Tag Archives: TRT

Çok Tutarlı Tespitlerde Bulunabilen Blog: Eurovizyon

Eurovision_Şarkı_Yarışması_logoBildiğin üzere sevgili okur bu sene Mayıs ayında İsveç’de düzenlenecek 58. Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmama kararı aldı geçenlerde TRT. Bu kararıyla TRT adeta benim sözüme kulak vermiş oldu. Şu yazımda Eurovizyon’dan neden çekilmemiz gerektiğinden bahsetmiştim bundan aylar önce. TRT Genel Müdürü de benim bloğu okumuş olacak ki (!) bu sene yarışmaya ülke olarak katılmayacağımızı açıkladı. Bakın ben de o yazımda ne yazmışım:

Ben bunu yaklaşık 4 yıldır söylüyorum ve yine söyleyeceğim: Türkiye, Eurovision’dan çekilmelidir sevgili okur. Eurovision, yapıldığı ilk yıldan beri bir kuruntu, kasıntı mücadelesidir bana göre. İlk yarışmayı organize eden “abi ülkelerin” diğer ülkelere kendilerince fark attıkları başka bir alan oluşturma mücadelesidir. İlerleyen yıllarda ise sürecin giderek ekonomik ve siyasi anlamda değeri olan bir sürece dönüştüğünü gördüklerinde, kendi kurdukları bu sistemi ve sahneyi “daha küçük kardeşlere” bırakmışlardır. Her yıl yarışmaya doğrudan katılma hakları vardır zira. Eurovision pazarında her daim var olup, istisnalar hariç hemen her yarışmaya gayet sıradan parçalar yollamışlardır.

Benim blogu okuyor mu bilmiyorum, ama kararın gerekçesi olarak yarışma birincisinin seçiminde yapılan haksızlık gösterilmiş. Yarışmada 2010 yılına kadar birinciler sadece izleyenlerin oylarıyla seçilirken, bu yıldan itibaren izleyici oylarının etkisi yarıya indirilmiş ve diğer yarısında da jüri oyları etkili olmaya başlamış. Avrupa Yayın Birliği’nin kurucu üyeleri Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya ve İtalya kendi yaşadıkları başarısızlıkları bir nebze olsun kurtarabilmek adına böyle bir karar almış. Zaten bir diğer haksızlık da bu saydığım ülkelerin yarışma finaline doğrudan katılabiliyor olması.

Türkiye, Polonya, Portekiz ve Bosna-Hersek’le beraber yarışmadan çekilen dördüncü ülke olmuş. Helal olsun bize böyle tavrımızı koyabilmişiz. (Gerçi ne kadar önemlidir, tartışılır.) Yarışmaya 1975’ten beri toplamda 34 defa katılmışız, sadece dört sene (1976, 1977, 1979, 1994) katılmamışız. Son 10 yılda bir birincilik (2003), üç dördüncülük (2004, 2007, 2009), iki yedincilik (2008, 2012) ve bir ikincilik (2010) kazanmışız.

Çok tutarlı tespitlerde bulunan blog, Proofhead My Resort’ten ve Bilecik’ten herkese selamlar…

Türkiye Eurovision’dan Çekilmelidir

Dün gece Bakü‘de düzenlenen 57. Eurovision Şarkı Yarışması‘ni izledik sevgili okur. Saat 01.00 sularında da sinir olup televizyonu kapattık. Her sene giderek siyasileşen ve adeta coğrafya dersine dönüşen bir Eurovision‘u daha geride bırakmış olduk böylece.

Birinci olan İsveç de dahil, nacizane müzik zevkime hitap eden tek bir şarkı bile yoktu lan. Yani ne bileyim, cidden çok kötüydü şarkılar. Sahne şovu yapacağım diye maymunlaşan tipler, ah ah ah diye birinci olan şarkı, bol bol iç çamaşırı gösteren bir Yunanistan… Müzikalitenin çok gerisinde, tamamen görselliğe (ki görsellik bile berbattı) ve dış politika oylamasına dayalı bir yarışmaydı, her sene olduğu gibi.

İsveç

Ben bunu yaklaşık 4 yıldır söylüyorum ve yine söyleyeceğim: Türkiye, Eurovision’dan çekilmelidir sevgili okur. Eurovision, yapıldığı ilk yıldan beri bir kuruntu, kasıntı mücadelesidir bana göre. İlk yarışmayı organize eden “abi ülkelerin” diğer ülkelere kendilerince fark attıkları başka bir alan oluşturma mücadelesidir. İlerleyen yıllarda ise sürecin giderek ekonomik ve siyasi anlamda değeri olan bir sürece dönüştüğünü gördüklerinde, kendi kurdukları bu sistemi ve sahneyi “daha küçük kardeşlere” bırakmışlardır. Her yıl yarışmaya doğrudan katılma hakları vardır zira. Eurovision pazarında her daim var olup, istisnalar hariç hemen her yarışmaya gayet sıradan parçalar yollamışlardır.

