Tag Archives: Slayer

Head Bang Yeni Sayı: Best Of 2015

headbang00Ülkede süreli olarak yayımlanan ve en geniş dağıtım ağına sahip tek metal müzik dergisi Head Bang, 2016’nın ilk sayısında yine güzel bir içerikle karşımıza çıktı.

Derginin okuyucuları arasında yapılan anketler sonucunda 2015 yılının metal müzik adına “enleri” belirlenmiş. Hatırlıyorum, yılın albümü için Slayer‘ın Repentless albümüne oy vermiştim.

Yılın albümü olarak Iron Maiden‘ın The Book Of Souls seçilmiş. 10 albümün yer aldığı sıralamadan yalnızca dört tane albümü dinlemiştim geçen yıl: Iron Maiden – The Book Of Souls, Slayer – Repentless, Lamb Of GodVII: Sturm und Drang ve GhostMeloria. Diğer altı albümü hiç dinlemedim. Bu dördü içinde de en sevdiğim yine Slayer’ın Repentless albümü olmuştu. Meloria da çok iyiydi. Lamb of God’ın da Deftones’tan Chino Moreno ile yaptıkları Embers isimli parça kesinlikle favorimdi. Dinleyip çok ağlamışlığım vardı.

headbang02

Yılın şarkısı olarak Iron Maiden’ın 18 dakikalık Empire of the Clouds parçası seçilmiş. Iron Maiden olunca ıskalamamış metalci güruh 🙂 Yılın grubu da tabii ki Iron Maiden olmuş. Bence Slayer olmalıydı. Belki de en önemli iki elemanının eksikliğine rağmen (üstelik bunlardan biri öldü!) adamlar şahane bir albüm yaptılar. Evet, Iron Maiden da iyi bir albüm yaptı ama Slayer gibi bir sınav vermediler.

Yılın erkek vokali Bruce Dickinson oldu. Şaşırmadık ama Till Lindermann (Rammstein) ve Tom Araya‘yı da unutmayan metalcileri tebrik ediyorum. Yılın gitaristi olarak Adrian Smith (Iron Maiden) seçilmiş ama bence yanlış. Kerry King olmalıydı ve hatta Kerry King’dir o kesin. Iron Maiden’ın aday gösterildiği kategorilerden ödül kazanamadığı tek kategori yılın davulcusu kategorisi olmuş. Eh, burada birinciliği Megadeth’le yepyeni bir albüm kaydetmiş olan (hatta ben bu yazıyı yazarken de dinlediğim Dystopia albümü) Chris Adler‘a vermemek ayıp olurdu.

Yılın en iyi albüm kapakları sırasıyla Repentless ve Meloria olarak seçilmiş. Yılın olayı Bruce Dickinson’ın kanseri yenmesi ve yılın hayal kırıklığı ise Paris’te Bataclan konser salonuna yapılan terör saldırısı olarak  seçilmiş. Ancak dergi editörlerinin notuyla bir husus teyit edilmiş. O da, derginin kapağında da yer alan, Lemmy Kilmister‘ın hayatını kaybetmesi. Bu, kesinlikle yılın hayal kırıklığıydı. Tüm bu seçimler yalnızca isim ve resim konularak yapılmamış. Her seçimin altına bir de güzel özet bilgi bırakılmış.

Bu ay dergideki en dikkat çeken içerikler Ghost’tan bizzat Papa Emeritus III ile yapılan konser öncesi röportaj, Megadeth’in yeni albüm makalesi, elbette ki Lemmy Kilmister dosyası ve Hammer Müzik röportajıydı. Özellikle Hammer Müzik röportajı güzel haberlerle dolu olduğu için okuması epey keyifli oldu.

headbang03

Solda yayımlanan yeni kapak, sağda iptal edilen eski kapak

Bir süre önce yazdığım şu yazıda Blue Jean dergisinin yeni tasarımından bahsetmiştim. Bu yazıda, dikkatli okurlar Head Bang’in Ocak-Şubat 2016 sayısının kapağını da fark etmişlerdi yazının içerisinde kullandığım görsellerden. Ancak dergi o kapakla çıkmadı. Neden? Çünkü o kapak hazırlanıp reklam olarak Blue Jean’de yayımlandıktan sonra, Lemmy Kilmister öldü. Lemmy ölünce de haliyle Head Bang’in bunu görmezden gelmesi imkansızdı. Bir önceki Dave Mustaine’li kapaktan çok daha iyi bir kapakla, Lemmy’nin en karizma pozlarından birisiyle, yayımlandı yeni sayı.

Kısacası güzel bir sayı olmuş. Hazırlayanların ellerine emeklerine sağlık. Şunu da hemen ekleyeyim. Derginin içeriğinin yalnızca %30’undan bahsettim bu sayıda. Dergiyi aldığınızda göreceksiniz ki burada yazmadığım bir sürü grup ve konu var. Mesela küçücük de olsa, Sabhankra‘nın ilkbaharda yayımlayacağını müjdelediği yeni albümün müjdesi de verilmiş 🙂

Savaşalp’in Gidişi

savas01

Savaşalp’le ilk fotomuz. Facebook hesabıma yüklediğim ikinci foto.

