Tag Archives: Sertan Hoca

Black Omen – 30 Nisan Peyote Konseri

bo2Black Omen, bu blogda defalarca okuduğun, Türkiye’de tarzının en iyi gruplarında biri sevgili okur. 2004 yılında Mehmet‘in elime sıkıştırdığı demoları ile tanıyıp takip etmeye başladığım grup, bugün 3 albüm kaydetmiş ve Melodik/Senfonik Black Metal tarzının Türkiye’deki en köklü gruplarından birisi.

Sahnede izlemeyeli çok uzun zaman olmuştu Black Omen’i. 30 Nisan’daki bu konserlerini ilk duyduğumda epey heyecanlandım. Bir etkinliğe gidilebilecek en güzel zaman olan cumartesi gecesine denk gelmesi, konsere katılmayı farz kılıyordu.

bo01Etkinlik akşamında Peyote’de pek çok tanıdık sima gördüm. Eskişehir’de gerçekleşen metal organizasyonlarında gördüğümüz hemen tüm müzikseverler oradaydı. Mekanın kapısında önce Black Omen vokalisti Karahan‘la, daha sonra Serkan abi, Ali ve Tolga‘yla karşılaştık. Kapı açılışının saat 22.00’de olduğunu öğrendik. Ancak bir Peyote klasiği olduğu üzere, konserin gece yarısına doğru başlayacağı konuşuluyordu.

Konser salonuna girdiğimde sahnede yanan iki şamdan karşıladı beni. İnsanlar yavaş yavaş sahne önünde yerlerini alıyordu. Çok uzun beklememize gerek kalmadı ve Black Omen elemanları birer birer sahnedeki yerlerini aldılar. Saat gece yarısına yaklaşmışken konser başladı.

bo4

Grup üç albümde de parçalar çaldı. Konserde, daha önce bir Black Omen konserinde görmediğim üç farklı olay oldu. İlk olarak grubun davulcusu ve yakın arkadaşımız Onur, efsane parça Loki‘den önce bir davul solo gerçekleştirdi. Açıkçası bunu başka konserlerinde de yapıyor mudur bilmiyorum ama insanları şaşırtan ve insanların hızını arttıran bir atraksiyondu bu. Zaten devamında patlayan Loki ile Black Omen, ezmeye başladı. Aşağıdaki videoda o anki performanslarını izleyebilirsiniz.

Black Omen, köklü bir beste grubu olduğundan konserlerinde hiç cover çalmıyordu. İşte ilk defa bu konserde, Dissection‘dan Night’s Blood çaldılar. Bu cover’ı Gülay ve Umut‘la birlikte dinledik. Jon abimizin anısına cehenneme selam çaktık.

Grup hiç ara vermeden sahnede kaldı. “Artık bitti” dediklerinde ise seyirciden inanılmaz bir bağırış çağırış yükseldi. Bir Black Metal konserinde böylesini beklemezdiniz. Bir kısım seyirci Night’s Blood bir kısım ise Black Candle‘ı yeniden çalmalarını istiyordu. Bunun üzerinde bir kere daha Black Candle’ı çalmaya başladılar. Bu da o gecenin unutulmazlarından bir tanesiydi.

bo3

Konser bittiğinde Sertan Hoca‘yla ayak üstü lafladım ve görebildiğim diğer tüm dostlarla vedalaştım. Favori parçalarım Black Candle, Loki, When The Sun Rises ve Curtains Of Imaginary Vortex‘i canlı canlı dinlemenin huzuruyla mekandan çıktım. Gruba ve organizasyona bir kere daha teşekkür ederim. Şimdi yazı biterken sizi şöyle efsane bir girişe sahip olan Loki’yle baş başa bırakıyorum:

Fotoğrafları, grubun Facebook profilinden aldım.

Eskirock Metal Fest. Vol. 5

eskirockmetalfest5Artık geleneksel hale gelen bir metal müzik festivalinden söz ediyorum sevgili okur. Yaklaşık 2.5 senedir yılda iki defa düzenle(yebil)diğimiz Eskirock Metal Fest serisinin son ayağını da 12 Kasım Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdik. Bu yazıda kısaca konser öncesi ve konser anında yaşananlardan bahsedeceğim.

Organizasyon aşamasında herhalde en çok sıkıntı yaşadığımı konserimiz bu oldu sevgili okur. Zira ilk tercih ettiğimiz tarih olan 29 Ekim tarihi Cumhuriyet Bayramı ile ilgili bir kutlamayla çakıştığı için etkinliği bir süre ertelemek durumunda kalmıştık. 29 Ekim’in devamındaki hafta ise bizim fakültelerde sınav haftası başlıyordu. Dolayısı ile bir sonraki haftayı, yani 12 Kasım’ı işin hayrı bakımından uygun bulduk. Ancak o hafta da Anadolu Üniversitesi‘nde tek vize yapan birimler için sınav haftasıydı ama Osmangazi Üniversitesi‘nin tamamında ve Anadolu Üniversitesi’nin iki vize yapan fakültelerinde sınav olmadığı için tarihi değiştirmedik.

