Tag Archives: vize

Bugün

Bugün çok yorucu değildi esasen. Ama epey moralim bozuktu. Dünkü 13 şehit haberlerinden sonra epey canım sıkıldı.

Okula da biraz erken gittim. Can sıkıntısı ve meraktan birkaç kişiye mesaj attım. Geri dönüp cevap veren olmadı. Sevgili okur böyle anlarda boğulur gibi oluyorum.

Bomboş oturdum. Yaklaşan vizenin tedirginliği sardı birden. Sonra derse girdim. Allahtan ders çabuk geçti. Sonra babam aradı eve birlikte dönmek için. Seval’le olan buluşmamı ertelemek zorunda kaldım. Babamla eve döndüm.

İnternete girdim. Bazı şeyler gördüm. Yine canım sıkıldı daha beter sıkıldı.

Ama yarın süper bir gün olsun diye artık hayatımın akışına elle müdahale etmek zorunda kaldım. Dolayısı ile yarın nispeten daha güzel bir gün olacak. Hatta bazılarınız beni kıskanabilir

Yarın bir de uzun bir aradan sonra stüdyoya gireceğiz. Yağız ile Togay’ın şimdilik hobi olarak başladıkları bir olayları var. In Flames çalacağız birlikte. Bol bol In Flames dinliyorum.

Bugün böyle bir gündü işte. Yorucu değil ama üzücü. Lan dur yazıyı bitirmeden bir şey daha yazayım. İki haftadır yemekhanede yalnız yiyorum. Acayip koyuyor bana. Sanki köşeden her an Turgut çıkacakmış gibi geliyor. Sanki Emre “Az bak hele” diye lafa girecekmiş gibi geliyor. Sanki Alper yanımda oturuyor da köftelerden birini her an yemeye hazır bakıyor gibi geliyor. Yemekhanede çalışan bir kız var. Adını bilmiyorum. Bu kızın da bana gıcığı var onu keşfettim bugün. Benim oturduğum masaları temizlemiyor. Herkesin masasına gidip poşet moşet ne varsa topluyor bana gelmiyor.

Şu an evdeyim sevgili okur. Bu yazıyı yayınladıktan sonra biraz bendir çalacağım. Sonra da yarın ki olaya hazırlanacağım.

Hava Kirliliği Kontrolü Hezimeti

 

Google vize haftası araması

Olmadı sevgili okur. Bir sınav haftasını daha %50’nin üzerine çıkamadan bitirdim. Temel İşlemler sınavım bile iyi geçti ama son sınav, son gün akşamın bir köründe gördiğim son sınavım berbat geçti. Hava Kirliliği Kontrolü isimli bu sınav bana hava ile ilgili derslerde başarısız olduğum gerçeğini bir kere daha ispatladı. Ya çalışmayı bilmiyorum, ya da gerçekten matematik özürüm gibi bir de atmosfer ve hava özürüm var.

 

Neyse şimdi kısa kısa girdiğim sınavlar hakkında bilgi vereyim. Pazartesi günü sabah 9’da Akışkanlar Mekaniği sınavı ile başladı bu uzun hafta. Sınavdan 50 alabileceğimi ümit ediyorum. Lütfen alayım. Aynı gün öğlen 2’de de Erdem Hoca‘mızın Environmental Modelling isimli dersinin sınavı vardı. Erdem Hoca’nın deyimiyle “kalakaldım“. Kötü geçti. Ertesi gün Wastewater Engineering isimli dersin sınavı vardı. Onun direk sonucunu söyleyeyim, Mine Hoca hemen okumuş, 58 aldım. Çarşamba ki benim en korktuğum günlerden biriydi, Katı Atık Yönetimi dersinin sınavı vardı. Dersin hocası tam 4 sayfalık bir sınav soru kağıdı ile çıktı karşımıza. İlk derste öğrettiği BANANAdan, LULU‘dan başlayıp son ders çıkarken söylediği cümleye kadar herşeyi sordu. Yaptım ya hadi bakalım. Kötü gelmese bari. Yalnız o Avrupa Birliği sorusu vardı, çok gıcık bir soruydu hala hatırladıkça sinirlerim bozuluyor.

