Tag Archives: Teknik Death Metal

Necrophagist – Epitaph Plağım

necro00Bundan 5 sene önce, henüz boka püsüre bulanmamışken, “Başucu Albümlerim” listesini yapmıştım (şurada ve şurada). Bu listeyi yaptıktan sonra, listede olması gereken bir sürü albümü es geçtiğimi fark ettim. O yüzden bu yıl içerisinde, başucu albümlerimi güncelleyeceğim. İşte, Necrophagist‘in Epitaph albümü, yıllardır satın alıp arşivime katmak istediğim bir albümdü. Yalnızca benim için, yolu extreme metale düşen tüm müzikseverler için listenin en başında yer alan albümlerden birisidir.

Albümü bu denli sevmemin, saygı duymamın ve listenin en üstlerine koymamın bir sebebi de bu olağanüstü işin ardındaki beynin bir Türk’e, Muhammed Suiçmez‘e ait olmasıdır. Bu, gurur verici bir şey! Teknik Death Metal tarzının Dünya’daki en bilinen temsilcilerinden Necrophagist, gurbetçi vatandaşımız Muhammed’in Almanya’da kurduğu bir grup. Almanya çıkışlı olmaları ve kaliteli müzikal yapıları sayesinde Dünya’da çok önemli bir kitleye ulaşmış durumdalar.

Bu yazıya konu olan albüm Epitaph ise grubun kaydettiği iki albümden sonuncusu ve 2004 yılında çıktı. Grup ne yazık ki o tarihten beri herhangi bir yeni materyal yayımlamadı. Ancak halen dağılmamış olmaları, umudumuzu hala canlı tutmamız için yeter de artar bile. Epitaph, barındırdığı hız, teknik, kendine has soundu ve inanılması zor ama evet, “melodileri” ile türün ve extreme metalin en önemli albümlerinden birisi olmayı başarmıştır.

necro02Epitaph, toplamda 8 parçadan oluşuyor ve çalma süresi 30 dakikanın biraz üzerinde. Albüm yukarıda da ifade ettiğim üzere bir başyapıt, bir başucu albümü. Tek bir boş parça bile yok. Hadi biraz daha zorlayayım dersem, Stabwound, Only Ash Remains, Epitaph ve Seven vazgeçilmezlerim. Davul çalmaya çalışan bir kardeşin olarak, Top Class listemin en başında bu albüm yer alıyor. Çünkü bana göre “çok zekice” yazılmış davul partisyonları var. Tüm parçalarda. İşin ilginç yanı, albümün davullarının da çok büyük oranda Muhammed Suiçmez tarafından yazılmış olması. Davulları çalıp kaydeden isim ise Christoph Brandes.

Hammer Müzik‘e plak olarak geldiğini öğrendiğim andan itibaren İstanbul’a gitmeyi iple çeker oldum. Zaten gidince de yaptığım ilk iş vapura atlayıp Hammer’a gitmek oldu. Evet, şimdi biraz plaktan bahsedeyim. Albüm ne yazık ki gatefold değil. Güzel bir inner sleeve hazırlamışlar. Bana öyle mi denk geldi bilmiyorum ama plak jelatinli de değildi. Bazen olabiliyor bu şekilde. Baskı çok kaliteli. Özellikle inner sleeve cidden çok iyi. Ancak işte gatefold olmaması biraz üzdü.

necro03

Plağın her yüzünde sırasıyla dörder parça yer alıyor. Bu açıdan bakınca plağın B yüzü biraz daha fazla favorim 🙂

A1. Stabwound :48
A2. The Stillborn One 4:24
A3. Ignominious and Pale 4:01
A4. Diminished to B 4:59
B1. Epitaph 4:15
B2. Only Ash Remains 4:11
B3. Seven 3:44
B4. Symbiotic in Theory 4:35

Bu plağı Türkiye’ye Hammer Müzik getirdi. Benim gibi arşivciler de alıp arşivlerine koydular. Bilemeyiz, belki de Necrophagist yeni bir albüm daha yayımlamayacak. Ya da Epitaph gibi bir albüm bir daha yapamayacaklar. O yüzden bu başyapıta sahip olmak çok önemli ve değerli bir durum.

necro01

Başucu Albümlerim – Part 2

90912705Demonaz – March Of The Norse (2011): Serkan Abi‘nin deyişiyle “epik” bir albüm bu. Immortal‘ın söz yazarı Demonaz’ın albümü, salt black metal olmamakla birlikte teması ve müzikal kalitesi ile henüz bir yıllık bir albümken bile efsane olmuştur gözümde. Bu güzide çalışma sınırlı sayıda Picture Disk formatında basıldı. Eğer şanslıysam bu picture disklerden birisi de yakın zamanda benim olacak sevgili okur. Biz de Dağlar Dağlar diyince akla Barış Manço gelir, Norveç’te de Demonaz.