Hayatın her gün pahalandığı bir ülkede takdir edersiniz ki cebimizdeki para azalırken masraflarımız da hergün artıyor, harcamalar her ay bir önceki aya göre pahalanıyordu. Üstelik bir de İstanbul-Eskişehir arasındaki tren seferlerinin yapılamıyor olması yol maliyetlerini iki katına çıkarmıştı. Bira pahalanmış, kiralar artmış, donasa bile zam yapılmıştı 🙂

Derin bir nefes alıp yaşadığımız tüm aksilikleri geride bıraktık. Önce diğer konserlerden iyi ya da kötü, alışkanlık haline getirdiğimiz şu konser teaser’ımızı hazırlattık Ayberk ve Gil‘e. Videonun başındaki o karga, bizim için yapılan bir animasyondur, yani herhangi bir yerden alınmamıştır, emek verilmiştir. O açıdan bu iki dostumuza bir kere daha teşekkür ederim Eskişehir Rock Topluluğu adına.

Konserden bir gece önce, 11 Kasım Pazar gecesi, diğer festivallerden farklı olarak ilk defa bir Eskirock Gecesi düzenledik. Konser öncesinde bir toplanalım istedik. Prison Bar‘da Kayra ile anlaşıp ön satış bileti alan müzik severlere indirim sağladık. O akşam pek çok eski dostumuz ile görüşme fırsatımız oldu. Güzel bir akşam geçirdik. Sonra hemen eve gelip uyudum iyice dinlenebilmek için.

Pazartesi sabahı okula gittim. Öğleden sonra çıkabilmek için hocamdan izin aldıktan sonra okuldan ayrıldım yemek yiyip. Saat tam  14:00’de yanında Halil ve sponsorumuz IMG Music‘ten on numara insan Hicri abi olduğu halde Nakliyeci Hasan Abimiz kamyonuyla geldi 222’nin önüne. Kamyonetten ekipmanları indirip sahneye taşıdık. Zaten kısa bir süre sonra da gecenin ilerleyen saatlerinde işinde gösterdiği üstün başarılardan ve bize yaptığı “katkılardan” dolayı plaket vereceğimiz tonmaisterimiz, canımız Serdar Abimiz geldi. Sahneye davulu kurduktan ve amfileri yerleştirdikten sonra kablo tesisatını da kurdu Serdar Abi. Bu esnada gruplar da yavaş yavaş gelmeye başladılar. Tanıdıklarımızla hasret giderdik, tanımadıklarımızla tanıştık. Zaten bu konserlerin bizim için en heyecanlı yanı da yeni insanlarla tanışmak oluyor.

Konser için belirlediğimiz sahne sıralaması şu şekildeydi:

  • Heretic Soul
  • UÇK Grind
  • Carnophage
  • Episode 13
  • Lamb Of God Tribute

Soundcheck süreci planladığımızdan biraz geç bitti, bu gecikme de kapı açılış saatine yansıdı dolayısı ile. Planladığımızdan yaklaşık 40 dakika sonra açtık kapıları ve soğuktan üşüyen metal müzikseverler içeri doluştular. Kapı açılışından da kısa süre sonra konser başladı. Biz de nefesimizi tutup bakalım bu konserde neler olacak diye beklemeye başladık.

Heretic Soul ve ben

Güne şanssız başlayan dostlarımız, Heretic Soul ilk sırada sahneye çıktı. Süpersonik davulcuları Erhan‘ın davulları ve Sarp‘ın harika vokalleriyle sevdiğim bu grup tam da tahmin ettiğimiz gibi bir açılış yaptı. Kendi tabirleriyle Nihilistik Death Metal‘in ağa babaları olduklarını gösterdiler. Güne şanssız başladıklarını söylemiştim. Şöyle oldu: Basçıları Eskişehir’e gelirken cüzdanını düşürmüştü ve buna bağlı olarak bir gecikme yaşadılar. Ancak kısa sürede ses kontrollerini tamamlayıp sahneye çıktılar ve seyirciyi coşturdular. Zaten Erhan’ın davullarıyla coşmayacak death metalci yoktur herhalde. Heretic Soul sahnedeyken tüm UÇK Grind ekibi de grubu ilgiyle izledi. Gerçi herhalde ilk defa bu konserimizde, bütün gruplar bütün grupları izleyebildiler. O açıdan da çok hoş bir ortam oldu. Heretic’in en sevdiğim parçası Mental Decay‘de ben de dayanamayıp sahne önüne koştum, kalabalığa karıştım işi gücü bırakıp. Grup gayet iyi dileklerle sahneden indi 🙂 Togay‘la ben içimizden helal olsun lan dedik.