Perşembe günü Saint Unit Operations and Processes sınavı vardı. Temel İşlemler sınavına ciddi anlamda organize olarak çalıştım ve çok şükür sınavım iyi geçti. Sınav kağıdını verip çıkarken hayatımda ilk defa bir Temel İşlemler sınavında tüm soruları çözmüş olarak çıkmanın haklı gururunu yaşıyordum. O gün eve gelirken yolda dilencilere sadaka falan verdim o kadar bak! Taklaya gelmem inşallah.

Ve bu gün sevgili okur. Sevgili Ozan Hocamızla Eftade Hocamızın ortaklaşa yürüttüğü Air Pollution Control dersinin sınavı vardı. Sınavdan bir aksilik olmazsa yani yapabildiğim iki sözel sorudan 25-28 arası puan bekliyorum, başka da bir beklentim yok. İlk soruyu da çözecektim. 1000 MW güç vermiş, ordan kömür miktarını, kül miktarını hesaplayacaktım ama birimler tutmadı. Benim de direncim kırıldı artık verdim kağıdı ve ilk sınav haftası böylece bitmiş oldu.

Üzüldüm. Son sınavın böyle geçmesi beni üzdü. Ama elden ne gelir? Hiç birşey. Daha da çok çalışmam lazım ya hadi bakalım. İşte böyle geçti bir vize haftası sevgili okur işte böyle.

Vizeler Bitene Kadar

Firefox'tan kendi gördüğüm gerçek bir hata

Sevgili okur, vizeler çok da iyi gitmiyor. O yüzden vizeler bitene kadar pek bir şey yazamayacağım. Vizeler bitince yeniden buluşacağız. Eklenecek bazı başlıklar:

1. Ancient Town Metal Fest
2. I. Geleneksel Vizelerin Ardından
3. Çok Uzaktakini Sevmek
4. Plak Koleksiyonu
5. Yazıcı Tercihi

Calculus II Vizesi, Doğum Günüm

Görmemişin katanası ve ben

Yaz okulunda malum para verip iki tane sınav hakkı satın alıyoruz. Bu ifadenin aslında hoş karşılanmayacak türden olduğunu biliyorum. Ama kızıyorum gerçekten. Calculus II‘nin ilk vizesini olduk salı günü. Daha önceki vizelere de baktık o kadar, bu kadar kazığını görmedim ben! Hocamız elbette daha iyi bilir ama bu sınavı bu şekilde hazırlamasının amacını, mantığını bir türlü anlayamadım. Yani tamam, biz de başka okullardaki gibi yaz okuluna geldik, hoca bizi geçirsin demiyoruz. Biliyorum ki yaz okulundan hocanın aldığı para muhtemelen çok da tenezzül edilmeyecek bir miktar. Geçen seneki fizik hocamızın dediği cümle bu aynen.

Bilmiyorum işte, kızgınım kısacası. Malum bir de annemin ameliyat durumu, misafirler vs derken bu vizeyi kurban ettik işin gerçeği. İnşallah umudumuz, başımızın tacı Sedat Hoca, final sınavını hayır dualarıyla vermemizi sağlar da bir ömür sağlığına duacı olurum 🙂

19 Temmuz’da da malum 22 senelik bir geleneğin devamı olan doğum günüm vardı. Ertesi gün matematik sınavının olduğunu düşünerek hiç bir şey yapmadan, gerçi sırf doğduğum gün diye özel bir şey de yapmam gerekmiyor artık saçma geliyor, geçirdim. 20 Temmuz her ne kadar Calculus II sınavından çuvallamış olsam da hem annemin hastaneden çıktığı hem de dayımın süpriz yapıp ufak bir kutlama tertiplediği harika bir gün olarak aklıma kazındı. Bu harikalığa bir de Sedat Hoca’nın çarşamba ve perşembe ders yapmayacağını söyleyerek ertesi günü düşünmeden film izlememi sağlaması, bu krallığı yapması eklenince daha bir tadından yenmez oldu.

Yakın zamanda hayatımdaki önemli devrelerden birisini kapatacağım gibi geliyor bu aralar. (Bu cümleyi bir daha okudum da hata nerede bulamadım.)  Doğum günümün en sevdiğim yanı her ne kadar çoluk çocuk işi gibi görünse de halen daha sevdiğim ve beni acayip mutlu eden doğum günü mesajları oldu. Çok iyi tanıdığım insanların kutlamadığı ama çok az tanıdıklarımın da çok samimi bir şekilde kutladığı bir doğum günü oldu. Şaşırdım ve mutlu oldum 🙂 Üşenmeden herkese cevap yazdım. Özelden atana özelden, sözelden atana sözelden cevap verdim. Ama mutlu oldum. Mutlu olmaya ihtiyacım var zira. Kimdi lan hatırlamıyorum birisi Mesut “zira” sözcüğünü çok fazla kullanıyorsun demişti. Sercan sen miydin lan?

