Tag Archives: temel işlemler ve süreçler

Bir Mezun Öğütler Veriyor (!)

On yedi yıllık öğrencilik hayatıma birkaç haftalık da olsa ara verdiğimden midir nedir, bugüne kadar büyüklerimizden mezunlarımızdan duyduğumuz tüm o özlü ve kendi içinde derin anlamlar barındıran sözleri, ki hepsine de sonuna kadar katılıyorum mezun olduğum için, sizlerle paylaşıyorum.

Başarı ile tamamladım.

Bunların hepsini okuyup kendinize gerekli olan dersleri çıkarın öğrenciler;

  • Mezun oldum ve hayat şimdi başlıyor.
  • Öğrenciliğinizin kıymetini bilin.
  • Asıl büyük sınav mezun olduktan sonra başlıyor.
  • Keşke ben de sizler gibi öğrenci olabilsem.
  • Gerçek dünyaya hoş geldiniz.
  • Öğrenciyken pembe hayalleriniz vardı. Hayat böyle değil. (35 yıldır)

Bu yukarıda yazdıklarımın farkına vardıktan sonra öğrenciler, aşağıda yazdıklarımı da yaparsanız başarıya ulaştınız demektir:

  • Her gün akşam eve gidince o gün öğrendiklerinizi bir kere tekrar edin. Şöyle bir yarım saat de yarın yapacaklarınıza bakın.
  • Her hafta düzenli çalışırsanız sınavlardan önceki geceler sadece kontrol edersiniz bir kere.
  • Sınavlara sadece son gece çalışıyorsunuz, bunu yapmayın.
  • Calculus I ve II‘yi geçmek için haftalık en az 10 saat çalışmanız, her derse katılmanız lazım.
  • Temel İşlemler ve Süreçler aslında zor değil, üst sınıflar sizi korkutmasın.
  • Devamsızlık hakkı diye birşey yok, o %30 size hastalanırsanız falan diye veriliyor.
  • Usulsüz rapor istemeyin.
  • Kopyala yapıştır yapmamanız için raporlarınızı elle yazmanızı istiyorlar.
  • Ödevleri kendiniz yapın.
  • Temel İşlemler sınavına çalışırken kitabın arkasındaki tüm soruları çözün.
  • Ekle sil haftasında da devamsızlık alıyorlar, okula ilk günden itibaren gidin.

Ben bu dediklerimin hepsini eksiksiz yaptığım (!) için başarı ile mezun oldum. Siz de yapın, siz de başarı ile mezun olun. Hepinize sevgiler.

NOT: Yorumlar konusunda çok katı olacağım. Yazıda altını çizmeye çalıştığım noktayı yakalayabilmeniz ümidiyle.

Çok Yoğun Olmak

İş hayatıda böyle midir bilmiyorum. Ama okul hayatımın en yoğun dönemleri bunlar. Bu lafı geçen sene söylerken son sınıfların bana gülümsediğini hatırlıyorum. O zaman demiştim ne alaka diye. Şimdi anlıyorum o alakayı. Alttan aldığım iki ders, dönem derslerim ve bitirme tezimle bu sene okul yoğunluğum civanın yoğunluğundan bile fazla! Bak mesela akışkanlar çalışmalıyım.

Bu hafta içinde yapmamız gereken görev, ödev, görüşme vs. ler şu şekildeydi:

  • Tez için Serdar Hoca ile görüşme
  • Katı Atık Kontrolü Projesi için ders hocası ile görüşme
  • MCDM için ilgili hocamızdan randevu
  • Katı Atık Proje Raporu için toplantı
  • Temel İşlemler ödevi
  • Su Arıtımı Projesi Raporu
  • Su Arıtımı Projesi quizi
  • Akışkanlar Mekaniği ödevi
  • Alper‘le birlikte tez ara raporu hazırlanması
  • Temel İşlemler quizi
  • Environmental Modelling dersi ödevi

Bunların hepsini ve unuttuğum varsa birkaç tanesini yaptık. Dolayısı ile tüm hafta ödev yapmakla geçti. Haftaya 2.  geleneksel vize haftası var. Bakalım Mesut kardeşiniz ne yapacak.

