Tag Archives: Yabancı Diller Yüksekokulu

Kısa Sürsün Sessizlik

Birkaç gündür yazı yazamadım sevgili okur. Bunu sebebi hem okuldaki ve dışarıdaki işlerin biraz yoğunlaşmasıdır. Ayrıca bir de bugün girdiğim Calculus II vizesi vardı.

Aşağı yukarı son bir haftamın tamamında Calculus II vardı. Hayatımda hiçbir dersi bu kadar kafa takmamıştım ve hiçbir ders de bana bu kadar takmamıştı sevgili okur. Son iki gecedir uyuyamıyordum artık stresten. Bu neden böyle oluyor, ben de bilmiyorum. Bu şekilde olması bana da zevk vermiyor üstelik! Her neyse, iyisiyle kötüsüyle nihayet bu sabah 9’da sınava girdim. Sınav zor gibiydi. Afallamadım ama emin de olamıyorum. Umarım sonuçlar açıklanınca hayal kırıklığına uğramam. Olurda mezun olabilirsem yazacağım yazı, anlatacağım başarı öyküsü hakkında küçük küçük notlar alıyorum. Alper‘le buna dair bir çalışma içerisine girdim.

Üye Kartları

Sınav bitince tabi geriye yapacak büyük bir şey kalmıyor. Okulda yürütmekte olduğumuz işler var tabiki halen. Bunların iş yükü de giderek artıyor. Cuma günü mesela Doğa ve Çevre Kulübü Üye Kartları’nı hazırlayacağız. Ayrıca şu sıra Alper’le bir makale yazımı işine kalkıştık. Bakalım sonuçları ne olacak.

Eskirock Metal Fest. Vol. IV‘ü yapacağız bu arada 12 Mart’ta. Bununla ilgili çalışmalara başladık. Konseri duyururken Eskişehirli gruplara ağırlık vereceğiz dedik ancak bakalım başvurular tatminkar olmazsa şehirdışından gruplar da misafir edeceğiz. Ancak tabiki bu benim tek başıma verebileceğim bir karar değil. Hatta bu konserde ben isteyerek bu grup seçimi sürecinin dışında kaldım da diyebilirim.

Bugün uzun bir aradan sonra Handan Girginer hocamı ziyaret ettim bugün Yabancı Diller Yüksekokulu‘nda. Sağolsun İtalya yazılarımı çok beğenmiş. Cesaretlendirdi beni. Hocam, bir süre önce Kamboçya‘ya gitmişti. Oradan benim koleksiyona Kamboçya dilinde gazeteler getirmiş sağolsun. Bunlar da nadide parçalar olarak yerini aldılar koleksiyondaki 🙂 Bu arada Handan Hocam mükemmel bir seyyahtır. Avrupa’da gitmediği ülke yoktur. Kendisi bize anlattığına göre hayatını ve servetini bu yönde harcamıştır ve bundan da zerre pişmanlık duymamaktadır. Bakınız ben de bir şeye böyle bağlanıldığında inanılmaz saygı duyuyorum. İşte bu yüzdendir ki Handan Hoca’mı çok severim.

Bu hafta umarım mezun olduğum hafta olur sevgili okur. Çünkü yapılacak çok iş var ve benim de morale ihtiyacım var. Bu arada kardeşim Murat, Volkan‘ın benim birkaç sene önce kırdığım gitarını yeniden yapıp boyadı. Gitarı daha önce yaptırmıştık ama bir türlü verim alamamıştık. Bakalım, şimdilik iyi görünüyor. Murat bu ara enstrüman yapımı işine sardırmış vaziyette. Bir arkadaşının sevgilisi için yaptığı çilek gitarı yan tarafa koydum.

Hepsiburada.com bana çok büyük yanlış yaptı sevgili okur! Şöyle ki bundan epey bir süre önce Kill Bill II‘nin soundtrack albümünü plak formatında sipariş etmiştim. Bugün mesaj atmışlar, tedarik edemiyoruz kusura bakmayın diye. Acayip sinirlendim. Siparişi iptal etmeleri için mesaj yolladım, bakalım ne yapacaklar.

Bu akşamlık bu kadar sevgili okur. Takipte kal, kârlı çık 🙂

Kayıt Haftası Muhabbetleri!

Bu hafta, bizim okulda kayıt haftası. Bu sene okul güzel bir olay düşünmüş. Şöyle ki üst sınıflarda okuyan ve kayıt haftası tarihlerinde Eskişehir de olan bazı öğrencileri, kayıt için yeni gelenlere yardım etmek üzere okula çağırdı. Ben de gittim yarım gün kadar durdum kayıt masasının yanındaki bir kısımda.