Volkan ve Halil‘le ekimde ölmezsek bir metal festivali düzenliyoruz. Yavaş yavaş hazırlanmaya başladık. İyi olacak bakalım. İşte bu festivale kadar bu mutlu havamı koruyabilirsem acayip başarılı olurum gibi geliyor 😀

Doğum günüm kutlu olsun 🙂

Gölgelerin Gücü Adına!

Şaşırıyorum ey hayat ve sen şaşırtmaya devam ediyorsun beni.

Mutlu ediyorsun beni. Hiç ummadığım şekillerde. Duymayı aklımın ucundan bile geçirmediğim şeyleri duyuruyorsun.

Onlarca kere baktırıp göstermiyorsun da; avuçlarımın içine düşürüveriyorsun. Sonra da salaklaştırıyorsun beni.

Ne acayipsin lan sen? Valla bak, bana senaryolar yazdırıyorsun, başrollerde oynatıyorsun, hatta yönetmen bile yapıyorsun beni. Sen de bir kenarda durup izliyorsun. Sponsor gibisin.

Mutluyum ama. Günüme gölge düşürdün sevindirdin beni. O zaman ben şimdi rapor yazayım, ödev yapayım değil mi?

NOT: Su ve Toprak Kirliliği ile Bilgisayar Programlama derslerinin ikinci vizelerinden çanı ben çaldım 🙂 Mutluyum. Ama diğerlerinden çuval giydiğimi düşününce bu hevesim biraz da olsa kursağımda kaldı. Turgut naber lan 🙂 Yılbaşından sonra kendime nihayet bir LCD alıyorum bu arada. Onu da alınca yazarım elbette.

Olay Koleksiyoncusu

Vize haftası bitmedi ancak yazacak epey şey birikti, onları birer ikişer cümle ile yazayım dedim.

:: Temel İşlemler’den çuvaladım: 35-40 beklediğim ilk vizeden 20 almışım. İkinci vizesi zaten berbattı. Eğer finalde bir mucize yaratmazsam kalırım gibi geliyor. Ama yalnız değilim lan 🙂

:: Süpriz Ata Oynamak: Şimdiye kadar geçen vizelerin Temel İşlemler hariç hepsi aynı derecede geçti. Bı sınavların sonuçlarını cidden merak ediyorum. Ya hepsi çok iyi gelecek, ya da hepsi batacak.

:: Hayal Kahvesi’nin Sömürücü Organizasyonu: Kardeşimin grubu bu hafta sonu Hayal Kahvesi’nde beş kuruş para vs. almadan sahneye çıkıyor. Bu çocukların her birine tanesi 5 liradan onar bilet vermişler satın diye. Eğer satamazlarsa da satamadıkları biletlerin paraları ceplerinden çıkacak! Yuh! Organizatöre ve Hayal Kahvesi’ne insanları resmen sömürdükleri, emeklerinin ve heveslerinin içine ettikleri ve böyle ucuz ve basit organizasyonlar yaptıkları için teşekkür ederim! Aynı Hayal Kahvesi’nin bir başka ayıbı için burayı okuyun.

Benim Adım Orman

:: Şebnem Ferah’ın Yeni Albümü: Benim Adım Orman, Şebnem Ferah’ın yeni albümü oluyor. Can Kırıkları albümünden sonra Şebnem giderek gazı arttırır diye düşünmeye başlamıştım. Bu albümün ilk şarkısı Merhaba‘yı dinleyince tamam dedim oldu işte. Ancak diğer şarkıları da dinleyince bu albümün de diğer Şebnem Ferah albümleriyle aynı sertlikte, aynı dozajda ve aynı tatta olduğunu anladım. Yalnız Ozan Tügen‘e ve Aykan İlkan‘a helal olsun. Adamlar epey ön plana çıkmışlar bu sefer. Altyapılar mükemmel 🙂 Albümün kapağını da beğendim lan ben. Ama dediğim gibi Şebnem yine aynı Şebnem, tekrar olmuş biraz 🙂

:: Hafta Sonu Etkilikleri: Lord Of The Rings Extended + Projeksiyon + Duvar = 12 saat!