UÇK Grind

Ufak bir aradan sonra UÇK Grind sahneye çıktı. UÇK Grind, yakın zamanda kadrosunda bir takım değişiklikler yaşamasına rağmen, bu değişimleri hep pozitif yönde kendisine katan; Türk metal piyasasının en saygıdeğer gruplarından biridir. Konser gününe kadar açıkçası kişilikleri konusunda bir bilgi sahibi olmadığımız grup üyelerinin çok iyi birer dost olabileceğini de öğrendik. Sevdiğimiz insanların, kendi aralarında birbirlerini de sevdiklerini görünce özellikle Volkan‘la ben de daha bir sevindik 🙂 Neyse, UÇK sahneye çıktı ve şöyle bir baktı seyirciye. Tanju Abi, o her zaman ki yüksek enerjili performansıyla tüm o seyirciyi ezdi geçti. UÇK’yı herkes Tanju Abi ile tanıyıp sevse de biz ekip olarak Levent Abi‘nin hayranıyız onu da söylemeden geçmeyeyim. Grup, Trust or Grind isimli parçalarında bir önceki davulcuları Savaş Abi‘yi sahneye çağırdı ve bu parçayı bu şekilde icra ettiler. Tanju Abi, insan ırkının yok edilmesine dair manifestolarını açıkladıktan sonra efsane parçaları The Human Race Must Be Destroyed‘ı da çaldılar. UÇK Grind, sahneden alkışlar eşliğinde indi. En son 3 sene önce Chaos Murat Abi‘nin getirdiği grubu, yıllar sonra tekrar kendi organizasyonumuzda dinlemenin haklı gururunu yaşadık biz de o alkışları yüreğimizde hissederek 🙂 Çok dokunaklı oldu lan farkındayım.

Tanju Abi ve ben

Tanju abi ile birlikte fotoğraf çektirdikten sonra içeri koştum. Sahneye bir Eskirock efsanesi Onur kardeşimizin grubu Carnophage çıkacaktı. Bugüne kadar yaptığımız 5 konserin dördünde 3 farklı grupla sahneye çıkan Onur, bu rekorunu kendisi gibi dört konserde 3 farklı grupla sahneye çıkan Karahan‘la paylaşıyordu. O açıdan Onur’un ve Karahan’ın bizdeki kredileri epey fazladır 🙂 Her neyse, Carnophage özellikle hızlı ve teknik riffleriyle ön plana çıkan Ankaralı bir Death Metal grubudur eğer halen duymayanlar varsa. Vokalleri Oral Abi, Cidesphere grubunun da eski vokaliymiş üstelik konser günü öğrendiğime göre.

Carnophage

Carnophage’ı daha önce iki defa izlemiştim. O yüzden parçalarını ve sahnelerini gayet iyi biliyordum. Bu gruptan da bassçıları Bengi hocamızı ayrı bir severim 🙂 Kendisiyle ayaküstü biraz sohbet fırsatı buldum ve konuştuk.

Carnophage’ın davulcusu Onur, bana ve Alper‘e göre Türkiye’nin en iyi üç metal davulcusundan birisi olduğu için biz kamerayı ekipmanı kurup sadece Onur’u çektik videoya konser boyunca. Böyle bir davranış geliştirdik herifin yeteneğine karşı 🙂 Carnophage, Episode 13’ün tarzının verdiği avantajı saymazsak, gecenin en öfkeli grubu oldu. Sahne önünde de çok büyük ilgi vardı. Ortalık fena karıştı. Kardeşim Murat falan düştü masaları devirdi, oturan kızlardan biri yere düştü falan. Öyle bir karıştı yani ortalık. Fazlasıyla can yakan bir performans oldu yani.

Episode 13 (Mehmet Şahin Tabak)

Carnophage sahneden indiğinde saat 23.00’e yaklaşıyordu. Sırada Eskişehir’de kurulan ve Black Omen‘la beraber şehrimizin en başarılı grubu olan Episode 13 vardı. Grup uzun vadede çok fazla eleman değişikliği yaşamıştı. Ancak kadrosunda her daim orjinal kadrodan birilerini bulundurabilmişti. Nursuz‘un gruptan ayrıldığını duyunca üzülmüştüm ama konser günü grupla birlikte görünce epey sevindim. Biraz muhabbet ettik. Bu arada grubun yeni gitarist ve davulcusu ile de tanıştık. İkisi de İzmirli olan bu müzisyenlerin çok kaliteli müzik adamları olduklarını Togay’dan ve sahnelerinden öğrendik. Episode 13’de Ozan‘ın vokalleri zaten meşhurdu. Bunun üstüne bir de ekibin geri kalanının müzikalitesi eklenince pek çok izleyiciye göre gecenin en başarılı performansını sergilediler. Grup küçük bir talihsizlik yaşadı ancak. Performansın ilk dakikalarında gitaristleri bir problem yaşadı ve bu problemi bir başka gitar bularak telafi ettik. Episode 13, vites düşürmeden devam etti böylece. Grubun sahne performansı sonradan Shining’in turne menajeri olduğunu öğrendiğimiz birisi tarafından detaylı olarak kameraya alındı. Bu görüntüler nerede nasıl ortaya çıkacak heyecanla bekliyoruz. Episode 13, gayet olağanüstü bir şekilde şovlarını bitirdi ve sahneden indi. Bu arada Togay’ın yanına gidip ben de İzmir’den hakikaten müzisyen çıkıyor lan dedim.