… Buradaki “5 büyük” ülke (İtalya, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya ve İspanya) yarışma için 5 büyük ekonomik katkı kaynağı sağlamaktadır ve finalde otomatik olarak ödüllendirilmektedirler… Kuralların tamamı.

Bizim gibi başka alanlarda bu abi ülkelerle rekabet edemeyen ülkeler de Eurovision’u milli dava haline dönüştürmüş, siyasi anlamda bir değer kazanmasına yol açmışlardır. Komşuların komşularına göz kırptığı bir coğrafya da yakın zamanda Azerbaycan katılana kadar bizim ülkemizin tek bir dostu olmadığını görüyorduk. Gerçi çok da önemli değildi böyle bir dostluk ama televizyon başında her sene Kıbrıs‘a 12 veren Yunan’ı, Yunan’a 12 veren Kıbrıs’ı izlemek canımızı sıkıyordu. Ya da bizim 10 puan verdiğimiz Ermenistan‘ın bize nah çekmesini kabullenemiyorduk. Almanya’dan az oy çıkınca Almancılara sövüyorduk, aynı Almancılar 12 puan verince gururlanıyor, sahip çıkıyorduk. Bosna-Hersek bize, bu yarışmada olduğu gibi, çok puan vermeyince “vayy ulan sizi bir kurtarmadık mı Sırplar’dan” diye hayıflanıyorduk. Hakkaten lan dün gece Bosna-Hersek’in şarkısı fena değildi bak, kadın Tuzlalı’ymış. Tuzlalı bir arkadaş vardı zamanında.

Bülend Özveren

Bu açıdan belki de el altından kendimize bir kültür bile oluşturmuş olduk. TRT‘de her yıl yarışmayı Bülend Özveren sunar mesela. Adam çok deneyimli bir televizyoncu olmasına rağmen sadece Eurovision zamanı sesini duyarız. O da sesini duyarız, yüzünü görmeyiz. Bülend Özveren, ülkeleri iyi bilir, kim nereye ne kadar verir, sonuçlar açıklanmadan önce tahmin eder ve söyler. Genelde de haklı çıkar. Coğrafya bilgilerimiz açısından faydalı ancak herşey önceden tahmin edilebildiği için müziğe verilen önemi göstermek adına saçma bir yarışmadır yani.

Eurovision’daki bana göre bir diğer saçmalık ise Avrupa’dan bahsedip İsrail‘i, Ermenistan’ı ve Güney Kıbrıs’ı Avrupa kıtasına dahil etmektir. Bu bile yarışmanın nasıl bir siyasi zemine oturduğunu göstermeye yeterdir.

İşte tüm bu mantıksızlıklar silsilesine bir tepki olarak bence Türkiye artık Eurovision’dan çekilmelidir. Bu yarışma için harcanan her kuruşa yazıktır. Yok reklammış, yok tanıtımmış, inanın kimsenin de umrumda değil bence. Sertap Erener‘in kazandığı sene ne oldu, ne değişti? Ondan sonraki senelerde katılan çok daha güzel şarkılarımızı politik oylamalara heba ettiler. Bu durum çok kaliteli müzik adamlarımıza ne derece yansıdı? Çekilmek ayıp değildir. Bu sene Polonya, Avrupa Futbol Şampiyonası’nı yapacağız diye çekilmiş. Ermenistan da Dağlık  Karabağ Bölgesi‘ni halen işgal altında bulundurduğu ve Azerbaycan’la diplomatik kriz içerisinde olduğu için yarışmaya katılmadı.

Bu arada Karabağ demişken, belki de dün gece sevindiğim ve savunabileceğim tek şey oldu sevgili okur. O da Azerilerin aralarda sürekli olarak Karabağ’la ilgili vtrler gösterip dünyaya bu yönde bir tanıtım yapmalarıdır. Politik ama bence yerinde bir politik hamle oldu bu. Aynı Azerbaycan’da muhaliflerin de sokaklarda olduğunu ve yine bu yarışmayı kullanarak seslerini duyurmaya çalıştıklarını da hatırlatayım hemen. Sadece bu iki örnek bile artık müzik adına pek bir olayın kalmadığını gösterir bize.

Can Bonomono

Bu arada bizim Şaban’ın şarkısı iyiydi. Ama bu sahne olayı çok kötüydü. Yani ben beğenmedim. Şarkıyı kendisi yaptığı için vicdanı rahat olsun, kareograf düşünsün gerisini. Aferim oğlum.

Şu linkten ülkemizin Eurovision’daki tüm durumunu detaylı olarak görebilirsiniz.