Tag Archives: şizofren

TEDx Odunpazarı Böyle Geçti

Aniden ortaya çıkan ve beni yatağa mahkum eden bir hastalık dönemini de atlattıktan sonra kaldığımız yerden devam edebiliriz. Geciken, ama gecikse de o ilk günkü heyecanından bir şey kaybetmeyen blog My Resort’ta, 8 Eylül günü Eskişehir’de ilk defa yapılan TEDx Odunpazarı isimli etkinlik hakkında değerlendirmeler yapmaya çalışacağım.

_program

8 Eylül günü, ne yalan söyleyeyim, biraz da heyecanlı olarak etkinlik saatinden neredeyse bir saat önce mekana gittim. Etkinliğin yapılacağı opera binasına geldiğimde ne göreyim! Mekan şimdiden dolmuştu bile. İnsanlar fuaye alanında kurulu olan stantları geziyor, sohbet ediyordu. “Para babalarını değil, fikir babalarını” izlemeye gelen herkes, biraz da ortamın atmosferine kapılıp nasıl derin konularda sohbetler ediyordu görmeniz lazımdı.

Fuaye alanı. Tıklayın dev gibi olsun.

Etkinlikte numaralı bilet ve protokol olmadığından, insanlar salonda gözlerine kestirdikleri yerleri doldurmaya başlamışlardı bile. Ben de Şevkiye ve Betül‘le buluşacağımdan, bu işi biraz ağırdan aldım. Ancak salon dolmaya başlayınca nihayet kendime bir yer buldum. Kızlar da az sonra geldiler zaten.

Katılımcılara, etkinlik anında da orada bulunan bir 3D yazıcı tarafından üretilmiş kırmızı renkli bir X rozeti hediye ediliyordu. Rozeti cebime koyup konuşmacıların adlarını ve branşlarını bir kere daha kontrol ettim. Etkinliğe katılacağımı duyan Halil abimin tavsiyesiyle Doç. Dr. Oytun Erbaş başta olmak üzere tüm konuşmacıları beklemeye başladım. Okumaya devam et

Şizofren Tecavüzü

BİLGİ: Bu öykü denemesi, Onur’la yeni başlayacağımız proje için kaleme alınmıştır. Şaşırtabilmek ümidiyle. Ayrıca Haplo’nun tavsiyesi üzerine şuraya tıklayarak dinleyebileceğiniz parça eşliğinde okuyabilirsiniz. Daha bir etkileyici oluyormuş 🙂

Şizofren Tecavüzü

İçerdiği hüznün büyüklüğü de korkutmamıştı beni üstelik. Sadece bilemiyordum ne yaptığımı. Benim olmayana sahip olmuştu bedenim bir kere. O sıcaklığı hissetmişti. Korku bile o kadar cesur kalıyordu ki yanı başında. Yanı başımdaki soğuğun içerisinde.

Yüzünün güzelliğini seyrettim doyasıya. Islaklığına aldırmadan parçalarcasına çıkardım sığındığı son paçavraları da. Doyumsuzluk? Teninin beyazlığı soğuğun keskinliği ile kesilmiş gibi kıpkırmızı renge bürünmüştü. Ağlıyordu, ben ise işlediğim günahın ağırlığı ile daha bir çökmüştüm üzerine.

Şaşkınlık ve heyecanla başladı her şey. Göz göze gelebilmenin mutluluk olduğu topraklarda yaşadım bu heyecanı. Güzelliğin sadece Tanrı tarafından bahşedildiği diyarlarda, bu kadar güzelini görmediğimi fark ettim. Sahip olma duygusu? Gölgelerde izledim bedenini. Benden ne kadar uzaktasın. Ama benimsin hayallerimde ve bir dokunuş uzağımda. Benimsin her anımda ama tenine dokunamadan.

Görebildiklerime sahiptim de ya ötesi? Seni her gece kimlere yar edecektim? Bunu anlayabilir misin? Ben düşlerimde senle sevişirken sen kimin nefesini soluyor olacaktın? Masumiyetinin seni nasıl da avucuma düşürdüğünü göremedin bile. Ben, her şeyimi harcamıştım artık.

Çıplak ayaklarında parmaklarının arasından sızan kanlar ardımızda izler bırakıyordu. Güneş sarısı saçların iyice ıslanmıştı. Gölgelere sakladım seni. Sonra sen beni buldun gölgelerde. Kendi yüzümü gördüm gözlerinde. Canın yanıyordu. Benim de canım yanmaya başladı. Sen güzeldin ve ben senin güzelliğinde yansıyan bir ışıktım artık. Dudaklarına o kadar yakındım ki nefesim dolup boşalıyordu ciğerlerine. İğrenç nefesim senin bedenine girmişti bir kere.

Ruhumun bir parçası kopuyor ve sana geçiyor o gece de ve sen artık ben oluyorsun. Ve sen artık benim karamsarlığım oluyorsun, benim sakladığım yüzüm oluyorsun. Benden saklanan her şeyi görebiliyorsun üstelik. Sevinmen lazım bu büyük hediye için. Daha iyisini alamazdın.

Bu kadar çabuk olup, bitti. İçerdiği hüznün büyüklüğü de korkutmamıştı beni üstelik. Korku bile cesur kalıyordu yanı başında. Son bir hareketle sürünerek baktım yüzüme aynada. Kendimi görebildiğim tek yerde. Elimdeki düştü büyük bir sesle, yerdeki kovanın yanına. Aynaya son defa baktım. Aşkımı gördüm son defa. Artık ölebilirdim. Kimseler yokken yanımda.

Burçak G.