Tag Archives: The Big Bang Theory

Tatil Sonrası, Discogs, Planlar

Geride bıraktığımız bayram tatili, son yılların en verimli tatillerinden bir tanesi oldu hiç şüphesiz. Uzun süredir yapmayı planladığım şeyleri yaptım. Ancak akvaryumda meydana gelen beklenmedik gelişme hem zaman kaybına yol açtı, hem de biraz moralimi bozdu.

Bir süredir odamda devam eden bir karışıklık ve kalabalık mevcuttu. Raflara sığmayan kitaplar ve CD’lerden dolayı ortalık epey karışmıştı. Ayrıca yıllardır kullandığım masa da artık ihtiyacımı görmekten çok elime ayağıma dolaşır hale dönüşmüştü. Bunun üzerine kendime şok bir indirim denk getirerek bir bilgisayar masası ve ona bitişik halde satılan bir kitaplık aldım. Çok işlevsel olan kitaplığın yanı sıra, öncekine göre neredeyse iki katı genişliğinde bir masa yüzeyine ve ıvır zıvırı ortadan kolaylıkla kaybetmeye yarayan bir çekmeceye kavuştum. Elbette her güzel şey gibi bu mobilyanın da bir kusuru vardı. Satış sitesinde kitaplık kısmının hem sağa hem de sola monte edilebileceği yazıyordu. Ancak mobilyayı kurunca gördüm ki kitaplık kısmını sadece sol tarafa monte edebiliyordunuz. Aksi halde mobilyanın kaplanmamış, suntaları gözüken kısmına bakmak zorunda kalıyordunuz. Ben bunu göze aldım ve kitaplığı sağ tarafa monte ettim. Üzeri kaplanmadığı için suntası gözüken kısımları ise beyaz renk mobilya kenar bandı alıp ütüyle yapıştırarak hallettim 🙂 Şimdilik ortalık toplandı, CD’ler, kitaplar ve günlük kullandığım çevre donanımları toparlanmış oldu.

masaustu

Şimdilik son durum bu şekilde oldu

discogslogoŞüphesiz tatilin en güzel kısımlarında biri de müzik CD’lerimi arşivleyip, orijinal baskıları discogs.com hesabıma eklemek oldu. CDr olarak bilinen yani grupların kendi imkanlarıyla çoğalttıkları, fabrikasyon üretim olmayan ve çoğu underground albümler olan CD’leri ise not aldım. Bunlar barkodsuz olduğu için sisteme elle eklemek gerekiyor. Yeri gelmişken discogs mobil uygulamasının müthiş bir kolaylığından bahsetmek istiyorum: Barcode Scanner.

Discogs mobil uygulamasında,”barcode scanner” özelliği sayesinde elinizdeki albümün sadece barkodunu kamerayla taratarak discogs hesabınıza ekleyebilirsiniz. Bu size zamandan inanılmaz tasarruf ettiriyor. Mesela aynı şeyi kitaplarım için yapmayı denediğimde, Goodreads mobil uygulamasının çok daha hantal olduğunu gördüm. Discogs’un mobil uygulamasından bu işi nasıl yapacağınıza dair ekran görüntülerini aşağıya bırakıyorum.

discogs

Açıköğretim Fakültesi‘nde okuduğum Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümü‘nü nihayet bitirdim. Çok büyük ihtimalle, yarın açıklanacak final sınavı notlarından sonra, mezun olacağım. Bu hafta Perşembe günü mezuniyet töreni var. Bu programdan mezuniyetimle ilgili her şeyi hafta sonu blogda anlatacağım. Güzel bir macera oldu benim için.

Kendi bölümümde devam eden doktora eğitimim için de, bu dönem “Doktora Tez Önerisi Savunması” denilen bir prosedür vardı. Onu da hallettim sayılır. Çok büyük ihtimalle bu hafta onun notunu da alıp dönemi kapatacağım.

hpbox

Yaz için bir birinden farklı tasarım projelerim var. Özellikle yeni bir tür CD kartoneti fikri üzerinde uğraşıyorum. Bir de aylardır orijinallerini aradığım bir Harry Potter Box işi var. Ama en önemlisi, Can Yayınları‘ndan çıkan cep kitaplarının aynısını evde yapmayı denemek olacak. Bunun için gerekli olan tüm malzemeyi temin ettim. Deneme amaçlı bir kitap basacağım. Umarım yamulmam.