Lamb Of God Tribute (Türker)

Episode 13 sahneden indikten sonra organizasyonun birkaç ufak tefek sıkıntısını çözüp sahneyi Lamb Of God Tribute için hazırlamaya başladık. Bir önceki konserimizde Lamb Of God Tribute efsane bir performans göstermişti ve konserden sonra bile günlerce sohbetlerimizin konusu olmuşt. Türkiye’nin ilk ve tek Lamb Of God Tribute grubu olmaları açısından ben Eskişehir’deki Lamb Of God fanlarını çok şanslı buluyorum. LOG Tribute, vokalleri Türker‘in kendine has sahne ağzıyla birer birer vurmaya başladı izleyenleri. Sıra Redneck‘e geldiğinde ben de dayanamadım ve üstü başı çıkarıp Ergin‘e emanet ettikten sonra daldım sahne önüne. Parçanın ortasında Kerem‘le Yusuf bize bir süpriz

LOG Tribute sahne önü

yapsalar da devamında Walk With Me In Hell‘i bağlamaları gecenin en efsane anı oldu benim için. İlk defa bir Eskirock konserinde stage dive yapıldı. Çok kıskandım elemanı. Lamb Of God Tribute, wall of death yaptırıp artık yapılacak bir şey kalmadı diyip bitirdi performansını ve Eskirock Metal Fest. Vol 5 bitmiş oldu. Saatler 01.30’u gösteriyordu bittiğinde konser. Planlanandan tam 1.5 saat geç bitti yani.

Tonmaister Serdar Abi’ye vereceğimiz plaketi takdim etmeden hemen önce

Konsere gelen tüm müzikseverlere ve Eskişehir Rock Topluluğu üyelerine teşekkür ederiz. Ayrıca organizasyon ekibimiz, kardeşlerim Volkan, Togay ve Halil’e de teşekkür ederim.

Hürriyet

Yerel ve ulusal basında da konserimizle ilgili ufak tefek de olsa haberler çıktı. Bunları ilerleyen zamanlarda buldukça buraya ekleyip güncelleyeceğim zaten. Hatalı ve yanlış bilgilerle dolu olanları ile buraya koymaya gerek yok.

Bu konserimizde de diğer konserlerimizde olduğu gibi bilboarlar bastırdık. 222 Park’ın duvarında görüp önünde fotoğraf çektiren varsa bana ulaştırsın, süpriz bir hediye vereceğiz.

Ayrıca aylık kültür ve sanat dergisi IDEA Magazine‘de bir tam sayfa ayırıp konserimizin afişini yayınlamış destek olmak için. Çok teşekkür ederiz editör dostumuz İlker Şimşekcan‘a.

Bu konserimizde katılımın artık yerel bazdan çıkıp tamamen ulusal boyutlara ulaştığını görüp çok sevindik. Erasmusluları ve Norveç’ten gelen iki misafirimizi saymazsak; başta Ankara, Afyon ve Kütahya olmak üzere İstanbul, İzmir ve Adana’dan ve daha pek çok ilden doğrudan katılımcılar vardı.

Hürriyet – 16 Kasım 2012

18 Kasım – Sakarya Gazetesi

Özellikle Audio Kombat kardeşleri (Sertan Hocamı ve Süheyl‘i) görmek beni çok mutlu etti konserde. Bu benim için büyük bir destekti. Süheyl’le dertleştim biraz, sağolsun epey moral verdi 🙂 Manevi desteğin yanında ekipman desteği ile sponsorumuz olan IMG Music ve İlkay Abi ile; Serdar abiye, Onur Özçelik ve Umut Kaya‘ya özellikle davul konusundaki ekipman destekleri için minnettarız.

UÇK Grind – Sınır Ötesi (2012)

Birkaç gün içinde yine blogda okuyacaksınız gerçi de, UÇK Grind’ın belki de Türkiye’de ilk defa olarak özel bir format ve tasarımla hazırlayıp 2012’de sınırlı sayıda çıkardığı Sınır Ötesi isimli EP’sini hediye etti Tanju Abi. Beni fazlasıyla mutlu etti. Buradan olur da okursa bu yazdıklarımı kendisine çok teşekkür ederim.

