Tag Archives: WALKMAN®

Freestyler – 20 Yıl Sonra Yeniden

freestyler006

2001 ya da 2002 yıllarında ilk defa adını duymuştum Bomfunk MC’s grubunun. NOKIA‘dan sonra Finlandiya‘dan çıkan en ünlü şey oluvermişlerdi bir anda. Türkiye’de bile o dönemlerde bizim gibi ergen olanlar ve daha büyük abilerimiz Freestyler dinlerdi. Şimdi nerelerdedir bilmiyorum, Onur isminde bir arkadaşım vardı. O öğretmişti bana. Bomfunk MC’s grubunu ilk defa ondan duymuştum. Freestyler’ı dinler dinlemez de vurulmuştum. Hayatımda bu kadar yüksek enerjili bir parça daha dinlememiştim. Nereden nasıl riplenmişti bilmiyorum, bilgisayarımdaki 1999 tarihli In Stereo albümünde parçaların isimleri hep “Track 1, Track 2” şeklindeydi. O zamanlar albüm ripleyenler sırf gıcıklığına parça isimlerini yazmazlardı. Okumaya devam et

Kafa Dergisi’ni Bıraktım – Walkman Tamiri

Kafa Dergisi’ni Bıraktım

Yıllardır satın almaya ve okumaya devam ettiğim dergiden, KAFA‘dan epey soğudum sevgili okur. Hatırlarsın anket falan yapmıştım bir zamanlar. Hangi aylık edebiyat dergisini takip etmeye devam edeyim diye sormuştum. Anketin sonuçlarında KAFA çıkmıştı. Ben de OT Dergisi‘ni bırakıp KAFA’ya devam etmiştim. Birkaç yıldır da düzenli alıyordum. Ancak bir süredir canım sıkılıyordu, dergi artık o kadar da ilgimi çekmiyordu. Bir açığını arıyordum. İçerikler giderek tekdüzeleşmeye başlamıştı. “Aylık Edebiyat Dergisi” konseptinin çok ötesindeydi artık dergi. Dergiye yazmaya başlayan isimler de epey gözümü tırmalıyordu. Bir dizide ya da filmde, birkaç akılda kalıcı repliği olan herkes (üstelik senaryoyu kendisi bile yazmamışken) pekala bir “Edebiyat” dergisinde yazı yazabiliyordu. Üç dört ayda bir, birer lira zamlanıyordu dergi. Eyvallah, dedim. Her şey zamlanıyor, adamlar ne yapsınlar, dedim. Ama olmadı. Şubat ayında hazırladıkları “AŞK” konseptli dergiyi görünce Tamam, dedim. Buraya kadarmış. 18 lira verip dergiyi aldım ve içerisinde Deniz Seki‘yi gördüm. Waov !?! Koskoca bir özel sayının içerisi bomboştu. Ünlüler ve onların “ünlü” anıları, “büyük” laflarıyla dopdolu bir aşk sayısıydı. Bir edebiyat dergisi ne kadar “sosyetik” olamazsa o kadar sosyetik bir dergi, bir edebiyat dergisi ne kadar “tüketim” nesnesi olamazsa o kadar tüketim nesnesine dönüşmüş bir dergi ve bir edebiyat dergisi ne kadar “reklam” kokamazsa o kadar reklam kokan bir dergi idi elimde tuttuğum.

KAFAkış copy.jpg

KAFA almıyorum artık. Bu ayın sayısını almadım yıllar sonra ilk defa. Biraz tuhaf hissettim, ama almadım. Bakalım, belki ilerleyen günlerde biraz çeki düzen verirler. Ya da belki İhsan Oktay Anar yazmaya başlar. O güne dek, elveda sevgilim.

Walkman Tamiri

walkman03Üretmek, onarmak, yeniden yapmak… Bunlar çok müthiş şeyler sevgili okur. Hayatımın son 10 yılında da ciddi ciddi bu işlere ilgili duymamdan dolayı, evimde pek çok tamir aletim var. Elektrik elektronik işlerinden, mobilya metal işlerine kadar çok farklı alanlarda restorasyonlar yapmaya bayılıyorum.