Şimdi benim adam akıllı bir program yapıp tüm sınavlara çalışmam lazım. Bu arada her gün 2 sınavım var. Senin anlayacağın sevgili okur, çok atarlı bir hafta olacak. Benim dışımda haftaya vizelere girecek herkese başarılar dilerim.

Bugün Serdar Hoca ile tez görüşmemiz vardı. Sağolsun izin verdi yapmadı 🙂 Hocaların çalışırız diye internete koyduğu slaytları da bastırmam gerekiyor lan bak şimdi hatırladım. Bir de unutmadan yarın kendime bir daksil alayım. Dün Modelleme ödevini yaparken bitti gece gece. Gittim komşuda varmış.

Bu arada bak yine aklıma geldi. Temel İşlemler ve Süreçler‘den hoca sınava getirmek üzere ödev verdi. Onu da yapmak lazım.

Merlin

Bugün kendime şöyle 1.5 saatlik bir boşluk yaratıp tüm bu koşturmacada izleyemediğim dizilerin bölümlerini aradan çıkardım. Merlin sezon finali verdi. How I Met Your Mother‘ın bu haftaki bölümü çok da iyi değildi. Big Bang Theory güzeldi ama. Şimdi bu gece de Supernatural çıkıcak. Dayanamayıp yarın izlerim kesin.

Proofhead Arıtma Tesisinde!

Tesis

Eskişehir’in Alpu yolu üzerinde bir atık su arıtma tesisi vardır sevgili okur. Çevre mühendisi olan okurlarım bunu bilir. Hatta şanslıysa görmüştür bile.

Bütün bir şehrin pisliği buraya, bu atık su arıtma tesisine geliyor. Daha tesise girer girmez sizi ağır bir koku karşılıyor. Atık su çok pis kokar zira. Bu kokuya Temel İşlemler Laboratuvarı‘nda çalışmış bünyeler alışıktır elbette. Ancak kokuyu hiç bilmeyenler için dayanılmazdır.

Alper ve Ben

Salı günü Temel İşlemler ve Süreçler dersi kapsamında Ülker Hoca bizi Eskişehir Atık Su Arıtma Tesisi‘ne götürdü. Dersi geçen sene geçmelerine rağmen Alper ve Emre de bize dahil oldular. Başımızda duran çevre mühendisi sağolsun tesisi A’dan Z’ye gezdirdi. Ön arıtımda ızgaralarda tutulan atıkları görmen lazımdı sevgili okur. Bir şehrin sosyal yapısını cidden atığına, pisliğine bakıp anlayabiliyormuşsun. Şu an burada yazamayacağım ama bire bir muhabbette anlatabileceğim onlarca iğrenç atık bu ön arıtımda sudan toplanıyor. Taa şehirden çıkıp buraya kadar nasıl gelebilmişler hayret doğrusu 🙂

Arıtma tesisinde anaerobik reaktörlerde metan gazı üretiliyor doğal prosesler sonucu. Bu gazı da yine tesis ihtiyaçları için kullanacaklarmış. Nedir bu tesis ihtiyaçları? Mesela anaerobik reaktörlerde optimum sıcaklığı koruyabilmek için, ya da tesisin olası sıcak su ihtiyaçlarını karşılayabilmek için.

Bu arada başımızdaki mühendis, her şeyi elinden geldiğince anlattı.  Sağolsun. Yanımızda bulunan hocamız da özellikle tesisde gördüğümüz yapılarla derstekileri karşılaştırmamıza yardımcı oldu.

Kontrol Ekranı

Gezinin en son durağı diğer hiç bir grubun girmediği ancak bizim girdiğimiz kontrol odası oldu. Buradaki sistem sayesinde tesisi yönetebiliyor, açıp kapatabiliyor, fıskiyelerden su fışkırtabiliyor kısaca herşeyi yapabiliyorsunuz. Buradaki kontrol çok hassas ve sürekli olarak yapılıyor. Raporlar alınıyor, telsizler susmuyor.