67462478.jpgAt The Gates – Slaughter Of The Soul (1994) (Remastered 2002): At The Gates’in dağılmadan önce çıkardığı son albümdür. İsveç Death Metali‘nin en önemli dört albümünden bir diğeridir. Tipik bir melodik death metal albümüdür. Yine kendi tabirimle akışkan bir albümdür. Özellikle Cold parçası olmak üzere her parçanın ayrı bir havası vardır. Bu albümün 2002 yılında çıkarılan bir Remastered versiyonu vardır ki orjinal albüm parçaları haricinde içerdiği bonus tracklerle de albüme yeni bir tat katmıştır. Melodik Death Metal dinliyorum diyen metalseverlerin muhakkak dinlemesi gereken bir albümdür SOTS.

22563668Atheist – Elements (1993): Bu listeye koyup koymamakta çok kararsız kaldığım bir albümdür bu. Dinlediğim ilk anı hatırlıyorum. Volkan‘ın 2+1 evindeydik. Volkan uyuyordu. Ben albümü indirip ilk şarkı Green ile başlamıştım dinlemeye. O an bana nasıl inanılmaz gelmişti o parça! Yıllardır halen aynı tadı verir bana. Teknik Death Metal‘in çok önemli bir albümü olduğunu sonraları araştırıp öğrendiğim bu albüm’den tam 18 sonra grup yeniden toplanıp bir albüm kaydetti, Jüpiter. Atheist grubunun üyelerinin görüntülerine baksanız aklınıza hayatta gelmez bu adamların bu müziği icra edebilecekleri:)

Yazının bundan sonraki kısmında metalin dışında yer alan ama benim için yine önemli olan albümlerden bahsedeceğim.

45042398.jpgLinkin Park – Meteora (2003): Dinlediğim ilk Linkin Park albümüdür. Sivrihisar‘da MTV‘yi bırak Kral TV bile olmadığı için müziğe anında erişimimiz kolay değildi. Bu albümü bir çarşamba günü Sivrihisar Halk Pazarı‘nda korsan cd satan bir adamdan almıştım. Albümün ilk şarkısı Don’t Stay‘i o kadar çok sevmiştim ki winamp‘ta repeat track‘de çalıyordum. Bence Linkin Park’ın en başarılı albümüdür. Sertliği ayarındadır, rapliği ayarındadır, tam Linkin Park’tır. Bir önceki albüm Hybrid Theory‘i tekrar etmektedir gerçi ama olsun. Albümün orjinal CD’sini de yıllar sonra Eskişehir’e taşındığımızda şans eseri bulmuş ve neredeyse iki haftalık paramı verip almıştım. Meteora, benim her zaman sevip dinleyeceğim bir albüm olmuştur.

86873087.jpgAthena – Herşey Yolunda (2001): Athena’yı tanıdığım ve büyük kitlelerce de tanınmasını sağlayan albümdür. Üflemelilerin aşıp coştuğu, gerçek Athena havasını ilk kez dinleyiciye sunan albümdür bence. Çocukluğumdan beri dinlerim, tüm Türkiye dinler. Her şarkısı bilinir, her şarkısı dinlenir bir albümdür. Kaset formatından hemen her Türk gencinin elinden geçmiştir. Yeşil renktedir kaseti de.

11678155.jpgKurban – İnsanlar (2005): Lise 2’deyken çıkmıştı bu albüm ve önceki albümlerinin aksine Kurban’ı ben doğru dürüst olarak bu albümle keşfetmişimdir. Dolayısı ile benim Kurban anlayışımla ilk albümlerinden beri onları dinleyenler arasında fikir ayrılığı vardır (Bkz İlker Erdoğan vs ben). Albüm tamamı hit olacak şekilde hazırlanmıştır bana göre. Bir baş ucu albümüdür benim için zira içerisinde davul merakımın başladığı yıllarda çalmaya çalıştığım parçalar barındırır. Bence gerçek bir Rock albümüdür.

88309533.jpgPink Floyd – Dark Side Of The Moon (1973): Benim için çok geç bir keşiftir. Yıllardır Volkan dinlerdi, ben de ha iyi parçalarmış der geçerdim. Ancak ciddi anlamda ilgi duymam belki birkaç senedir söz konusu bu albüme ve Pink Floyd’a. Bu durumun benim için bir avantajı şu oldu: Albümün tadına bilinçli olarak varabildim, keşfettim çünkü. Ve tabi hemen bu gazla albümün long play’ini buldum aldım. Pink Floyd’un baş yapıtıdır. (Ancak kimileri de gerçek başyapıt olarak The Wall albümünü gösterir, evet The Wall çok iyi bir albümdür. Ancak bence her parçası hit değildir.)

49732763Kill Bill II – Original Sound Track (2004): Filme özgü bir parça yoktur içerisinde. Tarantino‘nun efsane fimlerden, bestecilerden toplarladığı parçaları içermektedir. Ancak öyle bir toplamadır ki bu filmin etkisiyle dinlediğinizde film yeniden oynamaya başlar kafanızda. L Arena, Goodnight Moon, Can’t Hardly Stand It gibi harika parçalar içerir. Bu albüm long play olarak arşivimde gelecek kuşaklara aktarılmayı beklemektedir.