Geçen aylarda bit pazarına yaptığımız bir ziyarette 5 liraya SONY marka bir walkman almıştım. Eve getirdiğimde walkman’in çalışmadığını gördüm. Marka ve modelini Google’dan aratınca kullanma kılavuzu çıktı pdf olarak. İndirdim hemen. Lan adamlar kılavuzun içerisinde aletin devre şemasını bile çizmişler helal olsun. Bu sayede, aletin arka kısmını nasıl açacağımı öğrendim. Açınca bir de gördüm ki makaralar arasında hareketi aktarmaya yarayan lastik kopmuş.

walkman02

Biraz araştırdım soruşturdum. Bursa’da bizim Rüstem Abi var. Bu işleri en iyi bilenlerdendir. Sağ olsun o da ilgilendi. Ancak bu lastikleri bulmak artık imkansız hale gelmişti. Çünkü ülkede plağa doğru bir ilgi artışı vardı evet, ama kaset hala bizim gibi koleksiyoncular dışında kimsenin ilgisini çekmiyordu.

walkman01

Aliexpress

Bir çözüm olarak paket lastiği taktım ve çalıştı evet 🙂 Aradan bir ay geçtikten sonra yine çalışmamaya başladı walkman. Özellikle aktarımdan kaynaklı devir kaybı kasetten gelen sesin normalden daha yavaş olmasına neden oluyordu. Ben de Aliexpress‘te uygun anahtar sözcüklerle bir arama yaptım ve bingo! Uygun lastiği buldum. Ancak toptan satıldığı için 100’lü paketle almak gerekiyordu. Hiç üstelemeden 2 dolara aldım.

 

Geçenlerde lastikler geldi. Hemen bir müdaheleyle yerleştim walkman’e. Sabhankra‘nın son kasetini de taktım ve heyecanla beklemeye başladım. Sonuç: Muazzam! Savaş Sungur, tam da olması gerektiği gibi net duyulabiliyordu. Bu kaliteli walkman böylece bana 15 liraya mal olmuştu. Teşekkürler bit pazarı.

walkman00.gif

Sabhankra The Dream Is Dead Kaseti

dreamiskaset

Bu ayın ilk günleriydi yazdığımda. Sabhankra‘nın son EP’si The Dream Is Dead, CD formatında değil ama kaset formatında yayımlandı nihayet. EP ile ilgili çok kapsamlı bir yazısı şurada yazdığımdan bu yazıda sadece kasete dair bilgiler vereceğim.

Geçenlerde denk getirip bit pazarından aldığım walkman ile dinledim EP’yi. Lisedeyken defalarca dinlediğim Awake albümünden yıllar sonra baştan sona walkmanla dinlediğim ilk kasetten albüm bu oldu. Diğer Sabhankra kasetlerini hep deck ile dinlemiştim.

Albümü son günlerde ismi giderek duyulmaya, popülerleşmeye başlayan Khufu Records bastı. Sabhankra’dan başka, Yaşru ve Black Omen gibi başarılı ve benim de çok çok sevdiğim grupların işlerini basıyor olmaları nedeniyle Khufu Records’a olan sempatim her geçen gün artıyor. Ülkemiz metal müzik piyasasında ve underground distrolarda bu şekilde, kasete doğru bir ilgi artışı var. Bu beni çok memnun ediyor. Ancak piyasasının artık bitmiş olması nedeniyle de boş kaset bulmak da epey zor bir iş.

The Dream Is Dead, yalnızca 100 kopya olarak basıldı. Bir daha basılmayacak. Bende elle numaralandırılmış 011 ve 017 no.lu kopyalar var. 011 no.lu kopyada tüm grup üyelerinin imzaları yer alıyor. Bunun için başta Savaş Sungur olmak üzere (küçük hediyesi için ayrıca teşekkür ederim) tüm gruba teşekkürler ve selamlar. Sağ olsunlar.