Bu geceden hareketle yepyeni bir keşifte bulundum: Dark Eden. Episode 13’ün gitaristi Mehmet Şahin Tabak‘ın vokal ve gitaristliğini yaptığı bu İzmirli melodik black metal grubu son zamanlarda yaptığım en sağlam keşiflerden biri oldu. The Crimson Path isimli parçaları ve klipleri çok başarılı. Bu açıdan muhakkak takip edilmesi gereken bir grup. Çok kısa sürede de albümleri çıkacakmış zaten. Kendilerini takip etmek sadece 1 tık kadar yakın: https://www.facebook.com/darkedentr

Yazıda kullandığım görsellerin bazılarını Hicri Abi’den aldım. Bir tanesini de Buğra çekti sağolsun. Hepsine teşekkür ederim. Birkaç gün içinde sayfayı yeniden kontrol edebilirsiniz. Zira bir takım video ve görseller daha ekleyip güncelleyeceğim.

Etkinliğin halen açık facebook sayfası: https://www.facebook.com/events/504845039530554/?ref=ts&fref=ts

EPISODE 13 (Eskişehir) https://www.facebook.com/episode13official

CARNOPHAGE (Ankara) https://www.facebook.com/pages/CARNOPHAGE/9765924066?fref=ts

UÇK GRIND (Istanbul) https://www.facebook.com/pages/UCK-GRIND/12842079537?fref=ts

HERETIC SOUL (Istanbul) https://www.facebook.com/hereticsoul1

LAMB OF GOD TRIBUTE BAND (Eskisehir) https://www.facebook.com/lamb.of.god.tribute.band

Hatamız olduysa affedin, bir sonraki konserde görüşmek dileğiyle.

Mesut Proofhead Çiftçi

GÜNCELLEME: 16 Kasım. Hürriyet haberi eklendi. 18 Kasım. Sakarya haberi eklendi.

Süper Bir Uyanış: Gutmornink

01 49Bugün facebook akışımda farkettim bu blogu. Süheyl Gür paylaşmış blogunu, yeniden yayın hayatlarına başlıyorlarmış. Hemen açtım baktım bloga. Son zamanlarda karşıma çıkan en orjinal fikirli bloglardan birinde olduğumu anladım 🙂 Süheyl Gür ve Orhan Jr Özdemir blogun yaratıcıları da.

Sühely Gür ile, Sertan Hocamın kardeşi olması sebebiyle tanışmıştım. Belki hafızası kuvveti okur kendisini şu yazımdan, hani şu acayip müziği yaptıklarını anlattığım yazımdan, hatırlayacaktır. Kendisini takip ettiğimden anlayabildiğim kadarıyla hayatımda tanıdığım az sayıdaki proje adamından birisi olarak yaşamını sürdürüyor.

02 46Neyse gelelim GUTMORNİNK’e. Bu blogun yayın hayatının ilk kısmı biraz kısa sürmüş. Daha sonra yazarları askere gitmiş. Blog da askıda kalmış. Ama şimdi ikinci kısmına başlıyor. Blogun içeriği şu: Sabah uyanıyorsunuz, saçınız başını dağılmış, gözünüzde çapağınız, üstünüzde atletiniz üşenmiyor ve fotoğraf makinenizi ya da cep telefonunuzu alıyor fotoğrafınızı çekip buraya yolluyorsunuz. Bu kadar. Ne makyaj, ne fotoşop, hiçbir şey. O doğallığı arıyor blog 🙂 Bundan dolayıdır ki ilk fotoğraflar yazarlara ait. Şimdi aşağıdaki linkten inceleyin bakın, erkekleri kızları görün. Yakın zaman da ben de yollamayı planlıyorum. Yayınlanırsa yine buradan duyururum.

Her biri birbirinin ayn bloglardan sıkılmaya başlamışken gutmornink iy ibir keşif oldu. Umarım bu sefer uzun ömürlü olur.

Gutmornink

Bilmiyoruz yeni birşey mi, ama derdimiz sabah uyandığınız gibi, gece yatmadan baş ucunuza koyduğunuz fotoğraf makinenizle, kendinize hiçbir müdahelede bulunmadan, hemencecik, yataktan kalkmadan (yere basmadan) fotoğrafınızı çekip bize yollamanız. (gutmornink@gmail.com) Biz de, gelen nadide eserlerinizi bu blogda yayınlayacağız… (Boyutlar 400×400 pixel i geçmesin 😉 Katılımınız için şimdiden müteşekkiriz.

http://gutmornink.blogspot.com/

Eskirock Metal Fest Vol. IV ‘ün Ardından

Pazar gününün yorgunluğunu üzerimden anca atabildim ve sanırım artık Pazartesi günü 222 Park‘ta gerçekleştirdiğimiz Eskirock Metal Fest. Vol. IV ile ilgili değerlendirme yazımı yazabilirim.