Gidişler” isimli bir seriye başlayacağımı hiç düşünmezdim. Geçen hafta pazartesi günüydü. Haftanın ilk günün bunalımını atamadan Savaşalp aradı. “Bu akşam buluşalım, ben yarın gidiyorum” dedi. Bir süredir gideceğini söylüyordu. Hatta daha önce birkaç akşam buluşup konuşmuştuk bu konu hakkında. Uzun bir süredir gündeminde Eskişehir‘den ayrılıp İzmir‘e yerleşmek vardı Savaşalp’in. “Zorlamanın alemi yok” diyordu.

Sevgili okur sen bilirsin, Savaşalp en yakın dostlarımdan biridir. 2008 yılından beri arkadaş, dost ve kardeşiz. Hani derler ya, hastalıkta sağlıkta bir arada olabilmek diye. İşte Savaşalp’le dostluğumuz böyleydi. Geçtiğimiz yıllarda iki ciddi rahatsızlık atlattı. Daha doğrusu ciddi bir hastalığı iki defa nüksetti. Bunlar herhalde dostumun hayatındaki en büyük şanssızlıklar ve aksaklıklar oldu.

savasslayer

Slayer

Savaşalp’le Slayer dinlerken tanıştık. Savaşalp’le son defa pazartesi akşamı buluştuğumuzda da Savaşalp’le hala Slayer konuşuyorduk. Aradan geçen o kadar sene sonra bile zevklerimiz çok az değişmişti. Gerçi son buluşmamız içimde büyük bir ukde olarak kaldı. Sindiremedim böylece veda etmeyi.

savas02Oturup yakın dostunuzun size ne kattığını hiç düşündünüz mü? Bu elbette hesabı yapılan bir şey olmuyor hiçbir zaman. Ben şimdi düşünüyorum, Savaşalp’le yaptığımız semavi dinler muhabbetlerini başka kimle yapabilirdim? Başka kim her an suratını asıp sert bakışlarla air guitarını eline alıp Slayer çalmaya hazır bekleyebilir? Yıllar önce Savaşalp’in evinde çekmiştik “en iyi blog budur” reklamımı. Yaptığımız tüm Eskirock Metal Fest‘lerde Savaşalp değişmez ekip üyesiydi. Ekip dediysem zaten topu tüfeği 6-7 kişi oluyorduk. Bir avuç adam, elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyorduk. sadece bizim konserler değil, Eskişehir’deki o dönemlerde yapılan tüm metal konserlerine birlikte giderdik. Ah ulan ne günlerdi.

savas04

Bilmem hangi konserdeyken.

Savaşalp sayesinde tanıdığımız çok kral adamlara (Gil, Duran, Ayberk, Aykut Gökmen…) da buradan selam göndermezsem ayıp olur.

Velhasıl, Savaşalp artık gitti. Eskişehir’de olmayacak. İzmir’de Togay‘a ilaveten bir dostumuzun daha olması güzel bir şey ama Eskişehir’de bir eksiğiz artık. Aynı dönem, aynı bölüm arkadaşları olan bizler, Alper, Volkan, Savaşalp ve ben, yıllardır Eskişehir’de süren dostluğumuz elbette devam edecek ama diyorum ya Eskişehir’de artık bir eksiğiz.

savas03

Benim evdeki çok sert toplantılarımızın sonuncusu

Mantığını Anlamadığım Olaylar – 1

Şölen Bitter Dünya'da İlk!

Bu yeni bir seri olabilir blogda. Dur bakalım berekli olması dileğiyle.

1. Çikolata: Geçenlerde Migros‘ta gördüm bu yeni çikolatayı. Param yoktu almadım, ancak fotoğrafını çektim. Lan şimdi anlamadım ben. Bu çikolatanın kaçta kaçı bitter? Hepsi bitter ise neden öyle yazmıyor? Yok  değilse bu yüzdeleri toplayınca neden 100’den fazla çıkıyor? Bu alıp yiyen varsa olayın ne olduğunu yazabilir mi? Ya da ben Şölen firmasına mail mi atsam?

Vodafone Reklamı

2. Sonisphere Reklamı: Dün gezinirken bir yerde gördüm hemen printscreen‘ledim aldım. Şimdi bu reklamı hazırlayanlar buradaki grup sırasını neye göre yapmışlar? Sahneye çıkma desen değil, alfabetik desen değil, en iyi gruba göre desen yine değil. Kimilerine göre Sonisphere’ın bu seneki en önemli ismi Metallica. Aman yapmayın bu hataya düşmeyin derim bence. Metallica’yı sevmediğimden değil ama sonuçta adamlar geçen sene de geldiler değil mi? Bence bu senenin en önemli ismi Manowar, Rammstein ve Slayer olmalı. Bu hafta sonu MTV‘de Sonisphere Haftasonu Özel programı yapıyorlar. Sözüm ona Sonisphere’de çıkacak grupların kliplerini yayınlıyorlar. Lan Megadeth, Rammstein ve Megadeth’ten başka grup haa bir de Antrax, gördüysem adam değilim! Onların da aynı şarkılarının aynı klipleri aşağı yukarı. Rammstein’in Keine Lust’un da sansürlü klibi üstelik. Velhasıl ayıp oluyor birader. Megadeth’in, Manowar’ın nasıl güzel şarkıları var, hayır sadece stüdyo klipleriye sınırlı kalmayın, konserlerinden de çalın. Pentagram çalıyorlar, sadece Tigris + Bir. Acayip bir düzeni var bu MTV’nin. Her neyse bakın o reklamı yana da ekledim. Yorumlara siz kendi sıralamanızı yazarsınız.