Albümün kapak resmini Martha Sokolowska çizmiş. Kasedin iç kısmında da aynı görselin büyük hali yer alıyor. Üç parçanın tamamının sözleri yer alıyor inlay’de. Grup üyelerinin fotoğrafları Levan Uzbay gardaşıma ait. Albümün teşekkür listesinde başta Ahmet Saraçoğlu ve pasifagresif olmak üzere ülkedeki belli başlı metalci abiler yer alıyor. Kartonetin baskısı gayet başarılı. Siyah beyaz baskıyla birlikte gerçekten dört dörtlük bir izlenim uyandırıyor.

Parçalar? Parçaları zaten anlatmıştık şurada. Aşağıya da bıraktım listeyi. Artık yazı bitiyor. Son bir not, aman diyeyim sevgili okur, tükenmeden muhakkak al arşivine koy bu albümü. Sonra bulamazsın. Sağdan soldan araştırır, hatta bendeki yedek kopyaya bile göz dikebilirsin 🙂

MP3 Çalar Aldım: Sony NWZ-B172 WALKMAN®

Emektar mp3 çalarım artık sebepsiz yere kapanmaya başlayınca yenilemenin vakti geldi diye düşündüm. Alper‘le beraber geçtiğimiz cumartesi günü Media Markt‘a gittik bir tane almak için.

Her zaman yaptığımız gibi, gitmeden önce oturup neyi neden ne kadara almak istiyoruz çalışması yaptım. Ne almak istiyoruz? Bir mp3 oynatıcı almak istiyoruz. Neden almak istiyoruz? Eski mp3 oynatıcımız bozuldu. Pili sıkıntı oluyordu. Görüntüsü estetikten yoksundu. Ses kalitesi olarak çok da verimli değildi. Ne kadara almak istiyoruz? Fiyat aralığımız 70 TL’ye kadar olmalı.

Ben mp4 çalarlara top yekün karşı olduğum için alacağım alette video oynatma özelliği aramadım. Aletin kapasite olarak 2 GB olması bana fazlasıyla yetiyor. 4 GB ve 8 GB’lık modellere fazladan para vermeye gerek yoktu. MP3 oynatıcı görünüş olarak aşırı janjanlı olmasa da, en azından estetik bir tasarıma sahip olmalı.

Marka takıntısı, elektronik aletler söz konusu olunca bende mevcuttur. Dolayısı ile alacağım cihaz için Philips, Creative ya da Sony markalarının piyasada iyi tutulan modellerini araştırdım.

Sony NWZ-B172

Media Markt’ta mp3 çalarların olduğu reyonda gezerken şans eseri o günlerde Sony‘nin 2 GB’lık bir modelinde kampanya olduğunu, fiyatının 60 liraya düştüğünü öğrendik ve o modele baktık. Evet, tam olarak alacağım mp3 çalar işte buydu: NWZ-B172 2 GB WALKMAN® MP3 Çalar

Sadece mp3 çalan, şarjı uzun giden, çok kısa sürede şarj olan ve işe yarar ekstra özellikleri olan, ucuz ve estetik görünen bir mp3 çalar arayan herkes bu paragraftan sonra yazıyı dikkatle okusun.

Şarj meselesi belki de WALKMAN®‘nin en büyük artısı. Esasen ben pilli mp3 çalarları hep daha iyi bir seçenek olara görmüşümdür. Öyle ya, pilin yolda biterse bakkaldan bir pil alıp yoluna devam edebilirsin. Ama şarjlı mp3 çalarda öyle bir avantajın olmuyor. Ancak Sony, hızlı şarj ve uzun pil ömrü geliştirmeleriyle bu sorunu çözmüş. WALKMAN®, sadece 3 dakikalık şarjla tam 90 dakikalık bir çalma süresi sağlıyor. Tam şarj durumunda (ki bu da 70 dakika sürüyor) ise 18 saate kadar çalma süresi sağlıyor(muş). Henüz şarj süresini test etmedim. Ama Bilecik‘ten dinlemeye başlayıp önce Eskişehir otogara (yaklaşık 1 saat 15 dakika) ve otogardan da eve (yaklaşık 1 saat) geldim. Aletin pil seviyesi değişmedi!