bigbang.jpgSon olarak tam 12 yıldır, bıkmadan, sıkılmadan ve açık ara kahkahalarla izlediğim tek dizi olan (Supernatural daha eski ama onda kahkaha atmıyorum) The Big Bang Theory bitti. Evet bitti. Yerini ne doldurur bilmiyorum. Belki Young Sheldon isimli dizi. Ama sanmıyorum. The Big Bang Theory, ilk sezonundan son sezonuna üzmeyen, sıkmayan tek diziydi. Henüz izlemediğim HBO yapımı Chernobyl‘i ve Netflix yapımı Dark‘ın ikinci sezonunu merakla bekliyorum. Belki onlar biraz…

Bu Dönem Boşluklar Vardı

Şu an bu yazıyı odamda, koşudan geldikten hemen sonra yazıyorum. Son noktayı koyup yayımladıktan sonra duşa gireceğim. Duştan sonra da bir şeyler atıştırırım belki. Gerçi pek iştahım da yok. Öğlen herhalde güzel yedim yemeği. Ekmeği azaltınca ve hatta yemeyince doyamıyorum bir türlü. Ancak anladım ki zaten olayın özü de asla doyarak kalkmamakmış.

Emre’yle aşağı yukarı şöyle görünüyoruz

Şemre yoktu bugün. Öğlen konuşmuştuk akşam buluşuruz diye. Ama herifi aradığımda telefonu İnegöl‘den açtı 😀 Neyse, hazırlandım. Ama geçen haftalarda yaptığım enayiliği yapmadım bu sefer. Siyah spor ayakkabılarımı giymedim. Neden peki? Çünkü ayakkabının üzeri süet gibi bir malzemeden yapıldığı için, güneşli günlerde koştuğum piste serilmiş kırmızı toz (tuğla tozu) ayakkabının adeta rengini değiştiriyordu. Hadi yağmur yağdı, tozlar yatıştı diyelim. O zaman da ayakkabının üzerine bulaşması halinde temizlemesi mümkün olmuyordu. O yüzden halı saha kramponlarımı giydim. Hem temizlemesi daha kolay, hem de daha hafifler.

Müzik dinleyerek koşuyorum lan akşamları. Stadyumun etrafında üç beş tur atıyorum. En fazla da beş tur atabiliyorum koşarak. Bir iki tur da tempolu yürüyorum. Yürüyüşlerde epey gülüyoruz Şemre’yle. Yıllardır üzerime yapışan, göbek kısmında biriken hantallık sanki yavaş yavaş kalkıyor üzerimden sevgili okur. Pazartesi akşamıydı herhalde, yıllar sonra ilk defa basket oynadık hemen dibimizdeki saha da. Ha, bir de halı saha turnuvası olayına girdik kurum olarak. Hayatımda ilk defa adım yazılı bir formam oldu lan 😀 (Forma numarası 5!)

Erman

Bu hafta, 5 Haziran Dünya “Çevre” Günü kutlamaları vardı. Çarşamba günümü tamamen bu işe ayırdım. Herhangi bir aksaklık olmadan bitmesine sevindim. Sabah 9’dan öğleden sonra 3’e kadar aralıksız ayakta durarak kendime ait olan rekoru geliştirdim. Üstelik üzerimde siyah renk takım elbise vardı! “Çevre” günü kutlamaları olunca konu, ne bileyim kafam karıştı. Her neyse. Bu arada Eskişehir’deki direnişte bizim Erman’ı, Erman Dolmacı kardeşimi de gözaltına almışlar. Konu ile ilgili haber şurada. Eylemler esnasında kuzenim Orbay da ciddi derecede biber gazından etkilendi. İlk gece patlak veren olayları ilk ağızdan onun sayesinde öğrenebildim.

Haftanın en iyi montesi! (Koffing)

Geçen haftasonu olaylar daha yeni başlamışken bir de Dragon Yarışı olayı vardı. Cumartesi günü gece olanlardan habersiz ya da tam olarak ne olduğunu bilmeden yarış elemelerine gittik. Elemelerde kendi serimizde ikinci olduk. Ancak direniş sebebiyle şehirdeki tüm duyarlı etkinlikler iptal edildiğinden final yarışları da iptal edildi ve bu seneki Dragon macerası da bu kadar sürdü.

