Tag Archives: Stairway To Hell

Godspel’e Klip Çekiyoruz

Eğer bir aksilik olmazsa 3 haftalık bir süre sonunda Godspel‘in Stairway To Hell şarkısına klip çekmiş olacağız sevgili okur.

Deneme karalaması

Bu iş için Eskirock ekibinden Volkan Vardar destek sağlayacak. Ayberk Kaba kardeşimiz klibin içerisinde yer almasını planladığımız animasyon kısmı hazırlayacak. Şarkının mevcut halini klibe uygun olacak şekilde yeniden düzenlemeye başladık ve kısa süre içerisinde kaydedeceğiz.

Bugün Ayberk ile oturup neler yapılabileceği konusunda biraz fikir alışverişinde bulunduk. Bu esnada geçen gün Ceren Yıldırım tarafından çekilen bir fotoğraf üzerinden iki boyutlu olarak bir animasyon hazırlama olasılığı üzerinde durduk. Çok fazla detay vermek istemiyorum ama sürecin sonunda eğer aklımızdakileri üşenmeden ve herhangi bir aksiliğe uğramadan yapabilirsek ortaya hoş bir iş çıkacak gibi duruyor.

Bu yazıyı da kendime geleceğe bir not düşmek için yazıyorum. Sevgiler.

Extreme Metal Party 3 – 11 Haziran 2011 Kocaeli

Konser Afişi

11 Haziran Cumartesi günü sabahın bir köründe buluştum Yağız, Ender, Ufuk ve Ağrı’dan gelen Kabus grubu basçısı Emin ve arkadaşıyla. İki grup, Godspel ve Kabus, Kocaeli’ye gitmek üzere aynı tren ve aynı vagonda yolculuk edecektik. Kocaeli’de düzenlenen Extreme Metal Party 3’de Godspel de sahne alacaktı ki bu sahne grubumuzun şehir dışındaki ilk sahnesiydi. Gar’a gittiğimizde Onur ve Anıl da dahil oldu bize.

Trene yerleştik. Ufukla birlikte oturdum. Arkamızda Ender’le Yağız oturdular. Yağız doğrudan uyumaya başladı. Hemen önümde Kabus’un davulcusu Yusuf Selim ve bir arkadaş daha oturuyordu. Yan taraftaki tekli koltuklara da Onur ve Anıl oturdular. Bu halde yaklaşık 4.5 saat süren bir tren yolculuğuna başladık. Gündüz bir yere gitmek çok zevkli. Özellikle tren de inanılmaz zevkli. Kocaeli’ye gidene kadar da para harcadık sevgili okur. Erik aldı, simit ayran aldık, gazete, pişmaniye derken habire yedik anlayacağın.

İzmit Garı’nda indiğimizde bizi karşılamaya gelen ikisi bayan üç genç arkadaş gördük. Aramızdaki süperstar Ozan olduğundan bunlar direk Ozan’la muhatap oldular 🙂 Bu arada bu konserimizi de Ozan’ın sayesinde ayarladık. Bu açıdan bir teşekkür borçluyuz kendisine.

Gideceğimiz yer yürüme mesafesindeydi. Yaklaşık 10 dakika yürüyüp Medusa Stüdyosu’nda geldik. (Adını yanlış yazmış da olabilirim.) Burası epey kalabalıktı. Burada Heretic Soul grubundan Sarp’ı ve basçılarını gördüm. Erhan’ı sordum, gelmeyecekmiş o gün. İçeri çok kalabalıktı dediğim gibi. Hatta iki tane rapçi bile vardı anlayamadığım bir biçimde. Bu mekana eşyalarımızı bırakıp (enstrümanlarımızı değil) yemek yemek üzere bir zamanlar Eskişehir’de de bir zamanlar var olan Katık isimli mekana gittik. Bu dürüm tavuk dönerler zaten artık metal konserlerinin resmi yiyeceği oldu. Yemek yiyip hesabı da ödeyip çıktık. Sonra konserin yapılacağı bar’a gittik. Burası tam da tahmin ettiğimiz üzere küçücük, kutu gibi bir yerdi. Üstelik bara gittiğimizde sırtımızda ekipmanla uzun süre kapıda bekledik. İçeri kimse alınmadı. Sonra Emin ve ben biraz söylendik falan da ekipmanlarımızı alıp en üst kata çıkabileceğimizi söylediler. Zom Bar isimli bu bar, esasen küçük sevimli bir yerdi. Ancak çok ufaktı ve bence bir metal konseri için çok da uygun değildi.