Pazartesi günü ilk iş olarak Merve‘yi tren garından aldık Volkan‘la. Onu evine bırakıp, bir süre önce sponsorumuz ROCKAMANIA tişörtlerinin yollamış olduğu hediye tişörtleri aldık. Daha sonra Halil‘i evinden almak üzere yola çıktık. Halil’i de alıp Karakedi Stüdyosu‘una gittik ses sistemini almak için.

Rockamania Tişörtleri

Bu esnada Togay‘la da konuştum. Bir önceki gece İstanbul’da sahne alıp sabah 07.00’de Eskişehir’e geldiği için tüm kafile yorgunluktan ölmek üzereydi. Dolayısı ile Togay’a iyice dinlendikten sonra gelmesini söyledik.

Ses sistemini mekana taşıdık. Daha sonra Alper ve Volkan, Togay’ın ve Ufuk‘un evinde geceyi geçiren misafirlerimizi almak üzere gittiler. Bu esnada ben de 222’de davulu kurdum. Tonmaister ile birlikte sistemi hazırladık. En baştan teşekkür edeyim, Mehmet Akçay‘ın zil sehpalarını ve twin pedalını kullandık konserde. Sağolsun yardımını esirgemedi.

Mekanı hazırladıktan sonra, artık beklemeye başlamıştık. Derken Mary Jane Hits grubundan arkadaşlar geldiler önce. Sonra İzmir ekibinin tamamı geldi. Uzun süredir görmediğim Hande ile hasret giderdik 🙂 Sonradan Tayfun falan da geldi.

Bu konserin süprizi In Flames Tribute grubu olacaktı. Kimseye duyurmadık ama bu grup aslında bizdik. Bu konserin bizim için özel bir anlamı olduğundan o gün sahneye çıkacak her grubun vokalistinden bizim için bir şarkı söylemesini rica ettik. Sağolsun onlar da kırmadılar. Ses kontrolleri In Flames Tribute ile yaptık. Herşey bittiğinde saat 18.30 civarındaydı ve biz de beklemeye başladık.

Kapı açıldı. İlk etapta gelen seyirci sayısı saatin erken olması sebebiyle biraz az oldu. Ancak bu sayı konserin sonlarına doğru artacak hatta son grup sahnedeyken dahi bilet alıp giriş yapan katılımcılar olacaktı.

İlk grup olarak sahneye duyurduğumuzdan 20 dakika daha geç çıktık. Bu erteleme konser sonuna yaklaşık 45 dakika olarak etki etti. Sahneye çıktık. Beş şarkı çalacaktık. Her biri de In Flames’in en bilinen parçalarıydı. Dediğim gibi diğer gruplardan farklı olarak sadece bu konser için kurulan bir grup olduğumuz için, hatta grup bile olmadığımız için eğlenceye odaklandık. İlk önce maskelerle çıkalım dedik, sonradan vazgeçtik. Neyse sahneye çıktık ve Lamb Of God Tribute grubunun vokali Türker bize eşlik etti ilk şarkıda: Dead Eternity. Türker’den sonra sahneye The Trusted‘tan Tayfun ve Fire and Forget‘ten Hande çıktı. Gyroscope‘u çaldık bu sefer de 🙂 İşin ilginç tarafı o gün Türker hariç hiçbir vokalle konser öncesinde çalışamamıştık başka şehirde olduklarından. Biz albüm versiyonları çaldığımız için sorun olmadı vokallere de. Gyroscope bittikten sonra sıra Episode 666‘ya geldi ki çaldıklarımız içinde en sevdiğim parça da buydu sevgili okur. Bu parçayı da ağırlıklı olarak Tayfun söyledi Hande ile birlikte. Episode’dan sonra da son parçamız olan Only For The Weak‘e geldi sıra. Yağızhan’ın en sevdiği parça buydu. Bu parçayı da Mary Jane Hits’in vokali ile birlikte söyledik. Yağız’a bakamadım ama Togay’ın çılgınlar gibi kafa salladığını gördüm, acayip gaza geldim oturduğum yerde sevgili okur. Son parça bittikten sonra İzmirliler “Göztepe Göztepe” diye bir sevinç gösterisinde bulundular 🙂

Black Omen

Bizden sonra sıra Black Omen‘a gelmişti. Çıkmak üzere olan bir albüm, bir demo ve iki bandrollü albüm ile diskografisi ve kalitesi gayet üst düzey bir gruptur Black Omen. Melodik Black Metal yapan ülkemizin sayılı gruplarındandır. Black Omen sahnede hem önceki iki albümden hem de yeni albümden parçalar çaldı. Eskilerden olmazsa olmazlar Black Candle, Gate Of Darkness ve When The Sun Rises‘da sahne önündeydim. Ancak Loki‘yi çalmadılar üzüldüm epey. Tüm grup hem sahne kostümleri hem de performansları ile epey alkış topladı. Bu arada vokal Karahan Abi, tüm