Sekiz senedir beklediğimiz anne aha bu işte

Bilecik’te günler garip geçiyor sevgili okur. Yazmak, çizmek hadi bir yana da bazen müzik dinleyecek vakit bile bulamıyorum. Ama aralara sıkıştırıp Supernatural ve How I Met Your Mother‘da sezon finallerini yaptım. Supernatural’da diğer sezonlara nispeten daha tırt bir sezon finali oldu. How I Met Your Mother’da da sekiz yıldır beklediğimiz anneyi gördük, minik minyon bir şey çıktı. Lily ile aynı segmentmiş hatun. Ben nispeten daha Robin‘e benzer diyordum. The Big Bang Theory‘de iki bölüm kaldı. Game Of Thrones‘da ise epey bir bölüm var 😀 Mutluyum, çünkü hepsini tek bir günde, çıldırmışçasına izlemek istiyorum. Bunun için halen biraz beklemem gerekecek. MEKTUPLAR isimli bir “edebi” çalışmaya başladım. Başladım, devam ediyor. Bakalım, içime siniyor.

Sabahları süt içiyorum lan. Çok pis alıştım. İçmediğim gün işim rast gitmiyor. Ha, bir de yıllardır adını koyamıyordum artık koydum: En sevdiğim kuruyemiş ceviz lan benim. Net: Ceviz. Geçen doktora gittim, alerji ilacı almak için. Bana yepyeni bir ilaç, daha doğrusu sprey verdi. Sıkınca genzinden kayıp ağzına tadı geliyor ama süper güçlü. Böyle bir rahatlık yok arkadaş. Dönem dönem alerjik rinitle ilgili yazılar yazıyorum. Hastalıkla ilgili son gelişmeleri anlatıyorum. Yakın zamanda üşenmezsem bir tane daha böyle yazı yazabilirim.

Çok yakında akıllı telefon piyasasına çok hzılı bir giriş yapıyorum oğlum. Beni takip edin. Çekinin, ürkün benden ve akıllı telefon hırsımdan 🙂 Telefon, melefon iyi de okulla ilgili çok ciddi sıkıntılar var. Ne yapacağımı bilmiyorum sevgili okur.

Birkaç plak aldım denk geldi de. Onlarla ilgili yazılar var. Epeydir yazamadım. Daha doğrusu yazmak istemedim. Şimdi o yazıları birer ikişer yazmak niyetindeyim. Hayatta beni hiç yalnız bırakmayan tek şey var: Müzik. En kötü zamanımda da en iyi zamanımda da müziksiz kalamadım. O yüzden bu yakın dostumla bu gece uyuyacağım. Şu an bunları yazarken Sabhankra çalıyor, Moonlight. Tüm gece uykusuzlarına, uykusu kaçanlara, gözleri şişenlere çalsın Sabhankra. Dinledikçe gözleri dolanlar, tüyleri diken diken olanlar, sizleri çok seviyorum.

Dizilerin Mevsimi Sonbahar!

How I Met Your Mother: Artık nasıl sonuçlanacağını merak ettiğim için izlediğim ve 6. sezonunun daha kısa olacağını düşündüğüm dizi. Yavaş yavaş ellerindeki tüm malzemeyi tüketiyorlar, daha da uzarsa artık rezil olacak Lost ya da Heroes gibi. 20 Eylül – S06E01 Big Days


South Park

South Park: Bak mesela South Park hiç bitmesin lan! Şu an teknik olarak 14. sezonu hala devam ediyor. 8. bölümün çıkmasını bekliyoruz. O da taa ekimin 6’sında çıkacakmış. Beklemeye devam abi. 6 Ekim – S14E08 ?



Supernatural

Supernatural: Aha da favorim! Bu dizi bitmesin lan n’olur. Bu sene 22 bölümlük bir 6. sezon izleyeceğiz. İnşallah bitirmezler diziyi de devam eder 7, 8 gider 🙂 Şu an IMDB‘de yeni sezonun ilk yedi bölümünün adları belli. İlk bölüm 24 eylülde 🙂 24 EylülS06E01 Exile on Main Street



Merlin

Merlin: Bu diziyi de daha kimse tanımazken, bilmezken xtvi.com‘dan bulup izlemiştim lan. Sonradan popüler oldu falan 🙂 Neyse bir ara söylentiler çıktı iptal edilmiş falan diye ama yok yalanmış. 3 sezon iki gün sonra 11 eylülde başlıyor. Artık Uther bu sezon ölür de belki Merlin şöyle açık seçik büyüler yapar. Hadi bakalım. 11 Eylül – S03E01 The Tears Of Uther Pendragon


The Big Bang Theory

The Big Bang Theory: Bu diziyi izlemeye yeni başladım ama kısa sürede yayınlanan üç sezonunu da izledim. Açıkçası sevdim lan Penny’i falan 🙂 Bunun da yeni sezonu eylülde başlıyor. 23 Eylül – S04E01 The Robotic Manipulation

EDIT: Taslaktayken Big Bang Theory’i de yazmıştım ama yayınlayınca küçük bir hmtl hatası yüzüden çıkmamış; onu da ekledim.