Facebook

:: Facebook Temizliği: Facebook’um giderek çöplüğe benzemeye başladığı için önceden eklediğim ya da beni eklemiş olan ama sonradan tartıştığım, canımı sıkan, ne mal olduğunu anladığım, ne mal olduğunu anlayamadığım, çakma olduğunu belli eden kişileri sileceğim. Eğer siz benim bu yazdıklarımdan birine dahil olduğumu düşünüyorsanız siz benden önce davranın 🙂 Ancak bunu yapmama rağmen kimseye küsmeyeceğim, valla bak.

:: Eskirock Radyo: Volkan’ın yoğun emekleri ve çabaları sonucunda uzun süredir planını yaptığımız Eskişehir Rock Topluluğu Radyosu ‘EskiRock Radyo’nun altyapısını kurduk. Dün de denemesini yaptık. Radyoda ilk çaldığımız şarkı ne oldu? Sabhankra‘dan Sorrowland tabiki! Çok mutluyum lan. Yakında başlıyoruz yayınlarımıza, blogu takip edin.

:: Müzik Yapmak: Lan sınavdı, ödevdi bir türlü elime baget alıp çalışmadım. Bu hafta sonu japon asıllı gitaristimle bir buluşmam var 🙂 Alper’e sevgilerle 🙂

:: Koray Çok Mutlu: Daha mutlu olur inşallah.

1. Vize Haftasının Ardından

Tanıdık geldi mi:)

Bu yazıyı yazmak için erken aslında. Zira vize haftası halen daha bitmedi. Yarın Almanca I sınavı var. Ama Sertan Hoca’nın bir krallık yapacağını umduğum için o sınavın fazla zorlayacağını sanmıyorum.

Sürekli okurun bileceği üzere kardeşiniz her vize ve sınav haftalarından sonra o haftanın ve sınavlarının yorumunu yapar. Bu yazıda da bunu bulacaksınız.

Pazartesi ilk sınavım olan Akışkanlar Mekaniği sınavı vardı. Deyim yerindeyse hatta evet yerinde, çuvalaldım. Baya baya hemde. Çalışmadım yeteri kadar. Ayrıca sınava girince herşey allak bullak oldu beynimde. 20’yi geçeceğimi zannetmiyorum. Bu sınavdan sonra aynı gün Su ve Toprak Kirliliği sınavım vardı. Akışkanlar’da s.çtığım için hırslanıp bu sınava o arada baya çalıştım. Evet, sınav güzel geçti. Serdar Hoca epey kıl tüy sormuş ama olsun. Fena değildi. 60’ın altında alırsam ayıp olur.

Salı günü sınav yoktu ama çarşamba günü en baba sınavım vardı: Temel İşlemler ve Süreçler. Bu sınava çok çalıştım. Baya çalıştım. Yani çalıştım evet. Sonra girdim sınava. Başta çok kötü oldum lan. Korkudan yeminle. Sonradan kendimi sakinleştirip çözmeye başladım. Her soruya cevap verdim. Cidden bende merakla bekliyorum. Çok iyi gelmeyecek ama heralde ortalama bişey gelir.

Perşembe Hidroloji sınavım vardı. Bu derse de çalıştım ama heralde yeteri kadar çalışmadım ki sınav çok da iyi geçmedi. ama bir soruyu çok acayip bir şekilde çözdüm. Bakalım hoca puan verecek mi lan. Merakla bekliyorum

Bugün diğer bir kazık sınav vardı. Bizim MATLAB dediğimiz Bilgisayar Programlama dersi sınavı. Erdem Hoca‘nın sınavları meşhur olduğundan sınavdan önce “İyi çalışın, kalakalırsınız” demişti. Lan o kadar çok çalıştım ki buna. Hatta bilgisayara MATLAB kurdum evde. Ordan uygulama yaptım. Sınava girdim. Sonuç? KALAKALDIM…

Bakalım sevgili okur, yarın ne olacak Almanca ‘da.

Bu hafta malum sınav falan, yoğunluktan yazamadım. Güzel şeyler oldu bu hafta. Bölümümde Öğrenci Temsilciliği’ne aday oldum. Bakalım lan, kazanabilecek miyim. Bununla ilgili detaylı bir yazımı şuradan okuyunuz.