Özellikle çevre mühendisliği bölümündeki okuyucularım eğer halen daha gitmediyseniz bu tesise muhakkak gidin. Bu cumartesi Doğa ve Çevre Kulübü’nün teknik gezisi var hatta. Ona katılabilirsiniz. Çok da iyi olur.

Bu Dönemki Ders Programım

Böyle zulüm görmedim lan! Bildiğin tükendim bittim bu dönem ben! 43.5 kredi aldım. Geçen sene bıraktığım Temel İşlemler ve Süreçler ve Akışkanlar Mekaniği‘ni alabildim. Bu dönemin de zorunlu derslerini alınca işte aşağıda gördüğünüz acımasız tablo oluştu.

Ders Programım (tıklayınca büyüyor)

Bu tablo, “çevre mühendisliğinde olsak 5 ortalama yaparız” diyen tüm embesillere, mühendis olmaya çalışıp bir diğer mühendisin ne iş yaptığından habersiz; google’dan bile aramaya aciz bünyelere kapak olsun. Yani her dönem dediğim gibi biz de bedavadan okumuyoruz, kolayca sınıf geçmiyoruz. 3 senede 3.5 senede okul bitiremiyoruz.

Neyse, tablo bu şekilde sevgili okur. Bakalım nasıl bir dönem olacak.

Dualarımız Kabul Oldu: Termodinamikten Geçtim

Birazcık ihmal ettim bu ara blogu kusura bakmayın. Şu an kendi hazırladığım çörçilimi yudumlarken yazıyorum bu mutlu haberi.

Bir süre önce “inşallah”larınıza sunduğum Termodinamik‘ten geçme hayalim gerçek oldu. DD ile geçmek yeterli olacakken DC ile geçtim hemde! Yalnız burada ufak bir detayı da gözardı etmişim. Ben finalden 40 almam gerekli diye hesaplıyordum. Meğer 30 alsam da geçiyormuşum. Final sınavından 34 alarak DC ile geçmeyi başarmış kardeşiniz anlayacağınız. Çok mutlu oldum ne yalan söyleyeyim. Yalnız Temel İşlemler 2‘den kalmışım ona çok üzüldüm. Kısmet n’apalım demekten başka bir şey gelmiyor elimden.

Yazın her sene olduğu gibi Yaz Okulu‘na gidiyor ve hayatımı kabusa çeviren Calculus İkilemesinin ikincisi olan Calculus II’yi alıyorum. Haa, yalnız da olmayacağım hani. Alper hariç neredeyse tüm arkadaşlar da orada olacak. Öbür taraftan da Sercan, Koray ve Yakup üçlüsü de yaz okulunda olacağından bu yazın dönemden pek farkı olmayacak. (Yakup şu metalica’yı hallet.)

Önceki ankette Mesut Termodinamik’tan geçsin dileğine inşallah diyen herkese teşekkür eder; bu başarıda katkısı olanları öperim. Saygılarla 🙂

Poster, Biyodisk, Şiir, Kitab-Ül Hiyel, Sabhankra

Posterim

Posterim

Poster baskısı: Bir süredir yazıyorum buraya da Air Pollution dersi kapsamında yaptığımız bir proje vardı. Nihayet bitirebildik ve bu hafta posterini bastırdık okulda. Ancak okulda bedava bastırmamıza rağmen baskı çok kötü oldu. Dışarıda bastırmak da epey tuzlu olduğundan artık kötü falan idare edelim dedik. Yalnız acayip zevkli bir olay lan bu. Yani ne bileyim kaç gece uğraştım Photoshop’ta adam gibi bir şey olsun diye. Sonra gittim baskı makinesinden evladımın (abartıyorum) dünyaya gelişini izledim. Yalnız dediğim gibi makine mürekkebi şerit şerit basıyor acayip birşey yapıyor. Posterdeki tüm siyahlıklar acayip orangutan oldu! Yalnız fotoğraf kağıdına basyıyor, o yönü çok kral 🙂 Evet, artık benim de bir posterim var. Buradan grup arkadaşlarımı da (Alper, Selma ve Seval) teşenkkür ediyorum.