Uçan Onur

Eskirock Metal Fest.’lerde sahneye çıkan ilk tek müzisyen olma sıfatını devam ettirdi 🙂 İlk konserde Garmadh‘la, ikinci konserde Truck‘la, üçüncü konserde yine Garmadh’la ve son konserde de Black Omen ile sahne aldı. Desteği için teşekkür ediyorum. Reha, Serkan ve Murat Teğmenim ile birlikte sahne önündeydik hep. Bu üç arkadaşıma da teşekkür ediyorum. Murat Teğmenim demişken, A’khulion‘un vokalisti Murat kardeşimiz askerden dönmüş ve ilk iş olarak da bizim konserimize gelmişti.

Reha, Serkan, Murat, Ben

Tolga ve Ben

Black Omen’dan sonra İzmirli dostlarımız The Trusted sahne aldı. Bu grupta Tayfun gitar çalıyordu aynı zaman da Fire and Forget’te de bass çalıyordu. In Flames’te de iki şarkı da vokal yapınca gecenin en çok sahnede kalan elemanı da Tayfun olmuş oldu 🙂 Grup İzmir’den gelmiş olmasına rağmen sahne önü boş değildi. İzmirlilerin de birbirine desteğini görmeliydin sevgili okur 🙂

Fire and Forget

Trusted’tan sonra canımız ciğerimiz, her bir üyesi kardeşimiz olan Fire and Forget‘imiz sahne aldı. Böylece topluluğumuz bünyesindeki her grubumuz da festivallerimizde ikişer defa sahne almış oldu. Fire and Forget’i koşuşturmacadan dolayı ancak performansının sonlarına doğru izleyebildim. Ama en sevdiğim iki şarkıları en sona kaldığı için de kaçırmamış oldum. Togaykardeşimle bakışarak kesişerek

Togay Çalıkoğlu

karşılıklı sevgi gösterilerinde bulunarak son şarkılarını da bitirdik ve sahneden indiler. Yağızhan‘ın ciddi biçimde gaza getirici olarak sallandığı bir performans oldu. Mehmet çok iyi çaldı. Togay’ın upuzun saçları yerleri falan süpürdü bir ara! Bence Fire and Forget, tarzında öncü gruplardan biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor sevgili okur. Bunu birkaç sene içerisinde göreceğimizden eminim.

Hair Metal!

Bu arada içerideki kalabalık da artmaya başlamıştı. Sahneye yine İzmir’den gelen Mary Jane Hits grubu çıktı. Groove metal yapan bu grubun Eskişehir’deki ilk konseriydi. O esnada dışarı da olduğumdan performanslarını izleyemedim. Ancak tepkiler gayet olumluydu.

Lamb Of God Tribute

Şimdi bu paragrafa da bir itiraf ile başlayayım. Konserin son grubu Lamb Of God Tribute’du. Bu gruptan beklentimiz vardı, vardı ancak şok edecek kadar değildi sevgili okur. Saat 00.10 civarında Lamb Of God Tribute sahneye çıktı ve dışarıdan içeri geldiğimde gözlerime inanamadım! İnsanlar sahne önünü tıka basa dolmuştu ve tüm salon gruba eşlik ediyordu! Olamazdı lan böyle birşey! Herkes poga yapıyordu, headbang yapanlar, bağırıp çağıranlar… Konserin süpriz grubuydu kısacası Lamb Of God Tribute. Kerem‘in gitaristliği, Yusuf‘un davulculuğu, Türker’in vokalleri ve diğer grup elemanları Cem ve Mert, Volkan’ı ve beni şaşırttı. Genelde son gruplara doğru katılımcı sayısı azalırdı

Lamb Of God Tribute - Yusuf

ancak bu konserde hiç de öyle olmadı. Lamb Of God’ı Erasmuslular da dahil yüzden fazla kişi sahne önünde izledi sevgili okur. Ve konser de bu gazla sona erdi.


Konser bittikten sonra Eskirock ekibi için bu sefer bambaşka bir uğraş başladı. Sahneyi toparladık. Hesabı kitabı yaptık, ödenecek ücretleri ödedik. Ödeyemediklerimizi vade yaptık 🙂 Sonra nakliye ile ekipmanları kiraladığımız yere götürüp bıraktık. Ve gece iki buçuk üç gibi kendimizi yorgun argın bir çekyata atıp uyuduk 🙂 Çok dramatik oldu.

Konsere gelip bizi destekleyen onlarca arkadaşımız var ama özellikle adını vermek istediğim şu insanlara teşekkür bir borçtur: Alper, Sercan, Merve, Ender, Bilge, Ufuk, Nil, Merve, Anıl, Özge, Anıl’ın kardeşi, Ergin, Yunus.

