunduğu Arjantin Caddesi üzerindeki Cafémiz isimli mekana gittik. Burada kahvaltı ettikten sonra küçük çaplı bir alışveriş olayına girecektik.

Şimdi bu noktada, yazının bu kısmında, Ankara’da gittiğim bir mekan hakkında inceleme yazmayayım. Bunu çok güzel yapan ve bazen de sinir bozan birisi vardı zaten. Ancak fiyat performans açısından şunu çok rahatlıkla söylüyorum ki “kahvaltı Eskişehir’de yapılır”. Gerçekten ve pişmanlık duymadan bunu söyleyebiliyorum. Kısacası memnun kalmadığımızı söyleyebilirim.

ankara003Buradan ayrıldıktan sonraki maceramız çok daha eğlenceliydi. Eskişehir’de olmayan birkaç mağazaya gittik. Ankara’yı uçtan uca dolaştık. Saat 18.00’e doğru da Çankaya’da bulunan IF Performance Hall isimli mekana geldik. Biz geldiğimizde Utku, Aykut, Ersan ve Ömer Burak gelmişlerdi bile. Aykut’un kurulumunun sonuna yetiştim. Daha sonra “soundcheck” için beklemeye başladık. Bir süre sonra, şimdiye kadar tanıştığım en iyi ve en samimi tonmaister, Samet’le tanıştık. İyi kötü, amatör orta halli, Okumaya devam et

2015 Yılımın Özeti

Yılda bir kere yazdığım, blogdaki en uzun soluklu serilerden, aslında yazmayı da çok sevdiğim bir yazıyla daha karşındayım sevgili okur. 2015 yılı bakalım nasıl bir yılmış, neler yapmışım, hep birlikte okuyalım, gülelim, ibret alalım, bir sonraki yıla hedefler koyalım kendimize.

Geçen yıl yazdığım değerlendirme yazısından hatırladım. 2014 yılı askerlik dolayısıyla blogun yerlerde süründüğü bir yılmış. 2015’te bu durumu biraz kırıp, blogu yeniden ayağa kaldırmak için uğraştım durdum. Bu çaba, reyting kasmaktan ziyade içeriği daha kaliteli ve sürekli hale getirmek içindi. Ama iş yoğunluğundan ve başka projelerden dolayı bloga yine hak ettiği önemi veremedim. Ama blogun görsel olarak daha çok zenginleştiğini söyleyebilirim. Bloga yıl içerisinde 136 tane yazı yazmışım. Blogdaki toplam yazısı sayısı ise 1350 civarına ulaşmış. Yüzlerce paragraf, binlerce sözcük, on binlerce harf…

Ocak 2015: Bu ay 9 yazı yazmışım bloga. Bu ay tek gündemimiz hava soğukluğuydu. Dairede işler yılın ilk ayı olmasına rağmen yoğundu.

Şubat 2015: Bu ay tam 17 tane yazı yazmışım ve tüm yıl boyunca en çok yazı yazdığım ay da Şubat olmuş. Okumaya devam et