Biyodisk: Bu sene Temel İşlemler II Laboratuvarı kapsamında aldık bu projeyi de. Biyolojik azot giderimi. Biz, klasik reaktör metodunun dışında farklı bir yöntem; biyodisk yöntemini kullanmaya karar verdik. Sistemin imalatı için epey bir uğraştık. Bir dolu para harcadık. Sonunda bizim okulun torna atölyelerinden birisine gidip altın vuruşu yaptık ve sistemimiz çalışmaya hazır hale geldi. Bu noktadan itibaren Zülfikar Usta ile Kenan Abi’ye inanılmaz bir teşekkür borçluyuz. Dün başladık çalıştırmaya. İşin teknik detaylarına girmeyeceğim. (Google’da alakalı bir arama ile bu sayfaya geldiyseniz lütfen iletişim kısmını kullanıp benimle iletişin teknik detaylar için.) Geçen gün bir asistanımızın şu cümlesi beni fazlasıyla mutlu etti: “İşte not için birşeyler yapmayan bir grup! ” He he, biz öyleyiz işte 🙂

Şiir: Geçen gün Deadquenn‘in arşivinden çıkmış, yolladı sağolsun. Şu an geçerli olmayan bir kaç sözcüğünü silip veriyorum aynen:

Sen uzaklardaki bensin
Uzanamadığım ben
Ben seferdeyken sen arkamı bekliyorsun
Ben yataklara düştüğümde sen ayakta bekliyorsun
Ve sen beni istiyorsun; kendini görmek
Ben ise kaçıyorum sadece
Ne olduğunu, nasıl olduğunu umursamadan
Düşüm gerçek; elimde hem sadece o da değil
Kraliçe ayağa kalk ve bana bak
Elimden tut; toprağa sen dik tohumları
Nasıl olur önemli değil,
Gel sadece gözlerimin önüne
Belki yine kaçarım gözlerinden
Ama ruhum ortalıktayken ben ne kadar saklansam da
Ne kadar gizlesem de ayaklarımı
Rüzgâr açıyor tüm örtülerimi
Uyandırıyor soğuk içimde eserek,
Gelmiyor belki de gelmesini umduğum tren
Ben hiç binemiyorum hem de sen de yoksun
Metalin tadını, yağmurun kokusunu alıyorum içtiğim su da
Senin elinden diyorum kendime
Öyle olmadığını bile bile

Ve quenn ben ölüyorum;
Sen bunu bilmesen de, hiç fark etmesen de…

Kitab-ül Hiyel

Kitab-Ül Hiyel: İhan Oktay Anar, yazmış yine! Yapmış, sonuna kadar, dibine kadar ve hatta Allah’ına kadar İhsan Oktay kokuyor kitap! Yanlış anlamayın, bu yeni kitabı falan değil ama bir türlü okuyamamıştım. En son Ankara’dan bulup orjinalini ucuza almıştım. Okuyorum şu an ama doyamıyorum ya! Kitabın tanıtımını yapmayacağım; bu iş için özelleşmiş çok güzel bloglar, siteler var. Merak ederseniz göz atarsınız. Göz atın pişman olmayın:) Bu arada Hiyel, Osmanlıca mekanik bilimine verilen isim. Kitapta farklı mucitlerin yaşam öyküleri ve yaptıkları enterasan buluşlar ve bunları tanıtmak için verdikleri yer yer komik mücadeleler, Osmanlının çürümüş bürokrasi işlemleri anlatılıyor. Komik demişken heralde kitapta beni en çok güldüren şu detayı paylaşayım istedim:

“yoldan eşeğiyle geçen bir sakayı durdurup eline iki metelik sıkıştırdı. Adama maksemden eve derhal su getirmesini istedi. Çünkü Davud’a atacağı köteğe bir sınır koymak istemişti.” (anlayanlar 🙂 )

Sabhankra

Sabhankra Rock Station’da: Sanki MTV Müzik Ödüllerine çıkmışlar gibi yazdım demi 🙂 Bilmeyenler için Rock Station, Hicri Bozdağ abimizin 13 yıdır Ankara’dan Radyo Vizyon‘dan sunduğu bir metal müzik programı. Her hafta bir konsept yapan programın bu haftaki konsepti “%100 Türk Malı” idi. Anlayacağınız üzere yerli gruplarımızdan parçalar çaldı. Bundan bir kaç hafta önce kendisine Sabhankra çalabilir mi diye rica etmiştim ve gerekli materyali ulaştırmıştım. O da sağolsun kırmadı Sabhankra’mızın Our Kingdom Shall Rise isimli parçasını çaldı 🙂 Sonunda da selam yolladı. Lan nasıl mutlu oldum anlatamam 🙂 Sesimiz daha çok duyulacak, bekleyin ve görün.

Ders Seçtik Bugün

Bugün yine geleneksel olarak 6. sını kutladığımız ders seçme günleri vardı. Ee Mesut, büyüdün sende artık. Bak 6 dönemdir mühendislik okuyorsun. Hadi bakalım bu dönem neler aldın neler verdin?

ÇEV312 Su Temini ve Atıksu Uzaklaştırma 4.5
ÇEV314 Temel İşlemler ve Süreçler Laboratuvarı II 3.0
ÇEV316 Air Pollution (Hava Kirliliği) 4.5
ÇEV320 Enerji Üretiminden Kaynaklanan Çevre Sorunları 4.5
ÇEV324 Temel İşlemler ve Süreçler II 6.0
ÇEV470 Yeşil Mühendislik Tasarımı ve Sürdürülebilirlik 3.0
ÇEV482 Hava Kirliliği Laboratuvarı 3.0
İST201 İstatistik 3.0
MÜH402 Mühendislik Etiği 3.0
TER403 Termodinamik 4.5

Bu yukarıdaki derslerle yine geçen dönemdeki gibi sabah 9 akşam 5 memur tarifesine girdik, ne süper 😦 Şimdi çok büyük bir değişiklik olmazsa böyle olacak. Çok yoğun elbette. Yalnız belki Yeşil Mühendislik dersini bırakabiliriz Alper ve Selma’yla. (Aynı dersleri aldım bro ve brones’la) O zaman da perşembe öğleden sonrası boşalır, rahat olur.

Aslında bu dersleri buraya isim isim yazmayacktım ama halen daha sağda solda “Çevre mühendisi neymiş abee?,  Ne görüyonuz siz çim biçme falan mı?” diye dolaşan denyolar görüyorum. Belki denk gelirlerde görürler ne gördüğümüzü, nelerle uğraştığımızı. Öyle kolay değil bilin. Bu dönem bir de Autocad dersini alacaktım ama bölüm dersi ile çakıştığından seneye inşallah be. Bir arkadaşımın yolladığı kaynaklarla bakalım, çizgi falan çizmeye başlarım yakında.

Bu sene uzun bir aradan sonra Eftade ve Ozan Hocalarla dersimiz var yeniden. Bakalım bu buluşma nasıl olacak? Korkuyorum lan, bildiğin ürperiyor içim 🙂 Hava Kirliliği laboratuvarını bilerek aldım bu arada. Eğlenceli olacağını düşünüyorum.