Konser için tam 8 grup çağırılmıştı ki bence bu sayı çok fazlaydı. Ses sisteminin bu kadar yükü kaldırıp kaldıramayacağı konusunda ciddi endişelerim vardı.

Konserler başlayana kadar üst katta, manzarası kötü bir terasta (şaka yapıyorum), beklemeye başladım. Kaç aydır Eskişehir’de olmasına ve Yağızlar’la takılmasına rağmen bir türlü konuşamadığım Ozan ile de işte o saatlerde muhabbet ettim. İran’daki hayatından falan bahsetti. Sonra aşağı indik zira konser başlayacaktı.

İlk grup Pure To Black, bayan vokal kullanıyordu ancak açıkçası pek başarılı bulmadım. Grubun daha alacağı çok yol var. Ancak grubun solo ve hatta ritim gitaristi Yiğit, grubun tamamen dışında inanılmaz bir performans ve ustalık sergiledi. Sonradan konuşunca gerçekten de bu arkadaşın profesyonele yakın bir şekilde bu işi yaptığını öğrendim.

Bu gruptan sonra sahneye çıkan grup Monogram talihsiz bir gruptu. Son parçalarında gitaristlerinin gitarı devre dışı kaldı. Grup üyeleri göründüğü kadarıyla yaşça da küçük arkadaşlardı. Kendi arkadaşları vardı sahne önünde, çaldılar ve moralleri bozuk bir şekilde indiler.

Daha sonra beyaz tenli bir eleman çıktı sahneye. Bu galiba organizasyondan bir arkadaştı. Salak gibi adını sormayı unuttum. Keşke sorsaydım çünkü anonsları bu arkadaş yaptı hep. Neyse ben bu yazının devamında kendisine anonsçu diyeyim bari. Hatta bu konserle ilgili kendisi de bir yorum yazmış şurada.

Anonsçu sahneye çıkıp “İstanbul’dan gelecek Veins of Violence grubu burada mı?” diye sordu. Ben bu soruya anlama veremedim. Herhalde elemanlar geldiler sağda solda bir yerde içiyorlar diye düşündüm. Meğer o grup hiç Kocaeli’ye gelmemiş ve o ana kadar kimse de fark etmemiş. Bizim organizasyonu düşündük hep beraber, gülümsedik sadece. Yağız’ın gözünden bir damla yaş süzüldü.

3. grup gelmeyince, 4. grup çıktı sahneye. Life Comes In Many Forms isimli bu oluşum iki Heretic Soul elemanı ile diğer 3 farklı arkadaşın bir araya gelerek oluşturduğu bir grup. Metalcore tarzında müzik yapıyorlar. Parçalarda acayip melankolik ögeler var. Beğendim yani. Takdir de ettim ayrıca. Bu arada davulcuları solak.

Vee sıra bize geldi. Godspel’imiz yavaş yavaş hazırlanmaya başladı. Hemen geçen konserde yaptırdığımız davul sticker’ı ile afişimizi astık insanlar kim olduğumuzu görsün diye. Sonra yerleştiler sahneye. Sahne inanılmaz küçük olduğu için önce Ender’i yukarı, davulun kenarındaki boşluğa yerleştirmeyi düşündük. Sonra sıkış tepiş de olsa herkesi sığdırdık sahneye. Bağlantılar yapıldı ve Godspel başladı çalmaya. Çalmaya başlayınca o ana kadar alakasız tepkiler veren seyircilerin hepsi şoke oldu. Anlaşılan iyi müzik yapıyorduk ki sahnenin önü bir anda doldu ve karıştı 🙂

Godspel sahnedeyken ben de videolarını ve fotoğraflarını çektim elimden geldiği kadar. Sonuçta benimki de 10 MP dijital bir fotoğraf makinesiydi, o sebepten dolayı fotoğrafların çoğu tırt oldu sevgili okur, affet. Grubun en sevdiğim şarkısı “Stairway To Hell” de film iyice koptu. Belime bir dirsek yedim yine.

Grubun ön dörtlüsü bence iyiydi. Anıl aralarda sözleri söylemektense kafa sallamayı tercih etti. Ender’le grubun aşırı yakışıklı olduğu kadar çekici de olan diğer gitaristi ki cümle alem kendisini Yağız diye tanır performans olarak çok iyiydi. Ufuk kardeşimin de hakkını vereyim ki Testament çaldıklarında (grup tek bir cover çaldı) back vokalleri inanılmaz gazdı. Ancak bence o gün grubun en iyisi Japonya’dan paraya kıyıp getirdiğimiz davulcumuz Onur’du. Aferin Japon. Aşağıda Stairway To Hell parçasının çok küçük bir kısmı yer alıyor. Neden peki çok küçük bir kısmı? Zira diğer büyük kısmında dayanamayıp headbang yaptım.

