Tag Archives: Siyatik

2019 Yılımın Özeti

Koskoca bir yıl geride kaldı. Olanlar bitenler ve yaşananlar hep hatıralarda kaldı. Blogun en geleneksel yazısı olan “2019 Yılımın Özeti” yazısına kavuştuk nihayet. Eh bu yazının yazılması elbette birazcık zaman alıyor. Haydi o zaman başlayalım.

2019 yılı, önceki yıla göre blogun yine aktif kaldığı bir yıl oldu. Bir önceki sene ulaştığı okuyucu ve tekil ziyaretçi sayısı -çok küçük bir farkla- neredeyse aynı. Bu yılın da en çok okunan yazısı tıpkı geçen sene olduğu gibi “İyi Bir Münazara İçin İpuçları” isimli yazı oldu. Daha sonra “Gillette Tıraş Bıçakları Kullanıcı Deneyimleri” isimli yazı ve tam sekiz yıl önce yazdığım “Diski Kullanabilmeniz İçin Önce Biçimlendirmeniz Gerekiyor Hatası Çözümü” isimli yazılar giriyor sıralamaya. Bu sene Gillette tıraş bıçakları için yeni bir yazı daha yazmayı düşünüyorum. Böylece eski yazıyı da güncellemiş olacağım. 2019 yılında yazdığım ve en çok okunan yazım ise Şef Musa Göçmen‘in muhteşem bir gece yaşattığı “Senforock Eskişehir – Şef Musa Göçmen” isimli yazım oldu. Özellikle Musa Hoca’nın da takdirini aldığım için çok mutlu olmuştum. Bloga ülkemizden sonra en çok okuyucu ABD, Çin ve Almanya’dan gelmiş. Blogun en çok tıklanan görseli müthiş alerji ilacım Levmont’un kutusu, Keşan’daki acemi birliğimin fotoğrafı ve Legolas’ın posteri olmuş. Bloga Google’dan sonra en çok ziyaretçiyi sırasıyla Facebook, Twitter, LinkedIn ve Instagram göndermiş.

Geride bıraktığımız yıl içerisinde bloga toplamda 68 tane yazı yazmışım. Bu sayı bir önceki yıla göre daha fazla. Yazılar belki ay ortalaması olarak az olabilir ancak önceki senelere göre içerikler kesinlikle daha dolu ve zengin. Yazılar biraz daha uzun ancak bir konu üzerine en kapsamlı olacak şekilde yazdım. Şimdi ay ay neler yaptığıma bakalım.

Ocak 2019:

ezgif-5-1424cc83d984

Hayatımda yaptığım en güzel .gif

senforock-2019115172424Bu ay toplam 4 yazı yazmışım. Bunlardan ilk bir önceki yılın özet yazısı olmuş. Onu geçiyorum. Bu ayın en önemli olayı doktora yeterlik sınavını vermem oldu. Yıla müthiş bir başlangıç oldu. Gerçi sizi bilmem ama benim için nedense yıllardır Ocak ayı hep Aralık ayının gölgesinde kalır. Yıl sanki Şubat’la başlıyor gibi gelir.

senforock04

Şubat 2019:

labklar02Tam 7 yazı yazarak güzel ve verimli bir ay geçirmişim. Siyatik ağrılarıyla tanıştığım (ve halen de zaman zaman yaşadığım) bir aydı. Kışın ardından bahar çok güzel geldi.

dreamiskaset

Mart 2019:

Okumaya devam et

Öğrenim Kredimi Nihayet Ödedim – Siyatik İğnesi

Öğrenim Kredimi Nihayet Ödedim

290120190951335286380_3Üniversitenin ilk yılında öğrenim kredisine başvurmadım ben sevgili okur. İlk yıl kredi almadım. İkinci yıl ise artık masrafların çeşitli şekillerde artması sebebiyle başvurdum. Geri ödemeli kredi çıktı. Üniversitenin son sınıfında Haziran ayına kadar bu krediyi aldım. 150 lirayla başlayan kredi, ben bıraktığımda galiba 240 lira civarında bir meblağ idi. Hiç unutmuyorum, 10.700 liralık bir senede imza atmıştım.

Okul bittikten sonra ilk yıl yüksek lisans sebebiyle zaten okuldaydım. İkinci yıl ise işe başlayıp kısmi zamanlı olarak Bilecik‘te yaşamaya başlamıştım. Aldığım ilk maaşlardan beş yüzer, biner lira yatırdım öğrenim borcu için. Ancak borcun vadesi gelmediğinden kafama göre yatırmamda da bir sakınca olmuyordu. Böyle böyle yaklaşık 3000 liralık borcu sildim ilk aylarda. Sonradan nasılsa vadesi gelmedi diye ödemeyi de bıraktım. 2013 yılında sıcak bir Haziran günü babam aradı ve müjdeyi verdi 🙂 Nihayet eve ödeme planını göndermişti devlet baba. Artık ilk vadenin tarihi gelmişti. Ancak benim ödediğim 3000 liralık ön ödemeyi de  devlet bu taksitlere yansıtınca, aşağı yukarı bir sene daha zaman kazanmış oldum. Nihayet ödeme günü geldiğinde ise ben evlenmiştim, eşimin de en az benimki kadar bir öğrenim borcu da hesaba eklenmişti.

Ödemedik. O ilk aylarda durumum çok sıkıştı. Bilecik’e gidip gelmek, düğün masrafları, zart zurt işler derken ödeyemedik bu parayı. Aradan zaman geçti ve devlet baba bir müjde daha verdi 01.08.2016’da. Devletin tüm alacakları, Bankalardan vergi dairelerine aktarıldı ve yıl sonuna kadar yapılandırma yaptırmayanlardan bu paraların haczen, peşin olarak alınacağı duyuruldu. Dürüst bir vatandaş olarak vergi dairesine koştuk  ve borcumuzu yapılandırdık. İnan bir kuruş kârımız olmadı. Faiz maiz silinecek dediler, biriken borcumuza yansıyan tam 160 lira (!) faiz silindi.