Bu konser sadece grupların müzikalitesi ile değil pek çok yönden benim için çok değerli bir konser oldu. Bir kere en yakın müzisyen dostlarımla aynı sahneye çıkabildim 🙂 Daha sonra çok sevdiğim insanlarla muhabbet etme fırsatı buldum. Murat Teğmen, Sertan Hocam, kardeşi Süheyl, Black Omen ekibi, Garmadh Serkan, Hande, Tayfun ve Emre Oduncu şimdi bir seferde hatırlayabildiklerim. Hatırlayamadıklarıma  da sevgiler.

Sponsorumuz Rockamania Tişörtleri

Bu konserimizde ilk defa bilboard çalışması yaptık. 10 metrekarelik bir bilboard astık. Ayrıca ilk defa bu konserimizde Eskirock Üye Kartı‘na büyük ilgi oldu. Tüm ilgi gösteren arkadaşlarımıza teşekkürü bir borç biliriz.

O gece bize büyük destek veren Hz. Özgür Demirtaş‘a da en derin saygılarımızı iletiyorum.

Sahneye çıkan grupların profilleri:

NOT: Bu yazıyı önümüzdeki bir hafta içerisinde sürekli olarak güncellenecektir. Yeni videolar ve fotoğraflar eklenecektir. O yüzden ara ara kontrol etmen senin menfaatine olacaktır.

EKLEME 1: Evet, aradan bir hafta geçti ve yavaş yavaş materyaller gün ışığına çıktı. İlk olarak Hürriyet Eskişehir‘de çıkan haberimizi sunuyorum sevgili okur:

Metalle Sallandı

Fire and Forget – Good Morning Baghdat (Live):

In Flames Tribute Project Live:

Audio Kombat

audio kombatOkuldaki 3. yılımda aldığım dersler çok zor olduğundan kesin birinden kalırım ben bunların diye düşünüp 4 kredilik seçmeli Almanca I dersi almıştım. Hakikaten de dediğim gibi olmuş, o dönem bir dersten kalmıştım ama bu 4 kredilik Almanca dersi sayesinde ortalamam 2’nin altına düşmemişti.

Bu Almanca dersinden çok bir şey öğrenemedim. Zaten haftada 3 saat dersle hiçbir dili bir insana öğretmezsiniz. Bunu bizzat hocalarımız da söylüyordu. Kısa kesiyorum, Almanca dersini o sene Sertan Gür isimli bir hocadan almıştım. Kendisi yaşça genç bir hoca olduğundan kısa sürede çok iletişim kurabilmiştik. Ben çok seviyordum Sertan Hoca‘yı. Bir ara sınava deri mont ve postallarıyla gelince hocanın eski punkçılardan olduğunu, anarşist punk sevdiğini hatta bir zamanlar Bangkok BB ile çaldığını falan öğrenmiştim. Sertan Hoca aynı zamanda liseden yakın arkadaşım Serhat‘ın da öz be öz kuzeniydi.

Aradan biraz zaman geçti, kendisiyle konserlerde falan karşılaştık. Geçen gün de Erol‘la oturup sohbet ederken Erol bana Sertan hocanın kardeşi Süheyl’le yaptığı bir projeden bahsetti. Çok iyiymiş, Hayal Kahvesi‘nde sahneye çıkmışlar, iki kardeş müthiş setler çalmışlar, Erol’un ifadesine göre sahnede oradan oraya koşuşturmuşlar.

Aynı gece aynı mekanda Sertan Hoca’yı da görünce merakım iyice arttı ve Erol’un bahsettiği konserden sonra, kardeşlerden Süheyl‘in hazırladığı videoyu buldum. Süper! Yani elektronik müziği çok sevmem ama herhalde videodan mıdır yoksa müzisyenleri tanıdığımdan mıdır, pek bir ısındım parçaya da oluşuma yani Audio Kombat’a da. Buyrun siz de izleyin, yorumlarınızı yapın. Bunu sizinle paylaşmasam yatacak yerim yoktu inanın sevgili okur!

Videoyu izlerken çok eğleneceksiniz. Adamların da sahnede ne kadar eğlendiğini göreceksiniz, kendisi bu kadar eğleniyorsa ben eminim ki mekandakiler de süper vakit geçiriyordur. Dolayısı ile bir sonraki ilk konserlerine gideceğim. Bu adamları tanıyıp diğer parçalarını da dinlemek isteyenler için aşağıda uzun bir profil listesi oluşturdum. Kaçırmanız imkansız!

http://www.myspace.com/audiokombat
http://tr-tr.facebook.com/pages/Audio-Kombat/161037030584508?sk=info
http://soundcloud.com/audiokombat
http://vimeo.com/audiokombat
http://vimeo.com/suheylgur
http://www.suheylgur.com/