Godspel sahneden indiğinde Anıl acayip gaza geldi ve underground bir efsane olacak “Siz bizi azdırdınız Allah’ta sizi azdırsın” diye bağırdı. Ben içimden tövbe tövbe dedim, ayağımı da havaya kaldırdım. Ancak beni asıl mutlu eden izleyenlerden birisinin “Godspel bitirdi beyler, konser dağılsın” cümlesi oldu. Yaklaşık 40 dakika süren sahneden sonra acayip mutlu bir şekilde diğer grupları dinlemek üzere indik sahneden.

Bizden sonra organizatörün davul çaldığı ve Kocaeli’nin en eski deathcore gruplarından tam 1.5 yıldır (yanlış da duymuş olabilirim) müzik yapıyorlar diye anons edilen Chapel çıktı. Tarzın sevenleri için iyi bir grup olabilir ancak ben pek sevemedim ne yalan söyleyeyim. Millet epey coştu bu grupta da.

Bu gruptan sonra benim çok sevdiğim bir grup olan Chopstick Suicide hazırlandı sahneye çıkmak için. Bu grubu taa şu yazımı yazdığım gün dinlemiştim. O günden bugüne bir albüm ve bir EP yayınlamışlar, vokalist almışlardı gruba. O sebepten merakla beklemeye başladım. Grubun gitaristi ile de biraz sohbet ettim. Derken vakit geldi ve Chopstick Suicide çıktı sahneye. Mükemmeldiler. Gerçekten çok iyiydiler. Hep yeni parçaları çaldılar. Yeni EP’deki iki parçayı da çaldılar. En son parçaları ise Recycle Your People EP’sinden Trapped Between Dimensions oldu. Vokalistleri acayip enerjik, acayip yerinde duramaz bir biçimde söyleyince ben de dahil izleyen herkes sağı solu tekmelemeye başladı. Bir saniye düşürmediler tempoyu. Böyle bir şey olamaz. Merak ettiniz değil mi? İzleyin.

Chopstick Suicide sahneden inince gecenin son grubu Kabus yerleşti sahneye. Anonsçu bu sefer “Kabus grubu sahnedeyken poga yapılacak, insan gibi poga yapın” diye bir anons yaptı. Davullarını Haliller’in grubun eski davulcusu Yusuf Selim’in çaldığı grubu bekliyormuş meğer herkes. Kocaeli’de meğer ne kadar çok sevenleri varmış! Karnım iyiden iyiye acıktığı için grubun 2 parçasını kaydettim sonra Ender, Bilge ve Bilge’nin arkadaşıyla yemeğe gittik. Yemeğe dediysem iki sokak yukarıdaki tavuk dönerciye. Hayatımda yediğim en lezzetsiz tavuktu lanet herifler. Biz yemek faslını bitirip Zom Bar’a dönünce konser bitmişti. Kapıda birkaç fotoğraf çektirip hemen Gar’a hareket etmek için yola çıktık. Önce stüdyoya geçtik. Anıl’ın eşyalarını aldık. Sonra yürümeye başladık. Organizasyondaki arkadaşla konuştuk. Anlattığına göre 250 kişi bilet almış ama katılım az olmuş. 50 kişi yoktu zira konserde.

Gece saat tam 01.00’de trenimiz geldi. Gar’dan çok gürültücü bir ekip olarak trene bindik. O yorgunlukla öyle bir uyumuşum ki gözümü açtığımda saat 04.00’de Eskişehir’e gelmiştik. Sabah en erken minibüs saat 07.00’de olduğundan Anıl’ın evinde kaldım. Sonra eve geldim.

Konser’in fotoğrafları aşağıdadır. (ImageBam’a upload ettim çoklu bir şekilde. Bazen engellendi falan diyor. DNS ayarlarınızla oynayın düzelir. 8.8.8.8  ve 8.8.4.4 yapın açılacak. )

imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com imagebam.com

Bu yazıyı birkaç gün içerisinde yine okuyun. Performans videolarını da ekleyeceğim.

DÜZELTME 1: Godspel videosu eklendi.

Godspel – Black Mirror Promo EP

Godpsel - Black Mirror Promo EP

Yaklaşık 2 haftadır dinliyorum bu çalışmayı. Eskişehirli metal grubu Godspel‘in ilk çalışması olmuş. Bir grubun ilk çalışması olması sebebiyle olanca dikkatim ve eleştirel yaklaşımımla kulak verdim bu EP’ye. Promo EP diye basıldığından albüm habercisi diyebiliyoruz bu çalışmaya.