WALKMAN®’in çalabildiği dosya formatları .mp3 ve .wma. Bu dosyaları bit rate kısıtlaması olmadan oynatabiliyor. Cihazda normal çalma olayının yanında playlist tanıma olayı da var. Bu sayede farklı klasörlerde olsalar bile bir playlist oluşturarak kendi istediğiniz sırada dinleyebiliyorsunuz şarkılarınızı. Media Player ile senkronize edebiliyorsunuz hatta. Çalma modları, Normal / Tümünü Tekrarla / 1 Şarkı Tekrar / Tümünü Karışık Tekrarla şeklinde.

WALKMAN®’le birlikte bir de kulaklık hediye ediyorlar. Çok iyi bir şey değil muhtemelen ama onun da markası tabiki Sony. Dediğim gibi ben denemedim o kulaklığı. Kendi Philips marka çengel kulaklıklarımla daha mutluyum.

WALKMAN®’de bir Güçlü Bas Modu var. Özellikle metal müzik dinleyenler şarkılarda davulların twin pedallı kısımlarından daha çok keyif alacaktırlar. Hemen belirtmekte fayda var, Güçlü Bas Modundayken ekolayzırı ayrıca kullanamıyorsunuz, hata veriyor. Aynı şekilde bir de ZAPPIN modu var. Bu mod çok ilginç bir özellik olarak yer almış. Şöyle ki klasör içerisinde şarkıların hepsinden rastgele, belirli uzunluklarda kısımlar çalıyor. Lan ne yapıyor nasıl yapıyor, hep de şarkıların en gaz, en müthiş yerlerini denk getiriyor namussuz! Bu sayede hangi şarkı nasıldı diye bir özet geçebiliyor size. Bu tam da benim aradığım bir özellik!

WALKMAN®’de müziğin ritmine göre yanıp sönen mavi renkte bir LED var. Parça değiştirme tekerleğinin tam ortasında yer alıyor. Ben alır almaz kapattım o özelliğini. Ama isterseniz kullanabilirsiniz. Karanlıkta on numara oluyor. Kutu içerisinde bir de klips çıkıyor, ki bu sayede mp3 çaları oranıza buranıza mandallayabiliyorsunuz.

Menü gayet derli toplu, aradığınızı kolayca buluyorsunuz. Ekranı biraz küçük, 3 satırlık bir ekran. Cihazı, USB ile bilgisayara bağladığınızda HOLD pozisyonunda olmamasına dikkat edin. WALKMAN®, Windows tarafından taşınabilir müzik aygıtı olarak tanınıyor. Bilgisayarım altında USB disk olarak değil de, müzik çalar olarak görünüyor simgeyle falan.

Ses kaydetme özelliği müthiş! Üstelik kayıt kalitesini de belirleyebiliyorsunuz. Boyut olarak ortalama bir erkek orta parmağı uzunluk ve kalınlığında 🙂 USB girişi, ki bence bu bir eksi, kapaklı tip soket USB. Aman diyim bu kapağı kaybetmeyin. Çünkü o dakikadan sonra cihazın tüm estetiği kaybolur. Estetik demişken, WALKMAN®’de 5 farklı renk seçeneği de var. Ben gittim tabi en güzeli olan siyah rengini aldım 😀

Sonuç olarak 60 TL’ye alınabilecek, minimalist ve estetik bir cihaz bu.

Bu linkte SONY’nin resmi sitesinden ürünün sayfası yer alıyor.

Bu linkte Donanimhaber.com’da açılmış ilgili başlığa göz atabilirsiniz, cihazla ilgili tecrübeleri okuyabilirsiniz.