Yarın Staj Sunumum Var

Mükemmel yoğun bir haftaya başlamanın verdiği ızdırap ve sıkışıklıkla yazıyor kardeşiniz bu satırları. Bir yandan Arrow Classic Rock Radio dinleyip bir yandan da yarın ki Temel İşlemler ödevini yetiştiriyorum. İlk iki soruyu anladım ve çözdüm bile 🙂

Bu hafta yapacağım çok şey var. Yarına ödev yetişecek, çarşambaya Temel İşlemler dersi kısa sınavı var, perşembeye deney raporu hazırlayacağım, cumaya da Mat-Lab ödevini yetiştirmeye çalışacağım. Tüm bunlara ilaveten yarın öğlen de staj sunumumu yapacağım.

Belki içinizde yapanlarınız vardır. Bilmeyenler, daha önce yapmayanlar için ki bende bu sınıfa giriyorum, bizim bölümde sunumlar konferans salonunda hocaların ve tüm bölümün önünde yapılıyor. Geriliyor insan haliyle. Bir de bizim grubu ne hikmetse 6 kişi ayarlamışlar. Herhalde anlatacak pek birşeyimiz yok diye düşündüler. Bir de ortak sunum istenmesi tuz biber oldu. Bakalım yarın nasıl sıkıştırıp tepiştirip anlatacağım lan. Koskoca bir buçuk ay staja git gel ve sadece stajının neredeyse dörtte birlik kısmını anlat! Olsun lan n’apalım. Proofhead elinden geleni yapar değil mi 🙂

O değil de sunum sonrası sorulardan çok korkuyorum. Zira benim sunacağım kısım Hava, Su ve Toprak birimleriyle gittiğim denetimler olacak. En sevmediğim yönü ise bu denetimlerle ilgili elimde görsel yok neredeyse. Laf aramızda en az eğlenerek ve öğrenerek katıldığım denetimler bunlar. İnşallah ters köşe olmam.

Sözüm Seval, Savaşalp ve Şişman Volkan’a! Bu yaz staj yapın bak 🙂 Sunumuna söz birlikte hazırlanırız. Güzel oluyor, insan ısınıyor işine.

Güzel şeyler de oldu hafta sonu. Japon, Alper, Jacobs ve Murat & Batuhan eşliğinde bir stüdyo yaptık. Eski günleri andık. İçimiz yandı lan. Nasıl özlemişim valla. Yok yok böyle olmuyor. İkinci dönem kesin bir olaya girmem lazım. Sercan, Koray, Orbay ve Merve de bizi izledi. Çok kalabalıkmış lan şimdi farkettim.

Neyse yav sevgili okur. Daha çook işim var. Şu son soruyu da bir kurcalıyım da deney raporuna da başlayayım azcık azcık. Ya da büyük bir enayilik yapıp Avatar izleyebilirim bu kadar işin arasında. Ve biliyor musun ben bir enayiyim. Evet.

Sevgilerle.

Teker Teker Gelin!

Sevgili okurum, on günlük bir tatilin ardından inan insanın bırak ders çalışmayı, eline kalem alası gelmiyor. On günlük tatilim boyunca ciddi anlamda uyudum! Evet, hiçbir şey yapmadım üstelik 🙂

Eee bunun acısı da ilk günden çıktı sağolsun 🙂 Bugün Temel İşlemler dersinden hcoa haftaya üç soruyu ödev verdi. Ayrıca aynı dersten yarın bir saat telafi koydu ve bir de quiz var 🙂 Perşembe günü de deney raporu teslim etmemiz gerekiyor. Daha elimizi sürmedik ona da.

Bugün meğer ben staj sunumu yapıyormuşum 🙂 Haberim yok! Allahtan haftaya ertelediler. Bir de onun için sunum hazırlayacağım. Ne kadar güzel değil mi!

Merak ediyorum nereye kadar dayanabilirim diye. Bu arada yarın Rektör Seçimlerini protesto etmek için bir eylem olacakmış. Sevgili okurum, bir tanıdıktan bu konuyla ilgili bir mail aldım. Bu olaya da artık başka bir açıdan bakabiliyorum.

Gelemeyecekler artık...

Gelemeyecekler artık...