Albümün kapak çalışmasını ben yaptım. Kayıt, mastering ve miksajları da Ozan Demir tarafından yapılmış. Albümü de Eskirock Prodüksiyon basmış. Çok şık bir digipack kutuda geliyor albüm.

Toplam 4 parça içeren albümün açılış parçası “Catharsis” isimli enstrümental parça. Garip bir synt efekti ile başlıyor parça, sonra yavaş yavaş piyanoyu duyuyoruz. Bir intro olarak düşünmek yanlış olur bu parçayı. Gruba yaptığı tek atıf parçanın ortalarında başlayan o güzel melodiklik bence. Dijital bir kompozisyon olması sebebiyle de ses kalitesi çok başarılı olmuş.

Catharsis’in hemen ardından grubun ilk kaydettiği parça olan Ancient Love (Nihiliant) başlıyor. Grubun tarzının tam olarak adını koyamıyorum bu parçayı dinlerken. Yani progressive yanları da var, yoğun melodik yapı ve gitar kullanımı da var. Parçanın en sevdiğim kısmı 2.25’te başlayan o süper dokunaklı melodi. Sonrasında gelişen trafik ise bizi bu melodik yumuşaklıktan alıp daha sert daha “metal” bir yapıya götürüyor. Grubun en belirgin ve bence kendilerinin de ortaya çıkarmak istedikleri yanı sürekli olarak değişen parça gidişatları. Yani slow başlayan bu parça tam bir metal parçasına dönüşüyor derken sizi bambaşka bir melodi yakalıyor. Sonra kendinizi headbang yaparken buluyorsunuz. İşte  tüm bu söylediklerim Ancient Love’da var. Parçanın en kötü yanı vokalin bazı yerlerde adını koyamadığım bir şekilde garip çıkması ve drum machine ile yazılan davulların özellikle de hihat zilinin tonunun kötü olması.

Üçüncü parça promo’nun en iyi parçası: Stairway To Hell. Tam bir melodik death metal parçası gibi başlıyor. Hatta clean vokal girmese öyle bile sanabilirsiniz. Parçanın başında bizi karşılayan melodi çok başarılı ve parçayı götüren melodi de bu zaten. Vokal bir önceki parçaya göre çok başarılı bence. Efekt kullanılmadığı için ham sesi duyabiliyorsunuz tansiyonu biraz arttığında vokalin. Parça boyunca tempo bir an olsun düşmüyor. Tam bir konser parçası bu sebepten dolayı. Bu yazının sonunda en azından sadece bu parçayı dinle sevgili okur. Seveceğine eminim.

Albümün son parçası da tıpkı bir önceki parça gibi full gaz başlıyor. A Quiet Friday Night ismindeki bu parça neden bilmiyorum In Flames‘i anımsattı. Yani yine bir melodik death kalıbı var parçada. Parçada ayrıca bir kuzey havası var. Parçanın ortasında başlayan bir org kısmı var. Grubun hangi üyesi düşündü bu kısmı bilmiyorum ama mükemmel oturmuş. Ve işte tam bu melodiden sonra yukarıda bahsettiğim o olay yine oluyor ve gidişat birden bire yine değişiyor. Acayip damar bir melodi başlıyor. Bu melodi deliler gibi aşık olduğunuz birini uzaktan gördüğünüzde kulaklarınıza verilse tahminim ağlarsınız 🙂 Bu yavaş gidişat elbetteki bir distortion ile bozuluyor ve Godspel bu tonla Promo EP’sini bitiriyor.

Godspel

Promo’yu dinledikten sonra hikayenin devamı albümde diyor Godspel. Yazının başında dediğim gibi çok yeni bir grup. Buna rağmen albümünü çıkarmaya hazırlanıyor. Konserlerinde hep beste çalıyor. Adını koyamadığımız tarzı ile başta ben olmak üzere pek çok müzikseverin beğenisini kazanıyor. Black Mirror’un dağıtımı serbest olduğundan aşağıya linkini verdim.

Albümün en büyük eksiği davulların drum machine ile yazılması. Tonları çok daha iyi olabilirdi. Bunun dışında bir ilk çalışma için başarılı kesinlikle.

Grup kadrosu:

Yağızhan  – Solo Gitar
Ender – Ritim Gitar
Ufuk – Bass
Onur – Davul
Anıl – Vokal

Grup, kadrosuna bir de bayan vokal katmak istiyor ve ilgilenenlerden mesaj bekliyor.

Grup hakkında detaylı bilgi: http://www.reverbnation.com/godspeltr

BLACK MIRROR PROMO EP INDIR