İnsanlar kayıt olmak için genellikle aileleriyle gelmişlerdi. Bir kişi için beş kişi gelen de vardı 🙂 Kayıt saati başlayınca içeriye kayıt olacak öğrencilerden çok veliler hücum etti. İnsanların heyecanını anlayabiliyorum açıkçası. Orada tanıştığım ve ikiz kızlarından birisi bizim bölümü yani çevre mühendisliğini birisi de İzmir de kimya mühendisliğini kazanmış bir baba, öğle arası tatiline girince kayıt masaları kapandı diye kıyameti kopardı. Biraz konuşunca adama şu cümlesinden dolayı hak verdim: “Bir buçuk saat bekle diyorlar, yav ben 17 senedir bekliyorum be!”

Üstüne bir de okulumuzun “aşırı verimli ve aşırı özverili (!)” çalışan BAUM‘unun kontrol ettiği öğrenci kayıt sistemi çökünce velilerden bazıları ciddi anlamda tepki gösterdi. Benim gördüğüm, BAUM, okulumuzu rezil etti velilere karşı.

Her türden, her kesimden insan gördüm kayıt günü. Sudanlıların giydiği o beyaz entarilerden giyen siyahi bir baba kızını kaydettirmeye getirmişti, memleketimizden türlü türlü insanlar vardı 🙂 Şansımdan mıdır nedir, konuştuğum tüm insanlar cidden beyefendi ve tamamen sevecen insanlardı. Karşılıklı olarak iyi anlaşabildim lan insanlarla. Şunu gördüm ki özellikle barınma ihtiyacı sorununa yönelik sorular geldi. Bu kayıt gününü aslında okul insanların bu tip ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde düzenleyebilirdi. Yani bu apart vs. lere ait birer temsil olabilirdi; bunlara birer stand kiralanabilirdi. Biz elimizden geldiğince yardım ettik insanlara.Kayıt olan çocuklar kıymetimi bilsinler, ailelerinin hepsine Bağlar civarından apart ya da yurt bulmasını tavsiye ettim. Diğer yerleri kötüledim len 🙂

Geçen sene bizim okulun Yabancı Diller Yüksekokulu tam bir katliam yapmış! Binlerce kişilik yüksekokuldan 300 kişi mi geçebilmiş hazırlığı, öyle konuşuluyordu. Bu da her nasılsa yeni gelenlerin kulağına ulaşmış. Bana gelip “hazırlık zor mu?”, “atlayabilir miyim? atlasam ne olur? atlamasam ne olur?” diye soran onlarca insan oldu. Ben de istisnasız herkese hazırlık okumasını tavsiye ettim. Okuyun abi, bir sene kafanız rahat olsun. Hazırlık sınavı 15 Eylül’de saat 10’da yapılacakmış. (11 de olabilir.) Bir de her sene Mühendislik Mimarlık öğrencileri hazırlık sınavına Yabancı Diller binasında girerdi; bu sene herkes kendi bölümünde girecekmiş. Acayip?

Musa Hoca sağolsun uğradı masamıza. Beş on dakika kadar konuştu bizimle. Benden ders aldın mı sen, diye sordu. Diferansiyel alıcam, dedim. Kes o sakalı, dedi. Peki hocam, dedim.

Bu arada her zaman ki gibi Malzemeciler yine epey broşür kağıt bastırmışlardı. Reklam olayına girmişlerdi hatta bir tanesini çok beğendim, “Titanik niye battı?” diye. Erdem Hoca‘mın  “Zaten kazanıp geldiler bu saatten sonra neyi tanıtıcaklar?” fikrine hak vermemek elde değildi doğrusu 🙂 Dekan yardımcımız da benzer bir şey diyince hak verdim artık. Ama yine de bir şekilde, bölümümüzün de bir broşürünü temin edip en azından kazanıp gelenleri neler bekliyor öğrensinler gibilerinden kayıt yardım masasına koydum. (Yalnız dikkat ettim de bu ne kadar uzun bir cümle olmuş böyle?) Aşağıya da tarayıp koyuyorum, özellikle okuyacak olanların bakmasında bir fayda var. Anadolu Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü‘nü kazananların her hangi birisinin bu yazıya rastlaması hoş olur doğrusu. Nasıl bir bölümde okuyacağını merak ediyorsa geriye doğru tarayarak bu blogu anlayacaktır.

Herkese yeni okulu ve yeni bölümü hayırlı olsun.

Tıklayınca yürüyor!