Yarın Merviş’in doğum günü. Önümüzdeki hafta seçim propagandası yapmamız lazım. Bugün bir selam beni ne kadar mutlu etti öyle 🙂 Bir de bugün hayal mi gördüm, yoksa eski bir tanıdık bizim kampüse hazırlık mı okumaya geliyor?

Yanıtlar bir sonraki sayıda. Öperim hepinizi 🙂

Lineer Cebir’den Kalmadım!

Lan çok mutluyum yeminle. Kesin kalırım dediğim iki ders vardı bu dönem. Statik  ve Lineer Cebir. Statik’in ilk vizesinden sıfır alınca dedim bu iş bitti. Ama bitmemiş 🙂 İkinci vizeden 60, finalden de 70’i çakınca ödev notu da iyi gelince ortalama 51 oldu vee CC ile geçtim 🙂

Lineer Cebir’de ise durum tersine gelişti. İlk vizem fena değildi. İkinci vize beklediğimden düşük geldi. Finalde de çuvallayıp 19 alınca dedim bu iş bitti. Ben hoca 40’a DD verir, ben de FF alır kalırım dedim. Ama ödev notum sağolsun kurtardı beni. Ortalamam 33 geldi. Hoca da 30’a DD vermiş ve bu kardeşin Lineer Cebir’den sorumlu da olsa geçti. Yaa.

Bu dönem kaldığım ders olmadığı için de ayrıca mutluyum sevgili okurum. Laboratuvar derslerinin ikisinden de AA ile geçtiğimi söylersem ne dersin bana?

1. Geleneksel Vize Haftası Sonuçları

Bak bu başlığı da çok defa attım sevgili okurum 🙂 Aynı başlığı tekrar attığımda mutlu oluyorum lan. Az önce hesapladım da aşağı yukarı 2 senedir yazıyorum. Neyse, ilk vizelerin sonuçları açıklandı. Gerçi daha internete girilmedi ama olsun. Ben yazıyorum buraya;

Environmental Chemistry II: (Çevre Kimyası II) Lan orta halli geçmişti. Beklediğimin üzerinde bir not geldi. Sevindim. 64.

Ekoloji: Valla iyi geçmişti ama nasıl olduysa 53 aldım. Ortalama 68 olduğundan hafiften s.çtım.

Çevre Mikrobiyolojisi: Şimdi hocam sınavdan çıktığımda herşeyi bir birine karıştırdığımı farketmiştim. Ama fazla da karıştırmamışım. 75.

Statics and Strenght Of Materials: (Statik Mukavemet) Hiç çalışmadan girdiğim için boş kağıt vermiştim. Sıfır (0) aldım. Evet salağım biliyorum…

Lineer Algebra: (Lineer Cebir) Bak bu da tırstığım, üç buçuk attığım sınavlardam birisiydi. Ama iyi lan, 43 aldım. Geri ortalama 50’lerde ama olsun.

Şimdi, bu sınav haftasıyla ilgili içimi yakan tek şey, keşke statik sınavına çalışıp en azından bir soru yapsaymışım. Hoca bugün “Bir daha böyle kolay bir sınav yapmayacağım” dedi derste. Anlayacağın okurum zaten zor olan dersi geçmem daha da zor artık. Onun dışında cidden çalıştığımı aldım. Mutluyum. Ama bu notlarla 2. vizeler nasıl olacak bilmiyorum. Ben kendimi bu vizeler için s.çmış sayıyorum. Hayırlı olsun.

1. Vizeler Bitti

Lan bu başlığı kaç defa attım, daha kaç defa atarım bilmiyorum 🙂 Evet, 1. Geleneksel Vize Haftası bitti. Toplam 5 sınava girdim. İyi geçen sınavım yok. Statik’ten boş kağıt verdim kendi salaklığım yüzünden. Çevre Kimyası’ndan 40 üzeri; Lineer Cebir’den 30 üzeri; Mikrobiyoloji’den 50 üzeri; Ekoloji’den de 50 üzeri bekliyorum. Artık ne gelir ne olur bilemem. Dün gece Alperler’de geç saate kadar çalıştık. Bu grup işi epey sarıyor hadi hayırlısı. Bugün de uzun bir aradan sonra Mehmet Ayrancı ile bulaşacağım. Özlemişim valla. Baya bir arşiv gelecek elime, hadi bakalım 🙂