Neyse, bu yapılandırmadan sonra artık titizlikle ödemeye başladık borcumuzu. Neden? Çünkü bir vade dahi kaçırsak kalan borcu devlet bir defada alacaktı. Haa, bu arada o yapılandırmayı yapmayıp borcu vergi dairesinde bırakan ve hala ödemeyenlere ne oldu? Hiçbir şey. Hatta bizden bir buçuk yıl sonra yapılandırmaya gidip iki üç bin lira faiz borcu silinen oldu.

Velhasıl, kimi aylarda ikimizin birden, kimi aylarda tek tek de olsa ödedik borcumuzu paşa paşa. Ve dün son taksidimizi de ödeyerek 2019 yılı Ocak ayında, tam 11 yıl önce almaya başladığımız kredimizin defterini kapattık. Artık devlet babaya borcumuz yok. Ama devlet baba boş durmadı. Asıl müjdeyi ben son taksidi ödedikten verdi: Öğrenim kredisi borçlarının silinmesi için teklif Meclis’in gündemine gelmiş. Silinir mi? Ben ödeyip bitirdiğim için bence silinir. Ödemeyenlere selam olsun, çok şanslısınız.

Siyatik İğnesi

Geçen yılın son haftası izin alıp evde aralıksız 10 gün ders çalışmıştım. Sabah kalkıp kısa bir kahvaltıdan sonra, dersin başına oturuyordum. Akşam eşim işten gelince yemek yiyorduk. Sonra ben yatana kadar tekrar ders çalışıyordum. Salonda, bir sandalyenin üzerine tüneyip saatler geçiriyordum böyle böyle. Ocak ayının 7. ve 8. günlerinde Doktora Yeterlilik sınavını geçtikten sonra, aynı hafta sonu da Açık Öğretim Fakültesi sınavları olduğundan, haftanın kalan günlerinde de işten geldikten sonra yemek yiyip yine saatlerce dersin başına oturuyordum. Bunları bir not edelim.

Tüm bu yoğun çalışma saatlerinden sonra, Pazar günü son sınavımdan çıkıp eve geldiğimde sol kalçamda bel hizasından başlayıp bacağımın yanından devam eden ve ön bacaktan topuğa ulaşan bir sancı girdi bana. Ayağımın üstüne basamıyordum. Sağa sola dönerken sıkıntı yaşıyordum. Yatakta bile acı içinde uyuyordum. Bir iki gün sonra bu acı geçti. Birkaç gün sonra yine başladı. Sonra yine geçti. Böyle böyle haftada birkaç gün beni yoklamaya başladı bu illet.

siyatik-siniri

En sonunda geçen akşam dayanılmaz oldu. Gece sabahı zor ettim. Sabah işe sürünerek gittim. Öğlenleyin de Yunus Emre ve Caner‘den rica ettim. Sağ olsunlar beni hastaneye getirip bıraktılar. Burada danışmaya gelip belimin ağrıdığını söyleyince direkt olarak “Beyin ve Sinir Cerrahisi” polikliniğine yönlendirdiler. Ancak polikliniğe gittiğimde oradaki sekreterler bana “yalnızca MHRS’den randevu ile çalıştıklarını” söylediler. Ben rahatsızlığımı söyleyince de “Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon” polikliniğine yönlendirdiler. Şans döndü bu sefer. Öğle arasında olmasına rağmen birkaç dakika içinde sekreter geldi. Randevum olmamasına rağmen şansıma yer olduğundan hemen bir randevu da verdi. Daha ben randevuyu alırken de doktor geldi.

Doktorun odasına girince durumu anlattım. Bu tür rahatsızlıklarda önce Fizik Tedavi bölümüne gelmek gerekiyor. Eğer durum ameliyatlık ise onlar sizi zaten beyin ve sinir cerrahisine yönlendiriyorlarmış. Doktor birkaç hareket yaptırıp hemen röntgene yönlendirdi. Öğle arası bitmemişti ve röntgen de bomboştu. Gittim hemen çekildim. Yukarı çıktım. Tekrar doktorun yanına girdim. Eliyle belimde ağrıyan noktayı hemen buldu. “Siyatik” dedi. Bel fıtığı görünmüyormuş. Düzgün oturmamaktan, zorlamaktan dolayı oluşuyormuş. Vücut sinire baskı yapıyormuş. Bana “Cales” ismindeki iğneyi en yakın eczaneden alıp gelmemi söyledi. Kendisi vuracakmış. Reçeteyi alıp gittim.

cales-enjeksiyonluk-suspansiyon-iceren-ampul__cid354__original

Tabi sürüne sürüne gitmek biraz vakti aldı. Eczanede iğneyle birlikte Miyorel ve Bi-Profenid isimli hapları da yazmış olduğunu öğrendim. İğneyi alıp benimle aynı rahatsızlığı yaşayan başka bir hastayla birlikte geri polikliniğe girdik. Sırayla doktorun yanına girecektik. Önce ben girdim. Doktor iğneyi hemen vurdu. Çıktım.

Sonra sağ olsun Alper beni aldı ve tekrar iş yerine döndüm. Böylece otuz yaşımın içerisinde mide rahatsızlığından sonra bir de bel rahatsızlığını eklemiş oldum sevgili okur. Artık oturup kalkarken çok daha fazla dikkat edeceğim. Aman deyim, sen de dikkat et. Sağlıklı günler dilerim.