Ve haftaya kötü bir haberle başladım bugün. Dark Tranquillity gelmiyormuş. Konserler iptal edilmiş. Resmi sitelerinde yazdıklarına göre adamların bu işte hiçbir kabahat yokmuş. Havaalanından dönmüşler o kadar 🙂 Organizatörlerin ağzına yüzüne tüm bir Drak Tranquillity severlerin gerekli muameleyi yapmasını ne kadar da çok isterim lan şu an! Ve ben bu iptal haberini konser için gerekli parayı toparladıktan sonra bileti almaya gittiğimde öğrendim. Çok kötü oldum.

Neyse okurum, şimdi yalancıktan da olsa ders çalışmam lazım. Canım hiç istemiyor lan. Bugün seni gördüm ayrıca. Belki de günün en güzel anıydı o an.

1. Vize Haftasının Ardından

Tanıdık geldi mi:)

Bu yazıyı yazmak için erken aslında. Zira vize haftası halen daha bitmedi. Yarın Almanca I sınavı var. Ama Sertan Hoca’nın bir krallık yapacağını umduğum için o sınavın fazla zorlayacağını sanmıyorum.

Sürekli okurun bileceği üzere kardeşiniz her vize ve sınav haftalarından sonra o haftanın ve sınavlarının yorumunu yapar. Bu yazıda da bunu bulacaksınız.

Pazartesi ilk sınavım olan Akışkanlar Mekaniği sınavı vardı. Deyim yerindeyse hatta evet yerinde, çuvalaldım. Baya baya hemde. Çalışmadım yeteri kadar. Ayrıca sınava girince herşey allak bullak oldu beynimde. 20’yi geçeceğimi zannetmiyorum. Bu sınavdan sonra aynı gün Su ve Toprak Kirliliği sınavım vardı. Akışkanlar’da s.çtığım için hırslanıp bu sınava o arada baya çalıştım. Evet, sınav güzel geçti. Serdar Hoca epey kıl tüy sormuş ama olsun. Fena değildi. 60’ın altında alırsam ayıp olur.

Salı günü sınav yoktu ama çarşamba günü en baba sınavım vardı: Temel İşlemler ve Süreçler. Bu sınava çok çalıştım. Baya çalıştım. Yani çalıştım evet. Sonra girdim sınava. Başta çok kötü oldum lan. Korkudan yeminle. Sonradan kendimi sakinleştirip çözmeye başladım. Her soruya cevap verdim. Cidden bende merakla bekliyorum. Çok iyi gelmeyecek ama heralde ortalama bişey gelir.

Perşembe Hidroloji sınavım vardı. Bu derse de çalıştım ama heralde yeteri kadar çalışmadım ki sınav çok da iyi geçmedi. ama bir soruyu çok acayip bir şekilde çözdüm. Bakalım hoca puan verecek mi lan. Merakla bekliyorum

Bugün diğer bir kazık sınav vardı. Bizim MATLAB dediğimiz Bilgisayar Programlama dersi sınavı. Erdem Hoca‘nın sınavları meşhur olduğundan sınavdan önce “İyi çalışın, kalakalırsınız” demişti. Lan o kadar çok çalıştım ki buna. Hatta bilgisayara MATLAB kurdum evde. Ordan uygulama yaptım. Sınava girdim. Sonuç? KALAKALDIM…

Bakalım sevgili okur, yarın ne olacak Almanca ‘da.

Bu hafta malum sınav falan, yoğunluktan yazamadım. Güzel şeyler oldu bu hafta. Bölümümde Öğrenci Temsilciliği’ne aday oldum. Bakalım lan, kazanabilecek miyim. Bununla ilgili detaylı bir yazımı şuradan okuyunuz.

Yarın Merviş’in doğum günü. Önümüzdeki hafta seçim propagandası yapmamız lazım. Bugün bir selam beni ne kadar mutlu etti öyle 🙂 Bir de bugün hayal mi gördüm, yoksa eski bir tanıdık bizim kampüse hazırlık mı okumaya geliyor?

Yanıtlar bir sonraki sayıda. Öperim hepinizi 🙂